T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/175 Esas
KARAR NO: 2023/725
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/03/2022
KARAR TARİHİ: 03/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 21/03/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının, kardeşi ile müşterek sahibi olduğu ... ilçesinde yer alan hisseli arsasını davalı alacaklıya satmak istediğini, davalının da müteahhit olduğunu, davacının davalıdan hissesinin satış bedeline mahsuben 5.000,00 TL borç aldığını, bunun karşılığında da 7.500,00 TL bedelli bir senet düzenleyerek davalıya teslim ettiğini, ancak davalı/alacaklının bu senet üzerinde tahrifat yaptığını, 7 rakamının yanına 4 rakamını ekleyerek senet bedelini 47.500,00 TL olacak şekilde tahrif ettiğini, tahrifat yapılan bu senet ile davacı aleyhine ... İcra Dairesi 2018/... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, icra takibine ilişkin ödeme emrinin davacıya tebliğ olduğunda durumu fark ettiğini ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/ ... Soruşturma sayılı dosyasından da suç duyurusunda bulunulduğunu, kötü niyetli alacaklının icra dosyasından davacıya ait İstanbul İli ... İlçesi ... Mah. ... parselde yer alan taşınmazın satışını gerçekleştirdiğini, söz konusu taşınmazın 50.000,00 TL bedelle alacağa mahsuben davalı alacaklıya ihale edildiğini, senette yer alan 4 rakamının sonradan eklendiğini, takip konusu senedin Adli Tıp Kurumu Grafoloji Daire Başkanlığı'na gönderilerek alınacak raporda tahrifatın tespit edilebileceğini, senede ilişkin müvekkilinin borcunun sadece 7.500,00 TL olduğunu, bu miktar dışındaki borcun tahrifat sebebi ile doğan borç olup borcun olmadığının tespitine karar verilmesinin, 7.500,00 TL'lik borç Üzerinden hesap yapıldıktan sonra kalan bakiyenin de istirdadına karar verilmesi gerektiğini iddia ederek, öncelikle teminatsız olarak, Mahkememiz aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasına ilişkin 40.000,00 TL'lik kısma ilişkin borcunun olmadığının tespitine ve 7.500,00 TL'lik borç üzerinden hesap yapıldıktan sonra kalan bakiyenin de istirdadına karar verilmesini, davalı/alacaklının kötü niyetli olması sebebi ile alacak miktarının (var olmadığına karar verilen alacak miktarının) %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının da alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 26/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın, tamamen kötü niyetli olan ve borcunu ödememek için işin esasında haksız da olsa bütün hukuki mekanizmaları kullanmayı amaçlayan davacının ikame etmiş olduğu haksız bir dava olduğunu, davalı tarafından davacı aleyhine... İcra Müdürlüğü'nün 2018/ ... E. Sayılı dosyasında Kambiyo Senetlerine Özgü takip yolu ile 18.01.2018 tarihinde takip başlatıldığını, dava dilekçesinde icra takibine ilişkin ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiğinin belirtildiğini, her nasılsa borçlu tarafından bu takip yoluna 5 gün içerisinde İcra Mahkemelerine imzaya veya borca itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, davalının alacağını tahsil edemediğini, aradan geçen 4 yıl 3 ay sonra huzurda açılan işbu dava ile imza incelemesi ve borcun tespitini talep etmesinin, borcun ödenmesini ertelemeye yönelik, haksız ve kötü niyetli bir talep olduğunu, kötü niyetle borcun ödenmesinin ertelenmesi amacıyla açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu senedin kambiyo senetlerinin illetten mücerret olup, soyut borç ilişkisi doğurduğunu, davalının. davacının iddia ettiği gibi müteahhit olmadığını, Sigorta Kurumu'na yazı yazılarak davalıya ait sicil bilgilerinin celbini talep ettiklerini, davalının, şu anda da ... nda bir kargo şirketine bağlı sigortalı çalışanı olduğunu, söz konusu senedin alınma nedeninin; davalının abisi olan ... in İstanbul ili ... ilçesi, ... Pafta, ... Parselde kaim taşınmazı satın almak için tüm hissedarlarla görüşmeler yaptığını ve bunun neticesinde davacı da dahil tüm hissedarlarla sözlü olarak anlaştığını, daha sonra birçok hissedarla 27.08.2016 tarihinde söz konusu taşınmazı 400.000,00-TL karşılığında satın almak için sözleşme imzalandığını, ödeme şeklinin nakit olarak belirlendiğini, bu sözleşme karşılığında davalının abisi olan dava dışı ... in 30.000,00-TL elden kapora verdiğini ve sözleşme imzalayan hissedarların taşınmazın devir işlemleri için vekalet vermeyi kabul ettiklerini, davalının abisi dava dışı ... in taşınmazın birçok hissesini kardeşi, davalının ... ... adına devir işlemlerini yaptığını, bu hususun tapuya yazılacak müzekkere sonucundan da anlaşılacağını, daha önce diğer hissedarla yapılan sözlü görüşme gibi davacı ile de kendi hissesinin satın alınması için sözlü olarak anlaştıklarını, zira mahkemece de bilindiği üzere hisseli taşınmazda başka hissedarların olmasının taşınmazın satış değerini düşürdüğü gibi taşınmazla ilgili tasarruf yetkilerini kullanmakta kısıtlayıcı zorluklar çıkardığını, yukanda belirtilen alım satım sözleşmesinin zamanında davacının işinin olduğunu, bu nedenle daha sonra parasını alıp vekaletnameyi vereceğini, zaten sözlü olarak tüm hissedarlarla anlaştığını, kendi hissesini de zorluk çıkarmadan zaten vereceğini beyan ettiğinden müvekkilinin iyiniyetli olarak tamam deyip, davacı ile hissesinin alımını daha sonraya ertelediğini, aradan birkaç gün geçtikten sonra davacının da, davalının abisi dava dışı olan ... ile birlikte emlak komisyoncusunun da huzurunda bir araya geldiklerini, davalının vekaletnameyi beklerken davacının hissesinin devrine ilişkin vekaletnameyi birkaç gün sonra vereceğini söylediğini, bunun üzerine emlak komisyoncusunun huzurunda hissesinin satışı için 47.500,00-TL'ye tarafların anlaştıklarını, davacının, kendisine acilen para lazım olduğunu, parayı almadan hissesinin devri için vekaletnameyi vermeyeceğini belirttiğini, bunun üzerine davalının abisi dava dışı ... in, emlak komisyoncusunun huzurunda 47.500,00-TL'yi nakit olarak elden davacıya verdiğini, bunun karşılığında dava dışı davalının abisinin kendisini garantiye almak için davaya konu senedi aldığını, fakat davacının sözünü tutmayıp hissesinin devri için vekaletname vermediği gibi elden aldığı parayı da ödemediğini, davalının da bunun için icra takibi başlattığını, olayın tamamen bundan ibaret olup davacının aradan yıllar geçmesine karşın halen borcunu ödemediği gibi İşbu davayı açmasının tamamen kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, davalının alacağını hala daha tahsil edemedi davacı yanın ödeme yapmadığı gibi bir de kötü niyetle hareket ederek davalının alacağına kavuşmasının engellemek amacıyla hukuki yollara başvurulduğunu, huzurda açılan dava ile davacının teminatsız olarak takibin durdurulmasına yönelik taleplerinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, davacının dilekçesinde, icra takibine konu senetle ilgili suç duyurusunda bulunduğunu belirttiğini, davalı hakkında verilecek kararın son derece önem aız ettiğinden Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince suç duyurusunun neticesinin bekletici mesele yapılması gerektiğini, öncelikle görevsiz mahkemede açılan huzurdaki davada görevsizlik kararı verilmesine, davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile davalının alacaklı olduğunun tespitine, davacı tarafın tazminat talebinin reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötü niyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20' sinden olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına, huzurdaki davanın 3 niyetli olarak açılması sebebiyle uğrayacakları herhangi bir zararda dava açma haklarının saklı kaldığını belirterek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... İcra Dairesi 2018/... esas sayılı icra dosyası, ... CBS 2018/ ... soruşturma sayılı dosyası, Takibe konu senet, Sözleşme, Tapu kayıtları, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Serbest muhasebeci mali müşavir ... tarafından hazırlanan 28/07/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; Dava dışı ... ile ... ve Varisleri arasında dava konusu taşınmazın 400.000,00 TL den satışının kararlaştırılmış olduğu emlak alım satım sözleşmesi imzalandığı, ... İcra Müdürlüğü tarafından 2018/... E. sayılı dosyası ile davalı tarafından davacı/borçlu aleyhine; 26.08.2017 düzenleme tarihli, 05.01.2018 vadeli, 47.500,00 TL bedelli senet alacağı sebebiyle; kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı, söz konusu dosya ile başlatılan takibin kesinleştiği, ilgili İcra Müdürlüğü tarafından gönderilen 17.03.2023 tarihli yazıda, alacaklı vekilinin haricen 50.000,00 TL tahsil ettiğini beyan ettiğinin ifade edildiği, Adli Tip Kurumu tarafından düzenlenen 15.11.2022 tarihli rapor ile; inceleme konusu senet üzerinde, yazılı kısımlara eklemeler, dolayısıyla senet de tahrifat yapıldığı, eklemeler ve mevcut yazıların davacı borçlunun eli ürünü olup olmadığı hususunda tespit yapılamadığı yönünde görüş bildirildiği, mahkememizce davacı borçlunun dava konusu senet sebebiyle borçlu olmadığının kabulü ile, davacının kabulünde olan 7.500,00 TL lık borcu dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre İstirdadı gereken tutarın, tahsil harcı hususundaki beyanı gözetilerek alternatifli olarak hesaplandığı, davacı borçlunun kabulünde olan 7.500,00 TL üzerinden yapılan kapak hesabına göre, toplam borcunun 16.479,04 TL olup: dosyaya yapmış olduğu 50.000,00 TL ödemeden düşüldüğünde, davacı borçlunun 33.520,96 TL alacaklı olacağı, davacı borçlunun kabulünde olan 7.500,00 TL borç tutarı üzerinden yapılan kapak hesabı ile, beyanı doğrultusunda dikkate alınmayan tahsil harcı bedeli sebebiyle toplam borcu 15.624,86 TL olarak hesaplanmış olup; dosyaya yapmış olduğu (50.000,00 TL ödemeden 5.241,50 TL tahsil harcı düşüldüğünde bakiye) 44.758,50.- TL ödemeden, davacı borçlunun, talebi gibi 29.133,64-TL alacaklı olacağının görüş ve kanaatine varılmıştır.
15/11/2022 tarihli ATK raporu ile; İnceleme konusu senedin rakamla miktar belirtir hanesinin onbinler basamağına yer alan "4" rakamı ve yazıyla miktar belirtir hanesinde yer alan "kırk" ibaresinin kendisinden sonra gelen ibarelerden konum, ebat, satır hizası, mürekkep renk tonu bakımından farklılıklar gösterdiği saptandığından bulundukları konuma sonradan ilave edilmiş oldukları, inceleme konusu senette yer alan "... ..." ve "... ..." yazıları ile ... ...'in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ... ...'in eli ürünü olmadığı raporlanmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Davacı vekili mahkememize açtığı dava ile ... İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyasında borçlu olmadıklarının tespitini ve icra dosyasına fazla ödenen 29.133,64TL'nin İİK 72/6 maddesi gereğince istirdadını talep etmiştir. İncelenen icra dosyasından tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır.
Öncelikle, menfi tespit davası ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında ve ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi icra takibinden sonrada ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür.
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.
Dosya kapsamında toplanan delillerden somut olayda, davacı taraf senette tahrifat yapılarak 7.500,00TL olan borcun 4 rakamı sonradan eklenerek 47.500,00TL olarak takibe konulduğunu ve sahip olduğu taşınmazın haciz ve satış işlemleri sonrasında 50.000,00TL bedelle alacağa mahsuben davalıya ihale edildiğini iddia etmiş olup mahkememizce dava konusu bonoya ilişkin tahrifat itirazında bulunması nedeniyle davacının imza ve yazı asıllarının bulunduğu belge asılları getirtilmiş ve dava konusu bono üzerinde yazı incelemesi için adli tıp kurumundan rapor alınmış, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda; inceleme konusu senedin rakamla miktar belirtir hanesinin onbinler basamağına yer alan "4" rakamı ve yazıyla miktar belirtir hanesinde yer alan "kırk" ibaresinin kendisinden sonra gelen ibarelerden konum, ebat, satır hizası, mürekkep renk tonu bakımından farklılıklar gösterdiği saptandığından bulundukları konuma sonradan ilave edilmiş oldukları, inceleme konusu senette yer alan "... ..." ve "... ..." yazıları ile ... ...'in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ... ...'in eli ürünü olmadığı raporlanmıştır. Mahkememizce dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek kabul edilen 7.500,00TL alacak üzerinden hesaplama yapılmış, toplam alacağın 15.624,86TL olduğu, tahsil harcı düşüldükten sonra yatan paranın 44.758,50TL den mahsubu sonrasında davalıya 29.133,64TL fazla ödeme yapıldığı anlaşılmış olup senette tahrifat yapılarak fazladan tahsilat yapıldığı ATK raporu ile sabit olduğundan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
2-) ... İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyasında 26/08/2017 düzenleme tarihli, 05/01/2018 vade tarihli, 47.500,00 TL bedelli bono nedeni ile davacının 40.000,00TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine,
3-) ... İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyasında davacı tarafından yatırılan 29.133,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-)Kötüniyet ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı verilmesine yer olmadığına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.732,40TL nispi karar harcından peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.049,30TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davacı tarafından toplam 1.036,80TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8- Adli yardım gereği hazine tarafından karşılanan 2.000,00TL bilirkişi ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
10-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine resen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ile davalı Asilin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 03/11/2023
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı