T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/393 Esas
KARAR NO: 2023/780
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/06/2022
KARAR TARİHİ: 23/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 20/06/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında ticari ilişkilerinden dolayı cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkili şirket, davalı ... ...'dan( ... Malzemeleri) işbu ticari ilişkiden kaynaklı olarak takip tarihinde 699.850,70-TL alacaklı olup alacak halen devam ettiğini, davalı ... ... tarafından ödenmesi gereken işbu cari hesap borcunun ödenmemesi sebebiyle, .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosya ile borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emri ve dayanak cari hesap ekstresi borçluya 26.10.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı/borçlu 01.11.2021 tarihinde borca, işlemiş faize ve diğer tüm ferilere haksız ve kötüniyetle itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenlerden dolayı; davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, .... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, davacı alacağının davalıdan tahsiline, İcra ve İflas Kanunu 67/2.madde gereği Davalının, davacıya asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
Davalı vekili tarafından yasal cevap süresi dolduktan sonra sunulan 09/03/2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde özetle; Müvekkilinin babası ... ...'ın, ticari faaliyetlerini müvekkili ... ... üzerinden yürüttüğünü, huzurdaki davaya konu ticari ilişkinin her safhasında, davacı yan ile müvekkili babası ... ...'ın muhatap olduklarını, müvekkilinin, .... İcra Müdürlüğünün 2021/... E. Sayılı dosyasına yasal süresi dahilinde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, bir kısım makbuzlar sunulmakla, huzurdaki davamızda bahsi geçen ticari ilişkiye istinaden müvekkilinin bir kısım ödemeyi elden, bir kısım ödemeyi ise bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere banka kanalı ile ödeme yaptığını, davacı şirkete aralarındaki ticari ilişki sebebiyle ödemelerini tümüyle yaptığını, toplamda 446.927,42 TL ödeme yaptığını, makbuzların tümünün davacı şirket çalışanları tarafından imzalandığını, bu nedenlerden dolayı; davanın reddine, icra takibi başlatmış olan davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra dosyası, cari hesap, Davacı ve Davalının vergi kayıtları, ödeme dekontları, bilirkişi raporu, arabulucu tutanağı, arabulucu sarf kararı ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Dairesi'nin 2021/... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından
... ... aleyhine cari hesap alacağından kaynaklı toplam 699.850,70-TL alacak için başlatılan adi takip yoluyla icra takibine karşı, borçlu davalı tarafından süresinde yapılan takibe itiraz neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşıldı.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 14/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin 2019-2020-2021-2022 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerine göre Davalı şirketten 574.138,70 TL alacaklı olduğu, Davalı ... ...'ın Davacı şirketten yaptığı alımlara ilişkin 2020 yılında beyanda bulunduğu ancak bu BA beyanları tutarında dahi Davacı şirkete ödeme gerçekleştirmediği, icra takibine itiraz dilekçesinde borcu olmadığına dair beyanda bulunduğu ancak ödemelere ilişkin evrak ibraz etmediği, Mahkeme tarafından gönderilen tebligatlara dönüş sağlamadığı, İzah edilen nedenlerle Davacı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ın Davalı ... ..., dan 574.138,70 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 17/08/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davalı şirket kök rapor aşamasında huzurdaki dava için gönderilen tebligatlara dönüş sağlamamış olup, ticari defterleri üzerinde kök rapor aşamasında inceleme yapılamadığını, Davalının 09.03.2023 tarihli itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiği para makbuzlarına konu ödemeler Davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı görüldüğünü, ibraz edilen para makbuzlarında 12.250,00 TL ve 66.982,00 USD olmak üzere ödemelerin yapıldığı tarihteki TCMB USD Efektif Satış kur karşılığı Toplam 608.043,28-TL tutarında ödeme gerçekleştirildiği görüldüğünü, Davalı şirketin itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiği dekontlarda yer alan isimler ilgili dönemlerinde Davacı şirket SGK hizmet dökümlerinde Davacı şirket çalışanları olduğu görüldüğünü, diğer bir ifade ile bu dekontlarda yer alan teslim alan isimlerin davacı şirket sigortalı çalışanı olduğu görüldüğünü, Davalı şirketin sunduğu dekont fotokopilerinle USD ve TL yönünden ödemeler gerçekleştirildiği görülmekle birlikte “24 Aralık 2015 tarihli ve 29572 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 459 Sıra No.llu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile tahsilat ve ödemelerin tevsik zorunluğuna ilişkin olarak hali hazırdaki 8.000 TL'lik had, 2016 yılından geçerli olmak üzere 7.000 TL'ye indirilmiştir.” Kanun maddesi kapsamında ödemelerin banka kanalı ile değil nakit yapıldığı görülmektedir. Davacı ticari defterlerinde yer alan ödemelerin ise banka kanalı ile alınan ödemeler olduğu görüldüğünü, Davacı şirket ticari defter kayıtlarında Davalı ... ...'dan 574.138,70 TL alacak bakiyesinin bulunduğu, Davalı şirket ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı ancak sunulan para makbuzlarında Davacı şirkete 608.043,28 TL ödeme yapıldığı bu ödemeleri Davacı şirket ticari defter kayıtlarında yer almadığı görüldüğünü, Davalı şirketin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiği dekontların Mahkeme tarafından kabulü durumunda bu ödemelerin Davacı şirkete yapıldığı kanaatine varılması halinde, Davacı şirket alacak bakiyesi olan 574.138,70 TL alacağından bu 608.043,28 TL tutarındaki tahsilatların mahsup edilmesi sonucunda Davalı şirketten alacaklı olmadığı, aksine (574.138,70 TL Alacak Bakiyesi-608.043,28 TL Tahsilat-) 33.904,58 TL tutarında borçlu olduğunun, Sayın Mahkemenin 459 sayılı VUK kapsamında sunulan dekontlarda Davalı şirketin ödemeleri banka kanalı ile yapmadığı anlaşıldığından ve Davacı defterlerinde yer almamasından kaynaklı ilgili dekontların kabul edilmemesi halinde kök raporda yapılan tespitleri neticesinde Davacının Davalı şirketten 574.138,70 TL alacaklı olduğunun sonuç ve kanaatine varmışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağına ilişkin başlatılan icra takibine yönelik İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf, müvekkil ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesaptan kaynaklı alacaklarına ilişkin başlattıkları icra takibine yönelik borçlu davalı yönünden yapılan haksız itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmış, davalı tarafça bilirkişi raporuna karşı sunulan itiraz dilekçesi ile dava ve takip konusu borcun ödendiği savunmasında bulunularak ödemeye ilişkin makbuz suretleri dosyaya sunulmuştur.
Dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2021/... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından
... ... aleyhine cari hesap alacağından kaynaklı toplam 699.850,70-TL alacak için başlatılan adi takip yoluyla icra takibine karşı, borçlu davalı tarafından süresinde yapılan takibe itiraz neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 23/12/2021 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafın davalı taraftan faturalar ve cari hesaptan kaynaklı alacaklı olup olmadığı, varsa alacak miktarı ve faiz miktarı, oranı hususundan kaynaklıdır.
Mahkememizce davacı tarafın davalıdan cari hesap alacağı olup olmadığının tespiti için tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, düzenlenen Mali Müşavir bilirkişi raporuna göre; Davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerine göre Davalı şirketten 574.138,70 TL alacaklı olduğu, Davalı ... ...'ın Davacı şirketten yaptığı alımlara ilişkin 2020 yılında beyanda bulunduğu ancak bu BA beyanları tutarında dahi Davacı şirkete ödeme gerçekleştirmediği, icra takibine itiraz dilekçesinde borcu olmadığına dair beyanda bulunduğu ancak ödemelere ilişkin evrak ibraz etmediği, Mahkeme tarafından gönderilen tebligatlara dönüş sağlamadığı, İzah edilen nedenlerle Davacı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ın Davalı ... ..., dan 574.138,70 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafça tebliğ edilen bilirkişi kök raporuna karşı sunduğu itiraz dilekçesinde ödeme def'inde bulunulmuş olup, Mahkememizin 16/03/2023 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı ile Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamış ve delil bildirilmemiş ise de davalının ödeme defini her zaman ileri sürmesi mümkün olduğundan ve davacının dayandığı ticari defterler ve kayıtları ile dosyaya sunulan ödeme makbuzları kapsamında inceleme yapılarak davacının alacağı olup olmadığı hususunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, Mali Müşavir tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre; Davacı şirket ticari defter kayıtlarında Davalı ... ...'dan 574.138,70 TL alacak bakiyesinin bulunduğu, Davalı şirket ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı ancak sunulan para makbuzlarında Davacı şirkete 608.043,28 TL ödeme yapıldığı bu ödemeleri Davacı şirket ticari defter kayıtlarında yer almadığı görüldüğünü, Davalı şirketin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiği dekontların Mahkeme tarafından kabulü durumunda bu ödemelerin Davacı şirkete yapıldığı kanaatine varılması halinde, Davacı şirket alacak bakiyesi olan 574.138,70 TL alacağından bu 608.043,28 TL tutarındaki tahsilatların mahsup edilmesi sonucunda Davalı şirketten alacaklı olmadığı, aksine (574.138,70 TL Alacak Bakiyesi-608.043,28 TL Tahsilat-) 33.904,58 TL tutarında borçlu olduğunun, Sayın Mahkemenin 459 sayılı VUK kapsamında sunulan dekontlarda Davalı şirketin ödemeleri banka kanalı ile yapmadığı anlaşıldığından ve Davacı defterlerinde yer almamasından kaynaklı ilgili dekontların kabul edilmemesi halinde kök raporda yapılan tespitleri neticesinde Davacının Davalı şirketten 574.138,70 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davacı tarafça bilirkişi ek raporu sonrası Mahkememizin 21/09/2023 tarihli celsesinde, davalı tarafça sunulan ödeme makbuzlarında ismi geçen ... ...'ın dosyada taraf olmadığı, makbuzlardaki isimlerin şirket adına tahsilat yapmaya yetkili kişiler olmadığı itirazında bulunulmuş bunun üzerine Mahkememizce 21/09/2023 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile Davalı vekiline davalının ödeme def'ine ilişkin sunduğu tüm makbuzların asıllarını 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyaya ibraz etmesi aksi halde bu delillere dayanmaktan ve ödeme def'inden vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş, 1 numaralı ara karar gereği yerine getirildiği takdirde, ... Sosyal Güvenlik Merkezin'den 17/12/2019 tarihi ile 22/01/2022 tarihleri arasında davacı ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nde ... , isminde çalışan olup olmadığı varsa buna ilişkin kayıtların celbine ve yine 1 numaralı ara karar gereği yerine getirildiği takdirde, Davalının ödeme def'i nedeniyle davacı ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 'nde çalışan olarak gözüken ... (TC: ...), İsmet Tekin (TC: ...), ... (TC: ...) , ... ( TC: ...) 'ın ve kaydı bulunması halinde ... isimli şahısların tanık sıfatıyla dinlenmek üzere kendilerine duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğine karar verilmiş ise de; davalı tarafa verilen kesin süreye rağmen davalı tarafça ödeme def'ine dayanak olan makbuz asıllarının dosyaya sunulmaması nedeniyle davalının sunduğu ödeme makbuzlarına dayanmaktan ve ödeme def'inden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiğinden 21/09/2023 tarihli celsenin 2 ve 3 numaralı ara kararları yerine getirilemediğinden makbuzlarda ismi geçen davacı çalışanı olduğu iddia edilen kişiler tanık olarak dinlenememiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre; Davacı şirket ile davalı arasında tekstil malzemesi satımından kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça davalı ile arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu iddiasıyla icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça takibe itiraz edilmiş ise de davacı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığına ilişkin bir itiraz ve dosya kapsamında buna ilişkin bir delil bulunmadığı, davacı tarafın incelenen ticari defter ve kayıtları ile her iki tarafın vergi kayıtlarına göre davacı tarafça davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiği ve faturaların davalının vergi kayıtları ile örtüştüğü, davalı tarafça faturalara yönelik bir itirazda da bulunmadığından dolayı faturalardan dolayı borçlu olmadığının ispat külfeti altına girmiş olup davalı tarafça yargılama sırasında ödeme makbuzlarının suretleri sunularak ödeme def'inde bulunulmuş ise de davalının ödeme def'ine yönelik davacının itirazı doğrultusunda makbuzların davacıdan sadır olup olmadığı hususunda yapılan araştırma kapsamında davalı tarafa verilen kesin süre kapsamında davalı tarafça ödeme def'ine dayanak olan makbuz asıllarının dosyaya sunulmaması nedeniyle davalının sunduğu ödeme makbuzlarına dayanmaktan ve ödeme def'inden vazgeçmiş sayıldığından davalı tarafça dosyaya sunulan makbuz suretlerinin davacıdan sadır olup olmadığı belirsiz olduğundan dolayı bu makbuz suretlerine itibar edilmemiş ve ödeme def'ine ilişkin ispat yükümlülüğü davalı tarafça yerine getirilmemiştir. Davacı tarafın dosyaya sunduğu ticari defterlerine takip konusu alacağa ilişkin faturaları işlediği ve bu kayıtların davalının vergi kayıtları ile uyumlu olduğu yapılan bilirkişi incelemesi ile sabit olup, davalı tarafça takibe konu faturalara konu ürünlerin teslim edilmediğine yönelik bir itirazda da bulunulmadığı bu haliyle taraflar arasında tekstil malzemesi satımından doğan ticari ilişkinin bulunduğu sabit olmakla, davalı taraf ticari defterlerini dosyaya sunmadığı gibi davacı şirkete borçlarının bulunmadığı yönünde icra takibine itirazda bulunmuş ise de bu hususu ispata yarar delil ibraz edememiş ve fatura/cari hesap konusu malları teslim almadığı veya teslim edilmediğine dair savunma ve ispatta bulunmadığı sabit olduğundan davacı tarafça ticari ilişki kapsamında cari hesaptan kaynaklı faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın takibe konu cari hesaptan dolayı davalıdan toplam 574.138,70-TL cari hesap alacağının bulunduğu, davalı tarafın icra takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğü anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan .... İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı icra dosyasında; Davalı tarafından 574.138,70-TL cari hesap alacağına yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin belirtilen miktar üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, ayrıca alacağın likit ve takibe itirazın haksız olması nedeniyle asıl alacağın (574.138,70-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan .... İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı icra dosyasında;
a) Davalı tarafından 574.138,70-TL cari hesap alacağına yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen miktar üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b) Asıl alacağın (574.138,70-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2- Davacı tarafça dava açılırken yatırılan peşin harcın alınması gereken 39.219,41-TL harçtan mahsubu ile bakiye 30.766,95-TL karar harcının borçlu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 1.279,78-TL'sinin davalıdan, bakiye 280,22-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 8.452,46-TL peşin harç olmak üzere toplam 8.533,16-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5- Davacı tarafça yargılamanın yürütülmesi nedeniyle yapılan 11 adet tebligat-posta gideri 252,00-TL, bilirkişi ücreti 2.500,00-TL olmak üzere toplam 2.752,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red durumuna göre 2.257,67-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6- Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nispi 86.379,42-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7- Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nispi 20.113,92-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8- Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran davacı tarafa resen iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı,gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/11/2023
Başkan ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Katip ...
e-imza*
*Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.