T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/396 Esas
KARAR NO: 2024/19
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 05/01/2021
KARAR TARİHİ: 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından ... no.lu... Sigorta Poliçesi ile 06.05.2020-06.05.2021 tarihleri arasında sigortalı bulunan, ...Ticaret Anonim Şirketi'ne ait Küçükbakkalköy Mahallesi ...Sokak No: ...Ataşehir/İSTANBUL adresindeki binada 01.06.2020 tarihinde sigortalı binanın bulunduğu sokakta ...’ye ait temiz su hattının patlaması sonucu akan suların sigortalı işyerine sirayeti sonucunda hasara uğradığını, sigortalı işyerinde zarara sebebiyet veren olayla ilgili müvekkili şirkete yapılan hasar ihbarı üzerine müvekkili şirket nezdinde açılan ... no.lu hasar dosyasından görevlendirilen sigorta eksperi tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda; “Sigortalı binanın ön tarafındaki sokaktan geçen ...’ ye ait temiz su hattının patlaması sonucu akan suların sigortalıya ait binaya sirayet ederek -3,-2 ve -1. katlarda dekorasyon hasarlarına sebep olduğu, en alt katta suların 1 metreye kadar yükselerek asansör kuyusuna dolduğu ve yangın sisteminin panolarında da ıslanmalara sebep olduğu anlaşılmıştır. Akabinde ...’ ye ait ana su hattının ... tarafından tamir edildiği ve tamir sonrası açılan zeminin kapatıldığı bilgisi edinilmiştir. Kapatılan alandaki izler görülmüştür. Hasarın beyan edildiği şekilde meydana geldiğine kanaat edilmiştir. İhbar olunan olay nedeniyle sigortalı işyerinde sigorta poliçesi özel ve genel şartları uyarınca sigorta teminatı kapsamında bulunan hasar miktarının 189.310,50.-TL olduğu,...’ye rücu imkânının mevcut olduğu” şeklinde görüş ve kanaat belirtildiğini, gerek ekspertiz raporu gerekse dosya kapsamında yer alan fotoğraflar ve tesisat çalışmalarını gösterir belgelere göre dava konusu hasarın; sigortalı binanın bulunduğu sokakta yer alan...'ye ait temiz su hattının patlaması sonucunda meydana geldiğinin görüldüğünü, söz konusu hasarın temiz su hattının gerek yapımından gerekse bakımından kaynaklanan eksiklikler nedeniyle patlaması sebebiyle sigortalı binaya su sirayeti sonucu meydana geldiği sabit olduğunu, davaya konu zararın, sigortalı binanın bulunduğu sokakta yer alan...’ye ait temiz su hattındaki patlama sonucu akan sulardan kaynaklanmış olduğunu ve zararla temiz su hattının yapımı ve bakımındaki kusurlu eylemler arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu, davalı ...'nin oluşan hasardan dolayı sorumlu olduğunu, zararı tazminle mükellef olduğunu, müvekkili şirketin davaya konu olay nedeniyle 18.08.2020 tarihinde 189.310,50-TL sigorta tazminatı ödediğini, ...Sigorta A.Ş.'nin TTK. madde 1472 gereğince sigortalının haklarına halef olduğundan davalı tarafın sorumluluğunu karşılayan 189.310,50-TL alacak için davalıya rücu hakkı doğduğunu, tüm bu sebeplerle; müvekkili şirket alacağının tahsili için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 189.310,50-TL sigorta rücu tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 18.08.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili idare ...'nin, 2560 Sayılı yasa ile kurulduğunu ve kamu görevi yapan bir mahalli idare olduğunu, idare aleyhine açılan ve konusu tam yargı davası olan tüm davalarda görevli yargı yolunun idare mahkemeleri olduğunu,
bu davada adli yargı/idari yargı yolu uyuşmazlığı söz konusu olduğunu, tam yargı davası niteliği olan davalarda, yargı yolunun idare mahkemeleri olduğunu, bu sebeple bu davanın İstanbul İdare Mahkemelerinde açılması gerektiğini ve davanın görev yönünden reddine karar verilmesine gerektiğini, olayın meydana geliş şekliyle ilgili davacı taraf anlatımı dikkate alındığında, olayın hizmet kusuruna dayalı olduğunu, bir kamu kurumunun eylem ve işlemlerine karşı açılacak davaları görmek, idari yargının görevine girdiğini, HMK 114 (1) c maddesi gereğince dava konusu olayın İdari Yargı görev alanında olması ve sayın mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesine gerektiğini, idare aleyhine açılan bu davada, haksız fiile dayalı bir zarar ve dolayısıyla oluşan bir alacak iddiası olduğunu, davacı tarafından huzurda açılan davada, davacı şirketinin sigortalısına ödemiş olduğu hasar bedelinin tazmini istemine dayandığını, tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kusurunun olması ve tazminat talep edilen hasar ile fiili arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini, müvekkili idarenin ise olayda kusurlu olmadığını, gerçekleştiği iddia edilen hasar ile idarenin filleri arasında illiyet bağının kurulmasının da mümkün olmadığını, zararın idari eylem veya işlemden değil de, zarar görenin veya bir başkasının eyleminden doğması halinde, zararla idari eylem arasındaki illiyet bağı kesileceğini ve zararın idari eyleme ve idare tüzel kişiliğine bağlanması imkanı ortadan kalkacağını, davacı tarafından dilekçesinde, idareye yapılan herhangi bir başvurudan bahsedilmediğini, davacı sigortalısına ödeme tarihinden bahsetmekle yetindiğini, söz konusu vakıanın, hangi tarihte gerçekleştiği belli olmadığından ve/veya sonradan teminat altına alınmış olması ihtimalinde, haksız fiil zamanaşımı nedeniyle, dava tarihinde zamanaşımı süresi geçmiş olacağından bu davanın zamanaşımı ve hak düşürücü sürede açılmamış olmasından dolayı usul hukukuna göre reddine karar verilmesine gerektiğini, davacının zarar iddiasını ve sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmesi gerektiğini, davacı temiz su şebekesindeki arızadan hasar meydana geldiğini iddia ettiğini ve söz konusu arızadan dolayı bu hasarın meydana gelmesinin mümkün olmadığını, bina sahiplerinin bina dışından gelen su arızalarına karşı gerekli yalıtım/izolasyonu yapmış olmasının şart olduğunu, gereken önlemi almayan sigortalının hasar iddiasının kabul edilemeyeceğini, dolayısıyla sigortcı şirketin isteminin de hukuka aykırı olduğunu, davacı sigorta şirketinin, davanın sebebini; “... sokaktan geçen tesisatın patlaması sonucu sızan suların sirayet etmesi sonucu meydana gelen hasar...” olarak belirttiğini ve olay yeri, hasarın ne olduğu, hasarın nicelik ve niteliği gibi hususlar hakkında hiçbir bilgiye yer vermediğini, davacı sigorta şirketinin iddiasının tümüyle hukuka aykırı olduğunu, sigortacı davacının sigortalısının idareye davacının zarar ve hasar iddiası hakkında bir başvurusu bulunmadığını, söz konusu zararın meydana gelmesine neden olan müvekkili idare olmadığını, bu nedenle herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, somut olayda hasara/zarara binadaki eksikliklerin neden olduğunun anlaşıldığını, bina maliklerince binanın dışardan sızarak gelebilecek suyun bina içine sızmasını önleyecek çekvalf ve yalıtım/izolasyon tedbirleri alınmadığını ve su basma hadisesinin gerçekleştiğini, dosyadaki bilgi ve belgelere göre hasardan gerekli kontrol ve bakım işlemlerini zamanında yapmayan, bina zemin su yalıtımı, çek valf ve benzeri önlemler almayan, tesisatı ...’den onaylı porjeye uygun biçimde çekvalf ile tesis etmeyen ayrıca yalıtım izolasyon önlemi almayan, yalıtım/izolasyon, pompa çekvalf ve sair önlemleri almayan bina sahiplerinin sorumlu olduğunu, idare ...’ye yüklenebilir bir kusur bulunmadığını, fen ve sanat kurallarına uygun yapı yapmayanlar ve gerekli tedbirleri yerinde ve zamanında almayanlar, uğranılan zararın tazminini isteyemeyeceklerini, uğranılan zarar, ancak fen ve sanat kurallarına aykırı yapı yapanlardan ve gerekli tedbirleri (izolasyon, betonla kaplama, betonarme tecrit duvarı, tahliye pompası, geri tepme klapesi, binaya ait olup, bina sahipleri tarafından yapılmış olan ve doğru çalışan atık su bağlantısı, v.s.) gibi tedbirleri almayanlardan istenebileceğini, davacı sigorta şirketi sigortalısının haklarına halef olduğundan, sigortalısının hukuken hakkı olmayan hiçbir şeyi idareden talep ve dava edemeyeceğini, davacının davasını kabul anlamına gelmemek üzere, sigortacı şirketin sigorta primleri, zarar hesabına katması, ücret ve sigorta primlerini davaya konu etmesinin mümkün olmadığını, davaya konu alacak iddiasındaki faiz başlangıcının ödeme tarihinden itibaren istenmesinin hukuka aykırı olduğuna, davalı idarenin, açılan bu dava ile birlikte mütemerrit hale geldiğini, bu nedenle, faiz isteminde dava tarihinin esas alınması gerektiğini, talep edilen alacak miktarın da fahiş olduğunu, idarenin temerrüde düşürülmeden hasar tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin hukuk dışı olduğunu, tüm bu sebeplerle; öncelikle yargı yolu ve görev itirazının kabulü ile, görevsizlik kararı verilmesine, idari yargı yolunun görevli olduğunun tespitine, davanın öncelikle usule ayıkırılık itirazları nedeniyle reddine, davacının davasının esastan ve tümüyle reddine, davacının faiz isteminin tümüyle reddine, davacının yargılama masrafı ve avukatlık ücreti isteminin reddine, yargılama masraflarının davacı/karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Davalı şirkete ait ... Sigorta Poliçesi, sigorta tazminatının ödendiğine dair banka dekontu, masak beyan teslim, ibra ve temlik belgesi, hasar dosyası, hasara ilişkin fotoğraflar, tapu kayıtları, yapı kayıt belgesi, ...'den gelen hasarın gerçekleştiği adreste çalışma yapılmadığına ilişkin müzekkere cevabı, ...Belediye Başkanlığı'ndan gelen imar işlem dosyası ve projeleri gösterir CD kayıtları, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, ...'den gelen hasarın meydana geldiği adresin içme suyu kroki, atık su kroki, arıza kaydı listelerini gösterir müzekkere cevabı, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; 01.06.2020 tarihinde Küçükbakkalköy Mah. ... Sk. No: ...Ataşehir adresinde meydana gelen temiz su borusunun patlaması sebebiyle davacının sigortalısında meydana gelen zarardan davalı ...'nin sorumlu olup olmadığı, davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu riziko bedelinin davalıdan talep edip edemeyeceğinden ibaret açılan Tazminat davasıdır.
Davacı, dava dışı sigortalının Küçükbakkalköy Mah... Sk. No: ...Ataşehir/İSTANBUL adresindeki emtiaların davalının temiz su borusunun patlaması sonucu maddi hasara uğradığını, sorumlunun davalı olduğunu, belirlenen hasar bedelinin sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalı şirkete ödendiğini, bu bedelin zararın meydana gelmesinde kusurlu olan davalıdan alınarak müvekkil şirkete verilmesini verilmesini talep etmiştir.
Davalı, söz konusu davanın tam yargı davası niteliği taşıdığından yargı yolunun idare mahkemeleri olduğu, alacağın zamanaşımına uğradığını, zararın müvekkil idareden kaynaklanmadığını bu sebeple kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının zarar iddiasını kanıtlaması gerektiğini, hasarın binanın yetersizliğinden kaynaklandığını, sunulan delillerle davacının davasını ispat edemediğini tüm bu sebeplerle davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık 01/06/2020 tarihinde davalı ...'ye ait olan temiz su borusunun patlaması nedeniyle oluşan zarar arasında uygun illiyet bağı olup olmadığı, davalının sorumlu olup olmadığı, var ise tespit edilen zarar kalemlerinin davalının haksız fiiline nazaran kadri maruf olup olmadığı, tazminat alacağının oluşup oluşmadığı konularında toplanmaktadır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 25/12/2020 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 1472. Maddesine göre ''Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, bu hak tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.''
Yine sigortacının halefiyet durumu Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 03.07.1944 sayılı kararında ''Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.'' şeklinde vurgulanmaktadır.
TTK m.1481 "Sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalı yerine geçer, Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olur, (2) Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefıyet kuralı gereğince, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (3) Sigortalı veya zarar gören, birinci fıkra gereğince sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa sigortacıya karşı sorumlu olur." şeklinde düzenlenmiştir.
Sigortacının düzenlediği poliçe ile üstlendiği yükümlülüğünü yerine getirdikten sonra sigortalının halefi olabilmesinin birinci şartı sigorta tazminatının (gerek 6102 Sayılı TTK Md.1472, gerekse 6762 sayılı TTK. (Eski m.1301'de) 1472 maddesi ve Md. 1381 'e göre) gerçek hak sahibine ya da onun gösterdiği kişiye; geçerli bir poliçe kapsamından ve “poliçe genel+özel şartları ile çelişmeyen” rizikonun gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan zarar için ödeme yapmış olmasıdır. Bu şart ile bir arada bulunması gereken ikinci şart ise, sigortacının sözleşmeye uygun olarak ödeme yaptığı sigortalının, sigorta zararı için üçüncü şahıslara karşı bir tazminat talebi hakkına sahip olmasıdır ve bu talep hakkı sigorta tazminatını ödeyen sigortacıya yaptığı ödeme paralelinde Kanun hükmü gereği geçer.
Halefiyetin tüm şartlarının bir arada gerçekleşmiş olduğu durumlarda, ayrıca temerrüt tarihi keşide edilmemiş olsa bile, sigortacının rücuen tazminat alacağına (Y.L1. HD. 11.10.2004 Tarih, 2004/570 E- 2004/9618 K. Sayılı kararında; “TTK. (Eski m.1301'de) 1472 maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu nedenle sigortacının 3. Şahıslara rücu edebilme tarihi, sigorta ettirene ödeme yaptığı tarihtir. Kanundan kaynaklanan bu temerrüt hali için ayrıca bir ihtara gerek yoktur. Bu durum karşısında mahkemece, davacının ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi talebinin de kabulüne karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle dava tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.” denmek suretiyle tesis edilen hükümde de vurgulandığı gibi) sigortalıya yapılan ödeme tarihinden başlamak suretiyle faiz talep edilebilecektir.
Davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, mahkememizce davaya konu hasar dosyası, düzenlenen eksper raporu, ödeme belgeleri, faturalar, tarafların beyanları dikkate alınarak Sigorta Uzmanı ve İnşaat Mühendisi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamında, konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan 01/02/2023 tarihli rapora göre; Davacı sigorta şirketi nezdinde dava dışı sigortalısı ...A.Ş'nin ...sayılı poliçe ile ...sigortasının olduğu, poliçede su baskını teminatının da yer aldığı, 01.06.2020 tarihinde...'ye ait ana su hattının patlaması sonucunda akan suların sigortalıya ait binaya sirayet ederek hasara sebebiyet verdiği, sigorta şirketi tarafından ekspertiz incelemesinin yaptırıldığı, ekspertiz incelemesi neticesinde sigortalı işyerinde oluşan hasarın 189.310,50 TL olarak belirlendiği ve belirlenen hasar tazminat bedelinin dosyaya sunulan banka dekontu ile davacı ...Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı...Gayrimenkul'ün banka hesabına 18.08.2020 tarihinde 189.310,50 TL havale edildiği, bu haliyle davacı sigorta şirketinin TTK 1472 madde kapsamında sigortalısının haklarına halef olduğu, yapılan incelemeler sonucunda sigortalıya ait ...Mah., ... Sok., No: ...Ataşehir/İstanbul adresinde bulu'nan binada 04.06.2019 tarihinde harici su girişinin tespit edildiği, su sızıntıları nedeni ile bodrum katlarda parke kabarması, duvar ve tavan boya hasarı, kapı hasarı, seramik hasarı, tavan kaplama hasarı, asansör kuyusuna su dolması nedeni ile hasar ve yangın söndürme sisteminde ıslanma v.s. hasarlar meydana geldiği, dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre, takdiri mahkemeye ait olmak üzere olaya bina önündeki sokaktan geçen davalı ... ye ait temiz su borusunun patlaması nedeni ile sızan basınçlı suyun neden olduğu kanısına varıldığı, sigortalı binasına ait projenin onaylandığı, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi verildiği, davalı ... nin bu konulardaki itirazının yerinde olmadığı, takdiri mahkemeye ait olmak üzere olayda davalı ... nin sorumlu olduğu, davacı Sigorta Şirketinin sigortalısına 189.310,50 TL ödemiş olduğu, yapılan değerlendirmeye göre hasar giderim bedelinin 132.777,50 TL olarak hesaplandığı, davacı sigorta şirketinin TTK 1472 madde kapsamında sigortalısının haklarına halef olduğu tespit edilmiştir.
Düzenlenen bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, tarafların rapora itirazları neticesinde ... İdaresi Genel Müdürlüğüne ve ...Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak dava konusu olayın gerçekleştiği adreste davalı...'ye ait atık ve temiz su bağlantılarının , ...onaylı atık su ve ve temiz su çizimlerine ilişkin bilgi ve belgeler istenmiş, müzekkere cevaplarının dosya arasında alınmasından sonra konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan 03/08/2023 tarihli rapora göre; 01.06.2020 tarihinde su baskını olduğu, sigortalı bina sahibinin beyanına göre binanın bekçisi 04.06.2020 tarihinde Sigortalıya su baskınını haber verdiği, ....'nin bu şekilde bir ihbarın kendilerine gelmediğini ifade ettiği ancak ... nin 13.06.2023 tarihli iç yazısı ekindeki çizelgede ... tarafından 08.06.2021 tarihinde arıza ihbarı yapıldığı aynı gün ... Sokak içinde “Boru Kırığı Tamiri” yapıldığının anlaşıldığı, ekspertiz Raporunda bulunan renkli fotoğraflarda su baskını yaşanan 3 numaralı binanın önünde Şenlik Sokakta tamir yapıldığı izlenimi edinildiği, mahalli inceleme sırasında bina önünde sokakta araçların parketmiş olması nedeni ile bu durumun tespit edilemediği ancak Mart 2023 tarihinde çekildiği anlaşılan internetteki fotoğrafta 3 numaralı bina önünde lokal bir bölgede asfalt yenileme işi yapılmış olduğunun görüldüğü, 08.06.2021 tarihinden önce ...Sokakta, 1 numaralı bina önlerinde, ... Otel ( 2 numara) önünde boru arızasının olduğunun anlaşıldığı, Sigortalı Şirket ilgilisi olay günü borudan su aktığını, aynı zamanda yoğun bir şekilde yağmur yağdığını, bu kısımda taşan suların kaldırımdan binanın yan ve arka cephesinde bulunan terasları bastığını, terastan da bina içerisine girerek hasara neden olduğunu ifade ettiği, bu şekilde terastan içeriye su girmesi tamamen binanın yapımındaki kusurlardan kaynaklandığı, binanın arsa sınırına bahçe duvarı yapılmaması da sigortalının sorumluluğunda olduğu, Sigortalı şirket ilgilisi, ... nin daha önce Kumrulu Sokakta kazı işlemi yaptığını, kazıdan çıkan toprağın sokakta yığılı durduğunu, ... Sokakta patlayan borudan ve sokaktan gelen yağmur sularının Binanın Kumrulu Sokaktan olan giriş kapısından bina içine girdiğini, buradan da alt katlara sirayet ederek hasara neden olduğunu, 3. Bodrum katta 1 m derinliğe kadar su dolduğunu ifade ettiği, Şenlik Sokaktan borudan çıkan sular ile yağmur sularının birleşerek oldukça eğimli olan Kumrulu Sokaktan akmalarının mümkün olduğu, bu suların bir kısmının Sigortalıya ait binanın Kumrulu Sokakta bulunan girişinden içeriye girdiği, diğer taraftan, dosyadaki yazışmalardan olayın 01.06.2020 günü başladığının anlaşıldığı, binanın bekçisinin 04.06.2021 tarihinde bina sahiplerine telefonla haber verdiği, buradan binanın boş olması nedeni ile bekçinin de o günlerde olay mahallinde bulunmadığı, bu nedenle üç gün su akışından sonra sigortalıya haber verdiği dolayısıyla zararın artmasına neden olduğu sonucuna varıldığı, Dolayısıyla 01.06.2021 - 09.06.2021 tarihleri arasında davaya konu sigortalı binanın ön cephesinde Şenlik Sokak üzerinde bir veya daha fazla su arızası tamiri yapıldığı, sokakta içme suyu borusunun patlaması ve etrafa suların yayılmasından davalı ...'nin kusurlu olduğu, arka terasa gelen suların bina içine girmesinden sigortalının kusurlu olduğu, suların binanın Kumrulu Sokak girişinden bina içine girmesi bina girişinde gerekli tedbirlerin alınmamış olmasından dolayı sigortalının kusurlu olduğu, bütün bu anlatılanların sonucunda olayda tarafların %50 şer oranında kusurlu oldukları, davacı Sigorta şirketinin hasar nedeni ile davalı ... den 132.777,50 TL/2 - 66.388,75 TL talep edebileceği, tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında düzenlenen son ek raporda da bilirkişi heyetinin tarafların %50'şer oranda kusurlu oldukları kanaatinin değişmediği anlaşılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, düzenlenen bilirkişi raporu ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; 01/06/2020 tarihinde sigortalı iş yerinde meydana gelen su baskını dolayısıyla oluşan zarar nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına poliçe kapsamında 18/08/2020 tarihinde 11.996,00-TL ödeme yapıldığı, TTK 1472 maddesindeki halefiyet ilkesi gereği sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçerek sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal edeceğinden, davalı kurumun % 50 kusurlu olduğu ve davacı sigorta şirketinin toplamda 189.310,50-TL ödeme yaptığı tespit edildiği, ancak bilirkişi heyetince meydana gelen zarar nedeniyle dava dışı sigortalının zararının bilirkişi heyetince hasar giderim bedelinin 132.777,50 -TL olarak tespit edildiği, tespit edilen bu bedel üzerinden kusur oranlarına göre oranlandığında, davacının rücuen talep edebileceği tazminat miktarının 66.388,75-TL olarak belirlendiği, bu yönde düzenlenen bilirkişi heyet raporunun denetime ve kanaat edinmeye elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınarak oluşan vicdani kanıya göre davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın 66.388,75-TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihi olan 18/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; davacı tarafın 66.388,75-TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihi olan 18/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 4.535,02-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.232,96-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.302,06-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 3.232,96-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 3.292,26-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 637,45-TL Keşif Harcı, 1.503,80-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.141,25-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.802,97-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 462,91-TL'sinin davalıdan, geri kalan 857,09-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
8-Taraflarca yatırılan artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/01/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.