T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/418 Esas
KARAR NO :2025/304
DAVA İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:30/06/2022
KARAR TARİHİ:16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 30/06/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, görevli tedarik şirketi olan dava dışı ... Satış A.Ş.’nin düzenlediği son 3 aya ait 2022/3-4 ve 5 dönemi normal elektrik tüketim faturalarından ticarethane grubu sözleşmeli abonesi olarak, İstanbul Avrupa yakasında faaliyet gösterdiği ticari işletmesi olan ... tesisat/hizmet numaralı kullanım yerinde elektrik enerjisi kullandığını,
İstanbul Avrupa yakasında tek lisanslı ... şirketi olan davalı tarafından, müvekkilin bu kullanım yerinde “yapılan kontrolde yer altından kabloyu delerek harici hat çekme suretiyle kaçak enerji kullanıldığı tespit edilmiştir.” yönündeki iddia ile 09.06.2022 tarih ve H/... seri no’lu kaçak/usulsüz elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlendiğini, müteakiben davalı tarafından, anılan kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılarak 09.06.2022
tarihli, ... no’lu ve 295.722,42-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ile aynı tarihli, ... no’lu ve 52.722,45-TL bedelli kaçak elektrik ek tüketim faturası düzenlenerek, davacı müvekkil adına toplam 348.444,87-TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, davacı müvekkil tarafından, davaya konu mezkûr faturalara dayanak oluşturan kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı içeriğinde ileri sürülen iddianın aksine, belirtilen kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmamış olup müvekkilin, davaya konu faturalar ile tahakkuk ettirilen borcun tamamından sorumlu ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle kullanılmakta olunan ... no’lu ve 295.722,42-TL bedelli ve ... no’lu ve 52.722,45-TL bedelli faturaların borçlarından dolayı kesilmemesi, HMK.m.109 hükmü uyarınca kısmi dava olarak “fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak” kaydıyla; davacı müvekkilinin, davalı tarafından düzenlenen 09.06.2022 tarihli, ... no'lu ve 295.722,42-TL bedelli ve 09.06.2022 tarihli, ... no'lu ve 52.722,45-TL bedelli faturalar ile borç olarak tahakkuk ettirilen 348.444,87-TL'nın şimdilik 500,00-TL kısmından borçlu olmadığının tespitine, HMK.m.397/4 ve m.323/1-ç hükümlerine göre, Huzurdaki asıl dava dosyasının eki olan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının giderleri de dâhil olmak üzere, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan 08/08/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... numaralı tüketim noktasına ait adreste davalı şirket kaçak ekiplerinin 09.06.2022 tarihinde yaptığı kontrolde, tesisata kayıtlı ... numaralı sayaç haricinde hat çekmek suretiyle kaçak enerji tüketildiğinin tespit edilerek davacı şirket unvanına H/... seri numaralı zabıt düzenlendiğini, yapılan inceleme ve H/... seri numaralı tutanağa istinaden 180 günlük süre için harici hatta bağlı cihazların gücüne göre 43596 kWh karşılığı 295.722,42-TL kaçak faturası ve 185 günlük süre için 44807 kWh karşılığı 52.722,45-TL tutarında ceza bedelsiz kaçak ek fatura tahakkuk ettirildiğini, davalı şirket tarafından yapılan tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını, davacının her ne kadar kiracı olarak kullandığı dava konusu adrese ilişkin alt kira sözleşmesi yaptığından bahisle söz konusu faturalardan sorumlu olmadığını iddia etmiş ise de iddiasının haksız olduğunu ve faturaya süresinde itiraz etmediğini, bu nedenle adına tahakkuk eden bedelleri kabul ettiğini, davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş ise de dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamadığını savunarak; davanın reddine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalının kullanımındaki ... hizmet numaralı tüketim noktasında kurulu bulunan tesisatta müvekkili şirketin saha personeli tarafından 09.06.2022 tarihinde yapılan kontrollerde "yer altından kabloyu delerek harici hat çekme suretiyle kaçak enerji kullanıldığı" tespit edilerek 09.06.2022 tarihli H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının tanzim edildiğini, işbu zapta istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda tüketilen kaçak elektrik miktarı tespit edilerek tahakkuk hesaplaması yapıldığını ve 20.06.2022 son ödeme tarihli 43596 kwh karşılığı 295.722,42-TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası ile 20.06.2022 son ödeme tarihli, 44807 kwh karışılığı 52.722,45-TL tuarında kaçak elektrik ek kullanım faturası düzenlendiğini, davalı tarafından müvekkili aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/418 Esas numaralı dosyası ile menfi tespit davasının ikame edildiğini, iş bu davanın tarafları ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle birleştirilmesi gerektiğini, düzenlenen faturalara rağmen borcun davalı tarafından ödenmemesi üzerine 348.444,87-TL tutarında ödenmemiş kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 350.418,46-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduruğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına sunulan 03/11/2022 tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kaçak elektrik enerjisi kullanmadığını, davacı tarafın, müvekkiline atfettiği haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasının ispatla yükümlü olduğunu, davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkilin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağının tek başına ispata elverişli ve yeterli delil vasfında olmadığını, mezkûr kullanım yerinde, kaçak elektrik enerjisi kullanılmak amacıyla harici hat çekilmiş ve bu hat üzerinden kaçak elektrik enerjisi tüketilmiş ise, bu eylemlerin, kullanım yerini fiilen kullanan mezkûr alt kiracılar tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin faili olmadığını, yararlanmadığını ve kusurunun bulunmadığını, huzurdaki itirazın iptali davasından önce 09.06.2022 tarihli, 295.722,42-TL’lık ve 52.722,45-TL’lık faturalar ile müvekkili adına tahakkuk ettirilen takibe konu 348.444,87-TL’lık kaçak elektrik tüketim bedeline ilişkin olarak, davacı şirket aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/418 E. Sayılı menfi tespit davası açıldığını, huzurdaki itirazın iptali davası ile mezkûr menfi tespit davasının konuları aynı borç ve biri hakkında verilecek karar diğerini de etkileyecek olmakla, her iki dava arasında maddi ve hukuki irtibat mevcut olduğunu, daha önce açılan menfi tespit davası ile huzurdaki davanın birleştirilmesi gerektiğini, haksız davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde: . Davacı müvekkilin, davalı tarafından düzenlenen 09.06.2022 tarihli, ... no'lu ve 295.722,42-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ile 09.06.2022 tarihli, ... no'lu ve 52.722,45-TL bedelli ek tüketim faturaları ile borç olarak tahakkuk ettirilen 348.444,87-TL'nın haksız ve hukuka aykırı olduğu sübuta eren 254.769,32-TL kısmından borçlu olmadığının tespitine, HMK.m.397/4 ve HMK.m.323/1-ç hükümlerine göre, Huzurdaki asıl dava dosyasının eki olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının giderleri de dâhil olmak üzere, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, tanık beyanları, fatura, kaçak elektrik tespit tutanağı, kaçak tahakkuk hesap bülteni, sayaç fotoğrafı, vergi kaydı, abonelik kaydı, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 348.444,87TL Kaçak Elektrik Bedeli, 1.672,54 TL Gecikmiş Gün Faizi, 301,05 TL Faizin KDV'si olmak üzere toplam 350.418,46 TL borcun ödenmesi amacıyla 29/06/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin tebliğ edildiği, 06/07/2022 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı tarafa tebliğine ilişkin dosyada evrak bulunmadığı, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Davacının Kaçak Elektrik Enerjisi Kullanıp Kullanmadı; Davacı ...'ın, ..., No:1 adresindeki ticarethanede mühürlü ... seri numaralı yasal elektrik sayacından geçirmeden harici hattan elektrik kullandığı 09.06.2022 tarih ve H/... kaçak elektrik tutanağıyla tespit edilmiştir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde-42: Sayaçtan geçirmeden elektrik tüketilmesi, kaçak elektrik tüketimi kabul edildiğinden davacı ...'ın kaçak elektrik enerjisi tüketmiş olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının İcra Takip Tar bariyle Borcu: Davacının asıl borcu 112.741,95 TL Gecikme zammı 5.327,43 TL Gecikme zammı KDV'si 958,94 TL Davacının toplam borcu 119.028,32 TL Davacı ...'ın elektrik borcu 119.028,32 TL olup, bu elektrik borcunu davalı ... ... A.Ş.'ne ödemesi gerektiği..." görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 21/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "... Davacının asıl borcu 111.923,96 TL Gecikme zammı 5.288,77 TL Gecikme zammı KDV”'si 951,97 TL Davacının toplam borcu 118.164,70 TL Davacı ...'ın elektrik borcu 118.164,70 TL olup, bu elektrik borcunu davalı ... ... A.Ş.'ne ödemesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacının İcra Takip Tal ariyle Borclu Olmadığı Bedel: Davalı ... ... A.Ş., davacı ... aleyhine, .... İcra Müdürlüğü ... takip dosyasıyla 350.418,46 TL üzerinden takip başlatmıştır. Ancak, davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilip icra takibini yaptığı 350.418,46 TL bedel kadri maruf değildir. Bu nedenle, davacı ...'ın, .... İcra Müdürlüğü ... icra takip konusu 350.418,46 TL bedelin 232.253,76 TL'den borçlu olmadığı..." görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 06/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; "... Davalı şirket, kurulu gücü 17,3 kW olarak tespit etmiştir. Davacı vekili ise, kompresörü kaçak kullanım döneminin sonunda aldığını, hamur makinesi ile mikro dalga fırının bozuk ve kullanılmaz durumda olduğunu, tutanak tanıklarının hiç bir inceleme yapmadan kurulu güce dahil ettiklerini bu nedenle bunların toplam gücü olan 8,6 kW'ın tenzil edilerek hesaplamaların 17,3-8,6-8,7 KW kurulu güç değeri üzerinden yapılması gerektiği beyanında bulunmuştur. Bu nedenle, kaçak tüketim ve bedel hesaplamaları davacı şirketin beyanı doğrultusunda 8,7 KW kurulu güç ve tutanak tanıklarının tespitleri doğrultusunda da 17,3 kW kurulu güç üzerinden olmak üzere iki seçenekli olarak yapılarak hukuki takdir Sayın Mahkemenin takdirlerine saygıyla arz edilmiştir. 8.7kW Kurulu Güç Değerine Göre Davacının Takip Tarihi İtibariyle Borcu: Davacının asıl borcu 93.675,55 TL Gecikme zammı 4.426,47 TL Gecikme zammı KDV'si 796,76 TL Davacının toplam borcu 98.898,78 TL Davacı ...'ın icra takip tarihi itibariyle borcu 98.898,78 TL olarak saptanmıştır. Davalı ... ... A.Ş., davacı ... aleyhine, .... İcra Müdürlüğü ... takip dosyasıyla 350.418,46 TL üzerinden takip başlatmıştır. Bu nedenle, davacı ...'ın, .... İcra Müdürlüğü ... icra takip konusu 350.418,46 TL bedelin 251.519,68 TL'den borçlu olmadığı saptanmıştır. 17.3 kW Kurulu Güç Değerine Göre Davacının Takip Tarihi İtibariyle Borcu: Davacının asıl borcu 191.279,44 TL Gecikme zammı 9.038,59 TL Gecikme zammı KDV”'si 1.626,94 TL Davacının toplam borcu 201.944,97 TL Davacı ...'ın icra takip tarihi itibariyle borcu 201.944,97 TL olarak saptanmıştır. Davalı ... ... A.Ş., davacı ... aleyhine, .... İcra Müdürlüğü ... takip dosyasıyla 350.418,46 TL üzerinden takip başlatmıştır. Bu nedenle, davacı ...'ın, .... İcra Müdürlüğü ... icra takip konusu 350.418,46 TL bedelin 148.473,49 TL'den borçlu olmadığı..." görüş ve kanaatini bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE:
Asıl dava, menfi tespit, Birleşen dava ise itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl davada davacı vekili 09/06/2022 tarih ... nolu 295.722,42TL fatura ile 09/06/2022 tarih ... nolu 52.722,45TL faturalardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir. İncelenen belgelere ve icra dosyasına göre tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır.
Öncelikle, menfi tespit davası ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında ve ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi icra takibinden sonrada ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür.
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
HMK 190. maddesinde: İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
Kaçak tutanaklarının , bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Somut olayda, davalının harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullandığı tesbit edilmiş olup söz konusu tutanakların aksi ispatlanamamıştır.
Asıl dosyada arabulucu dava şartı yerine getirilmediği öne sürülmüş ise de davanın açıldığı tarih itibari ile menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuk dava şartı olmadığından bu itiraz kabul edilmemiş olup birleşen dava yönünden 12.10.2022 tarihli zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, asıl dosyada davacı taraf 09/06/2022 tarih ... nolu 295.722,42TL fatura ile 09/06/2022 tarih ... nolu 52.722,45TL faturadan dolayı kaçak elektrik kullamadığından bahisle menfi tespit talebinde bulunmuş olup incelenen vergi kayıtlarında, lahmacun ve pide faaliyetine 21.08.2009 tarihinde, motorlu kara taşıtlarının genel bakım onarım (elektrik, kaporta, boya vb.) faaliyetine 08.02.2019 tarihinde, pastane ve tatlıcıların faaliyetine 08.04.2019 tarihinde ve kebapçı faaliyetine 21.08.2009 tarihinde başladığı anlaşılmış olup savunmalarında lokanta bölümü ve oto elektrikçi bölümünün alt kiracılara verildiğini belirtmiş ise de her zaman düzenlenebilecek nitelikteki kira sözleşmesi dışında ispata yarar bir delil sunmadığı gibi mahalde bulunan sayacın ve aboneliğin davacıya ait olması, vergi kayıtlarındaki faaliyet alanlarına başlama tarihleri dikkate alındığında savunmalarına itibar edilmemiştir.. Asıl davada Davacının harici hat çekmek sureti ile elektrik enerjisi kullandığının 09.06.2022 tarihli kaçak elektrik kullanım tutanağıyla tespit edildiği, davacının aynı adreste 24/02/2016 tarihinde de kaçak elektrik kullandığının tespit edildiği, asıl davada davacı kompresör 08.06.2022 tarihinde alındığını, hamur makinesi ve fırının kullanılmadığını savunmuş ise de, davacı resmi olarak motorlu kara taşıtlarının genel bakım onarım (elektrik, kaporta, boya vb.) faaliyetine 08.02.2019 tarihinde başladığından işi gereği bir takım tamir aletlerine ihtiyaç duyduğu kompresöre dair fatura sunulmuş ise de bu alımdan önce kompresör kullanmadığına dair ispata yarar bir delil sunulmaması ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 44/3. Maddesinde; 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanacağı düzenlendiğinden hesaplamanın kurulu güce göre yapılması gerektiği anlaşıldığından bu kapsamda değerlendirme yapılmış ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Maddesinde; ”Hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden elektrik enerjisi tüketilmesi kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir” hükmüne göre dava konusu olayların kaçak elektrik tüketimi olduğu, asıl davada davacı tarafın kaçak elektrik tüketimi yaptığının kaçak elektrik tespit tutanakları ile sabit olduğu, elektrik mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre yapıldığı ve düzenlenen rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış ve asıl davada davalı birleşen dosyada davacı şirketin kaçak tespit tutanağı ile tespit edilen 17,3 kW kurulu güce göre yapılan değerlendirmeler sonrasında 191.279,44TL asıl alacak, 9.038,59 TL gecikme zammı(gecikmiş gün faizi), 1.626,94TL KDV olmak üzere toplam 201.944,97TL alacağının bulunduğu tespit edilmiş olup asıl davada davacı birleşen davada davalının 09/06/2022 tarih ... nolu 295.722,42TL fatura ile 09/06/2022 tarih ... nolu 52.722,45TL faturalardan dolayı davacı tarafın fatura alacaklarının 148.473,49 TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığı tespit edilmiştir. Asıl dava açılışında kısmi olarak açılmış ancak mahkememizce verilen ara karar gereği fatura bedelleri üzerinden eksik harç yatırılmış ise de 01/04/2015 tarihinde yayımlanan 6644 sayılı kanunun 4 md.ile 109.maddede değişiklik yapılmış ve madde; "(1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez." hükmü getirilerek, maddenin önceki halinde yer alan "(2) Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz." bendi iptal edildiğinden talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürüleceği anlaşıldığından mahkememizce yapılan değerlendirmede davaya konu talebin bölünebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından kısmi olarak açılabileceği kabul edilmiş ve asıl dava da davacı tarafın ıslah dilekçesi dikkate alınarak karar verilmiş ve birleşen dosyada davacı tarafın başlattığı ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 191.279,44TL asıl alacak, 9.038,59 TL gecikme zammı(gecikmiş gün faizi), 1.626,94TL KDV olmak üzere toplam 201.944,97TL alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak likit olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Asıl dosyada kabul oranı: %42,61---birleşen dosyada kabul oranı: %57,63 )
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı kurum tarafından düzenlenen ve ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe dayanak 09/06/2022 tarih ... nolu 295.722,42TL fatura ile 09/06/2022 tarih ... nolu 52.722,45TL faturalardan dolayı davacı tarafın fatura alacaklarının 148.473,49 TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-) Birleşen davanın Kısmen Kabulü ile;
a- Davacı tarafın başlattığı ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 191.279,44TL asıl alacak, 9.038,59 TL gecikme zammı(gecikmiş gün faizi), 1.626,94TL KDV olmak üzere toplam 201.944,97TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
b- Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 38.255,89TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
ASIL DOSYA YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken harç 10.142,22TL olduğundan peşin alınan harçların mahsubu ile bakiye 4.119,50TL'nin asıl davada davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 6.022,72TL harcın asıl davada davalıdan alınarak asıl dosyada davacıya verilmesine,
3-Davacı kendisini vekil marifetiyle temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin asıl davada davalıdan alınarak asıl dosyada davacıya verilmesine,
4-Dava kısmen reddedildiğinden ve davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 31.995,42TL vekalet ücretinin asıl davada davacıdan alınarak asıl dosyada davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri, tanık gideri ve posta giderinden ibaret toplam 2.543,70TL yargılama giderinin kabul oranına göre 1.083,87TL sinin asıl davada davalıdan alınarak asıl dosyada davacıya verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından asıl dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine,
BİRLEŞEN DOSYA YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken harç 13.794,86TL olduğundan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 7.810,58TL'nin birleşen davada davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 5.984,28TL harcın birleşen davada davalıdan alınarak birleşen dosyada davacıya verilmesine,
3-Davacı kendisini vekil marifetiyle temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 32.311,19TL vekalet ücretinin birleşen davada davalıdan alınarak birleşen dosyada davacıya verilmesine,
4-Dava kısmen reddedildiğinden ve davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 30.000,00TL vekalet ücretinin birleşen davada davacıdan alınarak birleşen dosyada davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri, tanık gideri ve posta giderinden ibaret toplam 1.576,50TL yargılama giderinin kabul oranına göre 908,53TL sinin birleşen davada davalıdan alınarak birleşen dosyada davacıya verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından birleşen dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk başvuru dosyasından yapılmış olan 3.120,00-TL yargılama masrafının 1.798,06TL sinin birleşen davada davalıdan, 1.321,94TL sinin birleşen dosyada davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.16/05/2025
Katip ..
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı