T.C
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/496 Esas
KARAR NO: 2024/103
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 12/08/2022
KARAR TARİHİ: 07/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... isimli iş yerini işlettiğini ve bu iş yerindeki ürünlerini e-satış suretiyle müşterilerine kargo ile gönderdiğini, müşterilerine göndermek üzere ... 'ye 2020 - 2021 yılları arasında teslim etmiş olduğu toplam 374 ürünün müşterilerine teslim edilmediğini ve müvekkiline de iade edilmediğini, ürünlerinin akıbeti hakkında bilgi alamayan müvekkilinin ... firmasına hem telefon üzerinden hem de mail atmak suretiyle şikayet talebi oluşturduğunu ve zararının tazmini için başvuruda bulunduğunu, ilgili şikayete ve başvurulara cevap vermeyen ve müvekkilinin zararını tazmin etmeyen ... firması hakkında ... 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile 70.422,69-TL zararın yasal faiziyle tazmini için ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı firmanın 21.12.2021 tarihinde borca, fer'ilerine ve yetkiye itiraz ederek takibi durdurduğunu, bunun üzerine ... 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 70.422,69-TL zararın yasal faiziyle birlikte tazmini için tekrardan ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı firmanın 15.04.2022 tarihinde borca, fer'ilerine itiraz ederek takibi tekrardan durdurduğunu, icra dosyasının itiraz sebebiyle durdurulması akabinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuruda bulunulduğunu fakat görüşmelerin anlaşmama olarak sonlandığını, tüm bu sebeplerle; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla haklı davanın kabulü ile borçlunun itirazının iptaline, ... 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında takibin devamına alacağın faiziyle birlikte tahsiline, borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle %20 oranından az olmamak şartı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu zararların zamanaşımına uğradığını, söz konusu taşıma işinin 2020 yılına ait olduğunu ve açılan davanın yasada belirtilen 1 yıllık süre geçtikten sonra açıldığını, bu kapsamda zamanaşımı yönünden de davacının davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen ancak somut bir iddia ile desteklenmeyen tüm iddiaların dayanaksız olduğunu ve davaya esas teşkil etmeyeceğini, müvekkili şirketin sektöründe öncü bir firma olduğunu, mezkûr taşımada kendisinden beklenen tüm dikkat ve özeni eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, müvekkili şirketin 2003 yılında kurulan 800'den fazla şubesi, 7 tanesi Teknolojik Aktarma Merkezi olmak üzere toplam 25 aktarma merkezi, 15 bölge müdürlüğü, 8000'i aşkın çalışanı, 2200'den fazla kara taşıma aracı ve 6 uçağıyla hizmet verdiğini, Türkiye'nin bir ucundan diğer ucuna ve dünyada 220 farklı ülkede, günde 700 bin adrese dünya standartlarında hizmet ulaştıran Türkiye'nin lider kargo şirketlerinden olduğunu, davacının her ne kadar dilekçesinde müvekkili şirketin üstlenmiş olduğu taşıma işi neticesinde zarara uğramış olduğunu, müvekkili şirketin kusuru olduğunu iddia ederek bunun müvekkili şirket tarafından tazmin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davaya konu kargoların müvekkili şirket şubesine teslim edildiğine dair herhangi bir evrak mevcut bulunmadığını, kargolara ilişkin hareket durumunun sabit olduğunu, transfer aşamasında görüldüğünü, bu nedenle davacının kargolarını müvekkil şirkete teslim ettiğini, taşımaya ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunduğu iddialarını ispatlaması gerekmekte olduğunu, davacı yanın sadece fatura numarası ve gönderi numarasını delil olarak sunduğunu ve müvekkili şirkete ürünleri teslim ettiğine ilişkin herhangi bir delil sunmadığını, anılan kargoların müvekkiline teslim edildiğinin şaibeli olduğunu, söz konusu durumun ispat yükünün davacıda olduğunu, kayıtsız şartsız teslim alınan davaya konu kargo ile ilgili T.T.K.'nun 889. maddesi uyarınca süresinde ulaşmış yazılı bir bildirimin söz konusu olmadığını, T.T.K. 889/1 gereği en geç teslim anında, eğer ki hasar açıkça görülmüyor ise de teslimden itibaren en geç yedi gün içerisinde, teslim süresinin aşıldığını, teslimden itibaren yirmibir gün içinde yazılı bir şekilde taşıyıcıya bildirilmesi şart olduğunu, söz konusu taşıma işleminin 2020 yılına ait olduğunu, davacının, müvekkili şirkete 08.04.2021 tarihinde yazılı olarak başvurduğunu, bu nedenle davacının süresi içerisinde bildirim yapmadığının açıkça ortada olduğunu, davacı tarafın, gerek dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinde gerekse de bu davada müvekkili şirketçe tanzim edilen kargoların alıcısına teslim edilmediğine ilişkin delil ve belgeleri sunmadığını, müvekkili şirkete bir gün içerisinde dahi on binlerce taşıma işlemi yapmakta olduğunu davacının taşıma işlemine ilişkin hiçbir evrak sunmaması sebebi ile bu davaya konu taşıma işlemi ile ilgili sorumluluğunun doğmasının söz konusu olamayacağını, bu sebeple davacı tarafın teslim edilmediğini iddia ettiği kargoya ilişkin gerekli bilgileri vermesi gerektiğini, söz konusu somutlaştırma yükümlülüğü yerine getirilmez ise davanın ispatsız reddine karar verilmesi gerektiğini, gönderen tarafından müvekkili şirkete teslimi anında kargonun içeriği beyan edilmediğini ve yalnızca iş yerindeki ürünler olarak belirtildiğini, ancak kargoya ilişkin olarak herhangi bir değer gösterilmediğini, özellik belirtilmediğini, müvekkili şirket tarafından kargo içeriğinin bilinmesinin mümkün olmadığını, davacının tüm bu iddialarının da ispata muhtaç olduğunun açık olduğunu, yanlış ve eksik bildirmelerden doğacak her türlü sorumluluğun gönderen konumunda olan davacıya ait olduğunu, olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşulların bulunmadığını, icra takibine konu edilen bedelin fahiş olduğunu, TTK hükümleri uyarınca taşıyanın sınırlı sorumluluğu prensibi benimsendiğini, müvekkil şirketin uyuşmazlık konusu taşımada herhangi bir kusuru olmadığından tazmin sorumluluğunun da bulunmadığını, tüm bu sebeplerle; davanın esasa girilmeksizin zamanaşımı nedeniyle reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... 34. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... 4. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, 27/07/2022 tarihli arabuluculuk son tutanağı, kargoya teslim edilen ürün listesi, mail ve yazışma kayıtları, ürünlere ilişkin faturalar, bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine taraflar arasındaki kargo taşımacılığına ilişkin sözleşmeden kaynaklı alacağa yönelik ... 34. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret İİK 67 maddesi kapsamında açılan İtirazın İptali davasıdır.
Davacı, işletilen ... isimli iş yerindeki ürünlerin müşterilere gönderimi için davalı ile anlaştığını, ancak anlaşma gereği davalıya teslim edilen 374 adet ürünün müşterilere teslim edilmediği gibi kendisine de teslim edilmediğini, ürünlerin kaybolması nedeniyle davalıdan zararın tazminini istediğini, zararın karşılanmaması üzerine bu bedel üzerinden başlatılan icra takibine davalının haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, talebin zamanaşımına uğradığını, üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davaya konu bahsedilen ürünlerin kendilerine teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığını, davacı tarafından TTK 889. Maddesine uygun bir bildirim yapılmadığını, eşyanın niteliği ve değerinin taşıyana teslim anında beyan edilmediği, taşıyanın sınırlı sorumluluğu prensibinin benimsenmesi gerektiğini, tüm bu sebeplerle taleplerin reddine ve davacının %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İcra takip dosyasının incelenmesinde; davacının .. 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında 2020 ve 2021 yılları arasında kargo firması tarafından kaybedilen ürünlere ilişkin alacak bedelinden kaynaklanan 70.422,69-TL asıl alacak üzerinden davalıya yönelik icra takibinin yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 22/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalının icra takibine 23/12/2021 tarihinde itiraz ettikleri, icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 27/07/2022 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, mahkememizce davaya konu icra takip dosyası celp edilerek incelenmiş ve ödeme belgeleri, faturalar, tarafların beyanları dikkate alınarak Mali Müşavir Bilirkişi ve Karayolu Taşımacılığı Konusunda Uzman Bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler Taşımacılık Uzmanı ve Mali Müşavir Biirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/02/2023 tarihli heyet raporunda özetle; " Davacı şahıs şirketinin defter beyan sisteminden alınan 2020 yılı Gelir-Gider Listesine göre; ilgili yıla ait gelir toplamının 11.134.391,79 TL, gider toplamının ise 8.371.364,21 TL olduğu, toplam giderin 37.395,92 TL lık kısmının davalı şirket faturalarından kaynaklandığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından bahisle, davalı şirket kayıtlarında, davacı ile ilgili işlemlerin izlendiği bir cari hesap bulunmadığının ileri sürüldüğü, davacı tarafından, satmış olduğu ve kargoladığı ihtilaf konusu ürünlerle ilgili, müşterileri adına düzenlenmiş olan faturaların dosyaya ibraz edildiği, söz konusu faturalarla, kargo hareketlerine ilişkin davalı şirket tarafından sunulan excel dosyasının karşılaştırıldığı, kargo gönderi hareketleri ile eşleşen davacı müşteri faturalarının toplamının 59.354,84 TL olduğu, söz konusu toplam tutarın 10.128,07 TL lık kısmına e-arşiv iptal fatura düzenlenmiş olduğu, 1.340,41 TL'lık kısmının göndericisine teslim edildiği, 219,95 TL lık kısmının durumunun belirtilmediği, 219,98-TL lık kısmında ise fatura üzerindeki müşteri adresi ile, aynı isimli müşteri kargo hareketinde mevcut adres bilgisinin uyuşmadığının görüldüğü, Mahkemenin Davalının Tazmin Yükümlülüğü bulunduğu kanaatine varması halinde Dava tarihi İtibariyle “Taşımacının Sınırlı Sorumluluğu” (Özel Çekme Hakkı ) SDR ile taşımaya ilişkin gönderi fişleri dosyasında görülemediğinden tespit ve hesaplama yapılamadığı, Gönderilerin alıcılara teslimatının yapılmadığına dair yazılı bildirimin bulunulmadığı Tam tazminata esas olacak Kast ve pervasızca hereketin ispatı gerektiği , tespitinin yapılamadığı, usulüne uygun tutulan davalı şirket ticari defterlerine göre; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından bahisle, davacı ile ilgili işlemlerin izlendiği bir cari hesap bulunmadığının ileri sürüldüğü, ancak davacı ile ilgili kargo gönderi hareketlerinin listesinin sunulduğu, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen, satmış olduğu ve kargoladığı ihtilaf konusu ürünlerle ilgili müşterileri adına düzenlenmiş olan faturalar ile, davalı şirket tarafından sunulan kargo hareketlerine ilişkin excel tablosunun karşılaştırılmasında; kargo gönderi hareketleri ile eşleşen davacı müşteri faturalarının toplamının, 59.354,84 TL olduğu, söz konusu toplam tutarın 10.128,07 TL lık kısmına e-arşiv iptal fatura düzenlenmiş olduğu, 1.340,41 TL lık kısmının göndericisine teslim edildiği, 219,95 TL lık kısmının dürümünün belirtilmediği, 219,98 TL lık kısmında ise fatura üzerindeki müşteri adresi ile aynı isimli müşteri kargo hareketinde mevcut adres bilgisinin uyuşmadığının görüldüğü, davacı tarafından faturası ibraz edilen, ancak kargo hareketleri listesinde bulunmayan müşterilere ilişkin fatura tutarları toplamının ise 1.976,10 TL olduğu," yönünde görüş beyan ettikleri görülmüştür.
Bilirkişiler Taşımacılık Uzmanı ve Mali Müşavir Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/12/2023 tarihli heyet raporunda özetle; " Kök raporda “Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen, satmış olduğu ve kargoladığı ihtilaf konusu ürünlerle ilgili müşterileri adına düzenlenmiş olan faturalar ile, davalı şirket tarafından sunulan kargo hareketlerine ilişkin excel tablosunun karşılaştırılmasında; kargo gönderi hareketleri ile eşleşen davacı müşteri faturalarının toplamının, 59.354,84 TL olduğu, söz konusu toplam tutarın 10.128,07 TL lık kısmına e-arşiv iptal fatura düzenlenmiş olduğu, 1.340,41 TL lık kısmının göndericisine teslim edildiği, 219,95 TL lık kısmının durumunun belirtilmediği, 219,98 TL lık kısmında ise fatura üzerindeki müşteri adresi ile, aynı isimli müşteri kargo hareketinde mevcut adres bilgisinin uyuşmadığının görüldüğü, davacı tarafından faturası ibraz edilen, ancak kargo hareketleri listesinde bulunmayan müşterilere ilişkin fatura tutarları toplamının ise 1.976,10 TL olduğu, hesaplaması tablolarda gösterildiği, ek raporda ise “Davacının gönderi faturaları üzerinde “ tanımlı” içerik arz eden emtialar tutarının 2.481,67 TL olduğu hesaplaması yapılmış olup bu tutarın Kaybolan (zayi olan)- tazmin edilmesi gereken emtia değeri olarak alınmasının, yapılan hesaplamanın değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu" yönünde görüş beyan ettikleri görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, incelenen takip dosyası, davacı tarafından sunulan faturalar, düzenlenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, davacının faturalara dayalı alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacının davaya konu ettiği alacağa ilişkin ilgili vergi dairesine beyanda bulunduğu ve davalı tarafından taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından bahisle, davalı şirket kayıtlarında, davacı ile ilgili işlemlerin izlendiği bir cari hesap bulunmadığının ileri sürüldüğü, İncelenen takip dosyası, düzenlenen bilirkişi raporu ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; Davacı şahıs şirketinin defter beyan sisteminden alınan 2020 yılı Gelir-Gider Listesine göre; ilgili yıla ait gelir toplamının 11.134.391,79 TL, gider toplamının ise 8.371.364,21 TL olduğu, toplam giderin 37.395,92 TL lık kısmının davalı şirket faturalarından kaynaklandığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından bahisle, davalı şirket kayıtlarında, davacı ile ilgili işlemlerin izlendiği bir cari hesap bulunmadığının ileri sürüldüğü, davacı tarafından, satmış olduğu ve kargoladığı ihtilaf konusu ürünlerle ilgili, müşterileri adına düzenlenmiş olan faturaların dosyaya ibraz edildiği, söz konusu faturalarla, kargo hareketlerine ilişkin davalı şirket tarafından sunulan excel dosyasının karşılaştırıldığı, kargo gönderi hareketleri ile eşleşen davacı müşteri faturalarının toplamının 59.354,84 TL olduğu, söz konusu toplam tutarın 10.128,07 TL lık kısmına e-arşiv iptal fatura düzenlenmiş olduğu, 1.340,41 TL'lık kısmının göndericisine teslim edildiği, 219,95 TL lık kısmının durumunun belirtilmediği, 219,98-TL lık kısmında ise fatura üzerindeki müşteri adresi ile aynı isimli müşteri kargo hareketinde mevcut adres bilgisinin uyuşmadığının görüldüğü, mahkemenin davalının tazmin yükümlülüğü bulunduğu kanaatine varması halinde dava tarihi itibariyle “Taşımacının Sınırlı Sorumluluğu” (Özel Çekme Hakkı ) SDR ile taşımaya ilişkin gönderi fişleri dosyasında görülemediğinden tespit ve hesaplama yapılamadığı, gönderilerin alıcılara teslimatının yapılmadığına dair yazılı bildirimin bulunulmadığı, tam tazminata esas olacak Kast ve pervasızca hereketin ispatı gerektiği , tespitinin yapılamadığı, usulüne uygun tutulan davalı şirket ticari defterlerine göre; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından bahisle, davacı ile ilgili işlemlerin izlendiği bir cari hesap bulunmadığının ileri sürüldüğü, ancak davacı ile ilgili kargo gönderi hareketlerinin listesinin sunulduğu, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen, satmış olduğu ve kargoladığı ihtilaf konusu ürünlerle ilgili müşterileri adına düzenlenmiş olan faturalar ile, davalı şirket tarafından sunulan kargo hareketlerine ilişkin excel tablosunun karşılaştırılmasında; kargo gönderi hareketleri ile eşleşen davacı müşteri faturalarının toplamının, 59.354,84 TL olduğu, söz konusu toplam tutarın 10.128,07 TL lık kısmına e-arşiv iptal fatura düzenlenmiş olduğu, 1.340,41 TL lık kısmının göndericisine teslim edildiği, 219,95 TL lık kısmının dürümünün belirtilmediği, 219,98 TL lık kısmında ise fatura üzerindeki müşteri adresi ile aynı isimli müşteri kargo hareketinde mevcut adres bilgisinin uyuşmadığının görüldüğü, davacı tarafından faturası ibraz edilen, ancak kargo hareketleri listesinde bulunmayan müşterilere ilişkin fatura tutarları toplamının ise 1.976,10 TL olduğu, davacının gönderi faturaları üzerinde “ tanımlı” içerik arz eden emtialar tutarının 2.481,67 TL olduğu hesaplaması yapılmış olup bu tutarın kaybolan (zayi olan)- tazmin edilmesi gereken emtia değeri olarak alınmasının, yapılan hesaplamanın değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu yönde düzenlenen bilirkişi heyet raporunun denetime ve kanaat edinmeye elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış, davacı tarafından sunulan faturalar ile davalı tarafından sunulan excel dosyasında birbiri ile uyumlu olan bedeller üzerinden davanın kısmen kabulü ile; ... 34. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından 45.690,28 TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin belirtilen miktar üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si(9.138,05 -TL) oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalılar tarafından 45.690,28 TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin belirtilen miktar üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si(9.138,05-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 3.121,10-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.202,65-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.918,45-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 1.202,65-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.283,35-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 2.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 167,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.167,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.405,95-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 547,87-TL'sinin davalıdan, geri kalan 1.012,13-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
8-Taraflarca yatırılan artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 07/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.