T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/666 Esas
KARAR NO: 2024/207
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/10/2022
KARAR TARİHİ: 06/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı, 07.07.2021 tarihinden itibaren müvekkil şirket bünyesinde...olarak görev yapmakta iken, 13.12.2021 tarihinde istifa ederek iş akdine aykırı bir şekilde müvekkil şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir şirkette çalışmaya başladığını, davalıya sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına aykırı olarak aynı alanda faaliyet gösteren bir başka aracı kurumda çalışmaya başlamasından doğan cezai şartı ödemesi için, ... 3. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak başlatılan icra takibi davalının haksız ve kötü niyetli itirazı ile durduğunu, davalı ile imzalanan iş akdinin 10.6. maddesi gereğince, “Çalışan, herhangi bir sebep ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sınırları içinde Şirket’in faaliyet gösterdiği alanlarda faaliyet gösteren herhangi bir şirkette iş akdinin fesih tarihinden itibaren 8 (sekiz) ay süre çalışamayacağını, iş akdinin ”Cezai Şart “ başlıklı 13. Maddesi gereği yukarıda anılan maddenin ihlali halinde "Çalışan aldığı son ücreti üzerinden 6 aylık brüt ücreti tutarında tazminatı İşveren’e cezai şart olarak ödemeyi peşinen kabul ve beyan ettiğini, davalının yapmış olduğu itiraz haksız, yersiz ve hakkaniyete aykırı olup kötü niyetli olduğundan itirazın kaldırılması ile takibin takip talebindeki koşullar üzerinden devamına karar verilmesi, kötü niyetli olarak itiraz eden davalının % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin 07.07.2021 - 11.12.2021 tarihleri arasında davacı ... Şirketi bünyesinde Finans Uzmanı olarak çalıştığını, müvekkili, 11.12.2021 tarihinde, iş yeri ile arasındaki iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması sebebiyle meydana gelen sağlık sorunları sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, rekabet yasağı hükümleri, müvekkil ile davacı iş yeri arasında yapılan iş sözlemesi içeriğinde ve sadece işçi müvekkil aleyhine cezai şart içerecek şekilde yer aldığını, müvekkili, davacı işveren nezdinde satış ... müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, belirlenen cezai şart düşük ücretle çalışan müvekkil açısından son derece fahiş olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : ... 3.İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyası UYAP kayıtları, ... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nden gelen; davalı ...'na ait SGK kayıtlarının işe giriş-çıkış bildirgeleri ile birlikte tarih aralıklarını belirtir bilgiler, bilirkişi raporu, taraflar arasındaki İş Sözleşmesi, .... 60.Noterliği'ne ait ... numaralı ihtarname, ... düzenleme tarihli dava şartı arabuluculuk son tutanağı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davalı işçinin rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasına dayalı ceza i şart alacağının tahsili amacıyla davacı tarafından davalı aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin Türkiye Sermaye Piyasalarında finansal aracılık hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın 07/07/2021 tarihinden itibaren müvekkil şirkette ... Müşteri Temsilcisi olarak görev yaptığını ve 13/12/2021 tarihinde istifa ederek iş akdine aykırı bir şekilde işten ayrıldığını, akabinde rekabet yasağına, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı bir şekilde aynı alanda faaliyet gösteren başka bir aracı kurumda çalıştığını bu haliyle sözleşmede düzenlenen cezai şart koşulunun oluştuğunu, cezai şart bedeline ilişkin başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, kötüniyetli karşı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, iş sözleşmesinin davalı müvekkil tarafından haklı nedenle feshedildiğini, sözleşmede belirlenen cezai şartın BK 420. Maddesine göre geçersiz olduğunu, müvekkilinin davacı şirkette çalıştığı konuma göre rekabet edecek nitelikte sırlarına erişmesinin mümkün olmadığını, rekabet yasağı hükümlerinin müvekkilin anayasal çalışma hakkını elinden almaya yönelik olduğunu, belirlenen cezai şartın müvekkilin aldığı ücrete göre fahiş olduğunu, davacı yanın somut olarak herhangi bir zararının bulunmadığını tüm bu sebeplerle davacı tarafından haksız olarak talep edilen bedel nedeniyle başlatılan takip sonucunda açılan bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... 3. İcra Müdürlüğünün .... Esas Sayılı icra dosyasının uyap üzerinden dosyamız arasına alındığı anlaşıldı.
... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; cezai şart alacağından kaynaklı alacak olmak üzere 19.512,95-TL asıl alacak, 511,51-TL ihtar masrafı ve 505,20-TL faiz olmak üzere toplam 20.529,66-TL borcun ödenmesi amacıyla 28/03/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlunun 07/04/2022 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 22/07/2022 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Davacı ve davalı tarafın sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, mahkememizce davaya konu icra takip dosyası celp edilerek incelenmiş ve tarafların sunmuş oldukları sözleşme, müzekkere cevapları ve taraf beyanları üzerinde mahkemece haksız rekabet konusunda uzaman tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde bilirkişi tarafından 21/11/2023 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; " Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için işverenin korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerektiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davalının müşterilerle temas içinde olduğu bu itibarla ticari sır niteliğindeki müşteri bilgilerinin korunması için rekabet yasağı sözleşmesinin yapıldığının anlaşıldığı, ancak yine dosya kapsamından, davalının müşterilerin iletişim bilgilerine vakıf olup olmadığı konusunda net bir bilgiye varılamadığı, bu itibarla mahkemece, davalı tarafından davacıya ait ticari sır niteliğindeki bilgilere ulaşılmasının mümkün olduğu kanaatinde olunması halinde, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik şartlarının somut olayda mevcut olduğu ve geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesinden bahsedilebileceği, Rekabet yasağı sözleşmesinde sadece işçi bakımından cezai şart getirilmesinin Yargıtay kararları ve öğretideki görüşler itibariyle hukuka aykırı olmadığı, Somut olayda rekabet yasağı düzenlemesinde yer, zaman ve konu bakımından sınırlamalar getirildiği, zaman yönünde rekabet yasağı incelendiğinde, TBK'da öngörülen 2 yıllık azami sürenin altında, 8 aylık bir sürenin getirilmiş olması itibariyle zaman bakımından kanuni düzenlemede öngörülen sınırlar içinde kalındığı, Konu bakımından yapılan sınırlandırmada, davacı şirket iştigal konusu sınır olarak belirlendiği, yer bakımından sınırlandırmada ise ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... rekabet yasağının uygulanacağı sınır olarak belirlendiği, söz konusu sınırlamanın Türkiye'nin nüfus ve ekonomik olarak en büyük şehirleri ve bölgeleri olduğu göz önünde bulundurulduğunda, rekabet yasağının yer bakımından sınırlandırılması gerekebileceği, ancak davalının davacı şirketle aynı il sınırları içinde faaliyet gösteren bir başka şirkette çalışmaya başlaması nedeniyle rekabet yasağına aykırılığın mevcudiyetinden bahsedilebileceği, Davalının iş akdinin feshine gerekçe olarak sağlık sorunlarını gösterdiği, davacı ise söz konusu sağlık sorunlarının geçici olduğunu ve bu nedenle haklı feshe sebebiyet vermeyeceğini ileri sürdüğü, dosyada yer alan sağlık raporunda, davalının 2 günlük istirahat ile işbaşı yapabileceği bilgisinin yer aldığı, dolayısıyla söz konusu sağlık sorununun sözleşmenin feshi noktasında haklı neden olarak kabulünün mümkün görünmediği, bu konuda nihai takdirin mahkemede olduğu, Davalının, davacı şirketteki iş akdini sona erdirdikten sonra yine bir başka aracı kurumda çalışmaya başladığı, davalının aynı konuda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmasının rekabet yasağına “konu” bakımından aykırı davranıldığını ve rekabet etmeme yükümlülüğünün ihlal edildiğini ortaya koyduğu, bununla birlikte davalının yeni işyerinde fiilen çalıştığı alanın farklı olduğunun belirlendiği ihtimalde, rekabet yasağına aykırı bir davranışın varlığından bahsedilemeyeceği, bu konuda nihai takdirin mahkemede olduğu " şeklinde rapor düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445. maddesi “(1)Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. (2)Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” hükmünü haiz olup, anılan madde hükmü ile 6098 sayılı Kanun 818 sayılı Kanun'dan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir geçersizliğin öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı bakımından hakime uyarlama yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. Hakime tanınan bu yetkinin gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur. Ayrıca aynı Kanun'un 444/2. maddesi “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.”
"... rekabet yasağının işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması halinde geçerli olacaktır.Bu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, rekabet yasağı düzenlemesinin geçerli olup olmadığının veya aşırı nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir..."Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 10.04.2019 tarihli 2018/1393 E., 2019/2838 K.
"...Ancak;6098 sayılı TBK.’nın 182/ son maddesi gözönünde bulundurularak; kararlaştırılan cezai şartı fahiş olup olmadığı hususunda re'sen araştırma yapılarak bir değerlendirme yapılması, fahiş olduğu takdirde cezai şartta indirim yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu hususda hiç değerlendirme yapılamadan eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış bununla birlikte dosyada yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf bu yönden kabulü ile HMK 353(1)b-2 uyarınca hükmün kaldırılmasına tek geçim kaynağı emeği ve bunun karşılığında aldığı maaşı olan işçinin rekabet etmeme taahhüdüne aykırı davranması karşılığında öngörülen 12 aylık brüt maaşına denk gelen cezai şartın fahiş olduğu ,hakkaniyet gereği, cezai şart takdiren % 60 oranında tenkis edilmesi hak ve nesafet kurallarına daha uygun olacağından, 7.290-TL nin cezai şart olarak davalıdan ihtarnamenin tebliği tarihi 22.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline ,fazla istemin tenkis nedeniyle reddine ,fazla istem tenkis nedeniyle reddolunduğundan davalı yararına vekalet ücreti ve yargı giderine hükmolunmamasına karar verilmiştir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2018/962 Esas, 2019/1439 Karar.
Öte yandan TBK 420 maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede, hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersiz olacağı belirtilmiş ise de Yargıtay 11. HD 2017/3977 E 2019/990 K 11.02.2019 T'li ve yine aynı Dairenin 2018/3000 E 2019/4468 K 17.06.2019 T.' li emsal kararlarında da işaret edildiği üzere, taraflar arasındaki sözleşmenin hem hizmet ilişkisinin devamı sürecinde geçerli olan bir hizmet sözleşmesini, hem de hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra da yükümlülükler öngören bir rekabet etmeme sözleşmesini ihtiva ettiğinin kabulü ile hizmet sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine konulan cezai şart hükümlerinin geçersiz olduğunu hüküm altına alan TBK'nın 420. maddesinin, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yer alan rekabet etmeme sözleşmesine de uygulanması söz konusu olmayacaktır.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi 2018/1311 esas, 2019/1298 karar sayılı kararı)
Davalının davacı şirket nezdinde; 07/07/2021 - 13/12/2021 tarihleri arasında satış müşteri temsilcisi olarak çalışması sırasında işyerinin müşteri portföyü ile ilgili bilgilere erişim imkanı elde ettiği, işten ayrıldıktan sonra rekabet yasağında belirlenen 8 aylık süre içinde aynı işi yapan başka bir şirkette çalışmaya başladığı, davacı şirketin davalıya yönelik rekabet yasağı getirmekte haklı menfaati olduğu değerlendirilmiştir.Zira Borçlar Kanunu'nun ilgili hükmünde işverene önemli bir zarar verilmesi ihtimalinin olması rekabet yasağı bakımından yeterli görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller, davacı ve davalı beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacının iş akdi sona erdikten sonra çalışmaya başladığı dava dışı şirketin faaliyet ve iş konularının davacı şirket ile aynı olması davalı işçinin davacı şirkette çalışırken sahip olduğu iş sırlarını, davacı şirketin müşterilerine ait bilgileri kullanabilme ihtimali mevcut olup bu durum davacı aleyhine zarara yol açabilecektir. Ayrıca davalı tarafından mahkememizde dinletilen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere davalının hem davacı şirkette hem dava dışı şirkette çalışırken aynı işi yaptığını, bu tür işlerde direk müşteriler ile muhatap olduklarını ve yine yöneticilerin belirledikleri işi yaptıklarını yani yöneticilerin işlerine yardım ettiklerini beyan ettiği bu haliyle de anlaşılacağı üzere davalı tarafın müşterilerin bir kısım bilgilerini edindiği anlaşılmıştır. Davacının bu şekilde çalışması taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı ve gizlilik taahhüdüne aykırıdır. Taraflar arasında imzalanan rekabet etmeme yasağını içeren sözleşme uyarınca davalı 8 ay boyunca İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Balıkesir, Adana, Antalya ve Samsun bölgesinde davacı ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren işlerle çalışmamayı taahhüt etmiş, bu taahhüde aykırı davranılması halinde 6 aylık brüt maaşı kadar cezai şart ödemeyi kabul etmiştir. Rekabet yasağı hükmü süre ve konu yönünden geçerlidir. Davalı tarafın davacı şirketten ayrıldıktan sonra yine aynı şehirde İstanbul'da çalışması nedeniyle rekabet yasağı hükmü yer bakımından da geçerlidir. Davalının hem davacı şirkette hem de yeni çalıştığı şirkette aldığı ücret düşünüldüğünde 6098 sayılı TBK.’nın 182/ son maddesi gözönünde bulundurularak kararlaştırılan cezai şartı fahiş olduğunun kabulü gerekmekte olup T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2018/962 Esas, 2019/1439 Karar ilam da dikkate alınarak hakkaniyet gereği, cezai şart takdiren % 50 oranında tenkis edilmesi hak ve nesafet kurallarına daha uygun olacağından yapılan indirim sonucunda 9.756,47- TL cezai şartın kabulüne karar verilmiş, davacı tarafın başlattığı ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 9.756,47-TL asıl alacak, 48,78-TL gecikme faizi ve 511,51-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 10.316,76-TL alacak üzerinden takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 9.756,47-TL asıl alacak, 48,78-TL gecikme faizi ve 511,51-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 10.316,76-TL alacak üzerinden takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine
b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (1.951,29) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 704,74-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 247,95-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 456,79-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 10.316,76-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 10.212,90-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 247,95-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 328,65TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 2.250,00-TL Bilirkişi ücreti, 208,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.458,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.235,22-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 800,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 402,02 TL'sinin davalıdan, geri kalan 397,98-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı
*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.