T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/828 Esas
KARAR NO:2025/149
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/12/2022
KARAR TARİHİ:13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 30/12/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş.'nin, haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle herhangi bir delili olmadan 3. kişi olan müvekkili işletmesine hacze gelerek müvekkilinin ileri sürdüğü istihkak iddiasına rağmen menkullerine el koyduğunu ve müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalı banka tarafından dava dışı borçlular ... ve kefili ...'ün 16.11.2018 tarihinde çektikleri ticari krediden kaynaklan alacağının tahsili amacıyla.... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, haciz sonucunda müvekkilinin tüm hayvanlarının alıkonulması ve istihkak davası açma zorunluluğunun tarafına yüklenmiş olması sebebiyle müvekkilinin ayrıca bir mağduriyet ve külfetle karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin, 19.02.2020 tarihinden itibaren bazıları gebe olmak üzere 109 hayvanı ile işletmesinin getireceği tüm kazanç ve gelirden yaklaşık 3 YIL boyunca mahrum kaldığını, müvekkilinin malvarlığında meydana gelen maddi zarar ile kazanç kaybının ve haksız hacze maruz kalan müvekkilinin ticari itibar kaybına yönelik manevi zararın giderilmesi gerektiğini, yıllardır ticari faaliyet gösteren müvekkilinin ticari itibarı ciddi anlamda zedelendiğini, bu nedenlerden dolayı; yalnızca soyut gerekçe ve iddialara dayanarak müvekkilinin işletmesine hacze gelinmesinin ve fiilen işletmeye el konulmasının hiçbir şekilde iyi niyetle bağdaşmayacağı ve işbu eylemlerin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, bu doğrultuda davalı bankanın eylemi nedeniyle müvekkilinin aynı zamanda kişilik haklarının da saldırıya uğradığı açık olup manevi tazminat taleplerinin de kabul edilmesi gerektiğini, davacının maddi zararının belirlenebilmesi için bilirkişi tarafından toplam 109 hayvanın, (gebe olanların doğuracağı yavrular ayrıca hesaba katılarak) günümüzdeki fiyatları üzerinden bedeli ile hayvanların yaklaşık 3 yıllık süre zarfında getireceği günlük kazanç zararının (kâr mahrumiyeti) hesaplanarak tazminine; bununla birlikte, belirtilen hukuka aykırı eylem ve işlemler nedeniyle haksız hacze maruz kalan müvekkilinin uğradığı manevi zararın giderilmesini talep ve dava etmişlerdir.
TALEP ARTIRIM: Davacı vekili tarafından sunulan 19/02/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde özetle; Talep miktarını, bilirkişi raporunda ortaya çıkan hesaplama uyarınca; belirsiz alacak davası kapsamında 10.000-TL taleple ikame ettiğimiz maddi tazminat davamızı HMK 107/2 uyarınca 1.005.208-TL bedel arttırarak 1.015.208-TL tutarın ve 500.000-TL Manevi Tazminatın haciz tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizleri ile birlikte, müteselsil sorumlu davalılardan tahsiline, yargılama gideriyle vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... vekili tarafından sunulan 17/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın mahcuzların satışının durdurulması ve mahcuzların yediemin olarak davacı tarafa yargılama sonuna dek iadesi yönündeki tedbir talepleri istihkak davasını gören mahkemece teminat mukabilinde kabul edilmiş olmasına rağmen ; davacı taraf tedbir kararının tatbiki için gerekli teminatı depo etmediğini; mahcuzları yediemin olarak teslim almadığını, bu nedenle müvekkilinin ağır kusurundan ve kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini, istihkak iddia eden davacının 3. kişi ve borçlular arasındaki hukuki ve ticari organik bağının açık olduğunu; davacının 19/02/2020 tarihli haciz esnasında ileri sürdüğü istihkak iddiaları karşısında .... İcra Hukuk Mahkemesi .... Sayılı ilamı ile verilen takibin devamı kararına istinaden 24.07.2020 tarihinde ek olarak haczedilen 39 hayvan yönünden ikame ettiği istihkak davası olan .... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, davacı tarafın maddi tazminat taleplerinin tek muhattabı yedieminlik görevini usul ve yasaya aykırı bir şekilde suistimal eden... olduğunu, mahcuzları kaçırması müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiasına sebep olarak gösterilemeyeceğini, toplamda 132 adet canlı hayvanın yerinde olmadığını, yediemin tarafından kendisine 1 ay önceden ihtar edilmesine rağmen ihale mahallinde bulundurulmadığı tespit edildiğini, bu nedenlerden dolayı; görevli mahkemeler asliye hukuk mahkemeleri olduğundan; görevsizlik nedeniyle mezkur davanın usulden reddine, zamanaşımı itirazlarımızın kabulü ile mezkur davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, davacının mezkur davayı ikamesinde henüz istihkak davasında verilmiş kesin bir hüküm bulunmadığından hukuki yararının olmadığının tespiti ile mezkur davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle veya aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini talep etmiştir.
Davalı... vekili tarafından sunulan 30/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Mevzu bahis olayda müvekkilinin, haczi gerçekleştirilen malların muhafazasını sağlama görevini yerine getiren yediemin sıfatına haiz olduğunu, müvekkili banka tarafından haczi yapılan ve kendisine teslim edilen menkul malları teslim aldığını, malların korunması için gerekli giderlerin banka tarafından ödenmemesine rağmen ilgili malları bizzat korumaya çalıştığını, müvekkilinde kendisine teslim edilen mahcuz malları koruduğunu, korunması için gerekli giderleri bizzat karşıladığını, müvekkilinin muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan hacizli malları muhafaza etmek üzere diğer davalı bankanın vekili sıfatında bulunan kişiyle hayvanların nakliyesi, bakımı, yemi ve yedieminlik ücretini kapsayacak şekilde ve taşımanın ardından ödenmek üzere aylık 300. 000-TL üzerinden anlaşma yaptığını, taşıma işlemi sırasında 10-12 hayvanın ayağı kırıldığından bu hayvanlar davalı banka vekili aracılığıyla kasaba verildiğini ve kasaptan alınan 22.000 TL ile taşıma masrafları karşılandığını, geri kalan hayvanlardan 15'i de taşıma işlemi sırasında çalındığını, ücretini hiçbir zaman alamadığını, müvekkil tarafından karşılandığını, banka tarafından sürekli olarak bugün veya şu tarihte ihale olacak, siz idare edin gibi sözleriyle karşı karşıya kaldığını ve bankanın hiçbir maddi desteğin olmaması sebebiyle de birçok hayvanın telef olduğunu, bu nedenlerden dolayı; yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili yer ... mahkemelerine gönderilmesine, davanın, İİK'nın 358/2 gereği müvekkilinin dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun olarak ve kusurlu sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde basiretli davranması nedeniyle esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER : .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası, ... İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyası, 19/02/2020 tarihli haciz tutanağı, 24/07/2020-25/07/2020 tarih ek haciz tutanağı, .... İcra Hukuk .... Sayılı dosyası, .... İcra Hukuk ... E. ve ... K. Sayılı dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası, Vergi kayıtları, Ticaret Odası kayıtları, Gerçek kişi tarafların vergi kayıtları, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası, Arabulucu tutanağı, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular ... aleyhine 16/11/2019 vade tarihli 2.000.000,00-TL bedelli senetten kaynaklanan 1.969.310,27-TL asıl alacak, 43.135,99-TL işlemiş faiz, 590,79-TL komisyon olmak üzere toplam 2.013.037,05-TL alacağa ilişkin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, icra takibi sırasında ... İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında 19/02/2020 tarihinde ... adresinde yapılan haciz sırasında Davacı ...'e ait 109 adet büyükbaş hayvan hakkında icrai haciz uygulandığı, davacı ... tarafından haciz sırasında hacze karşı itirazda bulunulduğu ve hacizli malların davacı ...'e yediemin olarak bırakıldığı, aynı adreste 24/07/2020 ve 25/07/2020 tarihlerinde ek haciz işlemi yapıldığı anlaşılmıştır.
.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan.... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasındaki mahcuzlar hakkındaki istihkak iddiasına yönelik dava sonucunda davanın kabulü ile; .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yazılan talimat ile ... İcra Müdürlüğünün ... talimat dosyasında 19/02/2020 tarihinde yapılan hacizdeki mahcuzların davacıya ait olduğunun tespiti ile üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusu hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2022/2 Esas 2023/19 Karar sayılı ilamıyla esastan reddine karar verildiği ve kararın temyiz incelemesi sonrası Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 27/12/2023 tarih 2023/2222 Esas 2023/9325 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve ... A.Ş. aleyhine açılan.... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasındaki mahcuzlar hakkındaki istihkak iddiasına yönelik istihkak iddiasının reddine karar verildiği ve kararın kesin olduğu anlaşılmıştır.
.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar ... A.Ş., ..., ... aleyhine.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında, 24/07/2020 ve 25/07/2020 tarihlerinde 19/02/2020 tarihli hacizle haczedilen hayvanlara ek olarak müvekkiline ait 39 adet hayvan ve diğer menkullerin haczedildiğini, müvekkili ile borçlu arasında ticari, hukuki veya fiili bir bağ olmadığını ileri sürerek istihkak iddiasında bulunduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının istihkak iddiası haksız olduğundan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna gidildiğinden kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müşteki ... tarafından şüpheli... hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan yapılan şikayete ilişkin soruşturma sonucunda şüphelinin ön ödemeyi kabul etmesi adli para cezasını ödemesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 27/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Mal borçlunun elindeyken veya borçlu ile üçüncü şahsın birlikte elindeyken istihkak iddiasında bulunması halinde icra iflas kanununun 96 ve devamı hükümlerinin tatbik edilebileceği, buna karşılık malın üçüncü şahsın elindeyken istihkak iddiasına uğraması halinde 99 madde hükmünün devreye gireceği, iki hüküm arasında nitelik farklılığının bulunduğu, ilk ihtimalde davanın istihkak iddia eden tarafından takibin devamına veya ertelenmesine ilişkin kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde açılabileceği ve malın muhafaza altına alınabileceği, ikinci ihtimalde ise davanın takip alacaklısı tarafından açılması gerektiği ve bu ihtimalde mahcuz malın muhafaza altına alınamayacağı, somut olayda davalı bankanın davacının malları üzerinde haciz tatbik etmiş olmasının tek dayanağının dava dışı takip borçluları ile kendisi arasındaki hısımlık ilişkisinin varlığı olduğu, ancak gerek organik bağ gerekse tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin uygulanmasının mümkün olduğu hallerde bu kurumların başkaca sıkı şartlara tabi olarak uygulanması gerektiği konusunda hem Yargıtay hem de doktrin yaklaşımlarının mevcut olduğu, bu sebeple her organik bağ bulunan tüzel kişiler yönünden veya gerçek kişiler bakımından başkasının borcundan müteselsilen sorumlu olunması gibi katlanılması mümkün olmayan ağır sonuçların ortaya çıkmaması için salt davacı ile takip borçlusu dava dışı gerçek kişiler arasındaki hısımlık ilişkisinin değil somut bir biçimde davalı bankanın zarara uğratılması anlamına gelen diğer emarelerin yaklaşık ispat ile ortaya konmuş olması ve bu suretle istihkak iddia etmek suretiyle alacaklının alacağına kavuşmasına engel olmak isteyen bir kimsenin mevcut olduğu hususunun ispat edilmesinin gerekli olduğu, somut olay bakımından bu ispat gereğinin yerine gelmiş olup olmadığı bakımından takdirin münhasıran sayın mahkemeye ait olacağı, mahkemece haczin mal üçüncü şahsın elindeyken haksız olarak tatbik edildiği kanaati hasıl olacak ise rapor içinde belirtilmiş olan zararların davalı banka tarafından karşılanmasının söz konusu olabileceği, aksi halde davanın reddi cihetine gidilebileceği, diğer davalı bakımından icra müdürlüğüne bir müracaat söz konusu olmadığından derdest dava bakımından diğer davalıya müracaatta hukuki menfaatin mevcut olmadığı, hukuki menfaatini de bir dava şartı olduğu gözetildiğinde ve her 2 davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan diğer davalı yönünden davanın usulden reddine karar verilebileceği, derdest davanın haksız hacizden kaynaklı tazminat alacağına ilişkin olduğu görülmekle, haczin haksız olup olmadığını tespite yarayacak olan ve maddi anlamda kesin hüküm teşkil edecek mahiyetteki istihkak davasının yerel mahkemede sonuçlanarak istinaf aşamasına taşınmış olduğu dikkate alındığında, huzurdaki davanın istihkak davasını beklemesinin de mümkün olabileceği mütalaa edildiğini, teknik bilirkişi incelemesi sonucu; Davacıya haksız haciz uygulaması yapılmış ise mevcut işletmesinden 3 yıllık verim kaybı nedeni ile 6.244.331 TL ve tespit edilebilen 138 büyükbaş hayvanın davacıya teslim edilmemişse mevcut hayvanlarının kaybı nedeni ile 8.773.500 TL olmak üzere toplamda 14.997.831 TL tutarındaki zararı talep edebileceğinin sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 01/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Heyetlerine tevdi edilen dosya münderecatından davacının istihkak iddiasında bulunduğu ve bu iddianın kabul gördüğünün ancak bahse konu ilamın davalı banka tarafından istinaf kanun yoluna taşındığı ve henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı, kök raporda da ifade edildiği üzere derdest davanın haksız hacizden kaynaklı tazminat alacağına ilişkin olduğu görülmekle, haczin haksız olup olmadığını tespite yarayacak olan ve maddi anlamda kesin hüküm teşkil edecek mahiyetteki istihkak davasının yerel mahkemede sonuçlanarak istinaf aşamasına taşınmış olduğu dikkate alındığında, huzurdaki davanın istihkak davasına beklemesinin de mümkün olabileceği ifade edilebileceği, Mahkemece 09.11.2023 tarihli duruşmanın (6) numaralı ara kararında .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyalarında verilen Mahkememizce verilecek kararı etkileyecek nitelikte bulunduğundan söz konusu dosyaların bekletici mesele yapılmasına karar verildiği, hâl böyle olunca nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere; şayet Mahkemece ara kararda anılan yargılamalarda davacının istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesi durumunda huzurdaki davada da haczin haksız olduğu kanaatine ulaşılması durumunda davacının haczedilen hayvanlarının, (gebe olanların doğuracağı yavrular ayrıca hesaba katılarak) dava tarihine kadar getireceği günlük kazancını yani kâr mahrumiyetini talep edebileceğinin ifade edilebileceği, buna karşın Mahkemece ara kararda anılan yargılamalarda davacının istihkak iddiasının reddine karar verilmesi durumunda huzurdaki davada da haczin haklı olduğu kanaatine ulaşılması durumunda ise davacının haczedilen hayvanlarının, (gebe olanların doğuracağı yavrular ayrıca hesaba katılarak) dava tarihine kadar getireceği günlük kazancını yani kâr mahrumiyetini talep edebilmesinin mümkün olmadığının ifade edilebileceğini, bu noktadan itibaren açıklamalarına Mahkemece davacının gerek kâr mahrumiyeti gerekse de hayvanların kaybolmasından doğan zararı talep edebilmesinin mümkün olduğu kanaatinde olunması ihtimaline binaen zararın hesaplanması suretiyle devam edildiğinde, muhtemel 11.565.579 TLgelir ve 10.436.288 TL gider olmak üzere, davacının talep edebileceği zararın 1.129.291 TL olarak hesap edildiğini, davalıların zarardan sorumluluğu yönünden yapılan görevlendirme neticesinde ise somut olay yönünden haciz esnasında malın üçüncü kişinin elinde bulunduğu da dikkate alındığında ve İİK’nın 99. madde hükmü gereğince davayı açması gereken kişinin takip alacaklısı olduğu da hatırlandığında sürecin hukuka uygun olarak işlemiş olsaydı İİK’nın 96. ve devamı hükümlerinde gösterilmiş olan takibin devamına veya ertelenmesine ilişkin bir kararın verilmiş olması da mümkün olamayacağının ifade edilmesi gerektiği, dolayısıyla nihai takdir ve kanaat Mahkemeye ait olmak üzere davalı bankanın icra hukuk mahkemesinin takibin devamına ilişkin vermiş olduğu kararı gerekçe göstermek suretiyle ortaya çıkan zarardan sorumlu olmadığını ileri sürmesinin mümkün olmadığının düşünüldüğü, öte yandan İİK m. 99 uyarınca somut olayda haczedilen mallar, dava dışı borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet iddia eden üçüncü kişi sıfatını haiz davacının nezdinde bulunduğu (her ne kadar davalı banka, borçlunun da haciz mahallinde bulunduğunu iddia etmekte ise de davacının istihkak iddiası bulunması hasebiyle) ve davacının yedieminliği kabul ettiği nazara alındığında bu malların muhafaza altına alınmayarak davacının zilyetliğine bırakılması durumunda davaya konu zararların meydana gelmeyeceğinin ifade edilebileceği, zira dava konusu hayvanların haczedilmesi gerek hayvanların telef olmasına gerek kaybolmasına gerekse de davacının bu süre zarfı boyunca bu hayvanlardan menfaat elde edememesine sebebiyet verdiği, dolayısıyla davalı bankanın, davacının istihkak iddiası kapsamında İİK m. 99 uyarınca hayvanları davacının yedieminliğine bırakması durumunda bu zararların da oluşmayacağı düşünüldüğünde oluşan zarardan davalı bankanın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun; şayet Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda davalı bankanın bu zarardan sorumluluğunun bulunmayacağının ifade edilebileceği, davalı gerçek kişinin sorumluluğu yönünden ise İİK m. 358 kanun hükmü nazara alındığında yediemin kendisine teslim edilmiş olan malları icra dairesine geri vermemesi halinde, alacaklının zararı “hükme hacet olmaksızın” icra dairesince re’sen tazmin ettirileceği, ancak haksız fiilden doğan sorumluluk kapsamında karşılanması gereken bu zararın tazmini için İİK kapsamında malları yediemine teslim edilen borçlu, dava yolu ile tazminin de tercih edilebileceği, nitekim huzurdaki davada davacı zarar talebini, haksız fiil hukukî sebebine dayalı olarak davalı yediemine karşı da ileri sürdüğü, hâl böyle olunca nihai takdir ve kanaat Mahkemeye ait olmak üzere; şayet Mahkemece ara kararda anılan yargılamalarda davacının istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesi durumunda huzurdaki davada da haczin haksız olduğu kanaatine ulaşılması durumunda davacının haczedilen hayvanlarının, (gebe olanların doğuracağı yavrular ayrıca hesaba katılarak) dava tarihine kadar getireceği günlük kazancını yani kâr mahrumiyetini davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebileceğinin ifade edilebileceği, buna karşın Mahkemece ara kararda anılan yargılamalarda davacının istihkak iddiasının reddine karar verilmesi durumunda huzurdaki davada da haczin haklı olduğu kanaatine ulaşılması durumunda ise davacının haczedilen hayvanlarının, (gebe olanların doğuracağı yavrular ayrıca hesaba katılarak) dava tarihine kadar getireceği günlük kazancını yani kâr mahrumiyetini talep edebilmesinin mümkün olmadığının ifade edilebileceğinin sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 18/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Arz edilen tespitler ve değerlendirmeler ışığında, Mahkeme ilamlarına bakıldığında; davacı üçüncü kişinin iddiasında haklı bulunduğundan davanın kabulüne, mahcuzlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına ve şartları oluşmadığından tazminat taleplerinin reddine dair kararın kesinleştiğinin görüldüğü, Mahkemece davacının zarar talebinde bulunabileceği kanaatinde olunması ihtimaline binaen teknik değerlendirmeler ile zararın hesaplaması yapıldığı, teknik değerlendirmeleri ile 100 baş dişi simental sığırın damızlık değerinin 3.250.000,00-TL olduğu, bu hayvanlardan haciz tarihi ile dava tarihi arasındaki toplam net gelirinin (9 adet canlı buzağı bedeli dahil) 11.883.308,00-TL olduğu, toplam giderin ise 10.868.100,00-TL olduğu tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı tarafından davalılar aleyhine açılan haksız hacizden kaynaklı uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.
Davacı taraf haksız ve kötü niyetli haciz nedeni ile uğramış olduğu zararlar sebebiyle şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın ve 500.000 TL manevi tazminatın, haciz tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte müteselsilen sorumlu davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında sunduğu talep artırım dilekçesi ile 1.015.208-TL maddi tazminatın ve 500.000-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... görev ve zamanaşımı itirazında bulundukların, istihkak davasında verilmiş kesin bir hüküm olmadığını, kusur ve sorumlulukları olmadığından haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... ise yediemin olarak hacizli hayvanları korumaya çalıştığını, gerekli masrafların yatırılmaması nedeniyle hayvanların telef olduğunu, üzerine düşün sorumluluğu yerine getirdiğini, kusur ve sorumluluğu olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dava dilekçesi ile birlikte sunulan 05/12/2022 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği anlaşılmıştır.
Davalı ... ... vekilinin görevli mahkemeye yönelik itirazının yapılan araştırma sonucunda Davacı ...'ün tacir olması ve davalı ... ... A.Ş.'nin ticari şirket olması nedeniyle nisbi ticari dava niteliğindeki davaya bakmaya Mahkememiz görevli olduğundan Davalı ... ... A.Ş. vekilinin göreve yönelik itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı... vekilinin yetkili mahkemeye yönelik itirazının davalılardan ... ... A.Ş.'nin adresi itibariyle Mahkememiz yetkili olduğundan Davalı... vekilinin yetkiye yönelik itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı ...'ın zamanaşımı itirazının haksız fiil haciz kalkana kadar devam ettiğinden dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmadığından Davalı ... ... vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dava konusu ihtilaf davacı tarafın 19/02/2020 tarihinde yapılan haksız haciz iddiasına dayalı olarak davalılar tarafından davacıya ait canlı hayvanlar hakkında haksız haciz uygulanıp uygulanmadığı, uygulanmışsa davacının zararının olup olmadığı, varsa zarar miktarı ve davalıların zarardan sorumlu olup olmadıkları hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkememizce toplanan taraf delilleri, incelenen icra dosyaları ve dosya kapsamı itibariyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyet tarafından düzenlenen ilk raporda hatalı şekilde dava tarihini aşar şekilde hesaplama yapılması nedeniyle ek rapor alınmış, düzenlenen 01/04/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda da Yargıtay onama kararı bilirkişilere tevdi edilmesine rağmen bu husus göz önüne alınmadan ve dava konusu olmayan hacizlere ilişkin tespit yapılması ve kök rapor ile ek rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle Dosyanın bilirkişi heyetine tekrar tevdi edilerek, dava konusunun 19/02/2020 tarihli hacizde haczedilen hayvanlara ilişkin olması nedeniyle sadece dava konusu olan 19/02/2020 tarihli hacizde haczedilen davacıya ait olan hayvanlar (gebe olanların doğuracağı yavrularda hesaba katılarak) esas alınarak söz konusu hacze ilişkin istihkak iddiasına yönelik .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında verilen istihkak iddiasının kabulüne yönelik kararın Yargıtay onaması sonrası kesinleşmesi hususu ile davacı ve davalı tarafların ek rapora yönelik itirazları da değerlendirilip karşılanmak ve kök rapor ile ek rapordaki yüksek farka ilişkin çelişki açıklanmak ve karşılanmak suretiyle dava konusu hacizli hayvanların davacıya geri teslim edilmemesi ve telef olması hususu kapsamında varsa haksız hacizden kaynaklı zararın tespiti ile davalıların zarardan sorumlu olup olmadıkları hususunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen 18/12/2024 tarihli bilirkişi heyeti ikinci ek raporunda özetle; arz edilen tespitler ve değerlendirmeler ışığında, Mahkeme ilamlarına bakıldığında; davacı üçüncü kişinin iddiasında haklı bulunduğundan davanın kabulüne, mahcuzlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına ve şartları oluşmadığından tazminat taleplerinin reddine dair kararın kesinleştiğinin görüldüğü, Mahkemece davacının zarar talebinde bulunabileceği kanaatinde olunması ihtimaline binaen teknik değerlendirmeler ile zararın hesaplaması yapıldığı, teknik değerlendirmeleri ile 100 baş dişi simental sığırın damızlık değerinin 3.250.000,00-TL olduğu, bu hayvanlardan (9 adet tosun kesim bedeli dahil) haciz tarihi ile dava tarihi arasındaki toplam net gelirinin 11.883.308,00-TL olduğu, toplam giderin ise 10.868.100,00-TL olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller, icra dosyası, istihkak davası ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça davalılar aleyhine davacıya ait büyükbaş hayvanlar hakkında uygulan haczin haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle hayvanların telef olması ve hayvanlardan elde edilecek gelirden mahrum kalınması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini talebinde bulunulmuş, davalı taraflar ise kusur ve sorumluluklarının bulunmadığından bahisle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İncelenen icra dosyası ile alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular ... aleyhine 16/11/2019 vade tarihli 2.000.000,00-TL bedelli senetten kaynaklanan 1.969.310,27-TL asıl alacak, 43.135,99-TL işlemiş faiz, 590,79-TL komisyon olmak üzere toplam 2.013.037,05-TL alacağa ilişkin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, icra takibi sırasında ... İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında 19/02/2020 tarihinde ... adresinde yapılan haciz sırasında Davacı ...'e ait 109 adet büyükbaş hayvan hakkında icrai haciz uygulandığı, davacı ... tarafından haciz sırasında hacze karşı itirazda bulunulduğu ve hacizli malların davacı ...'e yediemin olarak bırakıldığı, aynı adreste 24/07/2020 ve 25/07/2020 tarihlerinde ek haciz işlemi yapıldığı ve ek haciz işlemi sonucunda haczedilen 13 buzağı ve 7 adet dana ile birlikte 19/02/2020 tarihinde haczedilen 109 adet büyükbaş hayvanın yediemin sıfatıyla davalı...'a teslim edildiği, haczedilen hayvanların icra kanalıyla satışa çıkarıldığı ancak satış mahalinde hazır edilemediği, dava konusu olan hacizli hayvanların telef ve ziyan olduğu, bu hususun yediemin olan davalı...'ın da kabulünde olduğu, davalı ... ... tarafından davacı ile asıl borçluların akraba olması, haciz yapılan adresin asıl borçlularla ilgili olduğu, haciz esnasında borçlunun adresi olarak gösterildiği, asıl borçlular ile davacı arasında organik bağ olduğu iddiasıyla haczin haklı olduğu ileri sürülmüş ise de hacze dayanak.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasındaki ödeme emrinde belirtilen borçlu adresi ile haciz yapılan adresteki bina numaralarının aynı olmadığından farklı adresler olduğunun anlaşıldığı, basiretli tacir olan davalı ... ...'ın basit araştırma ile adresin borçluya ait olup olmadığını tespit etmesinin mümkün olduğu, ayrıca haciz konusunun canlı büyükbaş hayvan olması nedeniyle kulak küpe numaralarından hayvanların kime ait olduğunun İlçe Tarım Müdürlüğü'nden kolaylıkla öğrenilmesi mümkün olmasına rağmen dikkatli ve özenli bir şekilde gerekli araştırmayı yapmadan borçlu adresinden farklı adresteki canlı hayvanlar üzerinde haciz işlemi uygulandığı, kaldı ki haciz sırasında üçüncü kişi olan davacı tarafından hayvanların kendisine ait olduğu hususunda hacze itiraz edilmesine rağmen haczin uygulandığı, davacı tarafça açılan istihkak iddiasına ilişkin davanın kabul ile sonuçlandığı ve kararın kesinleştiği göz önüne alındığında, dava konusu canlı hayvanlar üzerine uygulan haczin haksız olduğunun sabit olduğu, canlı hayvanları haciz sırasında yediemin sıfatıyla teslim alan davalı... hayvanları koruduğunu ileri sürmüş ise de hayvanların telef ve ziyan olduğunu beyan ettiği, yediemin olarak hayvanların bakımı için gereken masrafların temini yada yedieminlikten çekilme hususunda gerek diğer davalıya gerek icra müdürlüğüne yönelik yapılmış bir başvurusunun olduğu hususunda bir delil ortaya konulmadığı, muhafaza görevinin kötüye kullanma suçundan yapılan ceza soruşturmasının ön ödeme yoluyla kapandığı, bu haliyle yediemin olarak gerekli dikkat ve özen içerisinde hayvanların bakımını sağlama hususunda gereken işlemlerin davalı... tarafından yapılmadığı anlaşıldığından haksız haciz uygulayan davalı ... ... ile birlikte davalı...'ın da hayvanların telef ve ziyan olmasından dolayı kusurlu ve sorumlu olduğu, bu nedenle davacının 109 adet büyükbaş hayvanını kaybetmesinden kaynaklı uğradığı hayvan bedeli ve haksız haciz ile dava tarihi arasındaki dönemde hayvanlardan elde edeceği gelirden mahrum kalmasından dolayı zararının bulunduğu anlaşılmakla, düzenlenen son bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle davacının zararının 100 adet simental cinsi sığır bedeli olan 3.250.000,00-TL hayvan bedeli ve diğer 9 adet kesime hazır nitelikteki tosun bedeli ile birlikte 100 adet düve cinsi hayvandan elde edilecek gelir toplamı olan 11.883.308,00-TL'den gider miktarı olan 10.868.100,00-TL'nin mahsubu sonrası davacının mahrum kaldığı karın 1.015.208,00-TL olduğu, bu durumda belirlenen toplam 4.265.208,00-TL maddi tazminattan davacı tarafın talebiyle bağlı kalınarak 1.015.208,00-TL'nin dava tarihi olan 30/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden ise davacının manevi zararının temelinin davalı ... ...'ın uyguladığı haksız hacize dayalı olması, yedieminlik görevinin ihmalinden kaynaklı sorumluluğun uygulanan haksız haczin sonucunda gerçekleşmiş olması nedeniyle manevi zararın doğrudan gerçekleşmesine yedieminlik görevinin ihmalinin sebebiyet vermemiş olması nedeniyle davacının manevi zararından sorumluluğun haksız haciz uygulayan davalı ... ...'a ait olduğu, yukarıda maddi tazminata ilişkin açıklamalarda da belirtildiği üzere basiretli tacir olarak gerekli araştırmayı yapmaksızın, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde davacıya ait canlı hayvanlar üzerinde haksız haciz işlemini uygulayarak davacıya ait 109 adet büyükbaş hayvanın telef ve ziyan olmasına sebebiyet vererek, tacir olan davacının itibarının zedelenmesine ve ekonomik mahvına sebep olacak şekilde ticari hayatını etkileyerek davacının manevi zarara uğramasına da neden olduğundan Davacının haksız hacizden kaynaklı uğradığı manevi zarar karşılığı takdiren 250.000,00-TL manevi tazminatın haksız haciz tarihi olan 19/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalı ... ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi zarardan sorumlu olmayan davalı... yönünden talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın haksız hacizden kaynaklı uğradığı maddi zarar karşılığı 3.250.000,00-TL hayvan bedeli, 1.015.208,00-TL kar mahrumiyeti olmak üzere toplam 4.265.208,00-TL maddi tazminatın taleple bağlı kalınarak 1.015.208,00-TL'nin dava tarihi olan 30/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafın haksız hacizden kaynaklı uğradığı manevi zarar karşılığı 250.000,00-TL manevi tazminatın haksız haciz tarihi olan 19/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalı ... ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve davalı... yönünden talebin reddine,
2- Davacı tarafça yatırılan peşin harç ve tamamlama harcının alınması gereken 86.426,36-TL karar harcından mahsubu ile bakiye 60.564,83-TL karar harcının davalılardan (davalı... 43.469,33-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL'nin davanın kabul ve ret durumuna göre 2.672,01-TL'sinin davalılardan (davalı... 2.144,04-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen, 527,99-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4- Davacı tarafça yargılama sırasında yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 8.709,53-TL peşin harç, 17.170,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 25.960,23-TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
5- Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan 32 adet tebligat-posta masrafı 510,00-TL, bilirkişi ücreti 24.000,00-TL olmak üzere toplam 24.510,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret durumuna göre 20.466,00-TL'sinin davalılardan (davalı... 16.422,00-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmen davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6- Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7- Davacı taraf maddi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 154.129,12-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
8- Davacı taraf manevi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ...'tan alınarak davacı tarafa verilmesine,
9- Davalı taraflar manevi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/2,4 uyarınca hesaplanan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit şekilde verilmesine,
10- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı ... ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı... ve vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2025
Başkan ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Katip ...
e-imza*