T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/97 Esas
KARAR NO: 2023/859
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 15/02/2022
KARAR TARİHİ: 15/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 15/02/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile 03.09.2010 tarihi ile 02.03.2015 tarihlerinde müvekkilin Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve ekli Bayilik Protokolü imzaladığını, Davalı ticari faaliyeti sürerken 25.01.2013 tarihli denetimde istasyonda mevcut tanklardan birinin otomasyona dahil edilmediğinin tespiti ile müvekkil aleyhine 06.03.2014 tarihinde 850.000 TL idari para cezası tesis edildiği, ancak açılan karşı dava ile Etkin Soruşturma Yürütülmediği ve Soruşturma Açılmadığı” gerekçesi ile idari işlemin iptal edildiğini, EPDK 09.02.2017 tarihli 850.000 TL idari para cezası tesis edildiğini, Ankara 16. İdare Mahkemesi nezdinde yürütülen karşı dava sonucu cezanın kesinleştiğini ve müvekkili tarafından faizi ile ödenmek zorunda kalındığını, Davaya konu cezaya ilişkin ödeme müvekkiline kesilen 308.194 TL bir başka EPDK cezası ile birlikte taksitlerle ödendiğini, 6 taksit halinde yapılan 850.000TL ile birlikte 35.593,70 TL faiz ödendiğini, 03.09.2010 tarihli sözleşme imzasını takiben müvekkilinin ASİS firması aracılığı ile Otomasyon kurulumunu gerçekleştirdiğini, idare yetkililerinin 3 yıl sonra 25.01.2013 tarihli denetiminde istasyonda mevcut 6 tanktan istasyona 300 m uzaklıkta olanda otomasyon bağlantısının olmadığının tespit edildiğini, bu nedenle davalı tarafa 16.05.2013 tarihli ihtarname gönderildiğini, bu nedenlerden dolayı; EPDK tarafından düzenlenen ve davacı müvekkil tarafından ödenen 09/02/2017 tarih ve ... karar sayılı idari para cezasının fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı şimdilik 100.000-TL tutarındaki kısmının, ihtar tarihinden itibaren, bu talebimiz kabul edilmezse her bir ödeme tarihinde itibaren, aksi kanaat halinde dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tüm alacak kalemlerine dava tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşme şartları uyarınca hesap edilen avans faizine 20 puan eklenmek sureti ile tespit edilecek faiz oranında faiz işletilmesine, bu talebimiz kabul edilmez ise dava tarihinden geçerli olmak üzere avans faizi oranında faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 04/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Otomasyona ilişkin yasal yükümlülüklerin dağıtıcıya ait olduğunu; PPK m.7/f.6 da teknolojik alt yapı kurma ve uygulamanın yükümlülüğünün dağıtıcıda olduğunu, otomasyona bağlı yapının EPDK ve Gelir İdaresi Başkanlığınca izlenebilirliği olan bir yapı olması bu anlamda kaçak akaryakıt satışını önlemek amaçlı olan bir sistem olduğunun belirtildiği Bu durumun Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği m.34-ö tanımlandığını, bunlara ilaveten EPDK Kurul Kararlarının sektörde bağlayıcı olduğu,1240 sayıl ve 27.06.207 tarihli Kurul kararı “ Denetim Sistemi ve Uygulama Yükümlülüğü” madde 4 fıkra 1 ile açıkça ifade edildiği, ayrıca yine otomasyon konusunda dağıtıcı yükümlülüğü 04.03.2011 tarih ve 1032 yazı ile taraflara iletildiğini, Davacı-Dağıtıcı sorumluluğundaki otomasyon nedeniyle kesilen cezanın müvekkil şirketten tahsilinin talep edilemeyeceği, zira mevzuattan doğan davacı yükümlülüklerinin devredilmesinin mümkün olmadığını, Cezaların şahsiliği ilkesinin tarafların tasarruflarında olmadığını, sözleşme ile yok sayılamayacağını, Davacı yükümlülüklerinin devredilebileceği var sayılsa bile bu durumun genel işlem koşulları ile de bağdaşmadığını, müvekkiline bir sorumluluk atfedilmesi halinde dahi müvekkilinin kusurlu olmadığını, zira tankların pozisyonlarının vaziyet planında açıkça görülmekte olduğunu, müvekkiline sorumluluk atfedilmesi halinde müvekkilinin faizlerden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerden dolayı; davanın öncelikle zamanaşımı ve husumet itirazlarımız nedeniyle usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı Şirket’e yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :
Bayilik Sözleşmeleri, Bayilik Protokolleri, İdari Para Cezası Tutanağı, ... İdare Mahkemesi 2017/... E. ve 2017/... K sayılı karar, Tecil ve Taksitlendirme Yaprağı, Ödeme dekontları, gelir idaresi evrakları, Istasyon Altyapı Kontrol, Istasyon Tank Ozeri Manşon Açma İş Bitiş Formu, GSM Ruhsatı, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı, 16.05.2013 tarihll ihtarname, Tespit sonrası ortaya çıkan tank için ASİS'e gönderilen talimat ve otomasyonun kurulduğunu gösterir belgeler, 26.04.2012 tarih-2012/ ... sayılı yazı, 14.02.2012 tarihli Otomasyon Sistemi Bayi Bilgilendirmeleri-3 başlıklı belgeyi, Müvekkil şirketin online sistem üzerinden ...' e ilişkin olarak davalı idareye yapmış olduğu bir kısım mutabakatsızlık bildirimleri, Davalıya gönderilen 09.03.2021 tarihli 03781 Yevmiye no ihtarname , kurul kararları, 04/03/2011 tarihli yazı, cevabi ihtarname, soruşturma dosyası, EPDK kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından sunulan 28/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Akaryakıt istasyonlarında yeraltı tank sayısı, bölgede akaryakıt arz ve talebi çerçevesinde yapılan fizibilite etüdü ile belirlenebileceği, bununla beraber vaziyet planında belirtilen motorin için tahsis edilen 5 adet tanka karşılık salt 1 adet tankın benzin için tahsis edilmesinin orantısız olduğu, tank yerleşimlerinde özellikle 6 nolu tankın 220 m açıklıkta otopark alanı yakınında yer almasının uygunsuz ve tehlike alanları dikkate alınmaksızın gözden kaçırılacak şekilde yerleştirilmiş olduğu izlenimi verdiği, ancak 20.01.2012 onay tarihli vaziyet planında 6. Tankın varlığının tespit edildiği, Akaryakıt istasyonunda vaziyet planına göre 4 adet motorin ve 1 adet benzin tankı dışında 6 nolu yeraltı tankının ihbar sonucu ortaya çıkması ile varlığı netleşmiş olarak davacı tarafça bilinir olduğu, otomasyon kurulum tarihinde 6. Tanka ait bilgilerin dağıtıcı bilgisi dışında kalmış olabileceği, ancak Davacının 26.04.2012 tarihli yazısında mutabakatsızlığı cezadan evvelce öğrenmiş olduğu, bu itibarla 6 nolu tankın varlığından haberdar olabileceği, zira otomasyon kurulum tarihi (26.08.2010) ile dosyada bulunan belediyeye sunulan vaziyet Planını onay tarihleri (20.01.2012) arasında önemli bir zaman farkı olduğu, otomasyon tarihi itibariyle geçerli vaziyet planının dosyaya bulunmaması nedeniyle incelenemediği, önceki tarihli vaziyet planının müzekkere ile talep edilmediğinden bu kapsamda net bir sonuca varılmasının bu aşamada mümkün olmadığı, Dava konusu otomasyon dışı kullanıma sokulan 6. nolu akaryakıt tankında denetim esnasında alınan numunelerin ... seviyesinin geçersiz olduğu, bu durumun denetim dışı akaryakıt ticarine bir gösterge olabileceği, Ancak bu hususta mutabakatsızlıklarda meydana gelen farka konu akaryakıtın Davacı'dan alınıp alınmadığının tespiti için her iki tarafça dayanılan ticari defterler üzerinde yapılacak hesap incelemesi ile bir noktaya kadar açıklığa kavuşturulabileceği, 26.04.2012 tarihli Otomasyon İhlaline İlişkin Bir Kısım Uyarılarımız Hakkında konulu - bildirim kapsamında, otomasyon - sisteminin sözleşmenin imza tarihinden yaklaşık 10 ay sonra 01.07.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, anılı yazıda mutabakatsızlığın cezadan 9 ay önce tespit edildiği, bu mutabakatsızlığın 20.01.2012 onay tarihli vaziyet planından sonra meydana geldiği, Davacı yanın, davalının otomasyona bağlanmayan yer altı tankına yakıt boşalttığının idare mahkemesi kararı sabit olduğu, tüm bu bilgiler ışığında değerlendirilmesinde anılan 6. Tanktan haberdar olmadığı iddiasına basiretli tacir ve aynı zamanda Dağıtıcı olarak artırılmış özen yükümlülüğüne sahip Davacının dayanmasının kabul edilebilir nitelikte olmadığı, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 29. Maddesi kapsamında Davalı'nın Zarar ve ziyandan sorumluluğunun pompaların eksik mal satması halinden kaynaklandığını düzenlendiği, dava konusu zararın ise EPDK tarafından Davacı'ya Dağıtıcı sıfatıyla denetimden sorumlu olduğu otomasyon sistemine kayıtlı olmayan tank nedeniyle kesilen ceza bedelinden kaynaklandığı, Dosya kapsamında taraflar arasındaki mutabakatsızlığa konulu akaryakıtın Davacı tarafından satılıp satılmadığı hususunun değerlendirilmesinin gerekli görülmesi halinde , taraf defterleri üzerinde inceleme yapmak üzere heyete Mali Müşavir Bilirkişi eklenebileceğinin sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından sunulan 03/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Akaryakıt istasyonlarında yeraltı tank sayısı, bölgede akaryakıt arz ve talebi çerçevesinde yapılan fizibilite etüdü ile belirlenebileceği, bununla beraber vaziyet planında belirtilen motorin için tahsis edilen 5 adet tanka karşılık salt 1 adet tankın benzin için tahsis edilmesinin orantısız olduğu, tank yerleşimlerinde özellikle 6 nolu tankın 220 m açıklıkta otopark alanı yakınında yer almasının uygunsuz ve tehlike alanları dikkate alınmaksızın gözden kaçırılacak şekilde yerleştirilmiş olduğu izlenimi verdiği, ancak 20.01.2012 onay tarihli vaziyet planında 6. Tankın varlığının tespit edildiği, Akaryakıt istasyonunda vaziyet planına göre 4 adet motorin ve 1 adet benzin tankı dışında 6 nolu yeraltı tankının ihbar sonucu ortaya çıkması ile varlığı netleşmiş olarak davacı tarafça bilinir olduğu, otomasyon kurulum tarihinde 6. Tanka ait bilgilerin dağıtıcı bilgisi dışında kalmış olabileceği, ancak Davacının 26.04.2012 tarihli yazısında mutabakatsızlığı cezadan evvelce öğrenmiş olduğu, bu itibarla 6 nolu tankın varlığından haberdar olabileceği, zira otomasyon kurulum tarihi (26.08.2010) ile dosyada bulunan belediyeye sunulan vaziyet Planını onay tarihleri (20.01.2012) arasında önemli bir zaman farkı olduğu, otomasyon tarihi itibariyle geçerli vaziyet planının dosyaya bulunmaması nedeniyle incelenemediği, önceki tarihli vaziyet planının müzekkere ile talep edilmediğinden bu kapsamda net bir sonuca varılmasının bu aşamada mümkün olmadığı, Dava konusu otomasyon dışı kullanıma sokulan 6. nolu akaryakıt tankında denetim esnasında alınan numunelerin Ulusal Marker seviyesinin geçersiz olduğu, bu durumun denetim dışı akaryakıt ticarine bir gösterge olabileceği, Ancak bu hususta üzerinde yapılacak hesap incelemesi ile bir noktaya kadar açıklığa 26.04.2012 tarihli Otomasyon İhlaline İlişkin Bir Kısım Uyarılarımız Hakkında konulu bildirim kapsamında, otomasyon sisteminin sözleşmenin imza tarihinden yaklaşık 10 ay sonra 01.07.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, anılı yazıda mutabakatsızlığın cezadan 9 ay önce tespit edildiği, bu mutabakatsızlığın 20.01.2012 onay tarihli vaziyet planından sonra meydana geldiği, Davacı yanın, davalının otomasyona bağlanmayan yer altı tankına yakıt boşalttığının idare mahkemesi kararı sabit olduğu, tüm bu bilgiler ışığında değerlendirilmesinde anılan 6. Tanktan haberdar olmadığı iddiasına basiretli tacir ve aynı zamanda Dağıtıcı olarak artırılmış özen yükümlülüğüne sahip Davacının dayanmasının kabul edilebilir nitelikte olmadığı, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 29. Maddesi kapsamında Davalı'nın zarar ve ziyandan sorumluluğunun pompaların eksik mal satması halinden kaynaklandığını düzenlendiği, dava konusu zararın ise EPDK tarafından Davacı'ya Dağıtıcı sıfatıyla denetimden sorumlu olduğu otomasyon sistemine kayıtlı olmayan tank nedeniyle kesilen ceza bedelinden kaynaklandığı, dosya kapsamında taraflar arasınd ts konulu akaryakıtın Dava tarafından satılıp satılmadığı hususunun değerlendirilmesinin gerekli görülmesi halinde, taraf defterleri üzerinde inceleme yapmak üzere heyete Mali Müşavir Bilirkişi eklenebileceğini, Mahkeme tarafından 12.05.2023 tarihli celsen in 1 No'lu ara kararı kapsamında ... Belediyesine müzekkere yazılarak; davaya konu taşınmazdaki 2010 yılından itibaren geçerli tüm vaziyet planlarının Mahkememize gönderilmesinin istenilmesne karar verilmiş olup, bu hususta ... belediyesi'n den verilen müzekkere cevabında ... İlçesi Karapürçek Mahallesinde yer alan ... A.Ş.'nin bulunduğu ... Mevkii ... Karayolu 9. Km ... adresinde bulunan taşınmazın Belediye arşivinde yapılan incelemede 2010 yılına ait onaylı projeye rastlanmadığı, taşınmazın dosyasında yer alan 20.01.2012 yılına ait proje haricinde onaysız ve hangi yıla ait olduğu bilinmeyen vaziyet planı yer almakta olduğu, mezkur evrakın posta ile iletildiği belirtildiğini, bu kapsamda heyetimizin dosya kapsamında bu aşamada incelemeleri yine kök rapor minvalinde olacak olup, kök raporda belirtildiği üzere tarafların dayandıkları ticari defterler üzerinde inceleme yapmak üzere heyete Serbest Muhasebeci Mali müşavir Bilirkişi eklenebileceğinin sonuç ve kanaatine varmışlardır.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, otomasyon sistemine bağlanmayan tank sebebi ile ödenen idari para cezasının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen bayilik sözleşmeleri ve kayıtlara göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık dağıtıcı firma tarafından kurulması gereken otomasyon sistemine dahil edilmeyen tank sebebi ile kesilen idari para cezasından dolayı davalının kusurunun ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının ödenen idari para cezasını davalıya rücu edip edemeyeceğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun “Dağıtım” başlıklı 7. maddesinin 6. fıkrası “(Ek fıkra: 25/1/2007-5576/2 md.; Değişik altıncı fıkra: 28/3/2013-6455/39 md.) Dağıtıcı lisansı sahipleri, Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmak ve uygulamakla yükümlüdür. Dağıtıcı lisansı sahibi, Kurumun bu sisteme erişimini sağlar. Kurum; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarının görevlerinin gerektirdiği ölçüde bu sisteme doğrudan erişimini sağlar. Kurum, yukarıda sayılan kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaç duyacağı bilgi ve belgeleri yine görevlerinin gerektirdiği ölçüde verir. Söz konusu sistemi kurmadığı ya da Kurumca belirlenen usul ve esaslara uygun denetimi sağlayamadığı tespit edilen dağıtıcılara 19 uncu maddede öngörülen miktarda idari para cezası uygulanır. Dağıtıcı lisansı sahipleri, bayi denetim sisteminin kurulmadığı veya kurulan sistemin Kurumca yapılan düzenlemelere uygun bulunmadığı tespit edilen bayilere akaryakıt ikmali yapamaz” hükmünü içermektedir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşme tarihi itibariyle 5015 sayılı Kanun’un 7/6. maddesi hükmü ise “Dağıtıcı lisansı sahipleri, Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak petrol satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurar ve uygular” şeklinde idi. Yine sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte olan 5015 sayılı Kanun’un 19-a-4. maddesi uyarınca Kanun’un 7. maddesine aykırılık halinde EPDK tarafından idari para cezası verileceği düzenlenmiştir.
Söz konusu Kanunu düzenlemeler dayanak alınarak 06.07.2007 tarihli ve 26574 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 27.06.2007 tarihli ve 1240 sayılı Kurul Kararı alınmıştır. Söz konusu Kurul Kararının 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde bulunan “Akaryakıt istasyonlarında stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda, günlük olarak izlenebilmesine yönelik bir istasyon otomasyon sistemi kurar. Merkez bağlantısı olan istasyon otomasyon sistemi ile bayilerindeki akaryakıt alım satım hareketlerini izler ve raporlar. Kayıt dışı ikmal ve satış tespit edilmesi halinde Kurumu derhal bilgilendirir.” hükmü gereği otomasyon sistemleri kurma ve uygulama yükümlülüğü dağıtıcı lisansı sahiplerine verilmiştir. Söz konusu yükümlülük akaryakıt istasyonları için 30.06.2011, sabit köy pompaları ve tarımsal amaçlı satış tankerleri için 30.09.2011 tarihinde başlamıştır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 4 üncü maddesinin 1 inci ve 2 inci fıkraları ile 1240 sayılı Kurul Kararının mülga 5 inci maddesinin 9 uncu, 10 uncu ve 14 üncü bendine aykırı hareket etmesinden 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca istasyonda otomasyon sistemi bulunmamasına rağmen satış yapması nedeniyle bayii hakkında idari para cezası uygulanacağı anlaşılmıştır.
Görüldüğü gibi 5015 sayılı PPK ve EPDK tarafından alınan kararlar uyarınca otomasyon sistemi kurulumu hususunda yükümlülük dağıtıcı lisansı sahiplerinde olup sözkonusu yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde hem dağıtıcı lisansı sahibi hem de bayinin idari yaptırımlarla cezalandırılması öngörülmüştür.
Toplanan tüm delillerden somut olayda; taraflar arasında 03.09.2010 tarihinde Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ile 02.03.2015 tarihinde Bayilik Protokolü imzalandığı, sözleşme ve protokol metni beyaz Ürün ve LPG bayiliğini kapsadığı, ... Belediyesinden alınan vaziyet planında yer alan yer altı tanklarının konumlarının belirtildiği ve 5 adet beyaz ürün ile 1 adet lpg tankının bulunduğu ayrıca 300 metre uzaklıkta 15.000 litrelik motorin tankının bulunduğunun plandan açıkça anlaşıldığı, 26.08.2010 tarihinde 6. Tank hariç diğer tankların otomasyon kurulumunun yapıldığı, otomasyon dışı 6. Tankın ise 21.05.2013 tarihinde otomasyon kapsamına alındığı, EPDK bayilik lisans belgesinin 31.10.2008 tarihinde verildiği, 25.01.2013 tarihli kolluk tarafından ihbar üzerine yapılan denetimde otomasyon dışı tanka ... plakalı araçla dolum yapıldığına dair tespit yapıldığı, 25.01.2013 tarihli EPDK yetkilileri tarafından Otomasyon dışı ana üniteden 220 m uzakta olup vaziyet planında mevcut olmayan 6. tanka alınan ürünün ... tespitinin yapıldığı ve Ulusal Marker seviyesinin “geçersiz “ olduğunun tutanakla tespit edildiği, otomasyon dışı tanka ... plakalı araçla yapılan akaryakıt dolumuna ilişkin 20.01.2013 tarihinde davacı tarafından fatura düzenlendiği, fatura konusu satışa dair bir itirazın bulunmadığı, davacı'nın 26.04.2012 tarihinde “Otomasyon İhlaline İlişkin Bir Kısım Uyarılarımız Hakkında” konulu yazısını ile yazı tarihi itibari ile mutabakatsızlık tespit edildiği, davacı'nın EPDK tarafından kesilen cezadan çok önce mutabakatsızlıktan haberdar olduğu anlaşıldığı, davalı tarafından keşide ettiği ihtarname ile ısrarlı taleplerine karşın bugüne kadar sahaları içerisinde mevcut bulunan Kamil Koç Dinlenme tesislerinde yer alan yer altı tankı ve pompa için otomasyon sistemi kurulmadığı ihtar edilmiş olup davacı tarafından Nisan 2012 de bilinen mutabakatsızlıktan 1 sene sonra otomasyon işlemlerine başlandığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan bize geri cevapları ve toplanan delillerden, davaya konu olan 6 tankın otomasyon sistemine bağlanmasının davacı dağıtıcı lisans sahibine ait olduğu 6 nolu tankın 220 metre açıklıkta otopark alanı yakınında bir yer almasının olağan bir durum olmadığı, yine kolluk tarafından 25.01.2013 tarihinde yapılan denetim esnasında ... plakalı araç ile dolum yapıldığı ve alınan örneklerde ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından bu satışa ilişkin olarak 20.01 2013 tarihinde fatura düzenlendiği dikkate alındığında 6. tank konusunda bilgilendirilmediklerinin veya gerekli belgelerin eksik verildiğini yönünde savunma yapılamayacağı, söz konusu tankın Vaziyet planında yer aldığı mevzuat gereğince lisans sahiplerinin kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemini kurmak ve uygulamakla yükümlü oldukları bu yükümlülüğün bayide sürekli denetim gerektirdiği, aynı zamanda taraflar arasında yapılan ihtarnamelerden de anlaşılacağı üzere mutabakatsızlığın cezadan çok daha önce davacı tarafça bilindiği mutabakatsızlıktan bir sene sonra otomasyon işlemlerine başlandığı görülmüş olup bu durumu arttırılmış özen yükümlülüğüne sahip dağıtıcı lisans sahibi için kabul edilebilir nitelikte olmadığı, dosyada idari para cezasının salt davalının yanıltıcı ve aldatıcı hareketleri ile meydana geldiğine dair somut bir delilin bulunmadığı, otomasyon sistemine dahil edilmeyen tanka dağıtıcı firma tarafından dolum yapılması ve mutabakatsızlığın taraflarca bilinmesi dikkate alındığında dağıtıcı firmanın durumu bilerek hareket etmiş olduğu, yine 5015 sayılı PPK ve EPDK tarafından alınan kararlar uyarınca otomasyon sistemi kurulumu hususunda yükümlülük dağıtıcı lisansı sahiplerinde olup sözkonusu yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde hem dağıtıcı lisansı sahibi hem de bayinin idari yaptırımlarla cezalandırılması öngörüldüğü dikkate alındığından davalının otomasyon sistemine dahil edilmeyen tank sebebi ile kesilen idari para cezasından dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, davacının ödenen idari para cezasını davalıya rücu edemeyeceğinden davanın reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken harç 269,85 TL olmakla peşin ve ıslah harcından mahsubu ile artan 14.246,04TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 123.500,00TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.360,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin ile davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 15/12/2023
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.