T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/130 Esas
KARAR NO: 2024/326
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/03/2023
KARAR TARİHİ: 26/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 01/03/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sahibi ve tek imza yetkilisi dava dışı Op. Dr. ... ... ile davalı şirket arasında, 28.04.2022 tarihli Hekim- Hastane Hizmet Satınalma Sözleşmesi akdedildiğini; iş bu sözleşme gereği, davalı şirket ile Dr. ... ... kapsamı Sözleşmede belirtilen hekimlik hizmetlerinin davalı hastanelerde verilmesi konusunda mutabakata vardığını, davalı Hastane de sözleşmede kararlaştırılan sabit ücret ve belirlenen oran karşılığında müvekkili tarafından düzenlenecek hizmet bedel faturasına istinaden ödeme yapacağını, bu sebeple işbu sözleşmenin akdinin akabinde müvekkili asil tarafından ... kurulduğunu, sözleşmeye konu hizmetlere ilişkin faturalar bu şirket üzerinden düzenlendiğini ve ödendiğini, taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin 5. Maddesinde sözleşme bedeli ve ödeme şekli düzenlendiğini, müvekkiline her ay fix ödenecek 60.000,00+KDV sabit hak ediş ücretinin yanı sıra 5.1.alt bendinde düzenlendiği üzere, "Ayaktan ve Yatarak tedavilerde KDV hariç cirodan eğer var ise özellikle malzeme ve ilaç düşüldükten sonra kalan tutarın %30u (doktora hizmet bedeli olarak ödeneceğini, sözleşmenin işbu 5. maddesinde belirlenen hakediş ücreti sabit olup müvekkilinin hastanede bulunması karşılığı olarak kararlaştırıldığını, hastaneye hasta getirmek davalı hastanenin sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin 5. Madde kapsamında düzenlenen ücreti hiçbir hasta bakmasa da hak kazanacağını, işbu husus Sözleşmenin 4.3. Maddesinde de açıkça belirtildiğini, müvekkili ... Hastanesi tarafından planlanan hasta randevularına uygun iş planlaması yapacağını, işbu maddeye göre davalı hastane, hastanesine başvuran hastalar için müvekkili ile randevu ayarlayacak ve müvekkil de Sözleşmenin 2. maddesi gereği, haftaiçi 08.00-18.00 Cumartesi 08.00-18.00 saatleri arasında hastanede bulunarak davalı tarafından planlanan randevular gereği hastalara sağlık hizmeti sunacağını, hasta bulma yükümlülüğü davalı hastanede olduğunu, müvekkilinin hasta görüp görmediğine bakılmaksızın hastanede bulunduğu süre için aylık sabit 60.000,00+KDV sabit ücrete hak kazanacağını, sözleşme gereği müvekkilinin kendi hastalarını getirme izni ve sorumluluğu bulunmamaktadır, taraflar arasında akdedilen sözleşme 18.07.2022 tarihi itibariyle başladığını, müvekkili şirket Sözleşme gereği davalı hastaneye sağlık hizmetleri sunduğunu, 30.09.2022 Cuma günü saat 16.00'da davalı hastane grup operasyon direktörü (COO) ... tarafından şifahen, müvekkili şirket sahibi Dr. ... ...'a taraflar arasındaki Sözleşmenin sonlandırıldığı bildirildiğini ve şartları oldukça ağır olan bir fesih protokolü imzalatılmak istendiğini, bunun üzerine müvekkili şirket sahibi Dr. ... ..., Sözleşmenin sona erdirildiğine dair yazılı belge talebiyle 03.10.2022 Pazartesi günü saat 09.29 'da davalı hastane grup operasyon direktörü (COO) ... 'e e-posta attığını ve cevap gelmemesi üzerine aynı gün saat 14:10'da tekrardan hatırlatma maili gönderdiğini, ancak bu kez anılan maile cevaben davalı hastane yetkilisi, iş sözleşmesinin feshedilmediği yönünde bildirimde bulunduğunu, davalı hastanenin işbu cevabi e-postası üzerine müvekkili, ertesi gün 04.10.2022 sabahı iş başı yapmak üzere davalı hastaneye gittiğini, ancak davalı hastane tarafından müvekkilinin hasta bakmasına "artık çalışanları olmadığı" iddiasıyla izin verilmediğini, ayrıca kendisine doktor toplanma odasından ayrılması yönünde mükerrer olarak yüksek sesli ikazlarda bulunulduğunu, müvekkilinin tüm çabalarına rağmen sözleşmeyi feshettiklerine dair yazılı belge vermeyen davalı hastane, müvekkilinin işyerine girişini ve faaliyette bulunmasını engellediğini, bunun üzerine müvekkili Dr. ... ... bir şahit eşliğinde tüm bu yaşananları tutanak altına alarak davalı hastaneden ayrılmak durumunda kaldığını, davalı hastane tarafından her nekadar yazılı olarak bildirilmese de şifahen müteaddit kereler Sözleşmenin feshedildiği beyan edildiğinden müvekkili şirket, ... Noterliğinin 05.10.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek sabit hakediş ücreti ile cezai tazminat bedellerinin ödenmesini talep ettiğini, davalı hastane tarafından iş bu ihtarnameye karşı cevabi ihtarname gönderilerek tüm yaşananlar inkar edilmek suretiyle işi Sözleşmeyi müvekkilinin feshettiğine getirilmeye çalışıldığını, akabinde davalı hastane, müvekkili tarafından düzenlenen 07.10.2022 tarihli faturayı ... Noterliğinin 13.10.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile iade ettiğini, müvekkili, ... Belediyesi İlçe Sağlık Müdürlüğüne başvurarak çalışma kaydını talep ettiğini, ancak davalı hastanenin müvekkili ile olan sözleşmesini İlçe Sağlık Müdürlüğüne bildirmediğini öğrendiğini, müvekkili şirket sahibi Op. Dr. ... ..., davacı tarafla akdettiği sözleşmeye güvenerek masraf ederek şirket açtığını, davalı taraf, akdedilen sözleşme şartlarına uymadığını ve müvekkili ile olan sözleşmesini hukuka aykırı olarak feshettiğini ve müvekkiline işbaşı yaptırtmadığını, müvekkili yapmış olduğu onca masraf ve emeğin boşa gitmemesi ve taraflar arası kurulan anlaşmanın süregelmesi adına davalıların çelişkili tutumları karşısında iyiniyetle sabrederek işyerine gittiğini, ancak iyiniyetli davranışının karşılığını alamadığını, müvekkili, sözleşmeye konu hakediş ücretinin tahsili için 07.10.2022 tarihli faturayı dayanak göstererek .... İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalı hastane işbu borca itiraz ettiğini, davanın kabulü ile 66.617,51-TL. alacaklarının icra takibi tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili zımnında; davalı tarafın .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasına vaki kötüniyetli itirazının iptali ile % 20’dan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve icra takibinin kaldığı yerden devamına, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 04/04/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle;
sözleşme fesih iradesi bizzat davacı şirket yetkilisi tarafça gerek dava dilekçesinde de ismi geçen ... 'e ve gerekse de sair personele kurum içerisinde çeşitli ortamlarda dile getirildiğini, hizmet işbirliğinin müvekkili tarafından feshedildiğine dair beyanlar gerçeği yansıtmadığını, kendisine planlanan hasta randevularının ve operasyonların mevcudiyeti ifade edilerek bu yönde bir davranışla bu planlamaların aksayacağı ve kurumun zarara uğrayacağı ifade edildiğini, şayet bu yönde gitme iradesi var ise de planlanmış hasta randevularının gerçekleştirilerek , bu talebinin değerlendirilmesi teklif edildiğini, husus kendisiyle mail yazışmasında da açıkça ifade edildiğini, 30.09.2022 tarihinde görev saatleri dahilinde kurumu terk ettiğini, bu şartlar altında işbirliğinin müvekkili tarafından tarafımızdan feshedildiği yönündeki beyan kabul edilemeyeceğini, taraflar arasında gelişen süreç, davacı şirket yetkilisinin fesih iradesini 22.09.2022 tarihinde, takip eden günde birdaha kuruma gelmemek üzere gerçekleştireceği yönündeki beyanına istinaden gerçekleştiğini, bahsi geçen irade, planlanmış tüm operasyonları ve hasta randevularını alt üst edecek mahiyette olduğundan; kendisiyle yapılan görüşmelerle 22.09.2022 yi takip eden günde zoraki ikna olarak takip eden günde de kuruma gelerek operasyonları gerçekleştirmesi ile sonuçlandığını, davacı, 22.09.2022 tarihinde takip eden günlerde gelmeyeceğine dair beyanından önce dahi gerek İnsan Kaynakları ve gerekse de diğer hastane yöneticilerine olmak üzere fesih iradesi ve göreve devam etmeyeceğini defaten belirttiğini, davacı yetkilinin, ayrılma iradesinde ısrarcı olduğu anlaşıldığında ise çok doğal ki hasta planlamalarını aksatmaksızın ve geçmiş operasyonlarının da tıbbi sorumluluğunu üstleneceği şekilde, en azından Eylül ayı sonuna dek planlamaların yapılıp ay sonu itibarıyla bu düzende anlaşmalı olarak işbirliğinin sonlandırılması önerildiğini, bu davranış, müvekkilinin fesih iradesi olmadığını, aksine davacı tarafça kullanılan fesih hakkının ayrılma talebinin düzene bağlanmış şekilde gerçekleşmesini temine yönelik olduğunu, 03.10.2022 tarihli davacı maili ve devamında 04.10.2022 tarihli mail ile buna cevap ve süregelen yazışmalarda ise davacı tarafça yaratılmaya çalışılan algı; sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğinin kabul ettirilmeye çalışılması ve bu yönde algı oluşturmaya yönelik davranışlarda bulunulması olduğunu, sözlü ve yazılı olarak sözleşmenin müvekkili tarafından feshedilmediğini, aksine davacı tarafın fesih iradesinin işbirliğini bu noktaya getirdiği belirtilmekle; bu kere davacı taraf "sözleşmem feshedilmediği için kuruma işimin başına gittim ancak çalışmama müsaade edilmedi" ifadesiyle aksi yönde algı yaratma girişimlerine devam ettiğini, kuruma yabancı ve 3.kişi statüsünde biri ile birlikte geldiğini, o kişi ile aynı ortamda hasta muayenesine girme isteğinin abesliği tartışmasızdır ki, bizzat bu yaşandığını, müvekkili, sözleşme hükümlerine aykırı fesih iradesi nedeniyle davacının gerçekleştirmesi planlanan operasyonların gerçekleştirilememesinin sonuçlarını yönetmek zorunda kaldığını, operasyonları için avans ödemeleri gerçekleştiren hastaların bedel iadelerini yapmak mecburiyetiyle karşı karşıya kaldığını, davacı yan davaya konu 07.10.2022 tarihli fatura alacağını tahsil talebi ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2022 / ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinde bulunduğunu, icra takibine tarafınca, dayanak faturada yer alır ve sair hiçbir borçları olmadığından bahisle, takibe, asıl alacağa, faize ve diğer tüm ferilere itiraz edildiğini, davacı takibe dayanak 07.10.2022 tarihli fatura bedelinin tahsilini talep etmekte ise de imza atılmamış fatura tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, E-Arşiv fatura matbu fatura gibi VUK ve diğer vergi kanunu hükümleri doğrultusunda düzenlendiğini, müvekkili şirket hasta memnuniyetini ön planda tutan ve kesintisiz hizmet veren bir sağlık kuruluşu olduğunu, davacının davranışları hasta ve yakınlarında memnuniyetsizlik ve olumsuz kanılara sebebiyet verdiğini, müvekkili zor durumda barıktığını ve müvekkilini maddi-manevi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davacı, müvekkilinin imaj ve prestijine zarar verdiğini, hastaların ve müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını, davacı ile müvekkili arasındaki ticari işbirliği, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak sona erdirildiğini, davacı iddiaları, davacının cezai şart ödemekten imtina etmek iradesinden kaynaklandığını, Davacının sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmek sureti ile müvekkiline ödemekle yükümlü olduğu cezai şart tutarı olan 200.000,-TL karşısında, takas / mahsup haklarının mevcudiyetini ve yargılamada bu hususun da dikkate alınması gereğini, müvekkilinin davacıdan sözleşmesel cezai şart nedeniyle alacaklı olduğunu, davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :
... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra dosyası, sözleşme, ihtarname, fatura, e-posta, BA/BS formu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 20/12/2022 tarihinde 64.800,00TL faturadan kaynaklı asıl alacak ve 1.817,51TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 30/12/20221 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... ile Bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Davacı şirketin 2022-2023 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, ancak kapanış tasdiklerinin mevcut olmadığı, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil niteliğine haiz olamayacağı hususunda Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davalı şirketin 2022-2023 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerine göre Davalı şirketten 64.260,00-TL tutarından alacak bakiyesinin olduğu , Davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerine göre Davacı şirketten 540,00 TL tutarında alacaklı olduğu, Davacı şirketin sözleşme gereğince düzenlediği 07.10.2022 tarihli ... no'lu 64.800,00 TL tutarındaki e- arşiv fatura tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve Davalı şirketin bu faturaya istinaden düzenlediği 21.11.2022 tarihinde ... no'lu 64.800,00-TL tutarındaki iade e-arşiv faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi incelemesine davalı şirket davacı şirkete düzenlediği iade e arşiv faturanın tebliğine ilişkin belge sunmamıştır. Davalı şirket davacı şirkete Türk Ticaret Kanunu'nun "Fatura ve teyit mektubu" başlıklı 21. Maddesi'nin iade faturasını 8 gün yasal süresi içerisinde düzenlemediği görülmüştür. Davalı şirketin 16.09.2022 tarihindeki 540,00-TL tutarındaki fazla ödemesi davacı şirketin alacak bakiyesinden düşüldüğünde davalı şirketten 64.260-TL tutarında alacaklı olduğu ve 1.669,44-TL tutarında işlemiş faiz talep edebileceği..." görüş ve kanaatlerini bildirmiştirler.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari sözleşme nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasında taraflar arasındaki 28.04.2022 tarihli hekim-hastane hizmet satın alma sözleşmesi ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı 28.04.2022 tarihinde taraflarca imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden doğan 07.10.2022 tarih ... numara 64.800,00 TL tutarlı faturadan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, taraflar arasında 28.04.2022 tarihinde hekim-hastane hizmet satın alma sözleşmesi imzalandığı, davacı ve davalı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirketin e-faturayı düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturayı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, davaya konu faturanın davalının ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalının 21.11.2022 tarihinde düzenlediği iade faturasının davacı şirketin kayıtlarında bulunmadığı, davalı şirketin iade faturasının davacıya tebliğine ilişkin bir belgenin sunulmadığı, kaldı ki iade faturasının TTK 21 maddesi gereğince 8 günlük yasal süresi içerisinde düzenlenmediği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan incelemede TTK'nun 21/2. Maddesi uyarınca yasal süre içerisinde iade etmediği ve fatura içeriğinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiğinden davacının alacağını ispat etmiş olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin feshine dair iddiaların incelenmesinde, doktor ... ...'ın 04.10.2022 tarihinde hastaneye gelmiş olduğu, davalının cevap dilekçesinde de doktor ... ...'ın yanında bir kişi ile geldiğini beyan ettiği, tutulan tutanaklardan çalıştırılmadığı anlaşılmış olup sözleşmenin davalı şirket tarafından sona erdirildiği, taraflar arasında sözleşme ve ticari ilişki bulunması ve faturanın defterlere kaydedilerek süresinden sonra itiraz edilmiş olması sebebi ile HMK 222 gereği davacının alacağını ispat ettiği anlaşıldığından davalının, davacıya toplamda 64.260,00TL tutarında asıl alacak ve 1.669,44TL işlemiş faiz yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın kısmen iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: %98,96 )
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 64.260,00TL asıl alacak ve 1.669,44TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 65.929,44TL üzerinden takip talebindeki şartlarda kaldığı yerden DEVAMINA,
2- Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 12.852,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 4.503,64TL nispi karar harcından peşin yatırılan 804,58TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 3.699,06-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 804,58-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 5.661,50-TL yargılama giderinin kabul oranına göre 5.602,62TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 688,07 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
10-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin 3.087,55TL sinin davalıdan, 32,45TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/04/2024
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.