T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/146 Esas
KARAR NO: 2024/464
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 08/03/2023
KARAR TARİHİ: 14/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 20.09.2022 tarihinde sürücülüğünü ... ... isimli şahsın yaptığı ... plakalı araç ile sürücülüğünü ... 'nın yaptığı ... plakalı aracın çarpışması sonucu çift taraflı yaralanmalı-ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, olay neticesinde ... ..., ... hayatını kaybettiğini, ... , ... ve müvekkili ... ... ağır şekilde yaralandığını, kazada ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi bulunan ... plakalı aracın asli kusurlu olduğunu, olay yerinde tutulan kaza tespit tutanağına göre sürücü ... ...'ün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/d, 48, 56/c, 52/b maddelerindeki kuralları ihlal ettiğini ve 2,09 promil alkollü olduğu tespit edildiğini, yapılan araştırmalara göre 0,50 promilde alkol alanların kaza yapma riskinin 2 kat, 100 promilde 10 kat 150 promilde ise 25 kat artış gösterdiği tespit edildiğini, davalı tarafın olay esnasında 2,09 promil alkollü olduğu göz önüne alınırsa davalı tarafın kaza esnasında güvenli araç sürme yetisini kaybetmiş olduğunu, insanların hayatını tehlikeye atacak şekilde araç kullandığını ve kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu açık olduğunu, davalı tarafın asli ve tam kusurlu olduğu ... Cumhuriyet Başsavclığı tarafından, trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, bilirkişi raporuna göre ... plakalı araç sürücüsü ... ... KTK'nun 48, 56/c, 52/b ve 84/d maddelerini, ve Krayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97 ve 107. maddelerini ihlal ederek somut kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporuna göre sürücü ... ...'nın, somut kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı da belirtildiğini, davalı tarafın kazanın meydana geldiği yolda seyir halindeyken yola gereken dikkat ve özeni göstermediğini, hızını yol hava ve trafik durumuna göre ayarlamadığını ve önündeki araçla takip mesafesini korumadığından kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, meydana gelen kazada ... plakalı aracın içinde yolcu olarak bulunan müvekkili ... ... ağır yaralanarak ... ... İlçe Devlet Hastanesinde tedavi altına alındığını ve daha sonrasında da bakıma muhtaç hale geldiğini, halen yürüyemediğini ve lavabo ihtiyacını dahi karşılayamadığını, kaza sonucu müvekkilinin yüzünde sabit iz kaldığını, bu durum da müvekkilinin psikolojisini olumsuz etkilediğini, kaza sonrası müvekkilinin psikolojisinin önemli ölçüde olumsuz olarak etkilendiğini, olayın tesirinin hala devam ettiğini, müvekkilinin halen hem bedenen hem de ruhen acı çektiğini, hala bakıma muhtaç bir halde olduğu da göz önüne alınırsa müvekkilinin kazadan sonra hayatı alt üst olduğunu, müvekkilinin kazadan sonra çalışma gücünü de kaybettiğini, başkalarına muhtaç hale geldiğini, bu nedenlerle ekonomik olarak sıkıntılar çeken müvekkilinin sıkıntıları halen devam ettiğini ve kendi geçimini sağlama konusunda zorluklar yaşadığını, davalı ... Sigorta A.Ş. ile müvekkili arasında ... Arabuluculuk Bürosunun 2023/... dosya numarası ile arabuluculuk görüşmeleri sağlandığını, son tutanağın anlaşamama ile sonuçlandığını, tüm bu sebeplerle; müvekkili ... ...'nın trafik kazasında yaralanması sebebiyle şimdilik; sürekli sakatlık tazminat bedeli için 500,00-TL, geçici maluliyete ilişkin tazminat bedeli için 500,00-TL, geçici bakıcı giderleri için 500,00-TL olmak üzere şimdilik toplam 1.500,00-TL tazminat bedelinin kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, davacının usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığını, davanın usulen reddi gerektiğini, HMK madde 114 uyarınca tarafları ve konusu aynı olan bir davanın tespiti halinde davanın reddi gerektiğini, savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınması gerektiğini, raporda trafik kazası ile maluliyet arasında illiyet bağının tespit edilmiş olması gerektiğini, şayet ölüm söz konusu ise bu durumda da yine illiyet bağının tespiti gerektiğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu maluliyet taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı talepleri trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, ilgili giderlerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, bakıcı gideri tazminatının kişi başı teminat limiti ile sınırlı olarak sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, davacının bakıcı gideri ihtiyacı olması halinde bakıcı gideri için hesaplanacak tazminat ve maluliyet için hesaplanacak tazminat tutarları toplamı en fazla kişi başı teminat limiti kadar olacağını, bu hususun kaza tarihini kapsayan, sigorta sözleşmesinin devamı niteliğinde olan genel şartlarda açıkça belirtildiğini, tedavi süreci için talep edilen bakıcı gideri bakımından; sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ...nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, dolayısıyla, müvekkili şirketin sağlık gideri teminatı bulunmadığını, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, tüm bu sebeplerle; haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, 20/092022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının maluliyetinin oluşup oluşmadığı, zarara uğrayıp uğramadığı, bu trafik kazası nedeniyle tarafların kusur durumunun ne olduğu, davacının sürekli, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatının varlığı ve miktarı, faiz türü ve başlangıcından ibaret Tazminat davasıdır.
Davacı vekilinin 17/01/2024 tarihli duruşmaya e-duruşma üzerinden katıldığı ve bir sonraki duruşmadan haberdar olduğu halde 13/03/2024 tarihli duruşmaya mazeretsiz bir şekilde gelmemiş, bunun üzerine dosyanın HMK m 150 gereği işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK' da “işlemden kaldırma” madde 150/4’te "Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." şeklinde düzenlenmiştir.
Davacının davasının işlemden kaldırıldığı tarih olan 13/03/2024 tarihinden itibaren yasal 3 aylık süre içinde dosyanın yeniden işleme konulması dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla HMK 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasını işlemden kaldırılma tarihinden itibaren 3 ay içinde yenilemediği anlaşıldığından DAVANIN 6100 Sayılı Kanunun 150.md/5 f UYARINCA AÇILMAMIŞ SAYILMASINA;
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin yatırılan 179,90-TL harçtan mahsubu ile 247,70-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 1.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, dosya üzerinden dava değeri itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 14/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.