T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/2 Esas
KARAR NO : 2024/787
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2023
KARAR TARİHİ : 06/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 02/01/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın, ... ait ... San ve Tic Ltd.Şti Keşide yeri ... olan 22.12.2022 Keşide tarihli ... hesap numaralı , ... seri nolu,130.000-TL bedelli çeki .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası ile icraya koyduğunu ve dava tarihi itibariyle ilgili icra dairesinden herhangi bir tebligatın müvekkil firmaya ulaşmadığını, tebligat yapılmaksızın haciz süreleri dolmadan 02.01.2023 tarihi itibariyle müvekkili firma hesaplarına ve malvarlığına blokeler ve hacizler konulduğunu, ilgili icra emri ve takip talebi incelendiğinde ihtiyati haciz kararı alındığına dair bir emare bulunmadığını ve ihtiyati haciz kararına ulaşılamadığını, ilgili çek hakkında ... Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/... Esas sayılı çek iptali davası bulunduğunu, davalı tarafın iptal edilen çek üzerinde sonradan cirantalar yapmak ve çek üzerinde sahte imzalar atmak suretiyle çek ile oynamışlar ve son olarak çek iptal kararı olan bu çeki icraya koyduklarını ve ihtiyati haciz kararı aldıklarını, bunun sonucu olarak da müvekkili firmanın tüm hesaplarına haksız ve hukuksuz olarak blokeler konulduğunu, davalı taraf hakkında ve ilgili diğer kişiler hakkında suç duyurusunda bulunma hakları saklı tutmak kaydıyla gerekli tedbirler alınmadığı takdirde meydana gelmesi kaçınılmaz olan zararlar göz önünde bulundurulduğunda öncelikle teminatsız ancak sayın mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığında ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra dosyasında icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 19/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı, dava konusu çekin keşidecisi olup çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, davacının iddiası .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... E. sayılı dosyasıyla çekin iptaline karar verildiği yönünde olduğunun, yani dava konusu çekle ilgili bir iptal kararı bulunmayıp, çekin keşidecisi olan davacının dava konusu çek nedeniyle davalıya karşı sorumluluğu devam etiğini, dava konusu çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre davalı yetkili ve meşru hamili olup, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle davalının çekin evveliyatıyla ilgili bir. Bilgisi bulunmadığını, davalı çekte ödeme yasağı bulunduğunu çeki bankaya ibraz eden dava dışı ... 'nun çeki davalıya iade etmesiyle öğrendiğini ve bu nedenle iyi niyetli olduğunu, sonuç olarak çekin keşidecisi olan çekteki imzasına bir itirazı bulunmayan ve mutlak ya da şahsi bir defi ileri sürmeyen davacı, dava konusu çek nedeniyle davalıya karşı sorumlu olup davanın reddini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER : .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Serbest mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Dava konusunun, davalı tarafın takibe konu ettiği ... bankasına ait keşide yeri ... olan 22.12.2022 Keşide tarihli ... hesap numaralı, ... seri nolu, 130.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacı yanın .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. sayılı takip dosyasından borçlu olmadığının tespiti ve menfi tespit talebinden ibaret olduğu, dava dışı ... Hastane San. Tic. Ltd. Şti. tarafından hasımsız olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasında dava konusu çek hakkında çek iptali davası açılarak çekin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesi talep edildiği, mahkemenin 23.03.2023 tarihli gerekçeli kararında ise ... şirketi vekili tarafından .... ATM 2023/... Esas sayılı dosyasından istirdat davası açıldığından dava konusu çek hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verildiği, Mahkemece celp edilen BA-BS kayıtları incelendiğinde davacının dava konusu çeki keşide ettiği ... şirketi ile ticari ilişkisinin bulunduğu, yine ... şirketi tarafından dava konusu çekin ciro edildiği dava dışı ... şirketi ile ticari ilişkisinin bulunduğu, davalı yanın BA-BS bildirimlerine göre herhangi bir firma ile fatura alışverişinin bulunmadığı yine dosya içeriğindeki belge ve verilere göre davalı ... ... ile davacı arasında mevcut ve geçerli bir ticari ilişkinin bulunmadığı görüldüğü, Netice itibariyle dosya içeriği mali verilere göre davalı tarafından takibe konu edilen ... A.Ş. Bankası ... şubesine ait ... seri numaralı 22.12.2022 keşide tarihli 130.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı davacının borçlu olmadığının görüş ve kanaatine varılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından davacı ve diğer dava dışı kişiler hakkında 130.000,00TL asıl alacak 13.000,00TL çek tazminatı, 224,38TL işlemiş faiz, 390,00TL komisyon olmak üzere 143.614,38TL üzerinde takip başlatıldığı görülmüştür.
... İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davaya konu çek hakkında dava dışı ... şirketi tarafından imzaya itiraz edildiği ve yapılan bilirkişi incelemesi sonrasında takibe konu çekteki 2. Ciro imzasının şirket temsilcilerine ait olmadığı tespit edilmiş ve davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasında, ... ... ... şubesine ait 22.12.2022 keşide tarihli, ... seri numaralı 130.000,00 TL bedelli çekin çalındığından bahisle keşideciye başvurulamayacağından bahisle menfi tespit istemine ilişkindir. İcra dosyasına göre tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır.
Menfi tespit davası ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında ve ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi icra takibinden sonrada ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür.
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemenin, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükelleftir.
Dosya kapsamında toplanan delillerden somut olayda; davacı taraf... ... ... şubesine ait 22.12.2022 keşide tarihli, ... seri numaralı 130.000,00 TL bedelli çekte dava dışı lehdara ait imzanın lehdara ait olmadığını, lehdar cirosunun sahte olduğunu, ciro zincirinde kopukluk olması sebebi ile kopukluktan önceki lehdar ve keşideciye başvurulamayacağını savunmuştur. ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/1121 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davaya konu çek hakkında dava dışı ... şirketi tarafından imzaya itiraz edildiği ve yapılan bilirkişi incelemesi sonrasında takibe konu çekteki 2. Ciro imzasının şirket temsilcilerine ait olmadığı tespit edilmiş ve davanın kabulüne karar verildiği görülmüş olup dava dışı ... şirketine ait çekteki 2. Ciro imzasının sahte olduğu anlaşılmıştır. Tarafların ve çekte cirosu bulunan ilgili şirketlerin ticaret sicil müdürlüğü ve vergi kayıtları üzerinde mahkememizce yapılan inceleme ile davacı ile davalı ve diğer kişiler arasında dava konusu çeklere dayalı mevcut bir ticari ilişkinin bulunmadığının tespit edildiği, celp edilen BA-BS kayıtları incelendiğinde
davacının dava konusu çeki keşide ettiği ... şirketi ile ticari ilişkisinin
bulunduğu, yine ... şirketi tarafından dava konusu çekin ciro edildiği dava
dışı ... şirketi ile ticari ilişkisinin bulunduğu, davalı yanın BA-BS
bildirimlerine göre herhangi bir firma ile fatura alışverişinin bulunmadığı yine
dosya içeriğindeki belge ve verilere göre davalı ... ... ile davacı arasında
mevcut ve geçerli bir ticari ilişkinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi raporu ile de davaya konu çekin davacı ve dava dışı ... şirketi arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenerek verildiği, ... şirketi tarafından dava dışı ... şirketine ciro edildiği, diğer kişi ve şirketler ile herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davalı ve diğer cirantalar tarafından dava konusu çeklerin haklı olarak iktisap edildiğini ispata yarar belge ve ticari kayıtların sunulmadığından dava konusu çeklerin ticari ilişki kapsamında davalının eline geçmediği, haksız iktisap suretiyle ele geçirilen çeklerin davalı tarafından haksız şekilde tahsil edilmeye çalışıldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/11/2021 tarih 2017/19-2738 Esas, 2021/1513 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği haliyle davalının dava konusu çekleri ticari ilişki kapsamında elde ettiğini ortaya koyamadığı ve dava konusu çeklerin haksız şekilde iktisap edilmek suretiyle tahsile çalışıldığı, davalının yetkili hamil olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne ve emsal dosyalarda da çeklerin haksız bir şekilde ele geçirilerek tahsiline çalışıldığı ve davalıların aynı benzer kişiler olduğu anlaşıldığından kötüniyet tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasında ... ... şubesine ait 22.12.2022 keşide tarihli, ... seri numaralı 130.000,00 TL bedelli çek nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-28.722,87TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 8.880,30TL nispi karar harcından peşin yatırılan 2.220,08TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 6.660,22TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 6.011,58TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 06/12/2024
Katip ...
e-imza *
Hakim ...
e-imza *
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.