T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/235 Esas
KARAR NO : 2024/815
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/04/2023
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 12/04/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... Plakalı araç, 19.06.2021 tarihinde ... istikametinde giderken motor kısmında çıkan yangından dolayı tamamıyla yandığını, itfaiye raporunda belirtildiği üzere, yangının söndürülmesine müteakip yapılan inceleme sonucunda, seyir halinde ... plakalı ... marka aracın motor kısmındaki elektrik kablolarından geçen elektrik enerjisi herhangi bir sebeptendolayı (aşırı yüksek, gevşek bağlantı, nötr-faz teması)ısı enerjisine dönüşmesiyle yangın başlangıç olayının meydana geldiğinin kanaatine varıldığını, ... plakalı araca ... sayılı kasko poliçesine yaptıkları hasar dosyası açtırma başvurularına ... sigorta olumsuz dönüş yaptığını, kaza sonrası kasko şirketine başvuruda bulunan müvekkili, kasko şirketi ve acentanın biribiri ile olan anlaşmazlıklarından dolayı müvekkilinin kasko poliçesini isteği dışında bilgi verilmeden iptal edildiği anlaşıldığını, müvekkili zararların tazmini için 25.08.2021 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğunu, komisyon müvekkilu lehine 303.000,00 TL tazminata hükmettiğini, karara karşı davalılar itiraz ettiğini, itiraz sonucunda dosyayı inceleyen Sigorta Tahkim Komisyonu, bu konu hakkında Genel Mahkemelerin karar vermesi gerekir deyip dosyadan el çektiğini, arabuluculuk görüşmesinden de herhangi bir sonuç alınmadığını, müvekkili, ... sigortanın yetki vermiş olduğu ... hizmetlerini sahibi ... adına 06.10.2020 tarihinde 1.506,00 TL Trafik sigortası, 3.761,25 TL kasko bedeli ödemesini nakit/havele şeklinde dekontlarda ödediğini, müvekkilinin ücretini ödeyerek yapmış olduğu ... nolu poliçe kaskonun 05.10.2020 tarihinde başlayıp 06.10.2021 tarihinde bitmesi gerekirken, rıza dışında kasko ve sigortası iptal edildiğini ve kendisine de haber verilmediğini, poliçeyi iptal etmek isteyen sigortacının bildirim yükümlüğü mevcut olduğunu, dosya incelendiğinde müvekkiline poliçe iptali ile ilgili herhangi bir bildirimin yapılmadığı açıkça görüleceğini, primini aldığı poliçeyi haksız ve usulsüz şekilde iptal eden sigorta şirketi müvekkili sigorta himayesinden mahrum bıraktığını, müvekkilinin poliçeye konu aracı hasar gördüğünü, müvekkilinin hasar bedelini talebi sonrası sigorta şirketi poliçenin iptal edildiğini beyan ettiğini, müvekkili tarafından poliçenin priminin ödendlğine dair dekont mevcut olup dosya ekinde sunulduğunu, haksız ve hukuka aykırı poliçe iptali sonrası hasar ödeme talebinin reddi müvekkili mağdur ettiğini, müvekkiline ait aracın yanması sebebi ile aracın bilirkişi marifeti ile güncel değerinin belirlenerek bu değerin taraflmarına verilmesi amacıyla şimdilik 1.000,00 TL nin tarafına verilmesini, kaza tarihi olan 19.06.2021 tarihinden itibaren bankaların uyguladığı en yüksek faizi ile hesaplanarak taraflarına verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP : Davalı Axa vekili tarafından sunulan 22/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından huzurdaki dava açılmadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde ... esaslı başvuru yapıldığını; işbu başvuru sonrasında Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen kabul kararına karşı taraflarınca itiraz yoluna gidilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından ... tarih, ... sayılı karar verildiğini, itiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararda da vurgulandığı üzere, davacı yan tarafından yapılan ödemenin prim ödemesine yönelik bir ödeme olup olmadığı davacı yan tarafından ispat edilemediği gibi sunulan makbuzun da 213 sayılı VUK hükümlerine uygun olmadığı anlaşıldığını, söz konusu Kasko poliçesi rizikonun gerçekleştiği tarihten yaklaşık 7 ay önce ve poliçenin düzenlendiği tarihten 1 ay 24 gün sonra iptal edildiğini, buna ilişkin düzenlenen 30.11.2020 tarihli kökten iptal belgesi ekte sunulduğunu, davacı başvuran tarafından sunulan belgelerden de poliçenin 30.11.2020 tarihinde iptal edildiğini, kaza tarihi olan 19.06.2021 tarihi itibariyle müvekkili şirket tarafından davacıya sağlanan herhangi bir teminat bulunmadığını, taraflarınca sunulan Kökten İptal Ek belgesinde ve Davacı tarafından sunulan evraklar arasında dahi ilgili poliçenin zeyil türü altında “Başlangıçtan iptal”, Zeyil Tanzim Tarihi “30.11.2020” denilerek poliçenin başlangıçtan itibaren iptal edildiği kaydı yer aldığını; sorumluluğun müvekkili aleyhine bu denli geniş yorumlanması hakkaniyete uygun olmadığını, iptal edilmiş bir poliçe hükümlerinden sorumluluk doğurmak, hukuken meydana gelmemiş bir sözleşmeye sonuç bağlanması ile eşdeğer nitelikte hukuka aykırılık barındığını, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından tayin edilen, Sigorta Eksperi bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, “Davalı tarafa ait kasko poliçesinin 30.11.2020 tarihinde iptal edildiği bu hali ile hasar zamanı olan 19.06.2021 tarihinde sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakta…” denilerek kaza tarihi itibariyle müvekkili şirketin hasardan sorumlu olmadığına kanaat getirildiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete ödenmiş herhangi bir tutar da bulunmadığını, yapılan ödemeler her ne kadar sigorta ödemesi adı altında yapılmışsa da, ödemeyi alan tarafta ne müvekkili ... Sigorta şirketi ne de sigorta acentesi yer almadığını, 06.10.2020 tarihli makbuz ... Ltd. Şti. tarafından kesilmişse de müvekkili şirkete yansıyan herhangi bir tutar olmadığını, bu nedenle yapıldığı iddia edilen ödemelerin müvekkili lehine sebepsiz zenginleşme oluşturacağından söz edilemeyeceğini, davaya konu sigorta poliçesi için 06.10.2020 tarihinden başlayarak 06.03.2021 tarihine dek 6 taksit halinde bir ödeme planı hazırlandığını, davacı yan tarafından sunulan dekont ve makbuzdan da yapıldığı iddia edilen bu ödemenin oluşturulan bu ödeme planına uygun şekilde yapılmadığını, bunun yanında poliçede poliçe primi olarak kararlaştırılan 3.761,25 TL'lik bedel ile Davacı yan tarafından sunulan dekont ve makbuzda yer alan 5.594 TL'lik tutar da uyuşmadığını, davacı taraf, poliçe priminden çok daha yüksek bir meblağı müvekkili şirketin ya da acentenin hesabına değil bir şahsın hesabına neden yatırdığını açıklayamadığını, bu ödemeyi taleplerine dayanak haline getiremediğini, gerçekten ilgili kasko poliçesi primi olarak ve acente hesabına yatırdığına inanarak bu ödemeyi yapmış ise de mezkur davanın hasımı müvekkili şirket değil davacı tarafın iradesini yanıltmış olan ödemenin yapıldığı şahıs olduğunu, sunulan dekont, müvekkliine yapıldığı iddia edilen prim ödemesini ispat edemediğini, davacı yan üzerine düşen ispat sorumluluğunu yerine getiremediğini, bu nedenle huzurda açılan haksız davanın reddi gerektiğini, sigorta koruması ilk primin ödenmesiyle başlar, somut olayda, davaya konu poliçe teminatının başlaması için gerekli prim ödemesi davacı yan tarafından yapılmadığından sigorta poliçesinin hayat bulduğu söylenemeyeceğini müvekkili şirketin sorumluluğunun başladığından, bildirim yükümlülüğüne aykırı davrandığından söz edilemeyeceğini, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinin ekinde yer alan "Ortak Veri Modeli Sorgu" başlıklı ekran görüntüsünden de görülebileceği üzere davaya konu ... plakalı araç için ... Sigorta tarafından düzenlenen ... sayılı Kasko poliçesi ile kazadan 2 gün sonra ... Sigorta tarafından düzenlenmiş bir başka kasko poliçesi de müvekkilinin kasko poliçesini 30.11.2020 tarihindeki iptalinden sonra yaptırıldığını, bu durum da davacının poliçenin sonlandırıldığını bilmediği iddiasının doğru olmadığını, söz konusu ... sayılı Kasko poliçesi 01.12.2020/01.12.2021 vade tarihli olup kazanın gerçekleştiği iddia edilen 19.06.2021 tarihi de ...'nın taraf olduğu poliçenin vadesi içerisinde yer aldığını, ilgili şirkete bu kazaya ilişkin herhangi bir tazminat talebinin yönlendirilip yönlendirilmediğinin, bununla ilgili tahkim yahut adli yargıda görülen/sonuçlanan bir yargılamanın bulunup bulunmadığının, bu şirketten kazayla ilgili bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorgulanması gerektiğini, izah edilen gerekçelerle de davanın ... Sigorta Şirketine de ihbar edilmesi mecburiyeti doğduğunu, aracın mekanik ve elektronik tasarımıyla dünyaca ünlü bir marka olan Volkswagen olması, hasar tarihinde yaşının daha 5 dahi olmaması göz önünde bulundurulduğunda, araç motorunun aniden alev alması, sorumluluğun müvekkili şirkete değil, aracın ayıplı olması sonucunu doğuracağı için ... A.Ş'ye yüklenmesini gerektirdiğini, bu sebeplerle aracın ayıplı olma ihtimali nedeniyle talebin hasmı değişeceğinden davanın ...'e de ihbarı gerektiğini, hasar zararının müvekkili şirketten talep edilmesi ve bu minvalde dava açılması usule, mevzuta, yerleşik içtihata ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, açıklanan ve resen gözetilecek sebeplerle huzurda açılan haksız davanın reddini talep etme zarureti doğduğunu, davanın tümüyle reddine, davanın ... Sigorta A.Ş. İle ... A.Ş'ye ihbar olunmasına tüm masraf ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP : İhbar olunan ...vekili tarafından sunulan 17/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle kesinlikle davalı ... Sigorta’nın ayıp iddiasının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, huzurdaki davada müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, zira ayıptan doğan yasal hakların kullanılabilmesi, kanunda tayin edilen süreler dahilinde, muayene ve ihbar koşullarının yerine getirilmesine bağlı olduğunu, hasarın meydana geldiği tarihinden itibaren, dava konusu aracın ayıplı olduğu yönünde müvekkiline hiçbir bildirimde bulunulmadığını ve bu suretle derhal ihbar şartı yerine getirilmediğini, halefiyet ilkesi gereğince ancak selefinin haklarına sahip olan sigorta şirketinin, usulüne uygun ihbar yapılmadığından, ayıptan dolayı müvekkiline başvuru hakkı da bulunmadığını, araçta ayıp/gizli ayıp veya üretim hatası da bulunmadığını, “...” kısa tanımına sahip aracın yetkili servis kayıtlarına bakıldığında, 29.06.2016 tarihinde trafiğe çıkmış olduğunu, 03.04.2018 tarihindeki son servis kaydında 50.021 km bilgisinin bulunduğu görüldüğünü, dava dilekçesinde, “19.06.2021 tarihinde ... istikametinde giderken aracın motor kısmında elektrik kablolarından geçen elektrik enerjisinin ısı enerjisine dönmesi nedeniyle çıkan yangından dolayı tamamen yandığı; aracın hasar tarihinde 5 yaşında olması göz önünde bulundurulduğunda, araç motorunun aniden alev almasının aracın ayıplı olduğunu gösterdiği” şeklinde iddialar bulunduğunu, konu araç, yangın vakası sonrasında yetkili servislerinden herhangi birine getirilmediğini, herhangi bir Yetkili Servislerinde yangın konulu inceleme yapılmasına yönelik bir başvuru olmadığını, dava konusu araç, söz konusu yangın vakası sonrasında yetkili servislerinden herhangi birine getirilmediğini, başvuruda bulunulmadığı için konu araçta yanma oluşumunda ürün kaynaklı bir etkenin veya yetkili servis bakım-onarım kaynaklı bir etkenin rolü olup olmadığına yönelik olarak VW Konu Uzmanı tarafından konusuna özgü bir inceleme yapılamadığını, davalı ... sigorta tarafından iddia edilen araçta ayıp bulunduğu hususuna ilişkin herhangi bir somut delil bulunmadığını, servis kayıtlarına bakıldığında, konu aracın 2018 yılından ve 50.000 km’den bu yana yetkili servise bir girişinin bulunmadığı görüldüğünü, servis kayıtlarına bakıldığında, konu aracın 29.06.2016’da trafiğe çıktığı, 4 adet servis kaydının bulunduğu, ilk servis girişinin 17.11.2016 tarihinde ve 14.621 km’de, “Hasar onarımı” için gerçekleştiği ve “Hasar onarımı” yapılmadan aracın geri teslim alındığı; diğer 3 servis girişinin “Bakım” içerikli olduğu; 03.04.2018 tarihinden ve 50.021 km’den sonra, yaklaşık 5 yıl boyunca bir servis girişinin gerçekleşmediği görüldüğünü, aracın olağan veya olağan olmayan servis ihtiyaçlarının üretici kalite standartlarında ve belirtilen aralıklarda karşılanmadığı ortaya çıktığını, aracın olağan veya olağan olmayan servis ihtiyaçlarının eşdeğer nitelikte karşılandığına dair bir belgenin mevcut olmadığını, davacının aracın servis ihtiyaçlarını karşılamadığını ve araca zarar verebileceği sonucu ortaya çıktığını, İtfaiye Raporunda yer verilen “Motor kısmındaki elektrik kablolarından geçen elektrik enerjisinin ısı enerjisine dönmesi nedeniyle yangın meydana geldiği” şeklinde belirtilen yangın nedeninin bir tespit olmadığını, sadece bir kanaat olduğunu ve genel bir ifade kullanıldığını, elektrik enerjisinin ısı enerjisine nasıl ve hangi kabloda, nerede ve ne kaynaklı dönüştüğüne dair somut ve teknik bir tespitin mevcut olmadığını; 03.04.2018 tarihinden ve 50.021 km’den sonra, yaklaşık 5 yıl boyunca bir servis girişinin gerçekleşmediğini, aracın olağan veya olağan olmayan servis ihtiyaçlarının üretici kalite standartlarında ve belirtilen aralıklarda karşılanmadığının ve/veya aracın olağan veya olağan olmayan servis ihtiyaçlarının eşdeğer nitelikte karşılandığına dair bir belgenin mevcut olmadığınıı; talep edilmediğini, başvuruda bulunulmadığı için konu araçta yanma oluşumunda ürün kaynaklı bir etkenin rolü olup olmadığına yönelik olarak ... Konu Uzmanı tarafından konusuna özgü bir inceleme yaptırılmadığını; bahsedilen aracın artık ortada olmadığının; yaklaşık 7 yıl ve en az 50.000 km’lik uzun kullanım süresi/mesafesi boyunca olası bir imalat hatasının hiçbir belirti göstermeden gizli kalabilmesinin ve sonradan ortaya çıkarak yangın oluşturmasının mümkün olamayacağını dikkate alınmadığı fark edildiğini, konu araçtaki yanma hasarı oluşumunda ürün kaynaklı bir etkenin söz konusu olduğuna dair somut ve teknik bir tespit bulunmadığını, müvekkili şirkete huzurdaki davanın ihbarında herhangi bir hukuki fayda bulunmadığını, gerek ihbar eden sigorta tarafından gerek ise davacı tarafından araçta ayıp olduğuna ilişkin herhangi bir somut delil sunulmasından dolayı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, huzurdaki davanın müvekkiline ihbar edilmesinde hukuki yarar bulunmadığından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığının tespitine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP : İhbar olunan ... Sigorta vekili tarafından sunulan 21/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kaza tarihini kapsayan bir poliçe bulunmadığından davacı yanın talepleri poliçe teminatı dışında olduğunu, huzurdaki dava konusu kaza, 19.06.2021 tarihinde meydana geldiğini, davalı tarafından, kaza tarihinde ... Sigorta A.Ş. Tarafından tanzim edilen kasko poliçesi olduğu iddiasıyla dava ihbar edildiğini, ihbar talebinde belirtilen ... numaralı Kasko poliçesi kazadan önce iptal edildiğini, dolayısıyla ... Sigorta A.Ş. Nezdinde huzurdaki dava konusu kaza tarihi kapsar poliçe bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı sigortalı arasında tanzim edilen ...numaralı 1.12.2020 poliçe başlangıç tarihli poliçe tanzim edildiğini, 02.02.2021 tarihli zeyilname ile poliçe zeyilname tarihinde itibaren isteğe bağlı olarak iptal edildiğini, bu durumu gösterir poliçe ve zeyilname işbu dilekçe ekinde sunulduğunu,( ... Sigorta A.Ş. İle ... Sigorta A.Ş. Birleştiği için şirket sistemindeki poliçeler ... Sigorta A.Ş. Antetiyle göründüğünü, ekli poliçe ... Sigorta A.Ş. Antetiyle görünse de aslında ihbara konu ... Sigorta A.Ş. Poliçesi olduğunu,) Zeyilnamede de, ... Sigorta A.Ş. Nezdinde tanzim edilen ... numaralı poliçe, 02.02.2021 tarihli Zeyilname ile isteğe bağlı olarak iptal edildiğini, dava konusu kaza ise 19.06.2021 tarihinde meydana geldiğini, davaya konu kazanın meydana geldiği tarih poliçe iptal ettirildiğini, poliçe kapsamında olmadığını, ... Sigorta AŞ.'nin soumluluğu bulunmadığını, İşbu sebeple talep edilen tazminat teminat kapsamı dışında olduğunu, davanın reddine, müvekkili şirket ihbar olunan konumunda olduğundan aleyhe hüküm kurulmamasına, harç, yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
ISLAH :Açmış oldukları davada 1.000 TL zarar talep etmiş bulunduklarını, Mahkemece yaptırılan 17.05.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda müvekkilinin davalı taraftan olan alacakları ayrıntılı biçimde tespit edildiğini, buna göre; gerçek zararın toplam 215.000,00 TL tespit/hesap edildiğini, dava değerinin 1.000,00 TL değerindeki taleplerinin 214.000,00 TL artırılmak süretiyle 215.000,00 TL’ye çıkarılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :
Sigorta şirketine gönderilen başvuru dilekçesi, Başvuru dilekçesi Teslim Belgesi, Kaza Tespit tutanağı, Kusurlu araca aiı poliçe, araca ait Ruhsat sureti, Kaza hasar ve onaıım resimleri, zeyilname, Sigorta Tahkim Komisyonu kararı, araç tescil bilgileri, ticaret sicil kaydı, eksper raporu, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporları ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi Hakan Karadağ, bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 07/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...Dava konusu ... plakalı, 2016 model ... marka /model aracın, dava konusu trafik kazasında hasarlanmış olmasından dolayı, değer kaybının, kaza tarihi itibarıyla 65.000,00 TL olacağı, Ancak; Dava konusu aracın hasar öncesinde hasarsızının rayiç değeri 275.000,00 TL iken, hasar miktarının 303.000,00 TL olmasından, aracın tam hasarlı (PERT) olduğu anlaşılmış, Dava konusu aracın tamiri yapılmadan hurda olarak değerlendirilmesi durumunda değer kaybı tazminatının oluşmayacağı, Mahkeme tarafından, aracın tam hasarlı (PERT) kaydının olup olmadığının SBM” ye sorulması gerektiği, şayet SBM kayıtlarında aracın tam hasarlı olduğunun anlaşılması durumunda aracın onarımı yapılmadan hurda olarak değerlendirildiği anlaşılacağından dolayı davacının talep edebileceği değer kaybı tazminatının olmadığı sonucuna varılacaktır. SBM kayıtlarında aracın tam hasarlı olmadığı, olan yangın olayından dolayı kısmi hasarlı olarak hasarın işlenmiş olması durumunda, davacının talep edebileceği değer kaybı tazminatı miktarının 65.000,00 TL olacağı tespiti seçenekli olarak yapılmıştır. Dosyada bulunan belgeler incelendiğinde seyir halindeki ... plakalı ... marka aracın motor kısmında elektrik kablolarından geçen elektrik enerjisinin herhangi bir sebepten dolayı aşırı yük- gevşek bağlantı- nötr faz teması ile ısı enerjisine dönüşmesiyle yangın başlangıç olayının meydana geldiğini, Dava konusu ... plakalı aracın, 2016 model ... marka /model araç olduğu, kaza esnasında 15.308 km'de olduğu ve KUSURUN ARAÇTA OLDUĞU, 3. Sayın Mahkemenizin 22.09.2023 tarihli duruşma tutanağında yerinde inceleme yetkisi verilmişse de davacı yan ile yapılan görüşmede dava konusu aracın şahsi olarak kullanıldığını, herhangi bir ticari defter kaydı bulunmadığını ifade etmiş olup dosyada mübrez mevcut belgelerde de kar mahrumiyeti yönünden hesaplamaya elverişli bir belgenin görülmediği, bu bağlamda davacı yanın kar mahrumiyeti talebi yönünden mali açıdan bir değerlendirme yapılması mümkün olmadığı..." görüş ve kanaatine verilmiştir.
Bilirkişi ..., bilirkişi ..., bilirkişi ... ve bilirkişi ...tarafından hazırlanan 04/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...Dava konusu ... plakalı, 2016 model ... marka /model aracın, dava konusu trafik kazasında hasarlanmış olmasından dolayı, değer kaybının, kaza tarihi itibarıyla 65.000,00 TL olacağı, Ancak; Dava konusu aracın hasar öncesinde hasarsızının rayiç değeri 275.000,00 TL iken, hasar miktarının 303.000,00 TL olmasından, aracın tam hasarlı (PERT) olduğu anlaşılmış, Dava konusu aracın tamiri yapılmadan hurda olarak değerlendirilmesi durumunda değer kaybı tazminatının oluşmayacağı, Mahkeme tarafından, aracın tam hasarlı (PERT) kaydının olup olmadığının SBM” ye sorulması gerektiği,şayet SBM kayıtlarında aracın tam hasarlı olduğunun anlaşılması durumunda aracın onarımı yapılmadanhurda olarak değerlendirildiği anlaşılacağından dolayı davacının talep edebileceği değer kaybı tazminatının olmadığı sonucuna varılacaktır. SBM kayıtlarında aracın tam hasarlı olmadığı, olan yangın olayından dolayı kısmi hasarlı olarak hasarın işlenmiş olması durumunda, davacının talep edebileceği değer kaybı tazminatı miktarının 65.000,00 TL olacağı tespiti seçenekli olarak yapılmıştır. Sigorta Gözetim Merkezi tarafından gönderilen müzekkere cevabında; “İlgi yazıda belirtilen ... plakalı ...' a ait en son tanzim edilmiş olan Trafik Sigortası poliçesindeki ... şasi numarası bilgisi kullanılarak yapılan sorgulama ile, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (trafik Sigortası) hasar bilgisi, Kasko Sigortası hasar bilgisi, Ekspertiz Rapor bilgisi, Kaza Tespit Tutanağı araştırılmış olup bulunan bilgiler ekte yer almaktadır. Bununla birlikte Ağır hasar (pert) bilgi araştırılmış olup kayıt bulunamamıştır.” Denildiği görülmektedir. Dosyada bulunan belgeler incelendiğinde seyir halindeki ... plakalı... marka aracın motor kısmında elektrik kablolarından geçen elektrik enerjisinin herhangi bir sebepten dolayı aşırı yük- gevşek bağlantı- nötr faz teması ile ısı enerjisine dönüşmesiyle yangın başlangıç olayınınmeydana geldiğini, Dava konusu ... plakalı aracın, 2016 model ... marka /model araç olduğu, kaza esnasında 15.308 km'de olduğu ve KUSURUNARAÇTA OLDUĞU, Sayın Mahkemenizin 22.09.2023 tarihli duruşma tutanağında yerinde inceleme yetkisi verilmişse de davacı yan ile yapılan görüşmede dava konusu aracın şahsi olarak kullanıldığını, herhangi bir ticari defterkaydı bulunmadığını ifade etmiş olup dosyada mübrez mevcut belgelerde de kar mahrumiyeti yönünden hesaplamaya elverişli bir belgenin görülmediği, bu bağlamda davacı yanın kar mahrumiyeti talebiyönünden mali açıdan bir değerlendirme yapılması mümkün olmadığı, Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından acentesi davalı ... Ltd. Şti. aracılığı ile davacının maliki olduğu 2016 model ... plakalı ... marka hus aracın 06/10/2020-2021 vadeli ... numaralı (acente no: ...) Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinin tarafların peşin ödeme ile anlaşması ile tanzim edildiği, (diğer ... poliçe dosyada bulunmadığı) Sigortalının işbu tutarı ... Bankası kanalı ile 5.594,00 TL olarak 06/10/2020 tarihinde poliçe düzenlenmiş olduğu gün ödediği, (... adına ... İBAN Numarasından) Davalı Acentesi yapılan bu ödeme karşılığı ... ve ... numaralı poliçelerden 06/10/2020 tarihinde toplam 5.594,00 TL ödeme aldığına dair Tahsilat makbuzu da düzenlediği, Akabinde, 30/11/2020 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından poliçenin mebde inden iptal edildiği ve İPTAL NEDENİ olarak herhangi bir açıklama yapılmadığı, yukarıda detayları yazılı poliçenin başlangıcından iptal edildiğinin bu belge ile not edildiğinin belirtildiği, (acente tarafından iptal edildiği anlaşılmaktadır), ayrıca poliçe üzerinde ...Şube namına Daini Murtein kaydının bulunduğu STK kararında görülmekle, Öncelikle, davalı sigorta şirketi tarafından 06/10/2020-2021 tarihleri arasında sigortalı aracın poliçe priminin de tamamının ödenmiş olmasına karşın, bir sonraki ayın son günü neden başlangıcından iptal edildiğine dair bir bilginin dosyada bulunmadığı görülmektedir. Bu başlangıcından iptalin neden kaynaklandığı ve müşteriden tahsil edilen poliçe priminin iade edildiğine dair bir belgenin de dosyaya sunulmadığı, bu bağlamda öncelikle – aksi ispat olmadığı sürece poliçenin yürürlükte olduğunun – kaza tarihinde davacının aracının davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğunun kabulünün gerektiğinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davalı ...acentesinin davalı ... Sigorta A.Ş. ‘ nin A tipi- tahsilata yetkili acentesi olduğu anlaşılmaktadır. (Ki firma poliçe düzenlesin ve poliçe primini tahsil edebilsin,) Yetkili acentesinin yapmış olduğu hata ve /veya eksikliklerden davalı ... Sigorta A.Ş. ‘nin sorumlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı rücu hakkı olacağı uygulamada kabul görmektedir. Bir başka değişle ister acentesi kanalı ile, ister şirket merkezinden her ne kanalla bir poliçe tanzim ediliyor ve primi tahsil edilip yürürlükte kalması sağlanıyor ise Asıl Sigorta Şirketi hasar ödemesinden sorumlu olacağı, Aracın bu şekilde yanmış olması nedeni ile Kasko Sigortacısı yukarıda ayrıntılı olarak verilen Genel Şartlar dahilinde aracın onarımının ekonomik olmayacağının kabulü ile pert / total hasar işlemi ile sorumluluğunu yerine getirmesi beklenmektedir. Aracın yerine olay tarihi itibarı ile ikamesi için (olay tarihinde yerine koyma bedeli ödenmesi ile) Kasko Poliçesi düzenlenir, Kasko sigortacısının araçta oluşan değer kaybı zararından sorumluluğu bulunmadığı, Değer kaybı tazminatı iki veya daha fazla aracın karıştığı kazalarda kusuru bulunan aracın ZMMS poliçesinden limitler dahilinde talep edilebilecek bir tazminat türü olduğu, Bu bağlamda; DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN; Davacının davalı Kasko Sigortacısından değer kaybı zararını talep edemeyeceği, ARAÇ MAHRUMİYETİ YÖNÜNDEN ise; heyetimizce herhangi bir defter kayıt incelemesi yapılamamıştır. Ayrıca aracın pert işlemine tabi olup olmadığı, veya aracın tamir edilmiş olması durumunda — tamir edildiğine dair de bir belge sunulmadığı görülmekle, her ne kadar kasko poliçelerinde pert total hasarlarda aracın tazminatının ödenmesi aşaması ve yerine araç ikamesine kadar (ticari araçlar için azami yüksek yargı kararlarında 45 gün olabileceği görülmektedir.) geçen makul süre için araç mahrumiyeti hesaplanabilecekse de — mevcut durumda araç ile ilgili somut belge ve Sayın Mahkemenin 19/01/2024 tarihli durulmada ara kararında (4-)Davacı vekiline aracın pert-total işlemine tabi tutulup tutulmadığına dair beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verilmesine, karar vermiş olmasına karşın, herhangi bir beyanda da bulunulmamış olduğu görülmekle, herhangi bir değerlendirmenin yapılamayacağının hukuki takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi ... ve bilirkişi ...ş tarafından hazırlanan 20/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "... Hasar miktarı (303.000,00 TL) ve sovtaj değerinin (60.000,00 TL) toplamının (363.000,00 TL) hasarsız aracın rayiç değerini (275.000,00 TL) geçiyor olmasından dolayı dava konusu aracın onarımının yapılmasının ekonomik olmayacağı, aracın TAM HASARLI (PERT) olarak değerlendirilmesi gerektiği, Dava konusu aracın onarımının yapılmaması, aracın hurdaya ayrılması durumundaki gerçek zarar miktarının 215.000,00 TL olacağı, Dava konusu araç tam hasarlı olduğundan dolayı yargıtay kararları doğrultusunda tam hasarlı araçta değer kaybının olmayacağı, Davalı ... Sigorta A.Ş. ' nin davacının heyetimizce tespit edilen maddi zararından sorumlu olduğu..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE
Dava, davacıya ait ... plakalı aracın seyir halinde iken motor kısmında çıkan yangın sebebi ile meydana gelen hasar bedeli talebinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememiz dava konusu sebebi ( sigortaya ilişkin hükümler TTK da düzenlendiğinden) ile görevli ve davalının yerleşim yeri itibari ile yetkilidir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile sigortalanan ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, geçerli bir kasko poliçesinin bulunup bulunmadığı, meydana gelen hasarın miktarı ve davalıların sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Türk Ticaret Kanunun 1409. maddesinde: (1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.(2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Türk Ticaret Kanunun 1415. maddesinde: (1) Sigortacının sigorta sözleşmesini, bazı hükümlerine ilişkin olarak feshetmesi veya ondan cayması haklı sebeplere dayanıyorsa ve sigortacının sözleşmeyi geri kalan hükümlerle, aynı şartlarla yapmayacağı durumdan anlaşılıyorsa, sigortacı sözleşmenin tamamını feshedebilir veya ondan cayabilir.(2) Sigortacı, sözleşmeyi kısmen feshetmiş veya ondan caymışsa, sigorta ettiren sözleşmenin tamamını feshedebilir veya ondan cayabilir. Türk Ticaret Kanunun 1416. maddesinde: (1) Sigorta ettiren tarafından yapılacak tebliğler ve bildirimler sigortacıya veya sözleşmeyi yapan ya da yapılmasına aracılık eden acenteye; sigortacı tarafından yapılan tebliğler ve bildirimler ise, sigorta ettirenin veya gerektiğinde sigortalının ya da lehtarın sigortacıya bildirilmiş son adreslerine yapılır. Türk Ticaret Kanunun 1421. maddesinde: (1) Aksine sözleşme yoksa, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidinin ödenmesi ile başlar; kara ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalarda, sigortacı, sözleşmenin yapılmasıyla sorumlu olur. Türk Ticaret Kanunun 1430. maddesinde: (1) Sigorta ettiren, sözleşmeyle kararlaştırılan primi ödemekle yükümlüdür. Aksine sözleşme yoksa sigorta primi peşin ödenir. Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.(2) Sigorta primi nakden ödenir. İlk taksidin nakden ödenmesi şartıyla, sonraki primler için kambiyo senedi verilebilir; bu hâlde, ödeme kambiyo senedinin tahsili ile gerçekleşir.(3) Sigorta ettiren, sigortacının sorumluluğu başlamadan önce, kararlaştırılmış primin yarısını ödeyerek sözleşmeden cayabilir. Sözleşmeden kısmi cayma hâlinde, sigorta ettirenin ödemekle yükümlü olduğu prim, cayılan kısma ilişkin primin yarısıdır. Şeklinde yasal düzenleme mevcuttur.
Somut olayda; davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından acentesi davalı ...Ltd. Şti. aracılığı ile davacının maliki olduğu 2016 model ... plakalı ...marka hususi aracın 06/10/2020-2021 vadeli ... numaralı (acente no: ...) Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinin tarafların peşin ödeme ile anlaşması ile tanzim edildiği, (diğer ... poliçe aracın ZMMS poliçesi) Sigortalının işbu tutarı ... Bankası kanalı ile 5.594,00 TL olarak 06/10/2020 tarihinde poliçe düzenlenmiş olduğu gün ödediği, (... adına ... İBAN Numarasından) Ticaret Sicil Kayıtlarından davalı acentede tek ortak ve yetkilinin ... olduğu, davalı Acente yapılan bu ödeme karşılığı ... ve ... numaralı poliçelerden 06/10/2020 tarihinde toplam 5.594,00 TL ödeme aldığına dair Tahsilat makbuzu düzenlediği, makbuz karşılığı acentenin Kasko poliçesi ve ZMMS / Trafik Poliçelerinin primlerini peşin olarak tahsil ettiği, 13/05/2024 havale tarihli "Mebdeinden iptal" poliçesinde, poliçenin neden iptal edildiğine dair bir bilginin bulunmadığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu ... plakalı ...marka aracın 06/10/2020-2021 vadeli ... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinin tarafların peşin ödeme ile anlaşması ile tanzim edildiği, davacı tarafından ödemenin banka kanalı ile yapıldığı ancak davalı sigorta şirketi tarafından 06/10/2020-2021 tarihleri arasında sigortalı aracın poliçe priminin de tamamının ödenmiş olmasına karşın, bir sonraki ayın son günü neden başlangıcından iptal edildiğine dair bir bilginin dosyada bulunmadığı, başlangıcından iptalin neden kaynaklandığı ve müşteriden tahsil edilen poliçe priminin iade edildiğine dair bir belgenin de dosyaya sunulmadığı, bu sebeple TTK1421 gereği poliçenin yürürlükte olduğu kabul edilmiştir. Davalı sigorta ile acentesi arasındaki ilişkinin sigortalıya karşı ileri sürülemeyeceği, sigorta ettirenin prim ödeme borcunu yerine getirdiği anlaşılmıştır. Aracın motor kısmında meydana gelen yangın sebebi ile yandığı ve meydana gelen hasarın 303.000,00TL ve rayiç değerinin 275.000,00TL olması sebebi ile pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği tespit edilmiş olup aracın sovtaj değerinin 60.000,00TL olduğu ve rayiç değerinden mahsubu sonrasında gerçek zararın 215.000,00TL olduğu tespit edilmiş ve davalı sigorta şirketinin zararın tamamından kaza tarihi itibarıyla sorumlu olduğu, diğer davalının talebe konu zarardan dolayı bir sorumluluğunu ve pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmış olup düzenlenen raporların dosyadaki delillerle uyumlu, bilimsel ve denetime açık olduğu kabul edilerek trafik sigortacısının, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği ve davacının başvuru koşulunu sağladığı, davalıya 09/07/2021 tarihinde başvurduğu nazara alınarak ve 8 iş günü sonu olan 22/07/2021 tarihinde temerrüde düştüğü, kazaya karışan araçların hususi araç olması nedeniyle yasal faize hükmedilerek talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ; 215.000,00TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 22.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigortadan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davanın ... Sigorta yönünden pasif husumet yokluğundan REDDİNE
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 14.686,65-TL nispi karar harcından 3.851,90-TL peşin ve ıslah harcın mahsubu ile bakiye kalan 10.834,75-TL harcın davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 10.899,63-TL yargılama giderinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 34.400,00-TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı ... sigorta aracılık hizmetleri şirketi tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
9-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.680,00-TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/12/2024
Katip
¸e-imzalı
Hakim
¸e-imzalı
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.