T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/664 Esas
KARAR NO : 2024/740
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/10/2022
KARAR TARİHİ : 15/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 27/10/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 06/09/2020 günü saat 09:15 sıralarında davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Adnan Menderes Bulvarımı takiben Aksaray yönüne seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde ... Otoparkına girmek üzere sağa dönmek için manevra yaptığı esnada aracının sağ yan ön kısımları ile sağındaki şeritte gerisinden seyir halinde olan davacı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımlarının çarpışması neticesinde davacı sürücünün yaralanmasına ilişkin dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, dava öncesi davalı sigorta şirketine yapılan yazılı başvurunun 15/069/2022 tarihinde tebliğ edildiğini ancak herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını belirterek, 16/09/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL geçici ve sürekli maluliyet tazminatı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın (manevi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi hariç, sadece ... ...” den) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalıların üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta şirketi vekili tarafından sunulan 11/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketinin nezdinde 24/04/2020-2021 vade tarihli, ... Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altında olduğunu, iddia olunan kusur durumunu kabul etmediklerini, sorumluluklarının sigortalı araç kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı olduğunu, dava öncesi yapılan yazılı başvurunun usulüne uygun olmadığını, öncelikle kusur durumunun ve davacının maluliyet durumunun Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenecek raporla tespitinin gerektiğini, hesaplamanın Genel Şartlarda belirtildiği şekilde yapılması gerektiğini, davacının tedavi süreci tamamlanmadan alınan sağlık kurulu raporunun dikkate alınmamasını talep ettiklerini, ayrıca geçici işgöremezlik zararının sağlık giderleri olarak değerlendirilmesini ve 6111 sayılı yasa ve Genel Şartlar dahilinde sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, ancak dava tarihinden itiabren faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili tarafından sunulan 22/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalının davaya konu kazayı bilerek ve isteyerek sebebiyet vermediğinin açık olduğunu, davacının tedavi süreci tamamlanmadan alınan sağlık kurulu raporunun dikkate alınmamasını talep ettiklerini, aracın diğer davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesinin bulunduğu ve ayrıca ... Sigortadan kasko sigorta poliçesinin bulunduğunu, bu nedenle kasko sigortacısına davanın ihbarını talep ettiklerini, manevi tazminat talebinin yerinde olmadığını ve fahiş bir tutar olduğunu belirterek, davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç, ihbar olunan şirket nezdinde 25/04/2020-2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... sayılı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınmış olup, işbu poliçede şahıs başına bedeni 250.000 TL limitle sınırlı olmak üzere İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı verildiğini, ancak Poliçenin 12. sayfasında manevi tazminat taleplerinin poliçe teminat limiti kapsamında olmadığı belirttiğini bu nedenle dava ihbar olunan şirkete ihbar edilmişse de talepler teminat kapsamında olmadığını, ihbar olunan şirketin sorumluluğunun bulunmadığını belirttiğini, bilirkişi raporuna itiraz ettiğini, ihbar edilen konumunda olduğundan ihbar olunan şirket hakkında hüküm tesis edilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, İfadeler, Sağlık raporu, Kazaya ilişkin tutanaklar, Poliçe, Adli Tıp kurumu raporları, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Adli tıp kurumu ikinci ihtisas dairesi tarafından hazırlanan adli tıp kurumu raporuna göre; Kişinin sol alt ekstremitesinin sağa göre uzun olduğu ancak dava konusu olayla illiyetli olmadığı cihetle, Mevcut belgelere göre;
... ve ... oğlu, 02/03/1977 doğumlu, ... ...’ın 16/09/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.
Adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından hazırlanan adli tıp raporuna göre; Davalı sürücü ... ...'ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ... ...'ın kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır.
Aktüerya alanında uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; 16/09/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL geçici ve sürekli maluliyet tazminatı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın (manevi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi hariç, sadece ... ... 'den) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili talebi.
16/09/2020 günü saat 09:15 sıralarında davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Adnan Menderes Bulvarını takiben Aksaray yönüne seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde ... Otoparkına girmek üzere sağa dönmek için manevra yaptığı esnada aracının sağ yan ön kısımları ile sağındaki şeritte gerisinden seyir halinde olan davacı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımlarının çarpışması neticesinde davacı sürücüsünün yaralanmasına ilişkin dava konusu trafik kazasının meydana geldiği
Adli Tıp Kurumu- ... İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 01/08/2023 tarih ... karar numaralı raporda; Davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altında olan davalı ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ... ...” ün kazanın oluşumunda % 100 (yüzdeyüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, Davacı ... plakalı motosiklet sürücüsü ... ” ın ise kusursuz olduğu kanaatine varıldığını, İşbu rapor, davacının kazanın oluşumunda kusurlu olmadığının kabulü ile hazırlanmış olsa da elbette 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir.
Adli Tıp Kurumu- Adli Tıp ... İhtisas Kurulunun 09/02/2024 tarih 2258 karar numaralı raporun 02/09/1977 doğumlu ... ...'ın 16/09/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralamasının 20/02/2020 tarih ve 30692 sayılı RG de yayımlanan erişkinler için engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında fonksiyonel arıza bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesifir) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itiabren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu
Davacının 16/09/2020 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 6 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 19.196,00 TL olduğu, SGK tarafından davacıya ödenen geçici iş göremezlik sorularak işbu tutardan tenzilinin gerektiği, davacının sürekli maluliyet zararının bulunmadığı, Hesaplanmış olup, davalı sigorta şirketi yönünden 17. Hukuk Dairesi 2019/6271 E. , 2020/8104 K. 03.12.2020 tarihli yüksek yargı kararı dahilinde sorumluluğunda olduğuna Sayın Mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda; dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve yasal faiz işletilebileceğinin hukuki takdirinin elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu,
Davacı için 50.000,00 TL davalı ... ...'den talep edildiği bu husustaki tüm hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunun 320/4 maddesinde: ''Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır. '' şeklinde,
Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/3 maddesinde: '' Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.'' şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.
Somut olayda; 16.09.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebi ile davacının yaralandığından bahisle maddi tazminat ve manevi tazminat talep edilmiş olup dosyanın ilk kez 05/07/2024 (bir önceki celseye davacı vekili katılmış olup duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu) tarihinde takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından dosyanın yenilenmesi üzerine yargılamaya devam edildiği, 29.07/2024 tarihli yenileme tensip zaptının davacı tarafa tebliğ edildiği ve davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen 15/11/2024 tarihli celseye gelmediği anlaşılmıştır.
Dava, dava değeri itibariyle basit yargılama usulüne tabi olup HMK 320/4. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, açılmamış sayılmasına karar verilir. Hükmü gereği bir kere işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması sebebi ile HMK 320/4 ve HMK 331/3 maddesi uyarınca, iki kez takipsiz bırakma nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Yenilemeden sonra takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 427,60TL karar harcından peşin yatırılan 204,93TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 222,67TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.00,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 15/11/2024
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.