T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/288 Esas
KARAR NO: 2024/120
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/05/2023
KARAR TARİHİ: 09/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 10/05/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı alacaklı şirketin davalı borçlu şirketten 07.05.2021 tarihinden 01.07.2022 tarihine kadar süregelen hizmeti sebebiyle 30.223,94 TL alacağı bulunduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla davalı borçlu şirket aleyhine ... 29. İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı borcu bulunmadığına bahisle itiraz ettiğini, Netice itibariyle Haksız İtirazın iptaline ve takibin devamına, dava konusu alacağın davalı borçludan tahsiline, hükmolunacak meblağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Cari hesap ekstresi, Ticari defter kayıtları, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 15/03/2023 tarihinde 30.223,94TL faturadan kaynaklı asıl alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (11/04/2023) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 13/04/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı oluşan 30.223,94 TL cari hesap bakiye alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2021, 2022, 2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı ile olan cari münasebetini 120. Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, düzenlenen faturalardan kaynaklı davacı yanın takip tarihi (15.03.2023) itibariyle davalı yandan 30.223,94 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalı yan 13.11.2023 günü saat 14:30'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, tarafların incelenen 2021, 2022 yıllarına ait BA-BS bildirimlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, cari hesaba konu faturaların davacı ve davalı tarafından Maliyeye Bildirimlerinin yapıldığı, Davacı ...Ltd. Şti. tarafından davalı adına tanzim edilen cari hesap alacağına konu faturaların E- Arşiv Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı ve davalı tarafından BA-BS formları ile Maliyeye Bildirimlerinin yapıldığı, faturaların tebliğ edildiği tarihten itibaren davalının 8 gün içinde faturalara itirazının dosya içeriğinde mevcut olmadığı da gözetildiğinde düzenlenen faturaların davalı yanın bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olduğunun, Neticeten; Davacı yanın incelenen ticari defter ve kayıtları nezdinde, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen cari hesaba konu faturalardan kaynaklı davacı yanın ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında takip tarihi (15.03.2022) itibariyle davalı yandan 30.223,94 TL cari hesap alacaklı olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz davanın konusu nedeniyle görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasında taraflar arasındaki faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; 30.223,94 TL tutarlı faturadan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davalı defter ve kayıtlarını sunmadığından tespit yapılamadığı, davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirket tarafından e-faturayı düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturayı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, davacı ve davalının BA/BS formları ile maliyeye bildirimde bulunduğu, davalı tarafından faturaya 8 gün içerisinde itiraz edildiğine dair ispata yarar bir delilin bulunmadığı, TTK'nun 21/2. Maddesi uyarınca yasal süre içerisinde iade etmediği ve fatura içeriğinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu, 2021-2022 yıllarına ait BA/BS formlarının birebir uyumlu olduğu faturaların davacı ve davalı tarafından maliyeye bildirildiği anlaşılmakla davalının, davacıya toplamda 30.223,94-TL tutarında asıl alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,
2-) Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 6.044,78TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.064,59TL nispi karar harcından peşin yatırılan 365,03TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.699,56TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 365,03TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 3.142,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
9-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/02/2024
Katip ...
e-imza *
Hakim ...
e-imza *
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.