T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/331 Esas
KARAR NO :2025/305
DAVA:İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/01/2023
KARAR TARİHİ:16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 30/01/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... ve Dağ. Hiz. AŞ ile müvekkili arasında, acentelik sözleşmesi ile 18.11.2016 tarihli acentelik sözleşme imzalandığını ve bilahare 01.01.2018 günlü başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığını ve 05.11.2021 tarihine kadar, acentelik faaliyetini sürdürdüğünü, iş bu sözleşmeye göre, ... ve Dağ. Hiz. AŞ, müvekkili karayoluyla şehirlerarası eşya taşımacılığı ve iş bu sözleşme dahilinde acente olarak tayin ettiğini, iş bu sözleşmeye göre; ... ve Dağ. Hiz. AŞ, müvekkili acentelik hizmetleri karşılığında hakediş hesaplaması yapacağını ve ödeyeceğini, faturaya dönüştürülmeyen tesellümlere hak ediş hesaplaması yapılmayacağını, faturaya dönüştürülen hak edişlerin ödeneceğini ve belgelerin tam ve eksiksiz olarak gönderilmesi hüküm altına alındığını, 18.11.2016 tarihli acentelik sözleşmesi imzalanarak davalı firmaya gönderildiğini, davalı firma 18.11.2016 tarihli acentelik sözleşmesini müvekkili bir suretini göndermediğini, ... ve Dağ. Hiz. AŞ'nin ...Kuruluşu tarafından, dava dışı ... Kargo ve Lojistik AŞ'ye (... KARGO) devredildiğini, müvekkili davacı ..., dava dışı ... ve Dağ. Hiz. AŞ'nin ... Mah. ... Cad. İnce sok. No:59/1, İlkadım/... adresinde bulunan ve .../... Şubesi'nden 05.11.2021 tarininde acenteliği bıraktığını, müvekkili ..., sözleşme gereği edimini ifa etmiş ve acente olarak kasa hesabını sözleşmene göre Davalı firmaya ... sayılı ve 27.12.2021 günlü fatura=12.467,31-TL, ... sayılı ve 30.09.2021 günlü fatura=36.450,95-TL, ... sayılı ve 31.10.2021 günlü fatura=68.979,14-TL, ... sayılı ve 05.11.2021 günlü fatura=3.463,29-TL, ... sayılı ve 05.11.2021 günlü fatura=5.234,34-TL miktarlı faturalar süresinde tanzim ederek toplam 126.595,03-TL miktarlı faturaları gönderdiğini, belirtilen fatura miktarlarını, Davalı firma tarafından müvekkili ...'e elden 26.085,03-TL ödenmiş ancak geriye kalan toplam 100.600-TL miktarında hak ediş alacağı ödenmediğini, ... İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi açıldığını iş bu icra takibine karşı, davalı tarafından itiraz edilerek takip durdurulduğunu, davalı İcra Müdürlüğü’ne sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde, arabuluculuk görüşmeleri sonunda anlaşılamadığını, Davalı firmanın haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı firmanın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili tarafından sunulan 09/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... ve Dağıtım Hizmetleri AŞ ile davacı taraf arasında imzalanarak, müvekkili şirkete devredilmiş olan 17.10.2016 tarihli acentelik sözleşmesinin eki protokolün 13. maddesinde uyuşmazlıkların çözüm yeri kararlaştırıldığını, müvekkili şirket ile davacı arasındaki 17.10.2016 tarihli protokolün 13. maddesinde taraflar arasındaki ihtilafların “İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri”nde çözüme kavuşturulacağı kararlaştırıldığını, müvekkili şirketten 126.579,94-TL’lik bir alacak talebinde bulunmuş, ancak takibe dayanak olarak; ... sayılı fatura, ... sayılı fatura, ... sayılı fatura, ... sayılı fatura, ... sayılı fatura, eklendiğini, bunlar dışında hiçbir dokümana yer verilmediği kolaylıkla tespit edileceğini, davacının müvekkili şirketten tahsil edilmemiş herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı ile dava dışı ... ve Dağıtım Hizmetleri AŞ arasında 17.10.2016 tarihinde “Acentelik Sözleşmesi” ve “Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolü” imzalandığını, müvekkili şirket tarafından devralınan “Sürat Kargo ve Sürat Lojistik Ticari İktisadi Bütünlüğü” kapsamında, 17.10.2016 tarihli “Acentelik Sözleşmesi” ve “Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolü”nden doğan tüm hak ve alacaklar da 13.09.2021 tarihi saat 24.00’den itibaren müvekkili şirkete devrolduğunu, davacı tarafın acentelik sözleşmesi kapsamındaki faaliyetleri karşılığında, müvekkili şirket tarafından davacıya hakkediş ödemeleri yapıldığını, davacı taraf, müvekkili şirket ile arasındaki acentelik sözleşmesini haksız ve sözleşmeye aykırı olarak 27.10.2021 tarihli dilekçesi ile feshettiğini, davacı tarafça gerçekleştirilen haksız fesih neticesinde, davacının müvekkili şirket nezdinde mevcut olan tüm alacakları eksiksiz olarak ödendiğini, bir kısım fatura bedelleri taraflar arasındaki ilişki kapsamında mahsup edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeler ve mahsup neticesinde, müvekkili şirket davacıdan alacaklı konuma geldiğini, davacı taraf her ne kadar ..., ..., ..., ..., ... sayılı hakkediş fatura bedellerinin ödenmediği iddiasındaysa da davacının bu iddiaları haksız ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, davacının hukuki gerekçeden yoksun, hukuki ve fiili gerçeklere aykırı haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyası, e-fatura, muavin defterleri, E-defter Beratları, acentelik sözleşmesi, vergi kaydı, BA/BS formları, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 12.467,31 TL lik fatura , 10.365,92TL lik fatura, 68.979,14TL lik fatura, 3.463,29TL lik fatura ve 5.324,34TL lik fatura alacağı ve işlemiş faizler olmak üzere toplam 126.579,94TL alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde ( 15/08/2022) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi ..., bilirkişi ... ve ...tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen Acentelik Sözleşmesi kapsamında davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 5 adet fatura alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davalının 2021ve 2022 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı ile olan cari münasebetini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davacı yan tarafından takibe konu edilen 5 adet faturanın tamamı davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı yanın (dosya kapsamı belgelerde takip tarihi belirlenenmiş olup itiraz tarihi esas alınmıştır.) takip tarihi (15.08.2022) itibariyle davacı yandan 45.369,62 TL cari hesap bakiye alacaklı durumda olduğu, Davacı ... tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların tamamı davalı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, söz konusu faturaların taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında verilen hizmet bedeli muhteviyatında düzenlendiği, davalı tarafından takibe konu faturaların kayıtlara alındığı, öte yandan (Ticari e-Faturalar, faturanın alıcıya gönderilmesinden itibaren 8 gün içinde alıcının reddetmesi durumunda iptal edilebilir ve bu durumda iade faturası düzenlenmesine gerek yoktur. Eğer alıcı 8 gün içinde faturayı reddetmezse ve iade etmek isterse, iade faturası düzenlenmesi gerekmektedir.) davalı tarafından düzenlenen herhangi bir iade faturası da görülmediği, bu bağlamda takibe konu faturaların davalı yanın bilgisi dahilinde ve kabulünde olduğu kanaati edinildiği, Davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacının 25.979,94 TL işlemiş faiz talebinin dayanağı bulunmadığından, takip tarihi itibariyle işlemiş faiz yönünden alacağının bulunmadığının kabulünün gerekeceği, Neticeten; Davacı yan ticari defter ve kayıtlarının ... ilinde olduğunu bildirdiğinden davacı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamamış olup rapor içeriğinde yapılan tespitler ve davalı yanın incelenen ticari defterleri doğrultusunda, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu beş adet faturanın davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülse de süregelen cari hesap ilişkisinde davalı yanın (dosya kapsamı belgelerde takip tarihi belirlenenmiş olup itiraz tarihi esas alınmıştır.) takip tarihi (15.08.2022) itibariyle davacı yandan 45.369,62 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu..." görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
Bilirkişi Fatih Taşkın, bilirkişi ... ve ...tarafından hazırlanan bilirkişi ek raporunda; "... Davacı yanın sunulan 2021 yılına ait muavin defterlerine göre, davacı tarafından takibe konu edilen faturaların davacının sunduğu muavin defterinde kayıtlı olmadığı, sunulan muavin dökümü 20.11.2021 tarihine kadar olup bu tarih itibariyle davacının davalı ile borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, Davalının 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı ile olan cari münasebetini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davacı yan tarafından takibe konu edilen 5 adet faturanın tamamı davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı yanın takip tarihi (05.10.2022) itibariyle davacı yandan 46.542,81 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Öte yandan davacı yan tarafından kök rapordan sonra sunulan beyan dilekçeleri ve ekinde yer alan banka dekontu incelendiğinde ise; davalı yana 25.06.2020 tarihinde “Acente Teminat Bedeli Ödemesi” açıklaması 50.000,00 TL teminat ödemesi yaptığı ve iş bu ödemenin de tarafların ticari defterlerine kayıtlı olmadığı görülmekte olup davacının icra takibinde bu yönde bir talebinin olmadığı anlaşılmakla Takdiri ve Hukuki değerlendirmesi Mahkemenize ait olduğu, Tarafların 2021 yılı BA-BS formunda, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 5 adet KDV hariç 110.504,30 TL bedelli faturanın davacı tarafından BS, davalı tarafından da BA formu ile bildirildiği, Rapor içeriğinde yapılan incelemeler doğrultusunda, davacı ve davalı tarafların ticari defterleri ile BA-BS formlarındaki bildirimleri değerlendirilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, davacı tarafından davalı adına düzenlenen beş adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davacının sunduğu muavin defter dökümünde bu faturaların yer almadığı tespit edilmiştir. Ekstre bitim tarihi olan 20.11.2021 itibarıyla, davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı görüldüğü, Davalının cari hesap alacağını oluşturan virman kayıtları incelendiğinde, 10.11.2021 tarihli 22.375,70 TL tutarındaki kaydın kasa açığı olarak yansıtıldığı, bu hususun mahkemenin takdirinde olduğu, diğer virman kayıtlarının ise taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmesi kapsamında GSM kesintisi, destek hizmet bedeli, poşet, barkod, kapıda ödeme, araç giderleri gibi kalemler nedeniyle davacıya yansıtıldığı belirlenmiştir. Ayrıca, davacının sunduğu muavin defter dökümünde bu kayıtların yer almadığı görülmüştür. Yapılan değerlendirme sonucunda, kök rapordaki görüş ve kanaati değiştirecek nitelikte yeni bir hususun bulunmadığı kanaatine varıldığı, Sonuç olarak, davalının takip tarihi olan 15.08.2022 itibarıyla, davacıdan 46.542,81 TL cari hesap alacağı olduğu tespit edilmiştir. Ancak, davacı tarafından 25.06.2020 tarihinde “Acente Teminat Bedeli Ödemesi” açıklamasıyla yapılan 50.000,00 TL tutarındaki teminat ödemesi dikkate alındığında, 46.542,81 TL'lik alacağın bu ödeme ile mahsuplaştırılması sonucunda, davacının 3.457,19 TL alacaklı duruma geçtiği..." görüş ve kanaatini bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememizaraflar tacir olduğundan görevli ve yetki sözleşmesi (HMK 17) gereği yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki acentelik sözleşme nedeniyle hak edişlerinin ödenmediğinden bahisle faturalara dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının hak ediş alacağının bulunup bulunmadığı, davalının mahsubunu talep edebileceği alacak ve cezai şart alacağının bulunup bulunmadığı, davacının alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı acentelik sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden doğan ... sayılı 27.12.2021 tarihli 12.467,31-TL bedelli fatura, ... sayılı 30.09.2021 tarihli 36.450,95-TL bedelli fatura, ... sayılı 31.10.2021 tarihli 68.979,14-TL bedelli fatura, ... sayılı 05.11.2021 tarihli 3.463,29-TL bedelli fatura, ... sayılı 05.11.2021 tarihli 5.234,34-TL bedelli faturalardan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporları, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; tarafların defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davacı ve davalı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlardan, taraflar arasında 09/11/2016 tarihli acentelik Sözleşmesi''nin imzalandığı( sözleşmenin başlangıç tarihinin 17/10/2016 olarak belirlendiği), sözleşmenin süresinin 5 yıl olduğu ve 05/11/2021 tarihine kadar davacının acentelik faaliyetini sürdürdüğü ve 27/10/2021 tarihli davalı şirkete hitaben yazılan dilekçesi ile acentelik faaliyetini ailevi nedenlerden dolayı bırakmak istediğini bildirdiği, ... Bölge Müdürü tarafından uygun bulunduğu ve acentelik sözleşmesinin tasfiye işlemlerinin yapıldığı, bu kapsamda 05/11/2021 tarihinde yapılan şubeye devir teslimi kasa bakiyesi tespit tutanağı ile 22.375,70TL kasa açığı tespit edildiği, sözleşmenin 5/ 2 maddesinde hak ediş ödemelerinin takip eden ayın 20-30 arasında ödeneceğinin düzenlendiği, sözleşmenin 7/30 maddesi gereği kargo şirketinin vereceği hizmetlerle ilgili olarak fatura düzenleyeceği ve hak edişinden keseceğinin düzenlendiği görülmüş olup takibe konu ... sayılı 27.12.2021 tarihli 12.467,31-TL bedelli fatura, ... sayılı 30.09.2021 tarihli 36.450,95-TL bedelli fatura, ... sayılı 31.10.2021 tarihli 68.979,14-TL bedelli fatura, ... sayılı 05.11.2021 tarihli 3.463,29-TL bedelli fatura, ... sayılı 05.11.2021 tarihli 5.234,34-TL bedelli faturaların tarafların ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğundan davacının HMK 222 gereği alacağını ispat ettiği, davacının elden aldığını ikrar ettiği 26.085,03TL nin mahsubu sonrasında 100.600,00TL bakiye alacağının kaldığı, yine 05/11/2021 tarihinde yapılan şubeye devir teslimi kasa bakiyesi tespit tutanağı ile 22.375,70TL kasa açığı tespit edildiğinden kasa açığının tespit edildiği tarih itibari ile davacının muaccel olan ... sayılı 30.09.2021 tarihli 36.450,95-TL bedelli fatura alacağından mahsup edilmiş ( sözleşmede bir sonraki ayın 20-30 arasında ödeneceği kararlaştırıldığından mahsup edilen 22.375,70TL lik kısmın 05.11.2021 tarihine kadar faizinin 61,61 TL olduğu, mahsup sonrası 14.075,25TL lik kısmın ise faizinin 1.737,04TL olduğu hesaplanmıştır.) ve davacının bakiye hakedişinin 78.224,30TL olduğu hesaplanmıştır. Davalı tarafından mahsubu talep edilen cezai şart ve virman kayıtlarının ise sözleşmenin 5 yıl olarak kararlaştırılmış olması ve davacının acentelik faaliyetini ailevi nedenlerden dolayı bırakmak istediğini bildirdiği, ... Bölge Müdürü tarafından uygun bulunduğu, acentelik sözleşmesinin tasfiye edildiği anlaşıldığından süresinden önce ve haksız yapılan bir fesih bulunmadığından cezai şart alacağının doğmadığı, yine virman kayıtlarının ise davacının kayıtlarında yer almadığı anlaşıldığından davalının bu hizmetleri verdiğini ispat etmesi gerektiği ancak ispata yarar bir delil sunmadığından bu virman kayıtlarının da hakedişlerden mahsubu yapılmamıştır. Sözleşmenin 5/ 2 maddesinde hak ediş ödemelerinin takip eden ayın 20-30 arasında ödeneceğinin düzenlendiğinden, buna göre faiz hesaplaması resen yapılmış olup ... sayılı 27.12.2021 tarihli 12.467,31-TL bedelli fatura yönünden 30.01.2022 tarihinden takip tarihi olan 09.08.2022 tarihleri arasında avans faiz işletilmiş olup bu fatura yönünden 1.022,15TL işlemiş faiz talep edebileceği, ... sayılı 30.09.2021 tarihli 36.450,95-TL bedelli fatura yönünden mahsup edilen 22.375,70TL lik kısmın 05.11.2021 tarihine kadar faizinin 61,61 TL olduğu, mahsup sonrası 14.075,25TL lik kısmın ise faizinin 1.737,04TL olduğu, ... sayılı 31.10.2021 tarihli 68.979,14-TL bedelli fatura yönünden 30.11.2021 tarihinden takip tarihi olan 09.08.2022 tarihleri arasında avans faiz işletilmiş olup bu fatura yönünden 7.531,48TL işlemiş faiz talep edebileceği, ... sayılı 05.11.2021 tarihli 3.463,29-TL bedelli fatura yönünden 30.12.2021 tarihinden takip tarihi olan 09.08.2022 tarihleri arasında avans faiz işletilmiş olup bu fatura yönünden 330,46TL işlemiş faiz talep edebileceği, ... sayılı 05.11.2021 tarihli 5.234,34-TL bedelli fatura yönünden 30.12.2021 tarihinden takip tarihi olan 09.08.2022 tarihleri arasında avans faiz işletilmiş olup bu fatura yönünden 508,04TL işlemiş faiz talep edebileceği anlaşılmakla davalının, davacıya 78.224,30TL asıl alacak ve 11.190,78TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 89.415,08TL tutarında borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına ve resen yapılan değerlendirmelere göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın kısmen iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: % 70,64 )
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 78.224,30TL asıl alacak ve 11.190,78TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 89.415,08TL üzerinden takip talebindeki şartlarda kaldığı yerden DEVAMINA,
2- Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 15.644,86TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Alınması gereken harç 6.107,94TL olduğundan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 3.946,27TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 2.161,67TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk başvuru dosyasından yapılmış olan 1.560,00-TL yargılama masrafının 1.101,98TL sinin davalıdan, 458,02TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı kendisini vekil marifetiyle temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava kısmen reddedildiğinden ve davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri ve posta giderinden ibaret toplam 9.573,80TL yargılama giderinin kabul oranına göre 6.762,93TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
16/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı