T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/359 Esas
KARAR NO :2025/342
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:09/06/2023
KARAR TARİHİ:04/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ... Şirketi’ne ait ... plakalı yolcu otobüsünün ... 19/10/2022 tarih ve saat 15:00'te gerçekleşen seferinde 7 numaralı koltuk ile yolcu olduğunu, davalı Rota Şirketi'ne ait aracın seferi sırasında, araç kaza yaptığını, müvekkilinin trafik kazası nedeni ile ağır yaralandığını, kaza sonrasında ambulans ile ... İl Sağlık Müdürlüğü ...Devlet Hastanesi’ne araç içi trafik kazası kodu ile hastaneye kaldırıldığını, hastanede ameliyat ve bir dizi işlem yapıldığını, yoğun bakım servisinde tedavi gördüğünü, müvekkilinin tedavisi nedeni ile ağır süreçler geçirdiğini, müvekkilinin yaşadığı kaza neticesinde 19.10.2022 tarihinde ... ...Devlet Hastanesi'ndeki tedavi süreci için müvekkilinin sigortasından 18.837.5 TL ve 16.801.59 TL olmak üzere toplam 35.639,09 TL ödendiğini, kaza tarihinde davalı rota Şirketi'ne ait araç için davalı ... Sigorta Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ve davalı ... Sigorta da zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi bulunduğunu, müvekkilinin yaşadığı zor süreçler nedeni ile maddi ve manevi zararlarının tazmin edilmesi için 14.02.2023 tarihinde her iki davalı sigorta şirketine de başvurulduğunu ancak olumlu sonuç alınamadığını, sigorta şirketlerine yapılan başvuruların olumsuz sonuçlanması sonrasında, arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, bu sebeplerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haklı davanın kabulüne, kaza nedeni ile müvekkilinin uğradığı zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'nin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi kapsamında ve davalı ... Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin kişilik haklarının zedelenmesi ile yaşadığı ağır bunalım nedeni ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... Şirketi'nden ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi kapsamında müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinin kural olarak davada davalı sıfatını taşımadığını, bu nedenle müvekkili şirket taraf kaydının ihbar olunan olarak düzeltilmesi gerektiğini ve müvekkili sigorta şirketi hakkında hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına, zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet ve derdestlik itirazları bulunduklarını, dosya kapsamında söz konusu kazaya ilişkin olarak .../... nolu hasar dosyası açıldığını ve poliçe teminat limitini azaltan mahiyette 1.733.221,29 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından yazılı başvuru ve arabuluculuk yapıldığı belirtilmişse de; dava ikame edilmeden önce, müvekkili şirkete usule uygun yazılı başvuru yapılmadığını, sigorta şirketlerine dava açılmadan önce yazılı başvuru yapılması ve arabuluculuk görüşmelerinin yapılmasının dava şartı olduğunu, eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının müvekkili şirketin sorumluluğunda bulunmayan dolaylı zararların ödenmesini talep ettiğini ve kötüniyetli davrandığını, davacının davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, davacının yaralanması ile isnat edilen fiil arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının maddi-manevi tazminat taleplerinin haksız olduğunu ve zenginleşme amacı taşıdığını, bu sebeplerle; davalı müvekkili şirketin dava bakımından ihbar olunan konumunda olacağından, usulen müvekkili şirket yönünden hüküm kurulamayacağını ve müvekkili sigorta şirketine yöneltilen tüm taleplerin öncelikle husumet itirazları kabul edilerek usulden reddine, davacı tarafından ileri sürülen talepler haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın usul ve esas yönünden reddine, esasa girilmesi halinde kusur durumunun ve maluliyetin tespiti bakımından adli tıp kurumundan rapor aldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... ... Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın yalnızca maddi tazminat talebinde bulunduğunu, alacak kalemlerini belirlemediğini, taleplerin kalem kalem belirtilmemesi halinde davayı kabul etmemek kaydıyla müvekkili şirketin yalnızca sürekli işgöremezlik tazminatı bakımdan sorumluluğu bulunduğunu, davacı tarafından sigorta şirketine yazılı başvuru şartının yerine getirilmediğini, huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından sakatlık belirlenmesi için eksik evrak talep edildiğini, davacı tarafından sunulmadığını ve eksik incelemeye sebep verildiğinden başvuru şartı yerine getirilmediğini, mahkeme nezdinde ilgili yönetmeliğe göre rapor alınması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limiti ve ilgili genel şartlardaki maluliyet oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, bu sebeplerle; haksız, mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına ceza dosyanın celbini, ilgili dosya eksikliği tamamlandıktan sonra dosyanın kül halinde İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, aleyhe karar verilmesi halinde güncel mevzuata uygun maluliyet raporu alınması için İstanbul Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin uzun yıllardır taşımacılık sektöründe ... - ... (...) arasında hizmet veren, vermiş olduğu hizmetin tüm gereksinimlerini titizlikle yerine getiren bir firma olduğunu, müvekkili şirketin her ne kadar tüm personellerine taşımacılık kuralları gereği gerekli eğitimleri almalarını sağlamak ve riskleri asgaride tutmak için gerekli tüm şartları sağlamakta ise de davaya konu olumsuz olaylar gibi bir durumun yaşanması ihtimalini gözeterek Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları kapsamında gerekse Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Ferdi Kaza Sigortası Tarife ve Talimatı kapsamında her dönem en yüksek poliçelerle istenmeyen bir kaza durumunda hem yolcularının, hemde üçüncü şahısların olası zararlarını teminat altına aldığını, davalı şirketin 02/03/2022 - 02/03/2023 tarihlerini kapsayacak şekilde ... Sigorta A.Ş.'den ... numaralı Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçesi, 06/03/2022 - 06/03/2023 tarihlerini kapsayacak şekilde ... Sigorta Şirketi'nin ... numaralı Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ve 02.03.2022 - 02.03.2023 tarihlerini kapsayacak şekilde ... Sigorta A.Ş.'den ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi satın aldığını, davacı yanın usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığını, davacı yanın gerçek zararının tespitinin imkansız olduğu açıkça ortadayken sigorta şirketlerine başvuru yaptığını, tedavi süreci devam ederken ve malul kalıp kalmayacağı bile belirsizken, uğradığı bir zarar olup olmadığı bilinmezken tazminat talebinde bulunduğunu, davacı yanın, zararının tam olarak ispat edebildiği ve hesaplanabilir olduğu durumda söz konusu zararını tazmin edebilecekken davayı açmakta hukuki bir yararının bulunmadığını, davacı yanın kendi sigortasından 35.639,09 TL ödeme yapıldığını beyan etmişse de söz konusu ödemeye ilişkin herhangi bir makbuz veya dekont dosyaya sunulmadığını, bu sebeplerle; davanın usulden reddini, somut delillerle ispat olunamayan taleplerin ve davanın reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
TALEP ARTIRIM: Davacı vekili tarafından sunulan talep artırım dilekçesinde özetle; Bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan rapor uyarınca maddi tazminat talebi yönünden 2.000,00 TL Tedavi Giderleri taleplerini 4.000,00 TL artırarak 6.000,00 TL'ye, 2.000,00 TL Bakıcı Giderleri taleplerini 36.364,00 TL artırarak 38.364,00 TL'ye, 3.000,00 TL Sürekli İş Göremezlik Tazminatı taleplerini 165.814,9 TL artırarak 168.814,97 TL'ye 3.000,00 TL Yoksun Kalınan Mesleki Kazanç Tazminatı taleplerini tam ıslah ile ıslah etmek sureti ile 44.108,86 TL Geçici İş Göremezlik Tazminatı olarak tam ıslah ettiklerini, alacak kalemleri ile açıklanmak sureti ile bildirilen ve dava dilekçesi ile toplam 10.000,00 TL olarak talep ettikleri maddi tazminat taleplerini 257.287,83 TL olarak ıslah ettiklerini, 19.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, rapora karşı beyanları ile bilirkişi raporunda Sürekli İş Göremezlik Tazminatı yönünden seçenekli olarak yapılan tespitlerden 168.814,97 TL olarak hesaplanan değerin hükme esas alınmasına, maddi tazminat alacak kalemlerimizden Yoksun Kalınan Mesleki Kazanç Tazminatı taleplerini Geçici İş Göremezlik Tazminatı olarak tam ıslah ettiklerini, tam ıslah taleplerinin kabulüne, bilirkişi raporu ile yapılan tespit ve hesaplamalar doğrultusunda maddi tazminat talepleri yönünden yapmış oldukları tüm ıslah taleplerinin kabulüne, ıslah dilekçesinin davalı şirket vekillerine tebliğe çıkarılmasına, maddi tazminat alacağının tamamının kaza tarihi olan 19.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/... soruşturma numaralı dosyasının UYAP kayıtları, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ... İl Emniyet Müdürlüğü'nden gelen kaza resimleri ve trafik kazası tespit tutanağını içerir müzekkere cevabı, ... Noterler Birliği'nden gelen ... plakalı araca ait tescil bilgilerini içerir müzekkere cevabı, ...Devlet Hastanesi'nden gelen davacıya ait tedavi evrakları, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden gelen davacıya ait tedavi evrakları, Unkapanı Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait hizmet cetveli, iş yeri unvan listesi ile sosyal güvenlik kayıt bilgilerini içerir müzekkere cevabı, Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait sosyal ekonomik durum araştırma tutanağı, hasar dosyası ve poliçe, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 28/08/2024-... karar nolu maluliyet raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 06/05/2024 tarihli kusur raporu, bilirkişi raporu, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, 19/10/2022 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacı ...'nun maluliyetinin oluşup oluşmadığı, zarara uğrayıp uğramadığı, bu trafik kazası nedeniyle tarafların kusur durumunun ne olduğu, davacının sürekli, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatın varlığı ve miktarı, faiz türü ve başlangıcından ibaret maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, 19/10/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanarak malul kaldığını, kazaya neden olan araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle uğradığı zarara ilişkin maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... sigorta vekili özetle, usulüne uygun başvurunun yapılmadığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve yine poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, sigortalının meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının adli tıp kurumu tarafından, zararın ise aktüerya bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, geçici maluliyetten, tedavi giderlerinden ve manevi tazminat taleplerinden sorumluluklarının bulunmadığını, müterafik kusur durumunun değerlendirilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili özetle, yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri olduğunu, usulüne uygun yazılı bir başvuru yapılmadığını, ilgili yönetmeliklere uygun maluliyet ve kusur raporunun alınması gerektiğini, sorumluluğun teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, tüm bu sebeplere davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Rota Turizm vekili özetle, sorumluluğun sigorta şirketlerine ait olduğunu, arabuluculuk dava şartının müvekkili yönünden yerine getirilmediğini, davacı tarafın gelir kaybı taleplerinin ispatlanması gerektiğini, bakım ve tedavi giderlerinin de ispatlanması gerektiğini, tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 05/06/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu trafik kazasının 19.10.2022 günü saat 01.12 sıralarında sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüs ile D.100-17 nolu devlet karayolu üzerinde ... istikametinden Samsun istikametine doğru sağ şerit üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli 50km+275m'ye geldiği sırada aracının ön kısımlarıyla, daha önce sağ tarafındaki akaryakıt istasyonundan çıkmış şekilde önünde aynı yönde ilerlemekte olan sürücü ... idaresindeki... plakalı kamyonun arka kısımlarına çarpması sonucu davaya konu olayın meydana geldiği, kaza neticesinde davacı ...'nun yaralandığı anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketinin kaza tarihini kapsar şekilde ... plakalı otomobilin 02/03/2022 - 02/03/2023 vadeli dönemi ZMMS poliçesi ile sigortalandırmış olduğunun mevcut poliçenin tetkikinden tespit edildiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
Mahkememizin 17/01/2024 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ... beyanında; "Kaza ile ilgili görgüm bilgim yoktur, davacı taraf benim babam olur, babam hastanede hatırladığım kadarıyla 20 gün kadar kalmıştır, hastanede kaldığı süre boyunca kanama riskinden dolayı hemen müdahale edemediler, babam hastaneden çıktıktan sonra babamın bakımı ile annem ilgilendi, biz babam ile aynı mahallede farklı evlerde oturuyoruz, gün aşırı babamın yanındaydım, babam eve geldiğinde yürüdüğünde güçlük çekiyordu, bu sebeple ihtiyaçlarını karşılarken annem zorlandığı için genelde gün sonunda babamın tuvalet ve banyo ihtiyaçları için beni bekliyorlardı, babam ile ben ilgileniyordum, bu kazadan dolayı babam yaklaşık 8-9 ay çalışmamıştır, babam emlak işi ile uğraşırdı, babam özel olarak başka bir emlakçının yanında çalışıyordu, 8-9 ay sonra yavaş yavaş çalışmaya başlamıştır, bu arada babam 2 kez ameliyat geçirmiştir, birisi safra kesesi diğeri ise kalp krizinden dolayı stend taktılar, babam kaza geçirdiği hafta emekli olmuştur, kazadan sonra çalışmadığı süre boyunca emekli aylığı ile geçimlerini sağlamışlardır, babam, aynı evde annem ve kız kardeşim ile birlikte yaşamaktadır, kız kardeşim 21 yaşında ve öğrencidir, tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 17/01/2024 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ... beyanında; "Ben davacının eşiyim, kazanın olduğu tarihte davacının yanında değildim, kazadan haberdar olur olmaz kaza yerine gittim, gidip gördüğümde ilk müdahale edilmişti, vücudunda kanlar vardı, 6-7 gün kanı dışarı atmaya çalıştırlar, daha sonra ameliyata alındı, ardından 1 gün yoğun bakımda kaldı, eşim hastanede yaklaşık 18-19 gün kaldı, ameliyatla eşime platin takılmıştır, eşim eve geldikten sonra da eşime ben ve oğlum baktık, eşim kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyordu, bu durum 1-2 ay sürdü, daha sonra kendi ihtiyaçlarını karşılamaya başladı, ancak ben yine eşime 4-5 ay yardımcı oluyordum, işimin ihtiyaçlarını tek başıma karşılayamıyordum, oğlum da bana yardım ediyordu, evde eşim, kızım ve ben yaşarız, oğlum ile yakın yerlerde yaşıyoruz, yardım etmek amaçlı oğlum yanımıza gelirdi, kazadan dolayı eşim halen hastanede yatarken otobüs sahipleri Alucra Gazetesi'nde kaza sebebiyle kimsenin hastanede yatmadığına ilişkin haber yapmışlardır, ancak o dönemde biz halen hastanede ve zor durumdaydık, eşim kazadan sonra uzun bir süre evde kalmış, çok fazla çalışamamıştır, halen de rahatsızlıkları sebebiyle düzenli olarak çalışamıyor, kazanın olduğu zamanda eşim emekli olmuştur, bu emekli aylığı ile geçiniyoruz, kızım İstanbul Üniversitesi'nde hem hukuk okuyor, hem de İlahiyat bölümünü okuyor, bu sene 3.sınıftadır, kazadan sonra eşim kalp krizi geçirmiştir, ameliyat olmuştur, kazanın gerçekleştiği yerden İstanbul'a ambulans ile geldik, ambulansın ücretini ödemedik, sonrasında hastaneye gidiş gelişlerimizde ücret ödemedik, hastane ambulansı ücretsiz göndermiştir, tanıklık ücreti istemiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 28/08/2024-... karar nolu maluliyet raporuna göre; "Mevcut belgelere göre; Ahmet oğlu, 20/09/1968 doğumlu ...’nun 19/10/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; I.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Alt ekstremite uzunluk farklılıkları, Tablo 3.3’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %5, olup Tablo 3.2’ye göre; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 4 (dört) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3119 E. 2021/2025 K. Sayılı ilamına göre yerleşmiş uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde malûliyetin varlığı ve oranına ilişkin belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kazanın 19/10/2022 tarihinde meydana geldiği ve ATK 2. Üst Kurulundan AYM'nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı iptal kararı da nazara alınarak davacının yaralanmasının tarihi itibariyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği" hükümleri uyarınca tazminat hesabına esas olacak şekilde ayrı ayrı yüzdelik dilimde belirlenerek rapor alınmakla düzenlenen rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 06/05/2024 tarihli kusur raporuna göre; "Mevcut verilere göre; A) Sürücü ... idaresindeki kamyon ile akaryakıt istasyonundan devlet karayoluna katılım yaparak seyrini sürdürmekte olduğu sırada olay mahalline geldiği esnada meydana gelen kazada hatalı bir tutum ve davranışı bulunmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır. B) Sürücü ... idaresindeki otobüs ile seyir halindeyken yola gereken düzeyde dikkatini vermediği, seyrini ilerisinde aynı yönde seyretmekte olan araçla arasındaki güvenli takip mesafesini koruyacak şekilde sürdürmeye yeterli özeni göstermediği ve daha önce sağ ilerisindeki akaryakıt istasyonundan yola katılmış olmakla ilerisinde aynı yönde mesafe katetmiş kamyona arkadan çarptığı olayda asli derecede kusurludur. SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Sürücü ...'ın kusursuz, B) Sürücü ...'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Aktüer bilirkişi ... ve Adli Tıp Uzmanı bilirkişi Dr. ... tarafından hazırlanan 19/02/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/4391 E. , 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, davacının hesaplamalara esas alınan gelir durumuna dair açıklamanın iş bu raporun 9. Sayfasında Sayın Mahkeme'nin takdirine sunulduğu, dava dışı SGK tarafından davacıya Geçici İş Göremezlik ödemesi yapılmadığı tespit edilmiş olup, davacının hesaplanan Geçici ve Sürekli İş Göremezlik zararlarından bu açıdan bir tenzil yapılmadığı, Takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere örnek teşkil etmesi açısından; Pasif Dönem hesabında Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücretve Vergi İstisnası Hariç Asgari Ücret dikkate alınarak alternatifli hesaplama yapıldığı, davacının tedavilerinin ...Devlet Hastanesi'nde yapıldığı ve bu kapsamda oluşan tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığının anlaşıldığı, davacı ... 'nun hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararınında 4.108,86 TL, Geçici Bakıcı Gideri zararının 38.364,00 TL, SGK sorumluluğu dışında kalan ve belgelendirilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, hastane muayene farkı gibi vb.) paramedikal tedavi giderlerinin toplam 6.000,00TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari Geçici Bakıcı Gideri, Geçici İş Göremezlik ve Tedavi Giderleri zararlarının karşılanacağı ZMMS Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Teminatı Limitinin 2.000.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemleri toplamı yönünden teminat limitini aşan toplam zararının olmadığı, davacı ...'nun hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının; Pasif Dönemde eski adıyla AGİ 'ye karşılık gelen Vergi İstisnası Hariç Asgari Ücrete Göre 148.087,77 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı ZMMS Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 2.000.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, Pasif Dönemdeeski adıyla AGİ 'ye karşılık gelen Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücrete Göre 168.814,97 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı ZMMS Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 1.000.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı," şeklinde rapor düzenlenmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/... Soruşturma dosyasının incelemesinde Sanık ...'un üzerine atılı mağdur ...'na karşı Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma suçundan dolayı soruşturmanın devam ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 03/07/2023 tarihli talep açıklama dilekçesi Sürekli İş göremezlik talebinin 3.000,00-TL , Tedavi Giderleri talebinin 2.000,00-TL, Bakıcı Gideri talebinin 2.000,00-TL, Geçici İş göremezlik talebinin 3.000,00-TL ve Manevi tazminat talebinin 100.000,00-TL olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf trafik kazası nedeniyle uğradığı manevi zararlara ilişkin manevi tazminat talebinde de bulunmuştur.
Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Ayrıca Yargıtay HGK'nın 23.6.2004 tarih ve 2004/13-291E.-2004/370K. sayılı kararında manevi tazminat ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; "Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir." denilmek sureti ile manevi tazminatın belirlenmesine caydırıcılık unsuru ve insan yaşamının önemine özellikle vurgu yapılmıştır.
Davaya konu trafik kaza tespit tutanağı incelendiğinde emniyet kemerinin takılı olup olmadığına ilişkin kayıtların belirsiz olarak işaretlendiği anlaşıldığından dosya kapsamında da davacı tarafın emniyet kemerini takmadığına dair kesin bir bilgi ve belgeye rastlanmadığından davalıların müterafik kusur indirimi taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Tarafların iddia,savunmaları, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 19.10.2022 günü saat 01.12 sıralarında sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüs ile D.100-17 nolu devlet karayolu üzerinde ... istikametinden Samsun istikametine doğru sağ şerit üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli 50km+275m'ye geldiği sırada aracının ön kısımlarıyla, daha önce sağ tarafındaki akaryakıt istasyonundan çıkmış şekilde önünde aynı yönde ilerlemekte olan sürücü ... idaresindeki... plakalı kamyonun arka kısımlarına çarpması sonucu davaya konu olayın meydana geldiği, kaza neticesinde davacı ...'nun yaralandığı, davalı sigorta şirketlerinin kaza tarihinde ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı ve ferdi koltuk kaza sigortacısı olduğu, davacının dava açmadan önce sigorta şirketine başvurduğu, Mahkememizce alınan kusur raporunda davacı yaralanan yolcunun kusursuz olduğu, dava konusu kazada davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı otobüs şoförünün %100 kusurlu olduğu, düzenlenen bilirkişi raporunun kazanın oluşu, kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alındığı, Mahkememizce alınan ATK 2.Üst Kurulunun 28/08/2024-... karar nolu maluliyet raporuna göre davacının tüm vücut engellilik oranınının %3 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 4 (dört) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin tespit edildiği, düzenlenen raporun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve kaza tarihinden sonraki tedavi evrakları esas alınarak düzenlendiği anlaşılmakla hükme esas alındığı, dosyanın aktüerya raporu alınmak üzere aktüer ve adli tıp uzmanı bilirkişisine tevdii edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli heyet raporunda davacı yaralananın sürekli iş göremezlik zararının 168.814,97 TL, tedavi gideri zarar hesabının 6.000,00-TL olduğu, geçici iş göremezlik zararının 44.108,86 TL olduğu, bakıcı gideri zararının 38.364,00 TL olarak hesaplandığı, yapılan maddi zarar hesabının dosya kapsamına uyumlu ve denetime elverişli olduğu hükme esas alındığı, ve maddi zarardan davalıların sorumluluğunun bulunduğu, davacının 14/02/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı ve 8 iş günü sonrası 24/02/2023 tarihi olduğundan bu tarihte temerrüde düştüğü, diğer davalının ise haksız fiil nedeniyle kaza tarihi olan 19/10/2022 tarihinde temerrüde düştüğü ve taleple bağlı kalınarak yasal faiz istenebileceği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davaya konu somut olay anılı yasal düzenlemeler ve yukarıdaki ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazası neticesinde, kazanın oluş şekli, kaza tarihi, tarafların kusur oranı, maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek kaza nedeniyle davacı tarafta yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alınarak davacının manevi tazminat davasının kabulü ile, Davacının yaralanmasından dolayı uğradığı manevi zarar karşılığı 100.000,00-TL manevi tazminatın, davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Temerrüt ve faiz yönünden ise; davaya konu edilen zarar doğurucu haksız fiil, trafik kazası şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak haksız fiil faili olan sürücünün eylemi sonucu oluşan zararla ilgili, araç işleteninin sorumluluğunu teminat altına alan trafik sigortacısının, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafın, davadan önce başvurusunun bulunmadığı durumda ise, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Davacının 14/02/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı ve 8 iş günü sonrası 24/02/2023 tarihinde temerrüde düştüğü ve talep doğrultusunda yasal faiz istenebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan Maddi tazminat talebinin KABULÜ ile;
a-) 168.814,97-TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş yönünden poliçe limiti üzerinden sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi 24/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) kaza tarihi 19/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b-) 44.108,86-TL geçici iş göremezlik tazminatının (davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş yönünden poliçe limiti üzerinden sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi 24/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) kaza tarihi 19/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
c-) 6.000,00-TL tedavi gideri tazminatının (davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş yönünden poliçe limiti üzerinden sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi 24/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) kaza tarihi 19/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
d-) 38.364,00-TL bakıcı gideri tazminatının (davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş yönünden poliçe limiti üzerinden sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi 24/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) kaza tarihi 19/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat talebinin KABULÜ ile; Davacı ...'nun yaralanmasından dolayı uğradığı manevi zarar karşılığı 100.000,00-TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 19/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
3-Maddi tazminat yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 17.575,33-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.220,33-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 16.355,00-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Manevi tazminat yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 6.831,00-TL harcın davalı ... Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Maddi tazminat yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 41.166,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Manevi tazminat yönünden; Davalı ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 375,71-TL Peşin/nisbi Harcı, 844,62-TL Tamamlama Harcı, 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 8.650,00-TL ATK fatura ücretleri, 1.282,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 20.332,73-TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... Sigorta vekilinin ve davalı Rota Turizm vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır