T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/398 Esas
KARAR NO: 2024/259
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/07/2023
KARAR TARİHİ: 22/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 05/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davacı şirket davalı tarafa mal sattığını ve sonrasında Nijerya'da işçileriyle birlikte söz konusu malların montajının yapılmasını sağladığını, davacı şirket öncelikle davaya konu sözleşmeden doğan borçlarını eksiksiz şekilde ifa ettiğini, montaj işleriyle bağlantılı olarak davacı şirket ... numaralı ve 03.01.2023 tarihli, ... numaralı ve 03.01.2023 tarihli faturaları kestiğini, bu faturalardan hiçbiri itiraza maruz kalmamış olduğundan muhteviyatları kabul edildiğini, toplamda 179.263,75 TL değerindeki bakiye tutar davacı şirkete hiçbir şekilde ödenmediğini, .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı dosyasıyla alacak icra takibine konu edildiğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini...” talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 06/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Dava konusu alacağa gerekçe gösterilen sözleşme hiçbir surette davalı şirkette tarafından imzalanmadığını, yazılı sözleşme bulunmadığını, taraflar arasında öncesinde yürütülmüş olan ticari ilişki gereği karşılıklı edimler yerine getirilmiş ve taraflar arasında herhangi bir borç mevcut değilken sonradan tanzim edilen faturalarla borç uydurulmaya çalışıldığını, davacı dilekçesinde iddia edildiği gibi davalı şirketin söz konusu tarihlerde Nijerya'ya gidildiğinden yahut yeni bir montaj işlemi yapıldığından bilgisi bulunmadığını, delil olarak sunulan whatsapp yazışmalarını kabul etmediklerini, davacı tarafından iki adet fatura kesilmiş olmasına ve davalı şirketin süresi içinde bu faturalara itiraz etmemiş olmasına dayanarak borcu kabul ettiğinin kabulü mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini ve davacı tarafından icra takibine konu edilen meblağın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :
.... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı icra dosyası, Taraflar arasında imzalanmış mal satımına ilişkin sözleşme ile yeminli tercüman onaylı Türkçe çevirisi, Çalışanların Nijerya'ya gittiğini gösterir pasaport suretleri, fatura, Whatsapp yazışmaları, ... Noterliği'nin 1 Mart 2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve tebliğ şerhi, 17/10/2022 tarihli 1116,480.16 TL'lik ödemeyi gösteren dekont, tarafların BA/BS formları, 04/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 21/03/2023 tarihinde 179.263,80TL faturadan kaynaklı asıl alacak ve 403,95TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ (23/03/2023) edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (28/03/2023) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 28/03/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... ile Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 04/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturalardan kaynaklı oluşan 179.263,80 TL tutarlı cari hesap bakiye alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının 2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı ile olan cari münasebetini ... hesap kodunda takip ettiği, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu faturalardan kaynaklı davacı yanın takip tarihi (21.03.2023) itibariyle davalı yandan 192.262,46 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalının 2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı ile olan cari münasebetini ... hesap kodunda takip ettiği, davacı yan tarafından takibe konu edilen 2 adet faturanın davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı yanın takip tarihi (21.03.2023) itibariyle davacı yana 374.407,70 TL cari hesap bakiye borçlu durumda olduğu, Davacı yan tarafından takibe 2 adet fatura konu edilmiş olup iş bu faturaların her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte davalı yan incelenen kendi ticari defterlerinde davacı yana daha fazla borçlu görüldüğünden ve davacının alacak talebi karşılandığından cari hesap farklılığı üzerinde durulmasına gerek olmadığı kanaati edinildiği, Öte yandan davacı yan incelenen kendi ticari defterlerinde takip tarihinde davalı yandan 192.262,46 TL cari hesap bakiye alacaklı olarak gözükmekte ise de, takibe konu faturaların alt kısmında yer alan ibareye göre faturaların ihraç kayıtlı fatura olduğu ve bu faturalarda KDV tahsil edilmediği anlaşılmakla, bu bağlamda davacı tarafça takibe konu faturaların KDV hariç “ödenecek tutar” kısmında belirlenen tutarıyla kayıt edilmesi gerekirken KDV dahil tutarları dikkate alınarak kayıtlara işlendiğinden davacının alacağı daha fazla gözüktüğü, bu minvalde takibe konu faturalar olması gerektiği şekliyle kayıtlara işlendiği takdirde davacının (109.018,02 TL önceki dönemden devreden davalı alacağı - 116.480,16 TL 03.01.2023 tarihli ... sayılı fatura KDV hariç bedeli - 162.483,25 TL 03.01.2023 tarihli ... sayılı fatura KDV hariç bedeliz) takip tarihi itibariyle 169.945,39 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğunun kabulü gerektiği, Davacı ... İmalat İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı ve davalı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, söz konusu faturaların taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında verilen hizmet bedeli muhteviyatında düzenlendiği, davalı tarafından takibe konu faturaların kayıtlara alındığı, öte yandan (Ticari e- Faturalar, faturanın alıcıya gönderilmesinden itibaren 8 gün içinde alıcının reddetmesi durumunda iptal edilebilir. ve bu durumda iade faturası düzenlenmesine gerek yoktur. Eğer alıcı 8 gün içinde faturayı reddetmezse ve iade etmek isterse, iade faturası düzenlenmesi gerekmektedir.) davalı tarafından düzenlenen herhangi bir iade faturası da görülmediği, bu bağlamda takibe konu faturaların davalı yanın bilgisi dahilinde ve kabulünde olduğu kanaati hasıl olduğu, Dosyaya mübrez belgelerden davacının satışa konu ettiği ürünlerin davalıya teslim edildiğine ilişkin herhangi bir teslim-tesellüm tutanağına rastlanılmadığı; takibe konu faturaların e-fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı ve davalı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, söz konusu faturaların taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında verilen hizmet bedeli muhteviyatında düzenlendiği, davalı tarafından takibe konu faturaların kayıtlara alındığının müşahede edildiği, Öte yandan Türk Ticaret Kanunu'nun 21/£2 maddesi gereği, sekiz (8) gün içinde fatura içeriğine itirazda bulunulması gerekmekte olup, sekiz günlük sürenin, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi olmayıp yalnızca ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşıyacağı, sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olacağı, Şayet faturaya süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacirin, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını 6762 sayılı TTK'nın 84 ve 85 inci madde hükümleri (HMK m. 222) uyarınca ispatlamış olacağı, nitekim dosyaya mübrez belgelerden davalı tarafından düzenlenen herhangi bir iade faturası da görülmediği, bu bağlamda takibe konu faturaların davalı yanın bilgisi dahilinde ve defterlere işlenmek suretiyle kabulünde olduğu, Rapor içeriğinde yapılan tespitler ve tarafların incelenen ticari defterleri doğrultusunda, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu iki adet faturadan kaynaklı davacı yanın takip tarihi (21.03.2023) itibariyle davalı yandan 169.945,39 TL cari hesap bakiye ve 403,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 170.349,34 TL bakiye alacaklı olduğu..." Görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz davanın konusu nedeniyle görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari sözleşme nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 23/03/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasında taraflar arasındaki sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı 29/11/2019 tarihinde taraflarca imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden doğan 2 adet fatura bedeli olan toplam 179.263,80TL faturadan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; davacı taraf davalı ile 30.12.2021 tarihinde satıcı sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davalıya mal sattığını ve Nijerya'da işçileri ile birlikte malların montajını yaptığını, sözleşme kapsamında borçlarını eksiksiz olarak ifa ettiğini montaj işinin satış bedeline dahil olmadığından montaj işleri için 2 adet faturanın düzenlendiğini davalı tarafın bu faturalara itiraz etmediğini, yapılan WhatsApp yazışmalarında da durumu sabit olduğunu, 1. montaj organizasyonunun bir kısmını ödendiğini ikinci montaj organizasyonunun hiç ödenmediğini iddia etmiş olup davalı taraf kendilerini böyle bir sözleşme imzalamadıklarını, sözleşmeyi ilk defa gördüklerini, sonradan tanzim edilen Faturalarla borç uydurulmaya çalışıldığını, muhasebe bölümü tarafından faturaların önceki ödemelere ilişkin olduğu düşünülerek ödeme yapıldığını, davacının Nijerya'da yapıldığını iddia ettiği montaj işlerini ispat etmesi gerektiğini, müvekkil şirketin hiçbir bilgisi olmadığını savunmuş ise de sunulan yazışmalardan Nijerya Restaurant projesi kapsamında malzeme sevkiyatının yapıldığı, ayrıca montaj hizmeti için de 2 adet fatura kesileceğini bildirildiği, bu haliyle taraflar arasında davalı tarafından kabul edilmese de sunulan 30/12/2021 tarihli satıcı sözleşmesi kapsamında ticari ilişkinin bulunduğunu sabit olduğu anlaşılmıştır. Tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davacı ve davalı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda, davaya konu faturaların e-fatura olarak düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturayı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, TTK'nun 21/2. Maddesi uyarınca yasal süre içerisinde iade etmediği ve fatura içeriğinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu, ayrıca davalı borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi sebebi ile alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığı, davaya konu faturalar ihraç kayıtlı fatura olup ihracatçının KDV iadesi alabilmesi için gerekli belgeleri temin ederek ilgili gümrük idaresine başvurması gerektiği, bu sebeple ihracatçı tarafından KDV iadesi alabilmek için alıcıdan gümrük beyannamesi, taşıma belgeleri, dış ticaret işlem belgesi, fatura gibi ihracat işleminin tamamlandığını ve malın gerçekten yurt dışına çıktığını teyit eden belgeleri talep edebileceği, KDV iadesi başvurusu yapılması için bu belgelerin gerekli olduğu, mal alan kişinin bu belgeleri temin edip ihracatçıya vermesi gerektiği ancak dosyada bu belgelerin davacıya sağlandığına dair bir belge bulunmadığından ayrıca davalının faturaları bu haliyle defterine kaydetmesi dikkate alınarak KDV dahil fatura bedelleri dikkate alınmış ve davalının, davacıya takip talebindeki gibi borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,
b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 35.852,76TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 12.273,10-TL harçtan peşin olarak alınan 3.068,28-TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.204,82-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı, peşin harç, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 8.383,78TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereği hesaplanan 28.746,84-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 22/03/2024
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.