T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/404 Esas
KARAR NO: 2024/260
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 07/07/2023
KARAR TARİHİ: 22/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 07/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; olay günü 23.03.2022 günü saat 09:45 sıralarında davacı sürücü ... ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile ... ... ... Sokak ile 1289 sokağın kesiştiği kavşağa giriş yaptığı esnada aynı kavşağa giriş yapan ve plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kaza yapmasına sebebiyet vermesi sonucu tek taraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün 06.06.2023 Tarihli Kusur Mütaalası raporunda belirtildiği üzere 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/1-a Maddesini, 52. Maddesinde düzenlenen 52/1-b ve aynı kanunun 84. Maddesinde düzenlenen asli kusurlardan ''kavşaklarda ilk geçiş önceliğine uymamak'' kurallarını ihlal ettiğini ve asli kusurlu olduğunu, davacı müvekkili ... ... geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak yaralandığını, ... Özel ... Hastanesinde tedavi gördüğünü, davacı müvekkilinde dava konusu kaza dolayısıyla vücudunda basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek "tibia altuç kırığı'' meydana geldiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2022/ ... İhbar Dosya numarası ile soruşturma başlatıldığını, soruşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kaza nedeniyle meydana gelen yaralanma neticesinde oluşan maddi zararın Davalı ...'ndan karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı ...'na 05/09/2022 tarihinde başvurulduğunu ve ödeme yapılması için ilgili evraklar davalı kuruma teslim edildiğini, başvuru dilekçelerinde 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde dava yoluna gidileceği ihtaren bildirildiğini, 05/09/2022 tarihinde davalı kuruma yapılan yazılı başvuruya ... tarafından talebi karşılayacak nitelikte bir cevap gelmediğinden işbu davayı açma zaruriyeti hasıl olduğunu, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğunu, işbu başvuru neticesinde davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, davacı müvekkili ... ... 11/10/2000 doğumlu olup kaza tarihinde 22 yaşında olduğunu, müvekkilinin 2918 sayılı yasadan kaynaklanan söz konusu kaza dolayısı ile daimi ve geçici iş göremezlik tazminatını alabilmesi için işbu davayı açma zarureti doğduğunu, 7.700,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici bakıcı giderleri, 50,00 TL sürekli bakıcı giderleri ve 100,00 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 8.000,00 TL tazminatın davalı ...'na başvuru tarihi olan 05/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 15/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; husumetin müvekkili kuruma yöneltilebilmesi için kazaya neden olan aracın müvekkili ...’nın sorumluluk kapsamında bulunan araçlardan olması gerektiğini, varlığı netleşmeyen, plakası tespit edilemeyen ve tescile tabi olup olmadığı veya tabi ise tescilinin bulunup bulunmadığı bilinmeyen aracın kazaya neden olduğu sabit olmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkili kuruma eksik/geçersiz evrak ile müracaat yapıldığını bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından mevzuata uygun olarak alınan bir maluliyet raporu sunulmaksızın müvekkili kuruma yapılan müracaat geçerli olmadığını, yasal düzenlemeler kapsamında müvekkili kuruma usule uygun bir başvuru gerçekleştirilmeden açılan davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı, soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde zarara sebep verdiği iddia edilen sürücüden davacı ve şikayetçi olmadığını açıkça belirttiğini, bunun üzerine “Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar” verildiğini, davacı yan olayın bir trafik kazası sonucu gerçekleştiğini iddia etmekte ise de, bu hususa dair hiçbir delil bulunmadığını, davacı yanın ifadesi dahi net olmadığını, yaralanma olgusunun gerçekleştiği kazaya ilişkin olarak, kolluk görevlileri tarafından tanzim edilmesi gereken kaza tespit tutanağının bulunmadığını ve davacının kazanın üzerinden bir buçuk ay geçtikten sonra ifade vermeye gitmesi de kazanın oluş şekline dair şüphe uyandırdığını, kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, dava dilekçesinde kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın neden olduğu belirtilmiş ise de belirtilen evraklardan görüleceği üzere olayın iddia edildiği gibi gerçekleşmediği anlaşıldığını, ... Hastanesi Adli Rapor Formu'nda; "iş sırasında kullandığı motosikletle kaza yapmış dizde ve ayak bileğinde ağrı olmuş." yine epikriz formunda; "iş sırasında kullandığı motosiklet trafikte kaymış düşmüş." ifadeleri yer aldığını ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdiği tahkikat evrakında da; "...şahsın alınan ifadesinde 23.03.2022 günü saat 09:15 sıralarında ... Mahallesi ... sokak üzerinde sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile tek taraflı yaralamalı trafik kazası yaptığını, konu ile ilgili şikayetinin bulunmadığı..." belirtildiğini, ilgili evraklar kapsamında davacının tek taraflı kaza yaptığını ancak aylar sonra haksız kazanç sağlamak amacıyla kazaya başka bir aracın sebebiyet verdiğini iddia ettiği düşünüldüğünü, kendisine zarar verdiğini iddia ettiği araç sürücüsünden hiçbir zaman şikayetçi olmadığını, bu durum kaza ile ilgili soruşturma yapılmasına da engel olduğunu, ... ...’nun verdiği ifade dışında olaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, yapılan araştırmalarda kaza yerinde herhangi bir iz ve emareye rastlanmadığını, olay yerini gören bir kameranın bulunmadığını, olayı gören tanık bulunmadığını, kazanın varlığına ve oluş şeklinde ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığı anlaşıldığını, kazadan çok sonra ifade verildiğini ve verilen ifadede yer alan açıklamaların da yetersiz olduğu görüldüğünü, tüm bu hususlar iddia konusu kazayı şüpheli hale getirdiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili kurum, kazaya sebep olduğu iddia edilen aracın kusuru oranında, kaza tarihindeki teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu, bu limit kaza tarihi itibariyle 500.000,00-TL’dir. Somut olayda davacı yanın ifadesinde; "... sokak ile ... sokak kesişimine geldiğimde 1289 sokak üzerinden bir araç çıktı. Aracı görünce ani frene basarak durmak istedim. Ancak hava yağmurlu olduğu için motosiklet kaydı yere düştüm." dediğini, bu ifadeden davacının olay esnasından fren yaparak duramayacak kadar hızlı olduğunu ve kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığı anlaşıldığından tam ve asli kusurlu olduğu kanaati oluştuğunu, Usule ilişkin itirazlarının kabulünü, davanın müvekkili kurum bakımından husumet yokluğu nedeniyle dava şartı eksikliğinden reddini, tüm taleplerin reddini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER : Adli rapor formu, tedavi evrakları, 112 ambulans kayıt formu, İfade Tutanakları, davacı tarafından sunulan 06.06.2023 Tarihli Uzman Mütalaası, ... Özel ... Hastanesi - Epikriz , ... Özel ... Hastanesi - Genel Adli Muayene Formu, 16.06.2023 Tarihli Kati Raporu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Başlatılan 2022/... İhbar Nolu Soruşturma Dosyası, ... Hasar Servisi'ne Teslim Edilen Başvuru Dilekçesi ve Mail Yazışmaları, 29/01/2024 tarihli ATK Trafik İhtisas dairesi tarafından gönderilen kusur ön raporu ve tüm dosya kapsamı.
... Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... CBS Sorusturma Dosyasının incelenmesinde, motosiklet ile seyir halinde iken önüne aracın çıkması ile ani frene bastığı, havanın yağmurlu olması sebebi ile motosikletin kayması sebebi ile düşerek yaralandığı, kimseden şikayetçi olmadığı, dosyadaki doktor raporu dikkate alınarak kendi dikkatsiz eylemi neticesinde kendini yaraladığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 25/01/2024 tarihli ATK raporunda; araçların kavşağa giriş istikametleri anlaşılmadığından dosya işlem görmeksizin iade edilmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli, geçici işgöremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememiz haksız eylemin gerçekleştiği yer olması ve davanın türü itibariyle görevli ve yetkilidir. Tarafların, dava ve taraf ehliyeti vardır. Haksiz fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıllık genel zaman aşımı süresi içerisinde davanın açılması gerekmekte olup olayımızda sürenin dolmadığı anlaşılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden yaşandığı iddia olunan trafik kazasına ilişkin olarak; olayın oluş şekline ilişkin olarak krokinin bulunduğu ancak araçların kavşağa giriş istikametlerinin tespit edilemediği, kolluk tarafından tutulan 10/05/2022 tarihli tutanakta kaza ile alakalı olarak sokak incelendiği, kaza yerinde hiçbir kamera ve olayı gören tanık tespit edilemediği dikkate alındığında yaşanan kazaya ilişkin bir kusur değerlendirmesinin ve kazanın nasıl gerçekleştiğine dair bir değerlendirme yapılamamıştır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve ... nın 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun; 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu kapsamında meydana gelen trafik kazalarına bağlı olarak ...na başvuru şartlarını düzenleyen 14. maddesinin 2/a bendinde " sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için" 2/b bendinde de "rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için" ...'na başvurulacağı düzenlenmiş olup, aynı mahiyetteki düzenleme ... Yönetmeliği'nin 9/1-a ve 9/1b maddesinde de yer almaktadır. Bu düzenlemelere göre trafik kazası sonucunda bedensel zarara uğradığı iddia edilen bir kişi nedeniyle ...'na husumet yöneltilebilmesi için her şeyden önce böyle bir aracın bulunması ve aracın bedensel zarara sebep olması gerekmektedir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, savcılık dosyası ile toplanan tüm delillerden; davacı tarafça, 23/03/2022 tarihinde ... ilinin ... ... sokak ile ... sokak'ın kesiştiği kavşakta meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, kazanın rengini, plakası ve hiçbir özelliği tespit edilemeyen araç sebebi ile meydana geldiği iddiasıyla davalı ... aleyhine sürekli, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri tazminatı talebi ile dava ikame edilmiş ise de, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... CBS Sorusturma sayılı dosyasında alınan ifadelerinin soruşturmayı aydınlatmadığı, soruşturma dosyasında davacının kendi dikkatsizliği sebebi ile kazanın yaşandığından bahisle takipsizlik kararı verildiği, ifadelerinin kazadan 2 ay sonra 10/05/2022 tarihinde alındığı, iddia olunan kaza olayı sonrasında kaza tespit tutanağı ve olay yerini gösterir kroki (araçların istikamet ve konumlarının tespit edildiği) düzenlenmediği, kolluk tarafından tutulan 10/05/2022 tarihli tutanakta kaza ile alakalı olarak sokak incelenmiş, kaza yerinde hiçbir kamera, tanık ve delile rastlanmadığı, alınan ifadelerde aracın sebep olduğu ifade edilmiş ise de, kaza yerinde hiçbir delile rastlanmadığı, meydana geldiği iddia olunan kaza olayında tarafların kusur durumlarının tespiti için tanık deliline de dayanılmadığı, mevcut delil durumuna göre davacı tarafça yaralanmanın trafik kazası nedeniyle plakası tespit edilemeyen sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana geldiği hususunu ispata yarar delil ibraz edilmediği, bu yönde mahkememizce de bir tespit yapılamadığı, olay ile davacı tarafından iddia edilen yaralanma arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı ve bu haliyle davalının sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-)Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 247,70-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 8.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacı taraftan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydedilmesine,
7-)Artan gider avansının kararın kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 22/03/2024
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.