T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/411 Esas
KARAR NO :2025/102
DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:11/07/2023
KARAR TARİHİ:21/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 11/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Maliki olduğu taşınmazın ...'ye kiralanmasına ilişkin Kira Sözleşmesi, söz konusu taşınmaz üzerinde kurulu akaryakıt ve otogaz istasyonunda satış yapmasına ilişkin Akaryakıt ve Otogaz Bayilik Anlaşmaları akdedildiği, anlaşmaların teminatını oluşturmak üzere ...'ye ... Bankası'na ait 06.10.2021 tarihli, 400.000,00 TL ve 2.100.000,00 TL bedelli teminat mektupları verdiği, ... tarafından anlaşmaların sona ermesine yakın bir tarihte Kira Sözleşmesi'nin 3.2. maddesi uyarınca 04.01.2023 tarihli, 1.132.197,00 TL bedelli ve 14.04.2023 tarihli, 203.814,32 TL bedelli fatura düzenlendiği, her iki faturayı da iade ederek faturalara itirazlarını ihtar ile ...'ye bildirdiği, buna rağmen ...'nin fatura bedellerinin tahsili için teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin talebiyle bankaya başvurduğu ve bankanın ...'ye 1.132.278,87 TL ve 405.389,90 TL ödeme yaptığı, ... tarafından sözleşmede kararlaştırılan satış kotasına ulaşılamaması nedeniyle kira tazmin bedeli talep edildiği, ancak sözleşmelerin akdedildiği 01.03.2018 tarihinden bir yıl sonra covid-19 salgını yaşandığı ve salgının iki yılı aşkın süre etkisini gösterdiği, mücbir sebep sayılacağı, mücbir sebep nedeniyle ifa imkansızlığının ortaya çıktığı, ...'nin de bu süre zarfında talepte bulunmadığından mücbir sebepten kaynaklı ifa imkansızlığının kabul etmiş sayıldığı, kendi işlettiği istasyona 3-4 km uzaklıkta kurulan yeni ... bayisinin satışlarını olumsuz etkilediği, ...'nin iyi niyet kuralları ve TTK'daki haksız rekabet hükümlerine aykırı davrandığı, ayrıca sözleşmede her yılın sonunda tahakkuk edecek ceza miktarının kendisine bildirilmesi ve fatura edilmesinin kararlaştırıldığı, ancak ... tarafından bildirimde bulunulmadığı, bu nedenle alım taahhüdüne dayalı talepte bulunulmayacağı yönünde kendisinde haklı güven oluştuğu, buna rağmen kira tazmin bedeline ilişkin fatura düzenlendiği ve faturadan kaynaklı alacağın tahsili için teminat mektuplarının nakde çevrildiği iddiasıyla haksız şekilde tahsil edilen kira tazmin bedelinin şimdilik 50.000,00 TL'sinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretini davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili tarafından sunulan 06/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinin 3.2 maddesine göre kira süresince davacıdan fazlaya ve hataya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 1.140.400,00 TL KDV tutarında kira iade alacağı bulunduğunu, müvekkil şirket kira iade alacağına ilişkin 13.09.2022 tarihli, ... nolu, '... İstasyonu Kira Sözleşme Tazmin Bedeli' açıklamalı, 1.132.197,00 TL bedelli fatura düzenlemiş, faturadan kaynaklı alacağın tahsili için davacının kendisine tevdi ettiği ... Bankası'na ait 06.10.2021 tarihli, ...-... nolu, 2.100.000,00 TL bedelli teminat mektubunun fatura bedeli olan 1.132.197,00 TL'lik kısmının ödenmesi talebiyle bankaya başvurmuş, talep edilen tutar banka tarafından müvekkile ödenerek mektuba ilişkin sorumluluğunun 967.803,00 TL yönünden geçerliliğini koruduğu bildirildiğini, faturaya süresi içerisinde itiraz etmeyen davacının fatura bedelinin tahsili ertesinde ileri sürdüğü faturaya ilişkin itirazların tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, ayrıca faturaya süresi içerisinde itiraz etmeyen davacı fatura içeriği kabul edilmiş sayılmakta olup iade fatura düzenlemek suretiyle faturaya itiraz etmesi de hukuken mümkün olmadığını, davalı şirket davacıdan olan 203.814,32 TL kira iade bedeli ve 50.418,26 TL söküm ve nakliye masrafları olmak üzere toplam 254.232,58 TL alacağının tahsili için, daha önce kısmi tazmin talebinde bulunduğu 06.01.2021 tarihli ...-... nolu teminat mektubunun kalan 967.803,00 TL'lik kısmının 405.389,90 TL'sinin ödenmesi talebiyle bankaya başvurmuş ve talep edilen tutar banka tarafından müvekkil şirkete ödenmiş, fazladan tahsil edilen (405.389,90 TL - 254.232,58 TL=) 151.039, 32 TL davacıya iade edilmiş, bankanın sorumluluğunun (967.803,00 - 405.389,90 -) 562.413,10 TL yönünden devam ettiği teminat mektubu ile ilgili olarak ise bankanın sorumluluğunun sona erdiğini bildirerek teminat mektubu bankaya iade edildiğini, müvekkil şirket, davacının kendisine tevdi ettiği ... Bankası'na ait 06. 0.2021 tarihli, ...-... nolu, 40.000,00 TL bedelli teminat mektubunu dava tarihinden (11.07.2023) önce 14.06.2023 tarihinde bankaya iade ederek teminat mektubu ile ilgili olarak bankanın sorumluluğunun kalmadığını bildirdiğini, akaryakıt istasyonları, faaliyetleri Bakanlık kararı ile durdurulan işyerlerinin istisnaları arasında yer almadığından salgın ve alınan tedbirlerin davacının faaliyetlerine olumsuz bir etkisi bulunmadığını, pandemi sürecinde toplu taşıma kullananların sayısı azalmış, bunun yerine bireysel araç kullanımı artmış dolayısıyla yakıt satışlarında artış gözlendiğini, davacının dava dilekçesinde satışların düşmesine yol açtığını ileri sürdüğü, kendi işlettiği akaryakıt istasyonuna yakın yerde bulunan "..., No:544 (Ada:42962 Parsel:2) ... /..." adresindeki akaryakıt istasyonunda 11.03.2005 tarihinden bugüne akaryakıt ve otogaz satışı yapılmış, istasyon davaya konu kira sözleşmesinin geçerlilik tarihi olan 01.03.2018 tarihinden öncesinde de ... Akaryakıt tarafından ... bayisi olarak işletildiğin, sayın Mahkemenizce de bilindiği üzere, ... ülkemizde faaliyet gösteren önde gelen dağıtım şirketleri arasında yer aldığından, söz konusu istasyonda ... yerine dağıtıcı değişikliğine giderek müvekkil şirket bayiliğinin üstlenmesinin, davacının Maliki ve işleticisi olduğu akaryakıt istasyonundaki satışlarda etkisinin bulunmayacağını, bununla birlikte ... Akaryakıt tarafından işletilmekte olan istasyon ... kavşağından önce yer almakta olup bu istasyon daha çok ... yönüne seyahat eden müşterilere hitap ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir
Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde; ek dava ikame hakları saklı kalmak kaydı ile taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkili şirketten haksız ve mesnetsiz olarak tahsil edilen kira tazmin bedeli olarak 395.475,97 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi uygulanacak şekilde HMK 109 uyarınca ıslah etmişlerdir.
DELİLLER :
Bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu, 01.03.2018 tarihli kira sözleşmesi, ... ... A.Ş. Otogaz Bayilik Anlaşması, ... ... A.Ş. Bayilik Anlaşması, ... Bankası'nın 06.10.2021 tarih ...-... mektup numaralı 400.000TL bedelli ve ... Bankası'nın 06.10.2021 tarih ...-... mektup numaralı 2.100.000,00TL bedelli mektubu, 13.09.2022 tarihli ... numaralı fatura, 22.09.2022 tarihli iade fatura, ... 65. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... fatura numaralı 14.04.2023 tarihli 203.814,32TL bedelli fatura, Ödeme dekontları, Cari hesaplar, ... 26. Noterliği'nin 12.04.2021 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarı, ... 17. Noterliği'nin 12.01.2022 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarı, ... 26. Noterliğin'nin 15.08.2022 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarı, 13.09.2022 tarihli, ... nolu, '... İstasyonu Kira Sözleşme Tazmin Bedeli' açıklamalı, 1.132.197,00 TL bedelli fatura, 04.01.2023 tarihli teminat mektubu kısmi tazmin talebi dilekçesi Kısmi tazmin sonrası bakiye tutar yönünden banka sorumluluk yazısı, 19.02.2018 tarihli Bayilik ve Otogaz Bayilik Anlaşmaları, Teminat mektubunun kısmi tazmini talepli 15.05.2023 tarihli dilekçe, Teminat mektup iadesine ilişkin 31.05.2023 tarihli dilekçe, EPDK resmi internet sayfası sorgu sonucu, davacının 2019-2020 ve 2021 yıllarına ilişkin satışları (elektronik sistemden yapılan satışlar ile normal satışlar ayrıştırılmış şekilde) aylık bazını içerir dilekçe, satış verileri ve tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi ... ve ...tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen Kira Sözleşmesi ve Bayilik Sözleşmesi kapsamında davacı yanca davalı lehine keşide edilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesi yoluyla davacı yandan tahsil edilen kira tazmin bedellerinin şimdilik 50.000,00 TL kısmının iadesi talebinden ibaret olduğu, Davacının 2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı ile olan cari münasebetini 120. Alıcılar ve 320. Satıcılar olmak üzere 2 ayrı hesap kodunda takip ettiği, davalı yan tarafından davacı adına düzenlenen faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve söz konusu faturalar karşın aynı tutarlarda iade faturalarının düzenlendiği, davacı yanın dava tarihi (11.07.2023) itibariyle 320. Satıcılar hesabındaki bakiyeyi 120. Alıcılar hesabına virmanlamak suretiyle mahsup kaydı yapıldığı, bu işlem neticesinde davalı yandan 120. Alıcılar hesabında 29.898,08 TL cari hesap bakiye olarak alacaklı olduğu, Davalının 2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı ile olan cari münasebetini 120. Alıcılar ve 320. Satıcılar olmak üzere 2 ayrı hesap kodunda takip ettiği, davalı yan tarafından davacı adına düzenlenen faturaların davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yanın dava tarihi (11.07.2023) itibariyle 320. Satıcılar ve 120. Alıcılar hesabında borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, Tarafların incelenen ticari defterlerinde dava tarihi (11.07.2023) itibariyle davacı yanın davalı yandan 29.898,08 TL cari hesap bakiye alacaklı olmasına karşın davalı yan kendi ticari defterlerinde davacı ile borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, davacı tarafından davalının düzenlediği faturalara karşılık tanzim edilen iade faturalarının davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, dava konusu talep cari hesap alacağı olmadığından cari hesap farklılığı üzerinde durulmayacağı, Taraflar arasında davacının maliki olduğu "...No: 620 .../... adresinde ve ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi'nde kain 62692 ada ve 2 parsel sayıda" kayıtlı bulunan taşınmazın 01.03.2018 tarihinde başlamak ve 5 yıl süreyle geçerli olmak üzere müvekkil şirkete kiralanmasına ilişkin Kira Sözleşmesi akdedildiği, Yine taraflar arasında davalının kullanma ve yararlanma hakkına sahip olduğu davaya konu taşınmaz üzerinde kurulu taşınmazda bulunan akaryakıt ve otogaz LPG satış yeri ve müştemilatının işleticiliğinin 01.03.2018 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle davacıya bırakılmasına ilişkin 19.02.2018 tarihli Akaryakıt Bayilik ve Otogaz Bayilik Anlaşmaları akdedildiği, Davalı ... ... A.Ş. tarafından davalı adına tanzim edilen davaya konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı ve davalı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, söz konusu faturaların taraflar arasındaki akdedilen kira sözleşmesinin 3.2 maddesi kapsamında kira iade bedeli muhteviyatında düzenlendiği, iş bu faturalara karşın davacı tarafça 22.09.2022 ve 27.04.2023 tarihlerinde iade faturaları düzenlendiği, davaya konu fatura bedellerinin davacı tarafından davalı lehine verilen İş bankası teminat mektuplarının nakde çevrilmek suretiyle davalı tarafça tahsil edildiği, Davalı yan tarafından davacı adına kira iade bedelleri için iki adet olmak üzere toplamda KDV dahil 1.336.011,32 TL bedelli fatura düzenlendiği, iş bu faturaların bedelleri davacı tarafından davalı lehine verilen İş bankası teminat mektuplarının nakde çevrilmek suretiyle davalı tarafça tahsil edildiği, taraflar arasında akdedilen Kira Sözleşmesinin 3.2 maddesine göre, kira süresince -elektronik sistemlerle (taşıtmatik, filokart vs.) yapılan satışlar ile toptan satışlar hariç- yıllık 3.500 m3 olmak üzere toplam 17.500 m3'ün altında ürün alımı yapılması halinde eksik kalan beher m3 için 200 TL + KDV kira bedelinin davalı şirkete iade edilmesi kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki kira süresince 17.500 m3'ün altında gerçekleşen metreküp ürüne tekabül eden kira bedellerine ilişkin yapılan hesaplama rapor içeriğindeki gibi olduğu, Davacı yanın satışlarının düşmesi konusunda mücbir sebepler yönünden itirazları nezdinde davalı tarafından dosyaya 2020 yılı ilk 9 ayına ilişkin ... ilindeki ... bayiliklerindeki akaryakıt satış litrelerinin verileri gönderildi; görülmekle incelendiğinde, satış miktarları/hacimleri istasyondan istasyona farklılık göstermekle beraber tüm istasyonlarda 2020 yılının Nisan ve Mayıs aylarında satışlarının ortalama olarak yarı yarıya düştüğü ancak devam eden aylarda satışların pandemi öncesine nazaran artarak devam ettiği görüldüğü Neticeten; Mali yönden yapılan incelemeler doğrultusunda, davalı yan tarafından davacı adına kira iade bedelleri için iki adet olmak üzere toplamda KDV dahil 1.336.011,32 TL bedelli fatura düzenlendiği, iş bu faturaların bedelleri davacı tarafından davalı lehine verilen İş bankası teminat mektuplarının nakde çevrilmek suretiyle davalı tarafça tahsil edildiği, davacının pandemi nedeniyle mücbir sebep ve yakın bölgede yeni bayilik verilmesinden kaynaklı satışların düşmesi iddiaları nezdinde dosyaya celp edilen belge ve veriler incelendiğinde, ... ilindeki tüm istasyonlarda 2020 yılının Nisan ve Mayıs aylarında satışlarının ortalama olarak yarı yarıya düştüğü ancak devam eden aylarda satışların pandemi öncesine nazaran artarak devam ettiği görüldüğü, yine davalı şirket tarafından ... Akaryakıt şirketine 2020/02 döneminde bayilik verildiği, bu bayiliğe ilişkin kurulan istasyonun davacı şirkete ait istasyona mesafesini gösteren harita görüntüsüne rapor içeriğinde yer verildiği üzere ... Akaryakıt şirketine bayilik verilmesinden sonra davacı şirketin alımlarında gözle görülür şekilde azalma meydana geldiği görülmekle bu hususların mücbir sebep teşkil edip etmediği, davalı tarafından davacı şirketten iki adet fatura nezdinde tahsil edilen toplam KDV dahil 1.336.011,32 TL kira iade bedelinin davacı yana iadesinin gerekip gerekmediği hususlarında hukuki değerlendirme ve Takdir Mahkemenize ait olacağı..." görüş ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi ..., bilirkişi ...ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03/05/2024 tarihli ek raporunda; "...Taraflar arasındaki Kira Sözleşmesinin 3.2. maddesinin 6. fikra hükmüne göre davacının, akaryakıt istasyonundaki ... marka ve logosu altındaki satışların, mücbir sebeplerde dahil olmak üzere her ne sebeple olursa olsun yukarıdaki miktar altında kalması halinde, kusur olsun veya olmasın kira bedellerinin eksik tonaja tekabül eden kısmının iadesi zorunlu olup, Kiraya Veren bu konudaki tüm itirazlarından — peşinen feragat ettiği; ancak aynı sözleşmenin “Mücbir Sebepler /Kiracı'nın Fesih Hakkı” başlıklı 8. madde hükmünde ise mücbir sebeplerden kaynaklı fesih hakkı tek tarafı olarak kiracı/davalıya tanındığı, hâl böyle olunca: sayın Mahkemece, sözleşmenin 3.2/f.6 hükmü nazara alınarak davacının mücbir sebebi ileri sürme hususundaki itirazından feragat ettiğinin kabulü halinde davalının eksik alınan bedellerin tahsilini talep etme hakkını haiz olduğunun, Buna karşın Sayın Mahkemece mücbir sebepten peşinen feragatin mümkün olmadığı ve anılan düzenlemenin TBK m. 27 hükmüne aykırılık teşkil ettiği kanaatinde olunması durumunda ise bu hükmün kesin hükümsüz olduğunun, ifade edilebileceği, Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 3.7. madde hükmünde kiracı yetkilileri tarafından imzalanmış yazılı bir feragatname kiraya verene verilmedikçe kiracının, sözleşme, ekleriyle ilgili mevzuatta yer alan herhangi bir hakkından feragat etmiş sayılmayacağının ve kiracının mevzuat veya sözleşme ve eklerinden doğan hak ve alacaklarını taleple ilgili ihmali veya gecikmesi, kabul anlamına gelmeyeceğinin düzenlendiği, anılan düzenleme nazara alındığında davalının sözleşme ilişkisi süresince bu bedelleri davacıdan talep etmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda davalının o dönemde fatura kesmemesinin alım taahhüdüne dayalı talepte bulunulmayacağı yönünde kendisinde haklı güven oluşturmasını engellediğinin ifade edilebileceği, Taraflar arasında akdedilen “... ... Anonim Şirket Bayilik Anlaşması” başlıklı 22.02.2018 tarihli sözleşmenin “Diğer Hükümler” başlıklı 18. Maddesinin (b) maddesi uyarınca bayinin, ...'nin aynı bölgede dilediği zamanda dilediği kişiler ile Bayilikler tesis etme hakkına sahip olduğunu beyan ve kabul ettiği. ...'nin, Anlaşma kapsamında tahakkuk ettirebileceği cezai şart, tazminat, gecikme bedelleri ve sair alacağını ayrıca protesto çekmeye ya da hüküm almaya gerek kalmaksızın Bayi'nin alacaklarından re'sen takas/mahsup ederek yada teminatları nakde çevirmek suretiyle tahsil etme hakkına sahip olduğu, aym sözleşmenin “Satış Serbestisi” başlıklı 19. madde hükmüne göre ise: anlaşmanın akdedilmiş olmasının, ...'nin satış yerinin hemen civarı da dahil olmak üzere o mahal veya bölgede bizzat veya başkaları vasıtasıyla kendi mallarını satmak, satış yeri açmak ve işlettirmek hakkına halel getirmeyeceği gibi Bayi'ye de ...'nin bu kabil faaliyetlerine müdahale etmek veya ...'den zarar ziyan vesaire talep etmek hakkını da bahşetmeyeceğinin düzenlendiği, ilgili düzenlemelerde davalıya satış serbestisi sağlandığı ve dolayısıyla dava konusu akaryakıt istasyonun hemen civarı da dahil olmak üzere o mahal veya bölgede bizzat veya başkaları vasıtasıyla kendi mallarını satmak, satış yeri açmak ve işlettirmek hakkına sahip olduğunun anlaşıldığı..." görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Bilirkişi ..., bilirkişi ...ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 23/10/2024 tarihli ek raporunda; "...Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen Kira Sözleşmesi ve Bayilik Sözleşmesi kapsamında davacı yanca davalı lehine keşide edilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesi yoluyla davacı yandan tahsil edilen kira tazmin bedellerinin şimdilik 50.000,00 TL kısmının iadesi talebinden ibaret olduğu, Davacının 2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı ile olan cari münasebetini 120. Alıcılar ve 320. Satıcılar olmak üzere 2 ayrı hesap kodunda takip ettiği, davalı yan tarafından davacı adına düzenlenen faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve söz konusu faturalar karşın aynı tutarlarda iade faturalarının düzenlen; davacı yanın dava tarihi (11.07.2023) itibariyle 320. Satıcılar hesabındaki bakiyeyi 120. Alıcılar hesabına virmanlamak suretiyle mahsup kaydı yapıldığı, bu işlem neticesinde davalı yandan 120. Alıcılar hesabında 29.898,08 TL cari hesap bakiye olarak alacaklı olduğu, Davalının 2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı ile olan cari münasebetini 120. Alıcılar ve 320. Satıcılar olmak üzere 2 ayrı hesap kodunda takip ettiği, davalı yan tarafından davacı adına düzenlenen faturaların davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yanın dava tarihi (11.07.2023) itibariyle 320. Satıcılar ve 120. Alıcılar hesabında borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, Tarafların incelenen ticari defterlerinde dava tarihi (11.07.2023) itibariyle davacı yanın davalı yandan 29.898,08 TL cari hesap bakiye alacaklı olmasına karşın davalı yan kendi ticari defterlerinde davacı ile borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, davacı tarafından davalının düzenlediği faturalara karşılık tanzim edilen iade faturalarının davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, dava konusu talep cari hesap alacağı olmadığından cari hesap farklılığı üzerinde durulmayacağı, Taraflar arasında davacının maliki olduğu "...No: 620 .../... adresinde ve ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi'nde kain 62692 ada ve 2 parsel sayıda" kayıtlı bulunan taşınmazın 01.03.2018 tarihinde başlamak ve 5 yıl süreyle geçerli olmak üzere müvekkil şirkete kiralanmasına ilişkin Kira Sözleşmesi akdedildiği, Yine taraflar arasında davalının kullanma ve yararlanma hakkına sahip olduğu davaya konu taşınmaz üzerinde kurulu taşınmazda bulunan akaryakıt ve otogaz LPG satış yeri ve müştemilatının işleticiliğinin 01.03.2018 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle davacıya bırakılmasına ilişkin 19.02.2018 tarihli Akaryakıt Bayilik ve Otogaz Bayilik Anlaşmaları akdedildiği, Davalı ... ... A.Ş. tarafından davalı adına tanzim edilen davaya konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı ve davalı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, söz konusu faturaların taraflar arasındaki akdedilen kira sözleşmesinin 3.2 maddesi kapsamında kira iade bedeli muhteviyatında düzenlendiği, iş bu faturalara karşın davacı tarafça 22.09.2022 ve 27.04.2023 tarihlerinde iade faturaları düzenlendiği, davaya konu fatura bedellerinin davacı tarafından davalı lehine verilen İş bankası teminat mektuplarının nakde çevrilmek suretiyle davalı tarafça tahsil edildiği, Mahkemenizin ara kararı boyutunda yapılan incelemelerde, davacı şirketin satışlarındaki en belirgin düşüş 2020 Mart ayı itibariyle başladığı görüldüğü, diğer yandan kök raporda da belirtildiği gibi dosyaya 2020 yılı ilk 9 ayına ilişkin ... ilindeki ... bayiliklerindeki akaryakıt satış litrelerinin verileri gönderildiği görülmekle incelendiğinde, satış miktarları/hacimleri istasyondan istasyona farklılık göstermekle beraber tüm istasyonlarda 2020 yılının Nisan ve Mayıs aylarında satışlarının ortalama olarak yarı yarıya düştüğü ancak devam eden aylarda satışların pandemi öncesine nazaran artarak devam ettiği görüldüğü, Davacının satışlarındaki düşüşün esas olarak pandemiden kaynaklandığı olasılığı oldukça yüksektir. Davalı şirketin, dava dışı ... Akaryakıt şirketiyle bayilik anlaşması yaptığı tarih olan Şubat 2022, pandemi dönemine denk geldiği, bu nedenle, davacının satışlarındaki düşüşün yalnızca bu bayilik anlaşmasına dayandırılması tam anlamıyla mümkün olmadığı..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında davacı tarafından verilen teminat mektuplarından haksız olarak tahsil edilen kira tazmin bedellerinin tahsiline ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkili olup tarafların, dava ve taraf ehliyeti vardır.
Davacı taraf davalı ile aralarındaki akaryakıt bayiliği sözleşmesinin süresinin dolmasıyla birlikte yenilenmeyerek 01.03.2023 tarihinde kendiliğinden sona erdiğini, davalının sözleşme süresinin dolmasından hemen evvel ve sözleşmenin sona erdiği tarihten sonra kira tazmin bedeli adı altında teminat mektuplarının bozdurulması tehdidi ile yapılan ödemelerin haksız olduğunu, Mücbir (covid salgını) sebep dolayısı ile günlük litre satış oranına ulaşılamamasında müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığı, sözleşmeden sonra ... Bayisine konum olarak 3-4 km uzaklıkta davalı tarafça yeni bir ... bayisi kurulduğunu ( eski ... bayii ... Akaryakıt) ve satışların müvekkil şirketin kusuru bulunmaksızın sekteye uğradığını, yeni bayinin açılmasından önce istasyon günde 9-13 bin litre ortalama satış yaparken yeni bayi açıldıktan sonra 5-6 bin litre satışa düştüğünden bahisle haksız tahsil edilen kira tazmin bedelinin avans faizi ile birlikte iadesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise taraflar arasında kira Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 3.1. maddesinde sözleşme süresinin tamamı için belirlenen toplam (3.500.000,00 TL+KDV=) 4.130.000,00 TL tutarındaki kira bedelinin tamamı müvekkil şirket tarafından davacıya ödendiğini, sözleşme ile kira süresince -elektronik sistemlerle (taşıtmatik, filokart vs.) yapılan satışlar ile toptan satışlar hariç- yıllık 3.500 m3 olmak üzere toplam 17.500 m3'ün altında ürün alımı yapılması halinde eksik kalan beher m3 için 200 TL +KDV kira bedelinin müvekkil şirkete iade edileceğinin düzenlendiğini, davacının iade etmesi gereken kira bedellerine ilişkin 3 ayrı ihtar keşide edildiğini ancak davacı taraf kira iade bedellerinin ödenmediğini, kira bedelinin, taşınmaz üzerinde kurulu akaryakıt istasyonundan satış yapılması öngörülen miktara göre belirlendiğini istasyonda öngörülen miktarda satış yapılamaması halinde kiraya veren/davacının kira iade borcu ödeyeceği kararlaştırıldığını, bu kapsamda bizzat davacı taraf, Kira Sözleşmesi'nin 3.2.maddesine göre kira iade bedelini ödemeyi açıkça kabul ve taahhüt ettiğinden bahisle davanın reddini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 17/05/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamama nedeniyle arabuluculuk sürecinin tamamlandığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında davalının eksik alım sebebi ile kira iade bedeli talep edip edemeyeceği, covid salgının mücbir sebep ve bayii açılmasının iade kira bedeli talep edilmesine engel teşkil edip etmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevketmektir. Cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan cezai şart, kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa cezai şart da söz konusu olamaz. Bu niteliği itibariyle cezai şart asıl borca bağlı fer'i bir borçtur. Asıl borç, mevcut ve geçerli ise, cezai şart da borç doğurur. Asıl borç sona ermiş ya da geçersiz doğmuşsa, cezai şart bağımsız bir borç oluşturamaz. Cezai şart, asıl borcun bağlı olduğu şekle tabidir. Asıl borç bir geçerlilik şekline bağlanmışsa, cezai şartın borç doğurabilmesi aynı şekilde kararlaştırılmış bulunmasına bağlıdır. Ancak, geçerlilik şekline bağlı olan bir sözleşme bu şekle uygun olarak yapılmadığı halde, şekle aykırılığı ileri sürmenin dürüstlük kurallarıyla bağdaşmaması nedeniyle dinlenmediği hallerde, sözleşme geçerli sayıldığından, onun fer’i nitelikte olan cezai şart da geçerli sayılacaktır. Cezai şartın fer’ilik niteliği asıl borca bağlı olduğu sürece devam eder. Başka bir anlatımla cezai şartın fer’iliği, muaccel olduğu ana kadar devam eder. Borçlu borca aykırı davrandığında cezai şart muaccel hale geldiğinden artık fer’i değil, asli (bağımsız) bir alacak niteliğini kazanır. Cezai şart, sağlararası hukuki işlemlerde ve özellikle sonuçlarını hayatta doğuran sözleşmelerde kararlaştırılır. (Bkz.Tunçomağ Kenan; Türk Borçlar Hukuku I.Cilt Genel Hükümler İstanbul 1976 Sh.853 vd., Eren Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 5.Bası, Cilt 2 Sh.1169-1171; Kılıçoğlu M.Ahmet; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 4.Bası Sh.575-577; Reisoğlu Safa; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 12. Bası Sh. 362.)
818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 158. maddesinin başlığı “cezai şart” iken 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/I), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/II) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (dönme cezası) (TBK md. 179/III) dur.
Akaryakıt bayilik sözleşmelerinde (veya sözleşme eki taahhütnamelerde) yer alan “yıllık asgari alım taahhüdü”ne uymama halinde öngörülen ceza koşulu (cezai şart) hükümleri TBK'nun 179/II. (BK. md. 158/II) maddesindeki ifaya ekli ceza koşulu (cezai şart) niteliğinde olduğundan burada bu tür ceza koşulu üzerinde durulması gerekmektedir.
TBK'nun 179/II maddesine göre; “ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkca feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.”
Anılan yasa hükmünden de açıkça anlaşılacağı gibi, ifaya eklenen ceza koşulunda, şart gerçekleştiği takdirde alacaklı, hem ifayı hem de cezayı talep edebilecektir. Buna öğretide “taleplerin birleşmesi” veya “toplanması” denmektedir. TBK, “borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi” hali için kararlaştırılmış ceza koşulunun, ifaya eklenen ceza koşulu niteliğinde olacağına dair bir karine koymuştur. Bu iki olasılık dışında kalacak eksik ifa hallerinde TBK'nun 179/II. md. değil, 179/I. md. hükmü uygulanacaktır. Zira, Kanun, 179. maddenin ikinci fıkrasında bütün eksik ifa hallerini değil, bunlardan sadece zaman veya yer itibariyle aykırılık teşkil edenlerin ifaya eklenen ceza koşulu olduğunu kabul etmiştir. TBK'nun 179/II. md. hükmü emredici yapıda olmayıp düzenleyici nitelikte olduğundan taraflar, yukarıda belirtilen iki hal dışında kalan eksik ifalarla, bütün ifa etmeme hallerinde de ifa ile birlikte cezai şartın istenebileceğini kararlaştırabilirler. (Bkz. Tunçomağ Kenan; age sh. 875 vd.; Eren Fikret age sh. 1173 vd. ; Kılıçoğlu M. Ahmet age sh. 579 vd.; Günay Cevdet İlhan, Cezai Şart ... 2002 sh. 83 vd.; Uygur Turgut; Açıklamalı – İçtihatlı Borçlar Kanunu Genel Hükümler, İkinci Cilt 1990 sh. 740)
TBK.'nun 179/II. maddesine göre, iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz. Diğer yandan alacaklı, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez. Örneğin; beş yıl süreli bir “akaryakıt bayilik sözleşmesinde (veya eki taahhütnamede) bayinin yıllık asgari ürün alımı taahhüdü bulunmasına rağmen yıllar itibariyle bu taahhüde uyulmamış ise tedarikçi (sağlayıcı) firmanın, TBK'nun 179/II. md. uyarınca hem ifayı hem de ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden yılda henüz bayie mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili “çekince” (ihtirazi kayıt) bildirmesi ya da bu konuda bayie noterden bir ihtarname göndermesi gerekir. Çekince için bir şekil şartı getirilmemiştir. Tedarikçi, taahhüde aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yıldaki ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama (şerh) ile bu koşulu yerine getirebilir. Bu şekilde bir çekince (ihtirazi kayıt) konulduktan veya ihtar çekildikten sonra tedarikçi (sağlayıcı) firma, mal vermeye (ifaya) devam etse bile önceki yıla ilişkin ceza koşulu alacağını sözleşme zamanaşımı süresi içinde her zaman talep edebilir. Sonraki yıllarda da aynı kural geçerlidir. Tekrarlamak gerekirse, her yıl sonunda bir önceki yıla dair ceza koşulunun istenebilmesi, takip eden yılda henüz ifaya başlanmadan önce çekince (ihtirazi kayıt) bildirilmesi veya ihtar çekilmesine bağlıdır. Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemez. Çekince konmuş veya ihtar çekilmiş olan yıllarla ilgili ceza koşulunun istenebileceği ise kuşkusuzdur. TBK’nun 179/II. Maddesinde öngörülen hüküm, emredici nitelikte olmadığından taraflar, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarında farklı bir düzenleme yapabilirler. Örneğin, sözleşmenin feshi halinde hem cezai şart hem de kar mahrumiyeti ödeneceğini kararlaştırabilirler. Ancak sözleşmenin feshi halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu hallerde, Yargıtay HGK'nun 20.01.2013 T. 2012/19-670 E. 2013/171 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, sözleşme süresi içinde çekince konmadan uzun süre ifaya devam edilmesi üzerine borçluda, “ceza koşulu istenmeyeceği” ne dair haklı bir güven oluşmuş ise oluşan bu haklı güven ve dürüstlük ilkesi nedeniyle önceki yıla veya yıllara ait ceza koşullarının talep edilemeyeceğinin kabulü gerekir.
Taraflar arasında imzalanan 01/03/2018 tarihli Bayilik Sözleşmesi 'nin 3.2. maddesinde:"Taraflar kira bedelinin, taşınmaz üzerinde Sözleşme süresince, ... marka ve logosu altında, ... veya ... tarafından gösterilen yerden ikmal edilerek satışa konu edilecek yıllık 3.500 m3 olmak üzere toplam 17.500 m3 benzin ve motorin ve otogaz LPG miktarı gözönüne alınarak tespit edildiğini, beher m3 başına tekabül eden kira bedelinin 200-TL+KDV olduğunu kabul ve beyan etmişlerdir. Bu kapsamda Kiraya Veren, söz konusu yılları için öngörülen yıllık miktarların altında gerçekleştirilen her bir metreküp ürün için 200-TL+KDV tutarında kira iade bedelini ...'ye iade etmeyi ve iade kapsamında hesaplanacak fatura bedelinin, ... tarafından, Kiraya Veren'in ... nezdindeki alacaklarından re'sen takas/mahsup edilmesini peşinen kabul ve taahhüt etmiştir. Taşınmaz üzerinde elektronik sistemlerle (taşıtmatik, filokart vs.) yapılan satışlar ile istasyondışı/toptan satışlar işbu madde gereğince yıllık satışların hesabında dikkate alınmayacaktır.'' Şeklinde, Kira Sözleşmesi'nin 3.2. maddesinde".. ...'nin kira bedellerini iade almakta gecikmesi veya ihmali bu haklardan vazgeçildiği anlamına gelmez." düzenlemesi; 3.7. maddesinde ise "Kiracı yetkilileri tarafından imzalanmış yazılı bir feragatname verilmedikçe Kiracı, işbu Sözleşme, ekleriyle ilgili mevzuatta yer alan herhangi bir hakkından feragat etmiş sayılmayacaktır. Kiracı'nın mevzuat veya işbu Sözleşme ve eklerinden doğan hak ve alacaklarını taleple ilgili ihmali veya gecikmesi, zımni kabul anlamına gelmeyecektir. Kiraya Veren'in asıl borcu ödenmiş olsa da rehin, kefalet, faiz veya ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar sona ermeyecektir. Kiracı'nın ifayı kabul etmesi bu haklardan vazgeçtiği anlamına gelmez." Diğer Hükümler” başlıklı 18. Maddesinin (b) maddesi uyarınca bayinin, ...'nin aynı bölgede dilediği zamanda dilediği kişiler ile Bayilikler tesis etme hakkına sahip olduğunu beyan ve kabul ettiği ...'nin, Anlaşma kapsamında tahakkuk ettirebileceği cezai şart, tazminat, gecikme bedelleri ve sair alacağını ayrıca protesto çekmeye ya da hüküm almaya gerek kalmaksızın Bayi'nin alacaklarından re'sen takas/mahsup ederek yada teminatları nakde çevirmek suretiyle tahsil etme hakkına sahip olduğu, aynı sözleşmenin “Satış Serbestisi” başlıklı 19. madde hükmüne göre ise: anlaşmanın akdedilmiş olmasının, ...'nin satış yerinin hemen civarı da dahil olmak üzere o mahal veya bölgede bizzat veya başkaları vasıtasıyla kendi mallarını satmak, satış yeri açmak ve işlettirmek hakkına halel getirmeyeceği gibi Bayi'ye de ...'nin bu kabil faaliyetlerine müdahale etmek veya ...'den zarar ziyan vesaire talep etmek hakkını da bahşetmeyeceği...'' Şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
Toplanan tüm delillerden; taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre davalının birinci yıldan başlamak ve sözleşmenin yürürlüğü süresince geçerli olmak üzere yıllık asgari 3.500 ton ürün satın almayı kabul ve taahhüt ettiği, her bir yıllık sözleşme süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 200,00- TL tutarı üzerinden hesaplanacak iade kira bedelini ödemeyi kabul ettiği, sözleşmenin 5 yıllık olarak düzenlendiği, davalı tarafından ... 26. Noterliği'nin 12.04.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı, ... 17. Noterliği'nin 12.01.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ve ... 26. Noterliği'nin 15.08.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile iadesi gereken kira bedelinin talep ve ihtar edildiği, yine taraflara arasındaki sözleşmenin 3.2. maddesinde".. ...'nin kira bedellerini iade almakta gecikmesi veya ihmali bu haklardan vazgeçildiği anlamına gelmez." düzenlemesi bulunduğundan davacı şirket tarafından taahhüdün yerine getirilmemiş olmasına karşılık, takip eden yıl için ifaya başlanmadan önce, davalı şirket tarafından ihtirazi kayıt veya ihtarname çekilmesine gerek olmadığı, dosya kapsamında çekince konmadan uzun süre ifaya devam etme durumunun da bulunmadığı anlaşılmıştır. Tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre davalı ... ... A.Ş. tarafından davalı adına tanzim edilen davaya konu faturaların E- Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı ve davalı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, söz konusu faturaların taraflar arasındaki akdedilen kira sözleşmesinin 3.2 maddesi kapsamında kira iade bedeli muhteviyatında düzenlendiği, iş bu faturalara karşın davacı tarafça 22.09.2022 ve 27.04.2023 tarihlerinde iade faturaları düzenlendiği, davaya konu fatura bedellerinin davacı tarafından davalı lehine verilen İş bankası teminat mektuplarının nakde çevrilmek suretiyle davalı tarafça tahsil edildiği tespit edilmiştir. Davacının covid salgını sebebi ile mücbir sebepten kaynaklı olarak taahhüdün yerine getirilemediği savunması yönünden yapılan incelemede, dosyaya 2020 yılı ilk 9 ayına ilişkin ... ilindeki ... bayiliklerindeki akaryakıt satış litrelerinin verileri incelendiğinde, satış miktarları/hacimleri istasyondan istasyona farklılık göstermekle beraber tüm istasyonlarda 2020 yılının Nisan ve Mayıs aylarında satışlarının ortalama olarak yarı yarıya düştüğü ancak devam eden aylarda satışların pandemi öncesine nazaran artarak devam ettiği görüldüğünden davacının mücbir sebep itirazı sadece bu dönem yönünden kabul edilmiş her ne kadar mücbir sebepten sözleşme ile feragat edildiği savunulmuş ise de doğmamış haktan feragat söz konusu olmadığından itiraz dikkate alınmış ve hesaplama yapılmıştır. Davacı tarafın yeni bayi açılması yönündeki itirazları yönünden ise sözleşme ile bayinin ...'nin aynı bölgede dilediği zamanda dilediği kişiler ile Bayilikler tesis etme hakkına sahip olduğunu beyan ve kabul ettiği, yeni bayinin ilk defa faaliyete geçmediği daha öncesinde de ... bayi olarak akaryakıt satışı yaptığı anlaşılmakla eksik ürün satışındaki düşüşün buna bağlanamayacağı anlaşıldığından bu itirazları kabul edilmemiş ve davalının talep edebileceği iade kira bedelinin 1.142.192,80TL olduğu ancak 1.336.011,32TL tahsilat yapıldığı görülmekle davalının iade kira bedelinden 193.818,52TL fazladan tahsilat yaptığı anlaşıldığından 04.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı:% 49,00 )
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen KABULÜ ile; 193.818,52TL nin 04.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alınması gereken harç 13.239,74TL olduğundan peşin alınan harcın ve ıslah harcının mahsubu ile bakiye 6.485,86TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 6.753,88 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil marifetiyle temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 31.010,96TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri, tanık gideri ve posta giderinden ibaret toplam 9.997,20TL yargılama giderinin kabul oranına göre 4.898,63TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
6-Dava kısmen reddedildiğinden ve davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 32.265,19TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Arabuluculuk başvuru dosyasından yapılmış olan 3.120,00-TL yargılama masrafının 1.528,80TL sinin davalıdan , 1.591,20TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 21/02/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı