T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/46 Esas
KARAR NO: 2024/80
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/01/2023
KARAR TARİHİ: 26/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 21/03/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin halihazırda ... gözetiminde bakanlığın atadığı yöneticiler tarafından yönetildiğini, davalı firma tarafından satın almak üzere talep edilen ürünler davacı tarafından eksiksiz ve süresinde davalıya teslim edildiğini, teslim edilen malzemelere binaen ... tarih ... numaralı 199,80 TL bedelli ve ... tarihli ... numaralı 29.782,66 TL bedelli faturalar düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından yasal süreler içinde fatura içeriklerine itiraz edilmediğini, davalı firma malzemeleri teslim almasına rağmen her iki fatura bedelini de ödemediğini, bu sebeplerle davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini yargılama giderlerinin davalı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan 23/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının talep ettiği alacakları zamanaşımına uğradığını, davalının davacıya borcu bulunmadığını, davacı ile davalı arasında bir süreliğine cari ilişki kurulduğunu, davalının defterleri ve belgeleri incelendiğinde hiçbir borcun kalmadığı davacının alacak hakkının bulunmadığı sübuta ereceğini, dava konusu faturalara ilişkin herhangi bir bilgilerinin bulunmadığını, davacı taraf sunulması hiç talep edilmemiş bir hizmete karşı alacak talebinde bulunduğunu, 199,80 TL'lik fatura davalı şirketin kayıtlarında mevcut olup ödemesi yapıldığını, bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Arabuluculuk anlaşamama tutanağı, ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyası, ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin ... Değişik sayılı dosyası, Faturalar ve hesap ekstreleri, Ticari defter kayıtları, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 25/10/2022 tarihinde 29.982,45TL cari hesaptan kaynaklı asıl alacak ve 35.351,19TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (03/11/2022) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 04/11/2022 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Serbest muhasebeci mali müşavir ...tarafından hazırlanan 18/09/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; Taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı oluşan 29.982,45 TL cari hesap bakiye alacağının 35.351,19 TL işlemiş faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının 2014-2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davacının incelenen kendi ticari defterlerinde, davalı ile olan cari münasebetini 120.14.03 Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, davacı tarafından davaya konu edilen 2 adet 02.01.2014 tarihli ... numaralı 199,80 TL bedelli ve 30.04.2015 tarihli ... numaralı 29.782,66 TL bedelli faturanın davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalardan kaynaklı davacı yanın takip tarihi (15.09.2022) itibariyle davalı yandan 29.982,46 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalının 2014-2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022 - yılları - ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davalının incelenen kendi ticari defterlerinde, davacı ile olan cari münasebetini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davacı tarafından davaya konu edilen 02.01.2014 tarihli ... numaralı 199,80 TL bedelli faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 30.04.2015 tarihli ... numaralı 29.782,66 TL bedelli faturanın ise davalı tarafından ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı yanın takip tarihi (15.09.2022) itibariyle davacı yana 199,80 TL cari hesap bakiye borçlu, taraflar arasındaki cari hesap farklılığının, davacı yan tarafından davalı taraf muhatap alınarak düzenlenen 30.04.2015 tarihli ... numaralı 29.782,66 TL bedelli faturanın davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından kaynaklandığı anlaşılmakla diğer yandan davalı yan takip tarihinden sonra 20.09.2022 tarihinde 199,80 TL ödeme kaydı girerek cari hesap borcunu sıfırladığı görülmüşse de yapılan ödemeye ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediğinden bu kayıt dikkate alınmadığı, davacı yanın 2015 yılı BS formunda; Davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen 1 adet KDV Hariç 27.576,00 TL bedelli faturanın davacı tarafından Maliyeye bildirimde bulunulduğu, Davalı yanın 2015 yılı BA formunda; Davacı adına Maliyeye herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, davacı... A.Ş. tarafından davalı adına tanzim edilen davaya konu faturaların bedeli ödenmemiş (açık fatura) şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olmasına karşın 30.04.2015 tarihli faturanın davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, 02.01.2014 tarihli faturanın davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, buna göre 02.01.2014 tarihli 199,80 TL bedelli yönünden bir ihtilaf bulunmadığı, ihtilaflı olan 30.04.2015 tarihli 29.782,66 TL bedelli faturanın verilen ürün bedeline ilişkin olarak düzenlendiği, faturanın teslim eden ve teslim alan kısımlarının boş ve imzasız olduğu, faturanın ve içeriği ürünlerin davalı yana teslimine ilişkin dosyaya herhangi bir belge ibraz edilmediği, bu bağlamda taraflar arasındaki ihtilafa konu olan 30.04.2015 tarihli ... sayılı 29.782,66 TL bedelli faturanın ve içeriğinin davacı yanın ispatına muhtaç olduğu kanaati hasıl olduğu, Cari hesap alacağına konu faturalar nezdinde yapılan tespitler ışığında, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen 30.04.2015 tarihli ... sayılı 29.782,66 TL bedelli faturanın davacı yanın ispatına muhtaç olduğu, 02.01.2014 tarihli ... numaralı ve 199,80 TL bedelli fatura yönünden ihtilaf bulunmadığı, bu bağlamda davacı yanın takip tarihi (15.09.2022) itibariyle davalı yandan 199,80 TL asıl ve 271,32 TL işlemiş faiz olmak üzere 471,12 TL alacaklı olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla cari hesaba dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasında taraflar arasındaki ticari ilişki sebebi ile oluşan cari hesaptan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf 29.982,45TL cari hesaptan kaynaklı asıl alacak ve 35.351,19TL işlemiş faizden kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davacı ve davalı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda, cari hesap farklılığının 30.04.2015 tarihli ... numaralı 29.782,66 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı iken davalı kayıtlarında olmadığından kaynaklandığı, 02.01.2014 tarihli ... numaralı 199,80 TL bedelli faturanın ise davalı tarafından takip tarihinden sonra 20.09.2022 tarihinde banka kanalı ile ödediği, BA/BS formlarının incelenmesinde davacı tarafından 2015 yılı BS formu ile kdv hariç 27.576,00TL bedelli faturanın vergi dairesine bildirildiği ancak davalı tarafından davacı adına bir bildirimde bulunulmadığı, düzenlenen faturaların açık fatura şeklinde düzenlendiği, davacının kayıtlarında olmasına rağmen davalı kayıtlarında bulunmadığı, faturanın teslim eden teslim alan kısımlarının boş olduğu görülmüştür. Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur. Dosya kapsamında fatura ve içeriği ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair ispata yarar bir delil sunulmadığı, davacı tarafından keşif yapılması talep edilmiş ise de fatura konusu ürünlerin küçük parça ve taşınır mahiyetinde olması sebebi ile keşif yolu ile tespiti mümkün olmadığından bu talebi kabul edilmemiş ve davacı tarafından 30.04.2015 tarihli ... numaralı 29.782,66 TL bedelli faturaya konu ürünlerin teslim edildiğine dair ispata yarar bir delil sunulmadığı anlaşılmakla bu fatura yönünden talep kabul edilmemiş ancak davalının, davacıya defter ve kayıtlara göre 02.01.2014 tarihli ... numaralı 199,80 TL bedelli fatura yönünden takip sonrası ödeme yapıldığından ve TTK 1530 gereği davacının faiz talep edebileceğinden toplamda 271,32 TL tutarında alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın kısmen iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( kabul oranı: % 4,15 )
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 271,32TL işlemiş faiz üzerinden takip talebindeki şartlarda kaldığı yerden DEVAMINA,
2- Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3- Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 1.578,00TL yargılama giderinin kabul oranına göre 65,49TLsinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 271,32TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
9-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00TL'nin 129,48TL sinin davalıdan, 2.990,52TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/01/2024
Katip
¸e-imzalı
Hakim
¸e-imzalı
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.