T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/539 Esas
KARAR NO :2025/282
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:10/01/2023
KARAR TARİHİ:09/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 13/09/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından davacı aleyhine.... İcra 2022/... Esas sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatıldığını, davacının takip alacaklısı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı şirketin başlattığı icra takibine eklediği dayanak belgelerde sadece ... numaralı ... model araca dair yapılan işlemlere ilişkin 03.10.2022 tarihli fatura yer aldığını, davalı taraf söz konusu faturada bahsi geçen araca yapılan masrafların hangi gerekçelerle yapıldığını gösterir hiçbir belge sunmadığını, davacı dayanağı belli olmayan borç bedelini ödemekten imtina ettiğini ve dosya kesinleştiğini, söz konusu takip dayanaktan yoksun olarak başlatıldığını, adeta dosyaya sunulan tek bir fatura vasıtasıyla davacıdan haksız yere para tahsili yapılmak amaçlı olduğunu, faturada birbirini tutmayan alacak kalemleri yer aldığını, davalı şirketin kendi şirket unvanın yer aldığı 10.10.2022 tarihli belgede söz konusu araç için toplam 6.400,00 TL masraf yapıldığı belirtilirken aynı dosyada yer alan 03.10.2022 tarihli faturada gösterilen nihai tutar 285.589,19 TL olduğunu, bu denli farkın neyden kaynaklandığı dahi belgelerden anlaşılamadığını, değer kaybı hesaplaması oldukça teknik bir mesele olup dosyaya sunulan yedek parça fiyatlarıyla değer kaybını eş değer tutmak hakkaniyete aykırı olduğunu, sigorta şirketine uğramadan doğrudan davacı tarafa gelinmesi haksız olduğunu, söz konusu fatura dava dışı ... ... San. Tic. A.Ş. tarafından davalı şirkete kesilmiş olup davacı şirketle hiçbir bağlantısı bulunmadığını, davacı şirketin davalıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle.... İcra Dairesinin 2022/... sayılı takibin durdurulmasının karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili .... Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu 23/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ... plaka sayılı aracı 27.12.2021 tarihinde davacı şirkete kiraladığını ve teslim ettiğini, ancak davacı sözleşmeye aykırı davrandığını, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve kendi kusuru sonucunda araçta zarara sebep olduğunu, şirket yetilisi ... isimli şahıs bahse konu araçla aşırı yağış nedeniyle sel meydana geldiği sırada aracıyla birden selin içine girdiğini, selde kalan aracı bırakmak yerine sürmeye çalışmaya devam etmesi sebebiyle araç motorun içine su çektiğini, kullanılamaz hale geldiğini, araç kiracı tarafından hiçbir kaza tespit tutanağı tutulmadan veya emniyet/jandarma birimine kaza hakkında ihbarda bulunmadan Nefesoğulları Yetkili servisine çektirildiğini ve yetkili servis yapmış olduğu incelemede aracın tekrar kullanılabilir hale gelmesi için komple motorunun değişmesi gerektiğini bildirdiğini, aracın komple motoru değişmiş, araçta bu sebeple 280.000,00 TL değer kaybı meydana geldiğini, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesi gereğince meydana gelen hasar, zarar, ziyan ve değer kayıplarından davacı sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Arabuluculuk son tutanağı, .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra dosyası, Araç kiralama sözleşmesi, Yazışmalar, Bilirkişi raporları, Bilirkişi ek raporu, ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün 2022/... Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davalı alacaklı tarafından 11/11/2022 tarihinde davacı ve dava dışı ...hakkında 280.000,00TL ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı ve 845,75TL işlemiş faiz üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır.
Makine mühendisi bilirkişi ... ve Muhasebeci bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacı şirketçe kiralanan araçta meydana gelen değer kaybı iddiası ile davacı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası yönünden davacı yanın borçlu olmadığını tespiti talebinden ibaret olduğu, taraflar arasında 27.12.2021 tarihinde Araç Kiralama Sözleşmesi akdedilerek 27.12.2021 tarihinde ... plakalı ... marka aracın aylık 14.000,00 TL bedelle davacı şirkete kira verildiği, dava konusu somut olayda uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacı şirketçe kiralanan araçta meydana gelen değer kaybı iddiası ile davacı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası yönünden davacı yanın borçlu olmadığını tespiti noktasında toplandığı, taraflar arasında akdedilen araç kira sözleşmesi ile ... plakalı ... marka aracın davacı şirkete 27.12.2021 tarihinde kiraya verildiği, dosyada mübrez davalı şirket antetli kağıtta dava konusu aracın hasarları toplam 6.400,00 TL olarak belirtildiği, yine dosyaya sunulan dava dışı ... ... Tic. San. A.Ş. tarafından davalı şirkete hitaben düzenlenen 03.10.2022 tarihli İş Emri başlıklı belgede dava konusu aracın onarımı için toplam 285.589,19 TL fiyat belirtilmiş olup bu bedel içerisinde değer kaybının olduğu anlaşıldığı, Teknik yönden yapılan incelemelerde dava konusu ... plakalı aracın onarım tarihi 03/10/2022 itibariyle değer kaybının, kadri marufunda 121.500,00TL (YüzyirmibirbinbeşyüzTL) olacağının görüş ve kanaatine varılmıştır.
Makine mühendisi bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Dava konusu ... plakalı aracın sel suyuna maruz kalması sonucu mekanik, elektrik-elektronik ve kaporta aksamlarında oluşan hasarlardan dolayı, hasarsız olan muadillerine göre değerinde düşüş olacağı, dava konusu ... plakalı, 2021 model ... ... ... ... (...) ... marka /model aracın, dava konusu olayda hasarlanmış olmasından dolayı değer kaybının, hasar tarihi itibarıyla 120.000,00 TL olacağı, davacının olay tarihi itibarıyla, olayda kusuru bulunandan 120.000,00 TL değer kaybı tazminatı talep edebileceği, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Makine mühendisi bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan bilirkişi ek raporuna göre; Dava konusu ... plakalı, 2021 model ... ... ... ... (...) ... marka /model aracın, dava konusu olayda hasarlanmış olmasından dolayı değer kaybının, hasar tarihi itibarıyla 262.538,00 TL olacağı tespit edilmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili mahkememize açtığı dava ile .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasında borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir. İncelenen icra dosyasından tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır.
Öncelikle, menfi tespit davası ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında ve ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi icra takibinden sonrada ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür.
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.
HMK 190. maddesinde: İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
Davalı taraf, ... plakalı ... ... marka aracın davacı şirkete kiralanarak teslim edildiğinin, şirket yetkilisinin aracı ile selin içine girerek kullanmaya çalışması sebebi ile aracın su alarak arıza yaptığını, aracın motorunun değiştiğini ve değer kaybı meydana geldiğini, kira sözleşmesi gereği davacı şirketin sorumlu olduğunu iddia etmiştir.
Türk Borçlar Kanunun 49. maddesinde: Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 27.12.2021 tarihli araç kiralama sözleşmesi yapıldığı, ... plakalı ... ... marka aracın davacı şirkete kiralanarak teslim edildiği ve aracın şirket yetkilisi tarafından sel sebebi ile biriken suda kullanılması sebebi ile hasarlandığı, motorunun komple değiştiği anlaşılmış olup taraflar arasındaki sözleşme gereği ve TBK 49 gereği davacı şirketin meydana gelen hasardan dolayı sorumlu olduğu, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, hasarın kaza ile illiyet bağının olduğu, kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın onarımı için zorunlu olarak değiştirilmesi gereken yedek parçaların bedeli ve işçilik bedeli olarak toplam hasar miktarının 285.589,19TL olduğu, aracın kaza tarihden önceki rayiç değeri 1.604.000,00TL ( aracın kilometresinin düşük olması, daha önce bir hasarının bulunmaması ve model yılı dikkate alındığında) olduğu, kaza sonrası onarılmış hali ile değerinin 801.462,00TL olduğu, 1.604.000,00TL- 801.462,00TL=262.538,00TL değer kaybının bulunduğu, davalı alacaklının davacı borçludan 262.538,00TL değer kaybı ve 793,01TL (03.10.2022-10.10.2022 tarihleri arasında) işlemiş faiz talep edebileceği anlaşılmakla davacının 17.462,00-TL değer kaybı alacağı ve 52,74-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.514,74-TL alacak kadar davalıya borçlu olmadığı tespit edilmiştir.
Davacının kötü niyet tazminatı talebi yönünden; İcra ve İflas Kanunun 72. maddesinin 5.fıkrasına göre; “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. ”Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davacı, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır. Bu nedenle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalının kötüniyet tazminatı talebi yönünden; İİK. 72/4 Maddesinde;'' (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez,'' hükmü düzenlenmiş olup davalı lehine kötüniyet tazminatının koşullarından biri ihtiyati tedbir kararının uygulanması olduğundan incelen icra dosyasında paranın ödenmemesine dair verilen tedbir kararının uygulanmadığı anlaşıldığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: % 6,24)
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen KABULÜ ile;
2-).... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı icra dosyasından dolayı davacının 17.462,00-TL değer kaybı alacağı ve 52,74-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.514,74-TL alacaktan davacının, davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3-)Davacı ve davalının kötü niyetli olduğu sabit olmadığından kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,
4-Alınması gereken harç 1.196,43TL olduğundan peşin alınan harcın mahsubu ile artan 3.599,72 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 1.196,43TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk başvuru dosyasından yapılmış olan 3.120,00-TL yargılama masrafının 194,69TL sinin davalıdan, 2.925,31TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davacı kendisini vekil marifetiyle temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.514,74TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Dava kısmen reddedildiğinden ve davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 42.132,96TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri ve posta giderinden ibaret toplam 7.825,50TL yargılama giderinin kabul oranına göre 488,31TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından yapılan bilirkişi giderinden ibaret toplam 2,000,00TL yargılama giderinin ret oranına göre 1.875,20TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
11-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran resen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.09/05/2025
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır