T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/545 Esas
KARAR NO:2025/554
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:14/09/2023
KARAR TARİHİ:24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından tamamlanan "Kenet Çatı Yapım İşi", "Çelik Konstrüksiyonun Revizyonu", "Çelik Konstrüksiyon Yapım İşi" için 24/04/2023 tarihli ... Fatura No.'lu 696.200,00 TL bedelli, 24/04/2023 tarihli ... Fatura No.'lu 247.800,00 TL bedelli, 24/04/2023 tarihli ... Fatura No.'lu 200.000,00 TL bedelli, 24/04/2023 tarihli ... Fatura No.'lu 472.599,44 TL bedelli toplam dört adet fatura düzenlediğini ancak bu fatura bedellerinin tamamı karşı yan tarafından ödenmediğini, taraflar arası, çelik konstriksüyon ve kenet çatı imalat ve montaj yapımına ilişkin 19/12/2022 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin işbu sözleşme kapsamında yüklenici konumunda olduğunu, taraflar arası imzalanan sözleşme gereği her ne kadar 940.000,00 TL'lik bedel kararlaştırılmış ise de, aynı sözleşmenin 5.2. MADDESİ son cümlesinde m2 fiyatın değişkenlik gösterebileceğinden bahsedildiğini, başlangıç aşamasında yapılacak alan 380m2 olarak ölçüldüğünü, sonraki tarihte bu alanın 590m2 olduğu anlaşıldığını vee "Kenet çatı yapım işi" tutarı m2 başına 1.000TL+KDV fiyat ile 590.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin de ... Fatura No.'lu 24/04/2023 tarihli "Mal Hizmet Tutarı" 590.000,00 TL olan, toplamda 696.200,00 TL'lik fatura düzenlendiğini, "Çelik konstrüksiyon yapım işi" için ise 24/02/2023 tarihli ve ... Fatura No.'lu "Mal Hizmet Tutarı" 169.491,53 TL olan, toplamda 200.000,00 TL'lik ve 24/04/2023 tarihli ... Fatura No.'lu "Mal Hizmet Tutarı" 400.508,00 TL olan, toplamda 472.599,44 TL'lik fatura düzenlendiğini, "Çelik konstrüksiyonun revizyonu" için 24/04/2023 tarihli ve ... Fatura No.'lu "Mal Hizmet Tutarı" 210.000,00TL olan, toplamda 247.800,00 TL'lik fatura düzenlediğini, kararlaştırılan yapının inşası esnasında davalı/işverenin müvekkiline verdiği emir ve istekler neticesinde müvekkilinin işine başladığını, davalı/işveren kasten müvekkilinin yaptığı yapının belediye tarafından verilen izinlerden farklı olarak daha yüksek inşa edilmesini talep ettiğini, müvekkilinin uyarıları karşısında ise belediyedeki tanıdıkların kullanılması vasıtası ile çıkacak sorunların bertaraf edilebileceğini, yapının talep ettiği gibi yapılmasını emrettiğini, yapının defalarca kez sökülüp takılması nedeniyle ortaya çıkan masraf her ne kadar davalı/işverenin sorumluluğunda ise de müvekkilinin işin aksamaması için davalı/işveren tarafından kendisine bu tutarların sonraki tarihte ödeneceği telkinlerinin yapılması sonucu, revize işlemini müvekkilinin kendi imkanları ile karşıladığını, davalı/işveren yan tarafından bir kısım bedellerin ödendiğini, müvekkili tarafından .... Noterliği ... Yevmiye Numaralı 20 Nisan 2023 tarihli ihtarname çekildiğini, bu ihtarname ile 19/04/2023 tarihinde sözleşmede belirlenen işin teslim edildiği, kenet çatı, çelik konstrüksiyon, asansör kulesine çıkış merdiven yapım işine ilişkin ödemelerin yapılması ile teminat senetlerin iadesi talep edildiğini, davalı tarafından müvekkili tarafından keşide edilen ihtara da mesnetsiz iddialar ile cevap verildiğini, Çelik Konstriksiyon Ek Protokolü'nde de tarafların birim fiyat üzerinden anlaştığı ve ana sözleşme üzerinden hesap edilerek sözleşme bedelinin müvekkiline ödeneceği açıkça belirtildiğini, ek sök tak işlemi için söz konusu protokolü hazırlandığını, bu ek protokolün imzalanmasına işveren kendisi bizzat katılmadığını, protokolü sonradan imzalayacağını belirttiğini, yalnızca müvekkilinin imzası bulunduğunu, başlı başına bu durum dahi müvekkilinin, davalı tarafından her aşamada kötü niyetli davrandığını gösterdiğini, 06/04/2023 tarihinde imzalanan ek protokolde 06.04.2023 tarihi itibariyle ana sözleşmeden kaynaklı ek sök tak işlemi için 210.000 TL kararlaştırıldığını, müvekkilinin, taraflar arası yapılan sözleşme gereği ön tasarım işi yaptığınıt/ ve yapılan tasarıma işveren mühendisi tarafından onay verildiğini, müvekkilinin kat yüksekliğine ilişkin planı ise davalı tarafça değiştirilerek belediye tarafından verilen izinlere aykırı olarak 2.5 metre seviyelerine getirildiğini, müvekkilinin kendi üzerine düşeni yaptığını ve işvereni uyarmış ise de işveren bu hususta sorun çıkmayacağını ve çıkmaması için konuyla ilgileneceğini, belediyedeki bağlantılarını kullanacağını belirtilerek, müvekkilinin uyarılarına rağmen işleme devam edilmesi istendiğini, müvekkilinin bu şekilde tarafların ortak iradesi ile anlaşılan hali ile imalatı bitirdiğini, işverenin kasti hareketleriyle neden olduğu olaylar sonucu tekrar tekrar sökülüp yapılan yapıda kolon yerlerinin devamlı kaydırılması sonucu kot farkları oluşmaya başladığını, müvekkilinin bu durumu davalı yana ilettiğini ancak dönüş alamadığını, bu sebeplerle; fazlaya ilişkin her türlü talep, ıslah, dava, şikayet ve benzeri hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin haklı alacağının tahsili imkansız hale gelmemesi amacıyla davalı aleyhine, öncelikle teminatsız, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde uygun teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesine, haklı davanın kabulü ile ... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, dava ve takip konusu alacağın likit olmasından bahisle davalı aleyhine, asıl alacağın (takip tutarı) %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemelerin ... Nöbetçi Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu sebeple dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, icra takibine dayanak yaptığı ... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyası dayanak yapılmış ise de takip çıkışı 677.396,53-TL olduğunu, davacının kısmi dava ya da belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, fatura alacağının tek başına alacağı ispat eden bir belge niteliğinde olmadığını, faturaların yasal süresi içerisinde resmi noter kanalı ile davacı yana kabul edilmediği bildirilmiş olduğunu, sözleşme ifa edilmediğinden temerrüt dahi gerçekleşmediğinden birtakım meslek onuruna yakışmayacak KVKK'ya açıkça aykırı ve içeriği dosya münderecatıyla alakasız olan yazışmaları delil olarak sunmaya gayret etse de iş teslim edilmediğinden sözleşme şartlarına açıkça aykırılık bulunması sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, taraflar arasında yapılan protokol ve ek protokol uyarınca sözleşme ifa edilmediğini, sözleşmeye aykırı davranılmış davacı yanın maddi hataya düşerek davayı ikame etmişse de sözleşme şartları incelendiğinde ve yaptırılan delil tespiti ile işin ifa edilmediğini ve işin teslim edilmediği sayın mahkeme tespiti ile ortaya çıktığından davanın sözleşmeye aykırılık ve temerrüt şartlarının oluşmaması sebebiyle reddi icap ettiğini, davacı taraf ... ile de sunulan 19.12.2022 tarihli çelik konstriksüyon ve kenet çatı imalat ve montajı ile sözleşmede belirtilen işlerin yapımı hususunda anlaşılmış olup iş 45 gün içerisinde teslim edileceğini, sözleşme içeriği incelendiğinde karşı tarafın bu işleri 45 gün içerisinde teslim edeceğini, bu sürenin yalnızca hava koşulları sebebiyle uzatılabileceği başka şekilde uzatılamayacağı sözleşmede açıkça belirtildiğini, ayrıca yine sözleşmede işin ancak iş sahibi tarafından kontrolü ve kabulü ile işin teslim edileceğini, tek taraflı teslimin gerek 6098 sayılı TBK gerekse sözleşmede kabul görmeyeceği yazılı olarak imza altına alındığını ancak birtakım sebepler neticesinde iş süresinde teslim edilmediğini, tarafların bir araya gelerek 06.04.2023 tarihinde ek protokol imzaladığını ve ek protokol ile hem esas işin teslimi hem de yeni bazı işlerin teslim edilmesi ve imali konusunda protokol imzalandığını, iş teslimi yapılmadan işin teslim edildiği iddiası sözleşmeye açıkça aykırılık teşkil ettiğini, karşı tarafça iş teslim edilmediğini, yapılan işlerin ise ayıplı ve eksik olarak tanzim edildiğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesi .../... D.iş numaralı delil tespitinde işin teslim edilmediğini, işin ayıplı olarak yapıldığını işin tamamlanması için ek bir maliyet gerektirdiğini bizzat mahallinde keşif yapmak suretiyle tespit ettiğini, davacı yanın sözleşmede işin teslimine ilişkin olarak bir beyanı bulunsa da iş teslim edilmediğini, bu sebeplerle; davacı yanın sözleşmeye aykırılığı, muacceliyet şartlarının oluşmaması sebebiyle davanın tümden reddine, davacı yanın kötü niyetli olarak bu davayı ikame ettiğinden yasal şartları oluştuğundan yüzde 20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yandan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde özetle; 100.000 TL üzerinden kısmi olarak açılan davayı 577.396,53-TL ıslah ederek 677.396,53-TL üzerinden dava değerini bildirdiklerini, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava, şikayet ve benzeri hakları saklı kalmak kaydıyla ıslah dilekçesinin kabulü ile, eksik hususlar giderilerek neticeten haklı davanın kabulü ile ... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, dava ve takip konusu alacağın likit olmasından bahisle davalı aleyhine, asıl alacağın (takip tutarı) %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasının UYAP kayıtları, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabı, ... Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevabı, ... Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabı, Çelik Konstriksüyon Yapımına İlişkin Yüklenici Sözleşmesi, Çelik Konstriksüyon Ek Protokolü, faturalar ve dekontlar, tanık beyanları, bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeniyle ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 19/12/2022 tarihli sözleşme ile davacı tarafından çelik konstriksüyon ve kenet çatı imalat ve montaj yapımının üstlenildiğini, sonrasında sözleşmede kararlaştırılan işin hacminin artırıldığını, sözleşmede belirlenen ve mevzuata uygun olan işin değiştirildiğini ve bu şekilde uygulanması için emir verildiğini, daha sonra istenildiği gibi iş yapılmasına rağmen işin mevzuata aykırı olan kısımlarından dolayı izin alınamadığından tekrar proje değişikliğine gidildiğini, bu şekilde aynı işin birden fazla kez yapıldığını, yapılan işin karşılığı olan faturaların düzenlendiğini, ancak fatura bedellerinin ödenmediğini, ödenmeyen fatura bedelleri ile ilgili olarak icra takibi başlatıldığını, bu nedenle davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; düzenlenen faturaların tek başına alacağı ispat eden bir belge olmadığını, davacı tarafın sözleşme uymadığını, sözleşmeye uygun ifada bulunmadığını, işin teslim edilmediğini, yapılan işlerin ayıplı olduğunu, temerrüt şartlarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 09/06/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 676.599,44-TL asıl alacak ve 797,09-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 677.396,53-TL borcun ödenmesi amacıyla 28/04/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 07/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02/05/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafça dava açılmadan önce.... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında delil tespiti isteminde bulunduğu, delil tespiti sonucu inşaat mühendisi bilirkişi ve mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 19/06/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Tespite konu İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, ... Mahallesi, .... Sokak No:5, adresinde yapılan inceleme neticesinde; Çatı Planında, 1, 2 ve 3 nolu aşıkların açı ortay olarak birleşmemesinden kaynaklı çatı eğim yüzeylerinde (yeşil çizgi ile gösterilen çatı yüzeyinde) kendi içinde kot farkı oluştuğu bundan dolayı da çatı yüzeyinde lokal göçüklerin, çukurların olduğu, orta aşıkların sözleşmede belirtildiği 50 cm bir atılmadığı, bazı kenet birleşim yerlerinin fazla kesildiği, yapılan işinin çatı yüzeyinde yaklaşık 9630 kısmında lokal göçüklerin, çukurların olduğu, tespite konu taşınmazda kenet çatı işinde tespit edilen hatalı ve kusurlu imalatların, inşaat standartlarına kabul edilir haline getirilmesi için, yapılacak çalışmalar için gerekli kırım, tamirler, taşınması için işçilik bedeli ve nakliye dahil, götürü bedel kapsamında Toplam 230.000,00- TL bedel ve 30 günlük çalışmaya ihtiyaç olacağı," şeklinde rapor düzenlendiği, düzenlenen rapora davacı ... tarafından itiraz edildiği anlşaılmıştır.
Mahkememizin 20/03/2024 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında; "Ben çelik konstrüksiyon işi yapıyorum, davacı benim eski patronumdur, dava konusu işin yapım aşamasında çalıştım, biz çelik çatı işi yaptık, iş ... tarafındaydı, biz sürekli olarak projeye aykırı hareket etmek zorunda kalıyorduk, çünkü karşı taraf proje dışı taleplerde bulunuyordu, mesela projede profilin boyu 3 m olarak belirtilmesine rağmen karşı taraf bizden profilin boyunu 4 m olarak istiyordu, veya da daha kısasını istiyordu, biz işi bize verilen projeye uygun şekilde yaptık çatıyı tamamladık, ancak daha sonra karşı taraf belediyenin yapılan çatıya izin vermediğini söyleyerek tekrar yaptığımız işi sökmemezi istediler, bunun üzerine yaptığımız iş tekrar söküldü, iş söküldüğü için proje dışına çıktık, önceki yaptığımız çatı daha yüksekken sonrasında daha alçak bir çatı yaptık, ilk projede yapmış olduğumuz balkonlar yeni projeye göre küçültülmüş oldu, onda da sökme işi yapmış bulunduk, sonrasında onların istediği şekilde yaptık, teslim ettik, işin teslimi sırasında ben oradaydım, ayrıca kalan malzemelerimizi de almak istedik ancak bizi içeriye almadılar, asansör bozuk diye bahane sunularak malzemelerimizi bize vermediler, daha sonra karşı taraf ile malzemelerin alımı için görüştüğümde asansörün hala bozuk olduğunu bana ilettiler, ancak ben asansör firmasını aradığımda böyle bir durumun olmadığını asansörün yapıldığını söylediler, bunun üzerine habersiz olarak yapılan işin bulunduğu yere gittiğimizde güvenlik bizi içeri almadı, güvenlik bana kendisine ...'dan gelen hiç kimse kesinlikle içeriye alınmayacak denildiğini belirtti, bunun üzerine ben patronumu arayarak durumu anlattım ve polis karakoluna giderek şikayette bulundum, işin teslimine ilişkin yazılı bir tutanak tutulup tutulmadığını bilmiyorum, ben orada sadece çalışan olarak bulunuyordum, mesai saatlerimiz 08:30-18:00 arasındaydı, yağmurlu havalarda dahi çalıştık ve çalıştığımız malzemeler yağmura dayanıklı malzemeler değildi, çatıyı yapan sadece bizim şirketti, ancak aynı alanda binayı yapan başka şirketler ve çalışanlarda vardı, hatta biz kendi malzemelerimizi diğer çalışan şirketler yüzünden molozların altından toplayarak çatıya çıkarmak zorunda kaldık, normalde malzemelerin şantiye tarafından çıkarılması ve korunması gerekirdi, biz kullanmaya çalıştığımızda malzemelerin çoğu hasarlıydı, dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 20/03/2024 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında; "Ben çelik konstrüksiyon işi yapıyorum, davacıyı iş sebebiyle tanırım, dava konusu işi karşı taraf ilk önce bana teklik etti, ancak ben ağır çelik işi yapmadığım ve kenet çatı işi yapmadığım için arkadaşım ...'e teklif ettim, bunun üzerine davacı karşı tarafa teklif göndermiş ve taraflar anlaşmıştır, davacı taraf işi yaparken ben de kontrol amaçlı işin yapıldığı yere gidip gelirdim, ancak benim yapılan işte herhangi bir katkım olmamıştır, davacı taraf öncelikle yapılan ilk projeye göre uygun bir şekilde çelik kısmını yaptı, bitirdi, ancak davalı taraf belediyeden izin alamadığını beyan ederek projeyi değiştirdik, projenin değişmesi demek fiyatın değişmesi demektir, bu yüzden davacının fazla ücret talebi olmuştur, bende bunu karşı tarafa ilettim, karşı taraf da bu hususu kabul etti, sonra değişen projeye göre yeniden tekrar yapıldı, ancak tekrar sökülüp 3. kez yeniden yapılmıştır, bu hususu davalı belediyeden kaynaklı olduğunu beyan etmiştir, ancak davalı taraf yapılan işi beğenmediklerini beyan etmiştir, çünkü yapılan işler yağmurlu ve karlı havalardan dolayı malzemelerin birden fazla sökülüp takılmasından dolayı zarar görmesi nedeniyle işçiliği kötü göstermiştir, sonrasında davacı taraf davalı tarafından beğenilmeyen yerleri yeniden yapmayı teklif etmiş, ancak istediği bedeli alamayınca bu dava açılmıştır, ve davalı taraf iş beğenilmediği için işi teslim almamışlardır, ben işin yapıldığı yere gittiğimde bariz görünen yanlış işlemler vardı ancak bu durumu davacı düzelmiştir, dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 20/03/2024 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında; "Ben kaynak işi yapmaktayım, davacıyı patronum olması sebebiyle tanırım, yaklaşık 1,5 senedir yanında çalışmaktayım, hala da çalışıyorum, dava konusu işin yapımında ben de bulunmaktaydım, biz projeye göre çatıyı yaptık ancak daha sonra belediyenin izin vermediğini ve ayrıca yine beğenmediklerini söyleyerek yapılan işi söktürmüşlerdir, bunun üzerine yaptığımız işi değiştirerek tekrar yaptık, iş yaparken kullanmış olduğumuz malzemelerin bir kısımını yukarı biz çıkartırdık, ağır olanları yine vinç yardımıyla yukarı çıkartıyorduk, ben sürekli olarak dava konusu çalışmadığım için tam olarak bilmemekle beraber benim bulunduğum dönemde 2 kere çatı yapılıp sökülmüştür, iş bittikten sonra biz malzemelerimizi almaya gittik, ancak ilk önce asansör çalışmıyor diye malzemeleri bize vermediler sonra gittiğimizde güvenlik bizi içeri almadı, tekrar asansör çalışmıyor dediler, ancak biz iş yerine gittiğimizde asansörün çalıştığını görünce şikayet etmek üzere polis karakoluna gittik, dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 20/03/2024 tarihli celsesinde davalı tanığı ... beyanında; "Ben idari işler amiriyim, ben davalı şirkette 1997 yılından beridir çalıştım, ancak 3 ay önce şirketten ayrıldım, biz davacı tarafla dava konusu çatının yapımı için görüştük anlaştık, ödemelerini yaptık, ödemeleri yaptıktan sonra iş başladı, ancak işin %70'i yapıldıktan sonra proje değiştirmeye karar verdik çünkü belediyeden onay alamadık, ilk projeye ilişkin davacının projenin uygun olmadığına ilişkin bizi uyardığını hatırlamıyorum şu an, proje değişti sonrasında, proje değişikliğinden kaynaklı taraflar arasında sürekli anlaşmazlıklar oldu bu arada yine yapılan işlere ilişkin sıkıntılar çıktı, kullanılan materyallerin montajlarına ilişkin etik olmayan işçilikleri ortaya çıkmıştır, biz bunları daha sonra gördük, sonrasında uzlaşamamaya başladık, işin yapımına ilişkin aracılarla görüşmeler olsa da yapılan işi beğenmedik, yapılan işlerle ilgili gözle görülür sorunlar vardır, karşı taraf eksik veya da yanlış yapılan işlerin değiştirileceğine ilişkin bizle görüşmüştür, ancak yapılan bir değişiklik olmamıştır, yaptığı işlere ilave olarak ek bedel istemiştir, yaklaşık 200.000,00-TL istemiş biz ise direkt olarak 100.000,00-TL verdik, bu ücreti verdikten sonra davacı taraf işi tamamlayamamıştır, bu esnada yapılan işlerde OSB nin üzerine yapılan kenedin yamuk olduğunu, çarpık olduğunu, estetiksel olarak bozukluk olduğunu görünce işi yapan şirketi uzaklaştırma kararı aldık, yapılan iş bittikten sonra kalan malzemelerin büyük bir kısımını götürdüler, ancak kalan bir kısım malzeme asansörlerin bozuk olması sebebiyle inşaat alanında kalmıştır, sonrasında davacı tarafın bizi karakola şikayet etmesi sebebiyle malzemeleri videoya çekerek karakola götürdüm, ancak malzemeler sonrasında verilmemiştir, malzemelerin akıbetinin ne olduğunu bilmiyorum, proje değiştikten sonra yapılan işin metre karesinde değişiklik olmamıştır, ancak yaptırmak istediğimizi ilave işe ilişkin fiyatta anlaşamadığımız için iş verilmemiştir, fiyatlandırma metre kare üzerinden yapılıyor ancak yapılan işin karşılığını ne kadar ödendiğini bilmiyorum, davacı tarafından yapılan iş sonucunda çatıda su alma, kenedin %70'inde kamburlaşma, açılma mevcut, rüzgarlı havalarda açılmalar yapıyor, ses yapıyor, dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mali Müşavir Bilirkişi ...ve İnşaat Mühendisi Bilirkişi ... tarafından 16/15/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "Dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturalardan kaynaklı oluşan 676.599,44 TL asıl alacağının işlemiş faiziyle birlikte davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının 2023 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve alacağını oluşturan takip dayanağı 24.02.2023 tarihli ... numaralı 200.000,00 TL tutarlı, 24.04.2023 tarihli ... numaralı 472.599,44 TL tutarlı, 24.04.2023 tarihli ... numaralı 247.800,00 TL tutarlı, 24.04.2023 tarihli ... numaralı 696.200,00 TL tutarlı faturaların bu hesap üzerinden işlenmiş, tüm faturalar ve ödemeler davacının ticari defterlerinde 120 hesap kodu altında kaydedilmiş olup, bu faturadan kaynaklanan alacaklar nedeniyle, davacının davalıdan takip tarihi (02.05.2023) itibarıyla toplam 1.246,599,44 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Sayın Mahkemenizin 10.07.2024 tarihli Duruşma Tutanağında; Davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmiştir. Verilen bu yetkiye istinaden tarafımdan davalı yan vekiline mail atılarak davalı şirkete ait ticari defter, belgelerin hazırlanması gerektiği yönden bilgi verilmesi akabinde davalı taraf ilgili maile 14.08.2024 tarihinde “Talep olunan evraklar şirket muhasebesine iletilmiş olup en kısa sürede hazırlanıp tarafınıza gönderilecektir. İhtarname ve diğer belgeler cevap dilekçesi ekinde sunulmuş olup sözleşme ifa edilmeksizin açılmış bir dava olduğundan temerrüt gerçekleşmemiştir.” şeklinde cevap vermiş ancak rapor tarihine (25.10.2024) kadar davalı yan vekili tarafından ticari defter ve belgeleri hazırlandığına dair bilgi verilmediğinden ve talep edilen verilerin tarafıma gönderilmediğinden davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılamadığı, Tarafların 2023 yılı BA-BS bildirimlerinin incelendiğinde, 3 adet 1.200.508,00 TL toplam tutarlı fatura yönünden fark bulunduğu, Davacı .... tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturaların e-fatura Fatura sistemi üzerinden usulüne uygun olarak düzenlenmiş ve davacının ticari defterlerine kaydedilmiştir. E-Fatura, kağıt fatura yerine elektronik ortamda oluşturulan, gönderilen, saklanan ve gerektiğinde ibraz edilen faturalardır. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından belirlenen standartlara uygun olarak düzenlenir ve elektronik ortamda alıcıya iletilir. Alıcı, fatura kesildikten sonra en geç 8 gün içinde itirazını yazılı olarak satıcıya bildirmelidir. İtiraz bildirimi, e-posta, veya noter aracılığıyla yapılabilir. İtirazın ispatlanabilir olması önemlidir. Takibe konu faturaların taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında yapılan işler bedeli muhteviyatında düzenlendiği, faturaların üzerlerinde “E-Arşiv izni kapsamında elektronik ortamda iletilmiştir.” ibaresinin yer aldığı ve faturaların davalı yana GİB portal üzerinden teslim edil! e dair ekran görüntülerinin sunulduğu, davalı yan tarafından davacı taraf muhatap alınarak keşide edilen .... Noterliğinin 28.04.2023 tarihli ... numaralı ihtarnamesi ile, takibe konu edilen ... numaralı, ... numaralı ve ... numaralı faturalara karşın yasal süre içerisinde itirazda bulunduğu, bu bağlamda takibe konu düzenlenen takibe konu faturaların teslimi yönünden bir ihtilafın bulunmadığı kanaatiyle davalı yanın cevap dilekçesinde ve cevabi ihtarnamesinde “dava konusu işin ayıplı ve eksik yapıldığı” şeklindeki beyanlarına istinaden teknik yönden incelemelerimizi rapor içeriğinde yer verilecek olup itiraza uğrayan takibe konu 3 adet (... numaralı, ... numaralı ve ... numaralı) faturanın kabul edilip edilmeyeceği ile ilgili son karar nihai Takdir Mahkemenize ait olduğu, Davacı yan tarafından davalı taraf muhatap alınarak keşide edilen .... Noterliğinin 20.04.2023 tarihli ... numaralı ihtarnamesinde borcunu ödemesi için 3 gün süre verildiği, ihtarnamenin davalı yana 21.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği görülmekle takip tarihinin de 02.05.2023 olduğu göz önüne alınarak davalının takip tarihinde temerrüt halinin oluşmadığı, diğer yandan takibe konu faturaların üzerinde herhangi bir vade tarihi de yer almadığından işlemiş faiz hesaplaması yapılmadığı, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan mali yönden incelemeler doğrultusunda, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların kabul edilmesi halinde/olasılığında, davacının incelenen ticari defterlerine göre takibe konu faturalardan kaynaklı davacı yanın takip tarihi (02.05.2023) itibariyle davalı yandan 1.246,599,44 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu görülse de taleple bağlılık ilkesi gereği davacı yanın takip talebiyle uyumlu olarak 676.599,44 TL alacaklı olabileceği, Teknik yönden yapılan incelemelerde ise; Davacı tarafından 20 Nisan 2024 tarihinde çekilen ihtarnameye kadar davalı tarafın, Aradaki sözleşme EKİ, Çevre ve şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel şartnamesinin, 42. Maddesi hüküm ve usullerine göre geçici kabul işlemlerini yapmamış sebebi ile temerrüde düştüğü ve Yukarda incelenen hakedişe esas hesaplarda dolayı davacıya KDV dahil 653.000,00 TL borçlu olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Tarafların itirazları ve beyanları doğrultusunda dosyanın ek rapor düzenlenmek üzere tekrar bilirkişi heyetine tevdi edildiği, Mali Müşavir Bilirkişi ... ve İnşaat Mühendisi Bilirkişi .... tarafından hazırlanan 08/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; kök raporda yapılan tespitlerin aynısına yer verildiği, herhangi bir değişikliğin mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
Eser sözleşmesini düzenleyen TBK'nın 470. maddesi uyarınca yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmeyi; iş sahibinin edimi ise, karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesidir.
Eser sözleşmelerini, diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli hususlardan birisi de sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Burada, vekâlet akdindeki gibi sonuç taahhüt edilmeksizin sadece bir işin görülmesi taahhüdü bulunmamakta, bir eserin-sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu borcun altına giren taraf, yani yüklenici, BK'nun 356/1 (TBK'nın 471/1) maddesi ve işin mahiyeti gereği, işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınması anlamını taşır.
Eser, yüklenicinin sanat ve beceriyi gerektiren, bir emek sarfı ile gerçekleştirilen sonuçtur. Yüklenicinin eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmesi, davalı yüklenicinin hem sadakat hem de özen borcunu kapsar. Burada belli bir sonucun ortaya çıkması amaçlanır. Meydana getirilen eserin iş sahibinin beklentisini karşılamaması halinde ise, sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulmuş olur. Bu bakımdan eserin fen ve sanat kurallarına uygun, iş sahibinin beklentilerini karşılar özellikleri taşıması aranır. Aksi halde eserin ayıplı olduğu kabul edilir. Ayıplı eseri meydana getiren yüklenici ise, ortaya çıkan ayıp ve eksiklerden sadakat ve özen borcu nedeniyle sorumludur. Yüklenici, hangi yöntemi kullanırsa kullansın eserin ayıpsız olarak ortaya çıkması gerekmekte olup, diğer bir deyişle eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir.
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.
TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu,TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler uyarınca gerek açık ayıp ve gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay (Kapatılan) 15. H.D., 19.06.2014 gün, 2013/4976 E., 2014/4282 K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Türk Ticaret Kanunun 23 maddesinde: Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır, şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.
Taraflar arasında davalının "... mah. ... Sokak no:5 .../İstanbul" adresindeki yönetim ve üretim binasında davacı tarafından Çelik Konstrüksiyon ve kenet çatı imalat ve montajı işlerinin yapılması için 19/12/2022 tarihinde sözleşme düzenlendiği, işin M2 başına bedelinin 1.000,00 TL+KDV olduğu, davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğu, taraflar arasında eser sözleşmesi yapıldığı yönünden uyuşmazlık bulunmadığı, davacının iddialarına göre davacı yüklenici tarafından sözleşme dışı işlerin yapıldığı, projeye aykırı olan işlerin istendiği, daha sonra projeye aykırı olarak yaptırılan işlerden ilgili belediyeden izin alınamadığı gerekçesiyle dönülmesinin talep edildiği, bu sebeple yapılan birçok işin tekrar sökülerek yeni projeye uygun yeni iş yapıldığı, yapılan işler karşılığı düzenlenen faturaların ödenmediğinden ibaret olduğu, davalının iddialarına göre ise davacı tarafından yapılan işlerin eksik ve ayıplı yapıldığı, işin teslim edilmediği bu nedenle sözleşme bedelinin ödenmediğinden ibaret olduğu, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, taraflar arasında 19/12/2022 tarihinde Çelik Konstrüksiyon ve kenet çatı imalat ve montajı sözleşmesinin imzalandığı, davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin davacının lehine delil olarak kullanılabileceği, davalı tarafın mahkememizce belirlenen defter inceleme gününe katılmadığı, ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine sunmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı defterlerine göre; davacının bakiye alacağının 1.246.599,44-TL olduğu, takibe konu faturaların davalı yana GİB portal üzerinden teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafından davacıya toplamda 940.000,00-TL ödeme yapıldığı, sözleşme bedelinin taraflar arasında imzalanan ek protokol ile birlikte yapılan hesaplama sonucunda 1.350.000,00-TL + KDV olduğu, davalı tarafından yapılan avans ödemesi düşüldüğünde davacının bakiye alacağının 653.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında davacı tarafından sunulan delillerin incelenmesinde davaya konu eser sözleşmesinin tamamlandığının anlaşıldığı ve yine dosya kapsamından davaya konu eserin davalı işverenin talimatları doğrultusunda birden fazla kez proje değişikliği yapılarak 3 kez çatının yapılıp değiştirildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasındaki çelik konstrüksiyon yapım işi sözleşmesi gereğince davacı tarafın işin eksik, kusurlu olup olmadığına dair delil tespiti dosyası üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen bilirkişi raporuna davacı tarafından itiraz edildiği, bu sebeple raporun davacı yönünden kesin nitelikte olmadığı, bu sebeple davacı tarafından düzenlenen fatura içeriklerinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu, alınan bilirkişi raporu ile davalının davacıya 653.000,00TL asıl alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, taraflar arasındaki ticari defter incelemesi ile salt bu sonuca ulaşılamayacağından, teknik bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalar dosya kapsamına, delil tespiti raporuna uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmış, davacı tarafın davalı taraftan alacağı tutarın 653.000,00 TL olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı tarafça davalı taraf aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 653.000,00-TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin belirtilen bedel üzerinden aynı şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 653.000,00 TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedel üzerinden aynı şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si(130.600,00-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
c)Davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 44.606,43-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 10.130,34-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 34.476,09-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 3.007,63-TL'sinin davalıdan, geri kalan 112,37-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 101.950,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 24.396,53-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 9.860,49-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 10.400,19-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafından yapılan; 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 472,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.472,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 8.167,36-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-)Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır