T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/560 Esas
KARAR NO: 2024/303
DAVA: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 11/08/2020
KARAR TARİHİ: 17/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, müşterisi ... Ticaret ... ("...") aralarındaki ticari ilişki dolayısıyla... Bankası A.Ş. ...Şubesine ait ... numaralı, 15.06.2018 tarihli, 20.000,00-TL bedelli çek teslim aldığını, ... numaralı çekin müvekkili şirket çalışanına teslim edildiğini, sonrasında müvekkili şirket nezdinde kaybolduğunu, yapılan tüm araştırmalara rağmen çekin bulunamadığını ve bu sebeple müvekkili şirket tarafından çekin iptali ve ödeme yasağı konulması talebiyle ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, çekin kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından kullanılmasını engellemek ve bununla beraber müvekkili şirketin telafisi zor zararlar yaşamaması için Mahkemeden ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı koyması ve çekin iptali talep edildiğini, talep üzerine çek üzerinde ödeme yasağı koyulduğunu, ... seri numaralı çek müvekkili şirket kaşesi ve yetkililerinin imzası taklit edilmek suretiyle ...Tic. Ltd. Şti.ye, ... Tic. Ltd. Şti.ye, Besmiss tarafından da ... A.Ş.'ye ciro edildiğini, çek bedelini tahsil edemeyen ... A.Ş. tarafından müvekkili şirket ve diğer cirantalar aleyhine ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo yoluyla icra takibi başlatıldığını, icra takibi neticesinde müvekkili şirketin ve ... hesaplarına haciz koyulduğunu, hacizlerin kaldırılması için ... tarafından 13.08.2018 tarihinde dosyaya ödeme yapıldığını, müvekkili şirket, ... tarafından icra dosyasına ödeme yapılması neticesinde, ... tarafından alacağını alamadığını, aktifinde azalma meydana geldiğini ve davalının sebepsiz zenginleştiğini, müvekkili şirketin sayılı araculuculuk dosyası ile alacağına kavuşabilmek adına başvurusunda bulunduğunu ve anlaşma sağlanamadığını, tüm bu sebeplerle; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı bir sebep olmaksızın müvekkili şirket aleyhine zenginleşen davalıların malvarlıklarında meydana gelen faizi ile birlikte 20.000,00-TL artışın davalıdan alınarak davacı müvekkile iadesine, dava harç, masraf ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ...Şirketi ile müvekkili şirket arasında 03/04/2018 tarihinde faktoring sözleşmesi akdedildiğini, yapılan sözleşme doğrultusunda ise ön ödeme yoluyla finansman sağlandığını, bu finansman karşılığında ise, dava konusu ...Bankası A.Ş. ... Şubesine ait 20.000,00-TL'lik çek 29/03/2018 tarihli 28.350,00-TL bedelli faturaya istinaden teslim tutanağı ile ciro ve teslim alındığını, müvekkili şirketin, 6361 sayılı kanun kapsamında tüm yükümlülükleri yerine getirerek dava konusu çeki iktisap ettiğini, dolayısıyla müvekkili şirkete herhangi bir kusur yükletilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin dava konusu alacağı 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu M. 9/II kapsamında fatura ile tevsik ederek devraldığını, Yerleşik Yargıtay içtihatları ve 6361 sayılı Kanun'un 9/III maddesi kapsamında kişisel nedenler ve def'ilerin faktoring şirketine karşı öne sürülebilmesi ancak şirketin bilerek borçlunun zararına hareket etmesi durumunda mümkün olduğunu, huzurda görülen bu davada ise müvekkili şirketin ağır kusuru ve/veya borçlu aleyhine kasıtlı olarak hareket etmesi söz konusu olmadığını, bu hususta ispat yükünün de davacıda olduğunu, bu nedenle davacının öne sürdüğü kişisel neden ve def'ilerin müvekkili şirkete yöneltilmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirketin ciro zincirinde görünürde bir kopukluk bulunmayan çeki faktoring sözleşmesi kapsamında iktisap ettiğini, müvekkili şirkete, ciro zincirinde yer alan her bir gerçek ve/veya tüzel kişinin imzasını kontrol etmesi şeklinde bir yükümlülük yüklenmesi düşünülemeyeceğini, dava konusu 15/06/2018 tarih ...Bankası... Şubesine ait ... seri numaralı 20.000,00-TL bedelli çeke ilişkin ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını ve ... tarafından herhangi bir itiraz ileri sürülmeksizin borç ödendiğini, davacı her ne kadar ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında çekin iptaline yönelik dava ikame etmiş olsa da ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla çek kayıp olmadığından reddine karar verildiğini, davacının her ne kadar imzanın geçersiz olmasından dolayı ciro zincirinin uygun olmadığını ve müvekkili şirketin sebepsiz zenginleştiğini iddia etmiş olsa da Türk Ticaret Kanunu madde 677 kapsamında imzaların bağımsızlığı ilkesi nedeniyle söz konusu iddianın huzurda görülen bu davada hukuki bir değeri bulunmadığını, davacının her ne kadar müvekkili şirketin sebepsiz zenginleştiğini iddia etmiş olsa da; müvekkili şirketin tamamiyle hukuk sınırları içerisinde dava konusu çeki iktisap ettiğini, müvekkilinin ciro ve teslimi kanuna uygun şekilde gerçekleştirerek iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, tüm bu sebeplerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası, Çek sureti, Faktoring sözleşmesi, çek teslim bordrosu, fatura, bilirkişi raporu, arabulucu tutanağı, arabulucu sarf kararı ile tüm dosya kapsamı.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Bankacı-Finans Uzmanı Bilirkişi... tarafından 12/03/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "Dava konusunun, dava dışı ...- ... tarafından davacı şirkete verilen ...Bankası ...şubesine ait ... seri numaralı 15.08.2022 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli çek yönünden davacı şirketin ... 7. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespiti talebinden ibaret olduğu, davacının 2018-2019-2020 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre; Dava dışı ...- ... ile olan cari münasebetini 120. Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, dava konusu olan ... Bankası ... şubesine ait ... seri numaralı 15.08.2022 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli çekin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, süregelen ticari ilişki çerçevesinde davacı yanın ekstre bitim (31.12.2020) tarihi itibari ile borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, davalının 2018-2019-2020 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davalının incelenen ticari defterlerine göre; Dava dışı ...Şti. ile olan cari münasebetini 120. Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, dava konusu olan...Bankası ... şubesine ait ... seri numaralı 15.08.2022 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli çekin dava dışı ...Tic, Ltd. Şti. tarafından davalı şirkete faktöring ilişkisi sebebiyle verilmiş olduğu, davacı ... A.Ş. Tarafından dava dışı ...Ticaret- ... adına tanzim edilen aralarındaki cari hesaba konu faturaların açık fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, cari hesaba konu faturaların taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında verilen ürün bedeli muhteviyatında düzenlendiği, tarafların faaliyet konuları kapsamında fatura içeriklerinin uyumlu olduğu görülmüş olup iki taraf arasındaki ilişkinin gerçek bir ticari ilişkiye dayandığı kanaati hasıl olduğu, huzurdaki davada çekişmenin, dava dışı ...Ticaret- ... tarafından davacı şirkete verilen ...Bankası...şubesine ait ... seri numaralı 15.08.2022 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli çek yönünden davacı şirketin ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespiti noktasında toplandığı, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde dava konusu çekin kayıtlı olmadığı, davacı taraf bu konuda “çek kaybedildiğinden kayıtlara alınamadığı” şeklinde ifade ettiği, davalının incelenen ticari defterlerinde dava konusu çekin dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı şirkete faktöring ilişkisi sebebiyle verilmiş şekliyle kayıtlı olduğu, davalı tarafından dosyaya dava dışı müşterisi ... tarafından dava dışı firmaya düzenlenmiş olan ... tarihli ... numaralı faturanın, aralarında akdedilen Faktöring Sözleşmesinin sunulduğu, davalı yan dava dilekçesinde “çeke ilişkin ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığını ve ... tarafından herhangi bir itiraz ileri sürülmeksizin borç ödendiğini” şeklinde beyan ettiği, bu hususta yazılı belge görülmemiş olup Takdir Mahkemenize ait olmak üzere, davacı şirket ile dava konusu çeki davacıya keşide eden dava dışı şirket ile gerçek, faturaya dayalı bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacı şirketin davalı ile herhangi bir ilişkisine rastlanmadığı, davalı yan tarafından ise dava konusu çeki aldığı müşterisi ile akdettiği faktöring sözleşmesi ve müşterisi tarafından düzenlenen çek dayanağı faturanın dosyaya ibraz edildiği" sonuç ve kanaatine varmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı tarafça davalı aleyhine açılan dava konusu çekten dolayı istirdat istemine ilişkindir.
Davacı taraf dava konusu ...Bankası ... şubesine ait 15/06/2018 tarihli ... seri nolu 20.000,00-TL bedelli çekin dava dışı ...- ... tarafından aralarındaki ticari ilişki dolayısıyla müvekkiline teslim edildiğini, çekin müvekkilinin uhdesinde bulunduğu esnada kaybolduğunu belirterek dava konusu çekin müvekkili şirket yetkililerinin imzası taklit edilmek suretiyle ciro edildiğini belirterek davalıda bulunan çek bedelinin istirdadını talep etmiştir.
Davalı taraf da cevap dilekçesi ile çeklerin faktoring sözleşmesi kapsamında temlik alındığını ve iyiniyetli hamil olduğunu iddia ederek davanın esastan reddini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonrası verilen 16/04/2021 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça yapılan istinaf başvurusu sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 11/09/2023 tarih 2023/301 Esas 2023/1320 Karar sayılı ilamıyla " çek bedelinin istirdadı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda tarafların ticari defter kayıtları da incelenerek alanında uzman bilirkişi veya bilirkişiler aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmadığı" gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup, Mahkememizce istinaf kaldırma kararının gerekçesi doğrultusunda mali müşavir ve finans bilirkişi vasıtasıyla tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan mali bilirkişi raporuna göre; " Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde dava konusu çekin kayıtlı olmadığı, davacı taraf bu konuda “çek kaybedildiğinden kayıtlara alınamadığı” şeklinde ifade ettiği, davalının incelenen ticari defterlerinde dava konusu çekin dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı şirkete faktöring ilişkisi sebebiyle verilmiş şekliyle kayıtlı olduğu, davalı tarafından dosyaya dava dışı müşterisi Besmiss tarafından dava dışı firmaya düzenlenmiş olan... tarihli... numaralı faturanın, aralarında akdedilen Faktöring Sözleşmesinin sunulduğu, davalı yan dava dilekçesinde “çeke ilişkin ... 7. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında takip başlattığını ve ... tarafından herhangi bir itiraz ileri sürülmeksizin borç ödendiğini” şeklinde beyan ettiği, bu hususta yazılı belge görülmemiş olup Takdir Mahkemenize ait olmak üzere, davacı şirket ile dava konusu çeki davacıya keşide eden dava dışı şirket ile gerçek, faturaya dayalı bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacı şirketin davalı ile herhangi bir ilişkisine rastlanmadığı, davalı yan tarafından ise dava konusu çeki aldığı müşterisi ile akdettiği faktoring sözleşmesi ve müşterisi tarafından düzenlenen çek dayanağı faturanın dosyaya ibraz edildiği" tespit edilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çek bedelinin istirdatı istemine ilişkin olup, TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" düzenlemesi getirilmiştir.
Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.
Somut olayda; dava konusu ... Bankasına ait ... keşide tarihli, ... çek no'lu, 20.000-TL bedelli, keşidecisi asan ..., lehtarı davacı olan çekin davacının elinden rızası dışında çıktığının iddia edildiği, cirantaların sırasıyla davacı, ..., ... davalı ... olduğu, çekin Besmiss tarafından ...'e hitaben düzenlenen 29.03.2018 tarihli 28.350-TL bedelli faturaya istinaden ciro yoluyla, 03.04.2018 tarihli sözleşme kapsamında faktoring işlemine tabi tutulduğu, 16.04.2018 tarihinde alacak bildirim formu düzenlendiği, dava konusu çekin de tevdi bordrosuyla davalı faktoring şirketine verildiği, çekin davalı tarafından bankaya ibrazında mahkemenin tedbir kararı nedeniyle işlem yapılmaması üzerine davalı faktoring şirketi tarafından ... 7. İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasında icra takibine konulduğu, çek bedelinin keşideci tarafından 13.08.2018 tarihinde icra dosyasına ödendiği anlaşılmaktadır.
İspat yükü üzerinde bulunan davacı, yukarıda da açıklandığı üzere öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını, sonrasında ise davalının çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu kanıtlamak zorundadır.
6361 sayılı yasanın 9/2. maddesi; faktoring şirketinin, BDDK tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile yine BDDK tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamayacaklarını ve tahsilini üstlenemeyeceklerini öngörmektedir. Bu nedenle faktoring şirketleri ancak gerçek ve fatura ile tevsik olunan mal veya hizmet satışına dayalı olan alacakları devralabilirler. Dolayısıyla faktoring işlemi bakımından mal veya hizmet satışının sadece fatura ile tevsik edilmesi yeterli olmayıp, faktoring şirketince faturaya konu mal veya hizmet satışının fiktif nitelikte olup olmadığı, işlem taraflarının ve faturanın güvenilirliği, ilgililerin mali durumları konularında araştırma ve istihbarat çalışması yapılması gerektiği, ayrıca temlik alınan alacağı temsil eden kambiyo senedinin fatura tutarı ile uyumlu olup olmadığına bakılarak açık uyumsuzluk halinde işlem yapılmaktan kaçınılması, senedi düzenleyen ve sair ilgililer açısından da borcun varlığı bakımından teyit işlemleri yapıldıktan sonra ve ancak tüm bu araştırma ve soruşturma sonucunda olumlu bir sonuca varılması halinde faktoring işlemi yapılması gerekmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda İstinaf ilamı doğrultusunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonrası düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan mali bilirkişi raporuna göre; davacı şirket ile dava konusu çeki davacıya keşide eden dava dışı şirket ile gerçek, faturaya dayalı bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacı şirketin davalı ile herhangi bir ilişkisine rastlanmadığı, davalı yan tarafından ise dava konusu çeki aldığı müşterisi ile akdettiği faktöring sözleşmesi ve müşterisi tarafından düzenlenen çek dayanağı faturanın dosyaya ibraz edildiği bu haliyle davacı tarafça davalının dava konusu kambiyo senedini iktisapta bilerek davacının zararına hareket ettiği, ağır kusur ya da kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından ve davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki dava dışı şirket tarafından davalı faktoring şirketine temliki ve faktoring işlemlerinin yapılması aşamasında 6361 sayılı Yasa ile BDDK tarafından çıkarılan genel tebliğ şartlarına tamamen uygun davranılmış olması nedeniyle davalının dava konusu çekin meşru hamili olduğu anlaşıldığından davacı tarafından ispata elverişli delillerle ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Mahkememizin kısa kararının 3 numaralı bendinde her ne kadar dava türü olarak sehven menfi tespit olarak bahsedilmiş ise de eldeki davanın istirdat istemine dayalı olması ve dava tarihi itibariyle istirdat davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında olmaması nedeniyle taraflar arasında yapılan arabulucuk görüşmesi nedeniyle kamudan yapılan masrafın haksız çıkan davacıdan tahsili gerektiği açık olup bu yönüyle sonuç olarak tahsili gereken miktarda ve tahsilatın hangi taraftan yapılması gerektiği hususunda hata bulunmadığından gerekçeli kararda bu hususun açıklanmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN REDDİNE,
2- Davacı tarafça yatırılan peşin harcın alınması gereken 427,60-TL karar harcından mahsubu ile bakiye 86,05-TL karar harcının davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Dava türünün menfi tespit davası olması nedeniyle dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuğa tabi olmasa da davacı tarafından davadan önce arabuluculuğa gidilmesi tarafların arabuluculuk görüşmesi sonrasında anlaşamamaları nedeniyle arabulucuya kamudan ödenen giderin yargılama gideri olarak sayılmasına ve ödenen 1.360,00-TL arabulucu ücretinin haksız çıkan davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4- Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine,
Dair; Davacı vekilinin ve Davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.