T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/585 Esas
KARAR NO : 2024/684
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/10/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 26. maddesi "Büyükşehir belediyesi kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirketleri kurabilir." hükmü uyarınca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddelerine göre kurulduğunu, ... Belediyesi'nin iştirak şirketi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğnu, müvekkili şirketin davalı şirketlerden ilaçlama hizmetleri kapsamında hizmet aldığını, bu hizmet çerçevesinde müvekkilinin, davalılara ait işçiye emeklilik nedeni ile kıdem tazminatı ödemesini yapmak mecburiyetinde kaldığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği müvekkili şirketin kıdem tazminatı ödeme yükümlüsü olmamasına rağmen ödemeleri yaptığını, davalıların yüklenici şirket konumunda olduğunu, müvekkili şirketin ödediği kıdem tazminatının tamamında sorumlu olduklarını, dava dışı işçilerin çalıştıkları döneme ilişkin ilaçlama çalışmalarında görevlendirilecek personel temini hizmeti alım işi hizmet alımı sözleşmesinin idari ve teknik şartnamelerinde yüklenici işçileri ile idarenin doğrudan ilişkisinin bulunmadığını bu nedenle yüklenicinin iş kolu sosyal sigorta mevzuatı, diğer kanun ve yönetmeliklerden doğan yükümlülükleri yerine getirmekle mükellef olduğu açıkça belirtildiğini, SGK, İK, İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı Kanunu, 1593 S. Umumi Hıfzısıhha Kanunu ve ek tadilleri hükümleri ile bu kanunlarda ileride çıkabilecek mevzuatlar ile yapılacak değişikliklerde işveren sıfatıyla doğabilecek tüm hukuki sorumlulukların yükleniciye ait olduğu açıkça ve ayrıca düzenlendiğini, bu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere davalıların ödenen kıdem tazminatından sorumlu olduğunu, ...no ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını, görüşmelerde olumlu bir netice elde edilemediğini, tüm bu sebeplerle; davanın kabulüne, müvekkili şirket tarafından ödenen 66.698,78-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin konu kısmında işçi tarafından açılan bir dava neticesinde kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı belirtildiğini, ancak içerik kısmında emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı ödendiği beyan edildiğini, öncelikle davacıya bu hususun açıklattırılması gerektiğini, davacının müvekkili şirketlerden talep edebileceği, müvekkili şirketlere rücu edebileceği hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, müvekkili şirketlerin, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesi kapsamında, davacı şirketin kısa süreli ihale alıcısı olduğunu, bu ve benzeri ihaleler kapsamında ihaleyi kazanan şirketlerin farklı olsalar da hizmetin aynı işçilerce yerine getirildiğini, bu işçilerin, işverenleri sözleşme süresinin bitiminde aynı ihaleyi alamasalar bile ihaleyi alan müteakip firmaların yanında ve gerçek işvereni olan kamu kurumu bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, dolayısıyla davacının gerçekte ... (...) işçisi olduğunu, davacının tüm çalışmasını ve mesaisini müvekkili şirkete değil, gerçekte işçisi olduğu ... (...)'e tahsis ettiğini, tüm emir ve talimatları da ... (...)'den aldığını, bu durumda da feshe bağlı hak ve alacaklardan da ... (...)'in tek başına sorumlu olacağını, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, davacı işçi ve diğer işçilere ödenmesi gereken ve asıl işveren ... (...)'den almış olduğu bütün ödemeleri yaptığını, müvekkili şirketin, ihale mevzuatında, ihale sözleşmesi ve şartnamesinde olmayan; ihale makamı tarafından da ödenmeyen herhangi bir ücreti işçiye ödemesinin hukuken ve hakkaniyet açısından mümkün olmadığını, dava dışı ... isimli işçinin, ... Sosyal Hizmetler Ltd. Şti. Bünyesinde 01.02.2012-31.12.2012 tarihleri arasında (10 ay) ve ... Ltd. Şti. bünyesinde de 01.01.2013-31.01.2013 tarihleri arasında da (1 ay) çalıştığını, dava dışı işçinin her bir müvekkili şirket nezdindeki çalışmasının 1 yılın altında olduğunu, bu yönüyle müvekkili şirketler açısından kıdem tazminatı şartlarının oluşmadığını, dava dışı işçinin, ... Sosyal Hizmetler Ltd. Şti. bünyesinde 01.02.2012-31.12.2012 tarihleri arasında (10 ay) brüt 950,59-TL ücretle; ... Ltd. Şti. bünyesinde ise 01.01.2013-31.01.2013 tarihleri arasında da (1 ay) brüt 1.034,94-TL ücretle çalıştığını, dava konusu talepler açısından zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, dava dışı işçinin müvekkili şirketlerle ilişiğinin kesildiği tarihlerin 2012 ve 2013 yılları olduğunu, aradan geçen zaman dikkate alındığında, müvekkili şirketler yönünden zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davacının müvekkili şirketlerden talep edebileceği hiçbir hak ve alacağının olmadığını, tüm bu sebeplerle; davacının haksız ve hukuka aykırı davasının, müvekkili şirketler yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bağcılar SGK'dan gelen dava dışı işçi ...'ın hizmet döküm cetveli, iş yeri unvan listesi, iş yeri tescil ve detay bilgileri ile işi giriş ve işten ayrılış bildirgelerini içerir müzekkere cevabı, ödeme dekontu (flash bellek kayıtları), taraflar arasında akdedilen sözleşmeler (flash bellek kayıtları), bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kapsamında imzalanan hizmet sözleşmesi sonrasında davacı yan tarafından dava dışı işçi ...'a ödenen kıdem tazminatı bedelinin üst işveren sıfatıyla davalılardan talep edebilip edemeyeceğinden ibaret açılan Tazminat davasıdır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 05/06/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Davalı ... ve ... Sosyal Hizmetler vekilinin zamanaşımı definin TBK 73. Maddesi gereğince ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davanın açıldığı ve ayrıca taraflar arasında genel hükümlere tabi akdi ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlık bulunduğu, TBK’nın 146. maddesine göre, aksine düzenleme bulunmayan hallerde, sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların 10 yıllık dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu haliyle de somut olay değerlendirildiğinde, dava ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından yargılamaya devam olunmuştur.
Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 16/07/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Dava dışı ... ile dava dışı ... A.Ş. arasında 01.01.2014, 01.01.2015, 01.01.2016 ve 01.01.2017 tarihli Belirli Süreli İş Sözleşmeleri akdedilmiş olup dosyada mübrez olduğu, davacı şirket tarafından dava dışı işçi ... adına düzenlediği İş Sözleşmesi Fesih Bildirimi konulu yazısında; “..İlgili kanun maddesi gereğince iş sözleşmeniz, Genel Müdürlük Makamının 17.05.2021 tarihli onayı ile 24.05.2021 tarihi mesai bitimi itibariyle yukarıda belirtilen KHK hükmü çerçevesinde emeklilik sebebiyle sona ermiştir...” denildiği, davacı ve davalılar arasında akdedilen Hizmet Ait Alımına Ait İhale Sözleşmeleri dosyaya sunulmuş olmakla sözleşme eki şartnamenin 4. maddesinde“... Yüklenici işleri ile idarenin doğrudan ilişkisinin bulunmadığı, bu nedenle yüklenicinin, iş hukuku, sosyal sigorta mevzuatı ve diğer kanun ve yönetmelik yönetmeliklerden doğan yükümlülükleri yerine getirmekle mükellef olduğu” hüküm altına alındığı, SGK'ca ve İş Kanunu, İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı Kanunu 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu ve Ek Tadilleri hükümleri ile bu kanunlarda ilerde çıkabilecek mevzuatlar ile yapılacak değişikliklerle işveren sıfatıyla doğabilecek tüm hukuki sorumlulukların yükleniciye ait olduğu” belirtilmiş olup, işçinin işçilik alacaklarından doğan kıdem tazminatından alt işverenlerin sorumlu olduğu açıkça düzenlendiği görüldüğü, alt işverenlerin rücu sorumluluğunun kendi dönemleri ile sınırlı olması: 4857 sayılı İş Kanununun 2/6. Maddesine göre, 1457 sayılı İş Kanununun halen yürürlükte bulunan 14. Maddesine göre işçinin işe giriş tarihinden itibaren devreden işverenler yanında çalıştığı dönemler de dahil olmak üzere tüm hizmet süresi ve son ücret seviyesi üzerinden hesaplanacak olan kıdem tazminatından son alt işveren ile asıl işveren “işçiye karşı” müteselsilen sorumlu iseler de, iç ilişkide (rücu ilişkisinde) her bir alt işverenin kıdem tazminatı sorumluluğunun işçi-işveren arasındaki ilişkiyi düzenleyen İş Kanunu hükümlerine göre değil, Sözleşme ve Borçlar Kanunu hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiği, 4857 Sayılı İş Kanununun 59. Maddesine göre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte muaccel hale gelen ve işçinin son ücreti üzerinden hesaplanan yıllık izin ücretinden son alt işveren ve asıl işveren müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, devreden alt işverenler sorumlu olmadığı halde; Yüksek Yargıtay'ın bu konudaki oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarında iç ilişkide (rücu ilişkisinde) yıllık izin ücretinden devreden alt işverenlerin de kendi dönemleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğu belirtildiği, (Y13.HD.16.11.2015/25618-33180), dava konusunun, taraflar arasında bulunan alt-üst işverenlik ilişki kapsamında davacı yan tarafından dava dışı işçi ...'a ödenen 66.698,78 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsili talebinden ibaret olduğu, banka dekontlarından davacı asıl işveren ile davalı alt işveren tarafından ödendiği, her bir davalı alt işverenin yasal sorumluluk payına isabet eden bölümü kadar-ödeme tarihi itibariyle- yararı ve kazancı oluşturduğu, davalı asıl işverenin de-ödeme tarihi itibariyle-zararı oluştuğu anlaşıldığından, nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, hüküm altına alınacak rücu alacağına ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, davacı şirket tarafından dava dışı işçi ...'a 12.08.2021 tarihinde “Kıdem tazminatı ödemesi” açıklaması ile 66.698,78 TL tutarlı ödemenin dava dışı işçinin davalı şirketlerde çalıştığı süreler dikkate alınarak aşağıda davalıların sorumlu oldukları tazminat tutarları belirlenmiş olduğu," görüş ve kanaatine varılmıştır.
¸
4857 sayılı İş Kanun'unun 2/6 maddesinde, “bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerine sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur" hükmü bulunmaktadır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Sözleşmede rücu ve sorumluluk oranları ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığı takdirde işçilik alacak ve tazminatlarının tamamından yükleniciler sorumludur (Yargıtay 6. H.D. 2021/5300 Esas-2022/5935 Karar; Yargıtay 23.H.D. 2017/732 Esas-2020/2372 Karar; 2019/952 Esas-2020/2536 Karar; 2019/1417 Esas-2020/2515 Karar; 2019/782 Esas-2020/1037 Karar sayılı kararları). İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla ve iş davasında taraf olmaları halinde gecikmeden doğan zarardan ayrı bir temerrüt ihtarına gerek olmadan ve ödeme tarihinden itibaren, davalılar tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir (Yargıtay 23. H.D. 2019/296 Esas-2020/340 Karar, 2019/1047 Esas-2020/2188 Karar sayılı kararları)
Dava konusu olayda da, davacı şirket ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak İş Kanun'undan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibari ile müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, İşçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsil sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi taraflara ait olduğu konusunda anlaşma yapabilirler. Borçlar Kanunu 167. maddesinde düzenlenen “aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifa da bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırlabileceği de açıkça belirtilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve genel şartnamelerin incelemesinde işçi alacaklarından kaynaklı hukuki sorumluluğun yükleniciye ait olduğunun belirtildiği, bu nedenle dava dışı işçinin davalı şirketlerde çalıştığı dönem itibariyle davacının rücu hakkının bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; davacı tarafça dava dışı işçi ...'a ödenen işçilik alacağının davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkin iş bu davada, asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacaklarının, dava dışı işçilerin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsadığı, dava dışı işçilerin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenlerin sorumluluğunun da sadece kendi dönemi ile sınırlı olması gerektiği, eş söyleyişle tüm işçilik alacaklarından, dava dışı işçilerin çalışmış olduğu alt işverenlerin, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumlu oldukları, yine asıl işverenin, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu kısma oranı kadarını ilgili alt işverene rücu edebileceği, somut davada, davacı ile davalılar arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, hizmet alım sözleşmesi kapsamında işçilik alacakları bakımından davalıların sorumluluğunun bulunduğunun kararlaştırıldığı, dosya kapsamında davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, bu durumda her bir davalıya yöneltilen talebin ayrı bir dava konusu olduğu ve her talep yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda dava dışı işçi tarafından ikame edilen işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyalarında hesaplamaya esas alınan dönemler bakımından sorumlu olunan tarih aralıkları ve işçinin bu süreçteki çalışma tarihleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığı ve hesaplanan miktarların denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış olmakla, bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ... Ltd. Şti'nin 11.466,12-TL'den sorumlu olduğu, davalı ... Ltd. Şti'nin 5.432,18-TL'den sorumlu olduğu, davalı ... Tur. ve Ticaret Limited Şirketi'nin 487,92-TL'den sorumlu olduğu, davalı ... Ltd. Şti2nin 5.415,91-TL'den sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş, davacı tarafça yapılan ödeme tarihinden itibaren her iki taraf da tacir olmakla ticari faizi ile tahsiline karar verilmiş ve davacı tarafça davalılar aleyhine açılan rücuen tazminat davasının kısmen kabulü ile davacının 11.466,12 TL rücuen tazminat alacağının; 12/08/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, davacının 5.432,18 TL rücuen tazminat alacağının; 12/08/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, davacının 487,92 TL rücuen tazminat alacağının; 12/08/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, davacının 5.415,91 TL rücuen tazminat alacağının; 12/08/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan rücuen tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
1-)Davacının 11.466,12 TL rücuen tazminat alacağının; 12/08/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
2-)Davacının 5.432,18 TL rücuen tazminat alacağının; 12/08/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
3-)Davacının 487,92 TL rücuen tazminat alacağının; 12/08/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
4-)Davacının 5.415,91 TL rücuen tazminat alacağının; 12/08/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.557,61-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.139,05-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 418,56-TL harcın 210,47-TL'sinin ... İnş. Tur. San. ve Tic. Limited Şirketi'nden, 99,71-TL'sinin ... Limited Şirketi'nden, 8,96-TL'sinin ... Limited Şirketi'nden, 99,42-TL'sinin ... Limited Şirketi'nden alınarak hazineye irad kaydına,
6-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.360,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 2.211,33-TL'sinin davacıdan, geri kalan 1.148,67- TL'sinin 577,61-TL'sinin ... Limited Şirketi'nden, 273,65-TL'sinin ... Limited Şirketi'nden, 24,58-TL'sinin ... Limited Şirketi'nden, 272,83-TL'sinin ... İnş. Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak hazineye irad kaydına,
7-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 22.802,13-TL vekalet ücretinin 11.466,12-TL'sinin ... İnş. Tur. San. ve Tic. Limited Şirketi'nden, 5.432,18-TL'sinin ... Limited Şirketi'nden, 487,92-TL'sinin ... Ticaret Limited Şirketi'nden, 5.415,91-TL'sinin ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
8-)Davalılar ... Limited Şirketi ve ... Hizmetleri Limited Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9-)Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 1.139,05-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.408,90-TL harcın 708,47-TL'sinin ... İnş. Tur. San. ve Tic. Limited Şirketi'nden, 335,64-TL'sinin ... Hizmetleri Limited Şirketi'nden, 30,15-TL'sinin ... Limited Şirketi'nden, 334,64-TL'sinin ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
10-)Davacı tarafından yapılan; 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.499,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.499,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.879,93-TL'lik kısmının 945,33-TL'sinin ... İnş. Tur. San. ve Tic. Limited Şirketi'nden, 447,86-TL'sinin ... Hizmetleri Limited Şirketi'nden, 40,23-TL'sinin ... Ticaret Limited Şirketi'nden, 446,52-TL'sinin ... ve Sosyal Hizmetler Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
11-)Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda kabul edilen bedel yönünden kesin olmak üzere , reddedilen miktar yönünden HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.