T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/599 Esas
KARAR NO: 2024/461
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 09/10/2023
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 09/10/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı firmanın üreticisi olduğu ... plakalı 2016 model ... model, ... şase numaralı otobüsü 26.09.2016 tarihinde sıfır olarak 3 yıl garantili olarak satın almış olduğunu, otobüsün en son bakımının 05.03.2019 tarihinde yetkili servis tarafından yapıldığını, aracı ... isimli şoförün kullandığını, davalı firmadan satın alınan halk otobüsünün 21.03.2019 tarihinde kalkış saatinin gelmesi ile park halindeki otobüsün el freninin indirilmesi ile otobüsün ani ve kontrolsüz bir şekilde ivmelenerek kalkış yaptığını, kontrolsüz bir şekilde ivmelenen otobüsün yaya kaldırımından.... camii yönüne doğru merdivenli rampayı merdiven basamaklarına sürterek ve merdiven korkuluklarına çarparak çıkmaya başladığını, tüm fiziksel engellere rağmen otobüsün 24 saniye bu şekilde ilerleyerek 30 km/ saat hıza ulaştığını, bu esnada otobüs şoförünün ayak ve el freni tedbiri uygulamasına rağmen otobüsün hızında hiçbir azalmanın olmadığını, bir yayanın ağır yaralandığını, park halindeki 12 adet araca çarparak zarar verdiğini, 2019 yılından itibaren trafik kazasına ilişkin yargılama süreçlerinde alınan pek çok bilirkişi raporlarında otobüsün motor ünitesinin 24 saniye boyunca kendiliğinden ‘’ tam yakıt’’ aldığını, zarar görenler ile sigorta firmalarının davacı müvekkiline tazminat davaları açtığını, müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı tazminat ile maddi zararların davalıdan tahsiline karar verildiğini, ancak bahsi geçen dava açıldıktan sonraki süreçte müvekkili tarafından zarar görenlere yapılan ödemelerin rücuen tahsili amaçlı olarak; ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ...E ve birleşen ... 26. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E davalarında; trafik kazası nedeniyle uzuv kaybı yaşamış ve %79 oranında malul kaldığı tespit edilen ... için maddi/manevi tazminat, vekalet ücreti faiz ve yargılama giderleri olarak 07.10.2022 tarihinde 2.210.000 TL ödendiğini, .. 41. Asliye Hukuk Mahkemesi ...E sayılı tazminat davasında trafik kazasında zarar gören ... plakalı araç için bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre 03.11.2022 tarihinde 32.500 TL ödendiğini, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E sayılı tazminat davasında, trafik kazasında zarar gören ...plakalı araç için sigorta firmasına 21.10.2022 tarihinde 13.500 TL hasar ödemesi yapıldığını, ... 4. İcra müdürlüğü ...E sayılı icra takibinde, trafik kazasında zarar gören ... plakalı araç için hesap raporu ve kaza fotoğrafları kapsamında 30.07.2021 tarihinde 25.000 TL ödeme yapıldığını, 4 ayrı kalemden oluşan müvekkili tarafından yapılan tazminat ödemelerinin, davalı firmadan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 14/11/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 21.03.2019 tarihinde meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, 20.05.2019 tarihli kusur tespit raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...’un KTK madde 47/d, 56/ a, 67/a, 74 ve 84/f,j,ı maddelerini ihlal ettiğinden dolayı %100 kusurlu olduğu tespitinin yapılmış olduğunu, aracı tanımayan şoförün aracı durdurabileceği eldeki imkanların hiçbirisini kullanmadığını, frene dahi basmadığını, frene basmadığından dolayı aracın arka fren lambalarının dahi yanmadığını, uyuşmazlık konusu aracın kaza tarihinde 227.640 km yol yapmış ve 2,5 yıldır davacının kullanımında olan bir araç olduğunu, daha öncesinde araçla ilgili yetkili servise donanımsal olarak bir şikayette bulunulmadığını, bu yönde herhangi bir kayıtın açılmadığını, 06.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda aracın motor, ZF şanzıman ve fren mekanizmalarında arıza kaydının incelendiğini, yapılan incelemede herhangi bir arıza koduna rastlanmadığı tespitinin yapıldığını, uyuşmazlık konusu araçta durak freninin bulunduğunu, durak freninin otomatik olarak devreye girecek şekilde tasarlandığı, sistem devrede olduğunda aracın kapıları açıkken sürücü gaza bassa dahi aracın hareket etmeyeceğini, sürücü kapıları kapattığında ise; durak freninin devre dışı kalarak aracın hareket edeceğini, yapılan teknik değerlendirmede sürücünün gaza basarken kapıyı kapatmaması gerektiğini, kapıyı kapatırken de gaza basmaması gerektiğini, aksi halde aracın kontrolsüz şekilde hareket edebileceğini, aniden fırlayabileceği savcılık bilirkişi raporunda beyan edildiğini, ön kapı açık olduğu halde sürücü ...’un durak frenini doğru kullanmadığını, kaza sonrası aracın onarımı gerçekleştirilirken aracın yazılım donanımları ile ilgili tek bir onarım veya parça değişimi işleminin söz konusu olmadığını, araç üzerinde kaporta hasarları giderildikten sonra aracın tekrar trafiğe çıkarak yol yapmış olduğunu, kaza sonrası aracın yetkili serviste onarıldığını, bu nedenlerden dolayı; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER: ... plakalı araç ruhsat sureti, Kaza Tespit Tutanağı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 29/11/2019 tarihli kusur raporu, İTÜ Teknik raporu, Kaza anına ilişkin görüntü kayıtları, Kazaya ilişkin diğer dosyalarda alınan kusur raporları, Uzman Mütalaası, Kazaya karışan otobüsün servis kayıtları, ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası, ... 41. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası, Ödeme dekontları, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; dava konusu trafik kazasından dolayı şüpheli ... hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma ve mala zarar verme suçlarından yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve karara yönelik yapılan itirazın reddine karar verilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas, ...Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ...Şti. tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine meydana gelen trafik kazasından dolayı uğranılan zarara ilişkin ödemek zorundan kalınan tazminatların rücusuna ve otobüsteki hasardan dolayı oluşan değer değer kaybı ve kazanç kaybına dayalı rücuen tazminat davasının yargılaması sonunda; 1- Davacının kazanç kaybına ilişkin talebinin reddine, 2- 15.000- TL değer kaybının dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Davacı tarafından dava dışı ...plaka için yapılan ödeme nedeniyle 100.000-TL ödemenin (8.334-TL na 04/10/2019 tarihinden, 8.334-TL na 05/11/2019 tarihinden, 8.334-TL na 03/12/2019 tarihinden, 8.334- TL na 06/01/2020 tarihinden; , 8.333-TL na 10/02/2020 tarihinden, 8.333-TL na 11/03/2020 tarihinden, 8.333-TL na 03/06/2020 tarihinden, 8.333-TL na 03/07/2020 tarihinden, 8.333-TL na 04/08/2020 tarihinden, 8.333-TL na 03/09/2020 tarihinden, 8.333-TL na 05/10/2020 tarihinden, 8.333-TL na 03/11/2020 tarihinden itibaren) avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının açılan ve yargılaması devam eden davalarla ilgili rucüen tazminat talebinin reddine karar verildiği ve kararın istinaf edildiği anlaşılmıştır.
... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas, ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... Sigorta A.Ş. Tarafından davalılar ... A.Ş., ... Ltd.Şti., ... aleyhine açılan davalıların sürücüsü işleteni ve trafik sigortacısı oldukları ... plaka sayılı otobüsün müvekkili şirket tarafından kasko sigortasıyla teminat altına alınmış olan ... plakalı araca park halindeyken çarpması neticesinde sigortalı araçta oluşan hasarın dava dışı sigortalıya ödenerek haklarına halef olunduğunu belirterek bakiye hasar bedelinin tahsili amacıyla ... 12. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibine vaki haksız itirazın iptaline yönelik dava sonucunda asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 26/04/2022 tarih, 2022/191 Esas, 2022/826 Karar sayılı ilamıyla mahkemenin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
... 33. Asliye Hukuk ( 8. Asliye Hukuk'tan devir olan)'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar ... Ltd.Şti., ... ve ... aleyhine açılan tazminat davası sonucunda; Mahkememizin Eski ... Esas (yeni Esas ...) Sayılı Asıl Dava Dosyası Ve Birleşen ... 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dava yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
...l 41. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas,... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar ... Ltd.Şti., ... ve ... aleyhine açılan tazminat davası sonucunda davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından davalı ... Ltd.Şti. aleyhine açılan rücuen tazminat alacağına yönelik başlatılan itirazın iptali davasının feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... Tic. Ltd.Şti. tarafından borçlu....Ltd.Şti. Aleyhine hasar bedeli alacağından kaynaklı 27.543,28-TL alacak için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
... 37. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ...Şti. Tarafından borçlu ..A.Ş. Aleyhine trafik kazasından dolayı ödenen tazminatın rücusuna yönelik 25.000,00-TL asıl alacak, 8.075,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.075,00-TL alacak için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... ve ... tarafından hazırlanan 13/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Araçta meydana gelen anlık teknik bir sorundan dolayı kazanın gerçekleştiğini, anlık olarak gelişen teknik arıza ile ivmelenen aracın sürücünün kontrolünde olmaksızın manevra alması sonucu gerçekleşen kazada otobüsteki teknik sorunun etkili olduğunu, sürücü ...'un kontrolsüz bir şekilde ivmelenen otobüsü kontrol altına alabilme imkanının olmadığından dolayı olayda kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın olan kazadan dolayı üçüncü tarafa verilen zararlar için yapmış olduğu tazminat ödemelerinin, yargılama mercii tarafından görevlendirilen bilirkişiler tarafında yapılan hesaplamaya veya sigorta eksperleri tarafından hazırlanan raporlara uygun olduğunu, zararların olan kaza ile illiyet bağının oluduğu, araçtaki teknik arızanın kazaya etken olmasından dolayı araç üreticisinin zarardan sorumlu olduğunu, davacı tarafın toplam ödemiş olduğu zarar tazminatı olan 2.281.000,00 TL’yi ve dava tarihi olan 09.10.2023 tarihine kadar 313.565,29 TL faizi; zararın oluşmasına neden olan araç üreticisi olan davalıdan talep edebileceği sonuç ve kanaatine varmışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı işleten şirket tarafından trafik kazasına karışan kusurlu olduğu iddia edilen aracın üreticisi olan davalı şirket aleyhine açılan kaza nedeniyle hak sahiplerine ödenen hasar bedellerinin rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Davacı taraf davalı firmanın üretim ve satışını yaptığı işleteni davacı olan ... plakalı otobüsün, üretim hatası nedeniyle trafik kazasına sebep olması nedeniyle davacı işletenin trafik kazasında zarar gören üçüncü kişilere ödemek zorunda kaldığı maddi tazminatların ticari faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsili ile davacının uğradığı munzam (aşkın) zararlara ilişkin haklarımızın saklı tutulmasını talep etmiştir.
Davalı taraf ise yetki itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, öncelikle bu nedenle davanın usulden reddine, kazanın aracın kusurlu olmasından kaynaklanmadığını, kusurun sürücüye ait olduğunu, aracın kaza tarihine kadar yaptığı km ve kazaya kadar benzer bir arıza göstermemesinin kazanın araçtaki ayıptan kaynaklı olmadığını gösterdiğini bu nedenle meydana gelen kazada kusur ve sorumlulukları olmadığından haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup, davacı tarafça dosyaya sunulan 29/09/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile tarafların görüşme sonunda anlaşamadıkları ve zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartının yerine getirildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf; davacının işleteni/maliki olduğu davalının ürettiği dava konusu otobüsün karıştığı trafik kazasına ilişkin kazanın araçtaki kusurdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, tarfik kazasından dolayı davacı işletenin üçüncü kişilere ödediği hasar bedelini davalıya rücu edip edemeyeceği ve davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı varsa davacının hak ettiği maddi rücuen tazminat miktarı hususundan kaynaklıdır.
Davalı tarafın Mahkememizin yetkisine yönelik itirazının haksız fiilin gerçekleştiği yer itibariyle mahkememiz yetkili olduğundan ve Davalı tarafın zamanaşımı def'in davanın türü ve niteliği gereği zamanaşımı süresi dolmadığından reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dava konusu trafik kazası davacının işleteni, davalının üreticisi olduğu ... plakalı halk otobüsünün ... isimli şoförün 21.03.2019 tarihinde kalkış saatinin gelmesi ile park halindeki otobüsün ani ve kontrolsüz bir şekilde ivmelenerek kalkış yapmasına üzerinde kazaya karıştığı anlaşılmıştır.
Meydana gelen dava konusu trafik kazasına ilişkin düzenlenen kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporlarına bakıldığında;
20.05.2019 tarihli bilirkişi ...'ın hazırlamış olduğu raporda; yaya ...'ün kazada kusurunun olmadığı, şoför ...'un K.T.K.'nun 47/d, 56/a, 67/a,74 ve 84/f,j,1kurallarını ihlal ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
06.05.2019 tarihli heyet raporunda; Motor, ZF şanzıman ve fren mekanizmalarında herhangi bir aktif arıza kaydının görülemediği, geçici anlık hata kayıtlarının oluşturacağı etkinin kazayı tetikleyecek türden olmadığı, araçta bulunan uyarı yazısında araç rölantide iken el freni indirilmeden araca gaz verildiğinde aracın rölantide iken yüksek devirlere çıkabileceği, bu esnada aracın el freni indirildiğinde ise aracın ani harekette bulunabileceğinin yazılı olduğu, Aracın 24 saniyede maksimum hizi olan 30 km/h hıza çıkabilmesi için 1000 devir/dak motor devri ile aracın tam gazda olması gerektiği, araçta kapı açıkken durmasını sağlayan durak freninin bulunduğu, kapı açıkken aracın gaza basılsa dahi hareket etmeyeceği, kapılar kapandıktan sonra durak freninin devre dışı kalacağı, Durak freni devrede vites “D” konumunda iken sürücü gaza basarak kapıyı kapattığında araç kontrolsüz bir biçimde aniden hareketlenebileceği, tanık ve müşteki ifadelerindne kaza esnasında aracın ön kapısının açık olduğunun anlaşıldığı, Aracın olay sırasındaki hızlara ulaşması için gereken motor devri ve gaz pedalı durumunun mevcut trafik durumu ve hayatın olağan akışı çerçevesinde sürücünün bilinçli tercihinin olamayacağı, anlık hatalı gaz pedalı konum sensörü sinyalinden kazanın kaynaklanabileceği tespit edilmiştir.
04.01.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; kapılar açıkken otobüsün hareket etmesini önleyen durak freninin iptal edilmiş olduğu, durak freni iptal edilmiş olan araçta, araç dururken vites “D” konumunda gaza basılması ile el freninin indirilmesi aracın ani bir şekilde fırladığı, sürücünün bu esnada aracın kontrolünü kaybettiği, ancak sonrasında aracı durdurmak için yeterli süresinin ve mesafesinin olmasına rağmen gerekli etkin önlemleri zamanında alamadığından dolayı %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
02.04.2021 tarihli Uzman görüşü raporunda; kaza sonrası araç üzerinde yapılan onarımlar arasında motor, şanzıman ve fren sisteminin elektronik kumanda sistemlerine, sensör veya ...üzerine yönelik bir müdehalenin olmadığı, Gaz pedalının üzerinde emniyet amaçlı olarak 2 adet sensörün bulunduğu, pedallerden herhangi birinde oluşan değer farklılığında hata kodunun oluşacağı, uzun süre oluşan hata sinyali neticesinde güç kontrol ünitesi motoru en düşük seviyede çalışacak yakıt püskürtmeyi kestiği, Gaz konum sensörünün iki adet olmasından dolayı hatalı sinyal göndererek motoru manupile etmesinin mümkün olmadığı, El freninin elektronik sistem ile iptalinin mümkün olmadığı, çalışmasının mekanik olduğu, Dakikalarca sabit duran motor devrinin rölantide kalmasını sağlayan pedal sensörlerinin durduk yere yüksek sinyal üretmesinin ve bunun saniyelerce sürmesinin mümkün olmadığı, Sürücünün aracı hareket ettirmek için el frenini indirmeden gaz pedalına basmış olması sonucu kazanın gerçekleştiği, araçta teknik bir arızanın olmadığı, sürücünün kazayı önlemek için panikleyerek gerekli tedbirleri almamasının kazaya etken olduğu ifade edilmiştir.
29.04.2019 tarihli İTÜ Teknik Raporunda; kokpit kamera görüntülerinden sürücünün emniyet kemeri takılı olduğu, direksiyon hakimiyetini sağlamaya çalıştığı, hızlı hareketlerle direksiyonu çevirmeye çalıştığı, sürücünün merdiveni tırmanırken etraftaki ağaç ve benzeri nesnelere çarpmamak için gayret gösterdiği, aracın merdivenleri tırmanmış olmasının torkunun çok yüksek olduğunu gösterdiği, aracın diagnostik programı ile kayıtlarının incelenmesinde fren pedalına basıldığı, gaz pedalına basılmadığı, motora giden yakıtın 7,45 L/hr ile S4L/Hr arasında değiştiği kaydının olduğu, şanzıman hata kaydı incelemesinde 8 adet elektronik motor kontrolü hatası, 4 adet hız sabitleme hatası ve 27 kere retarder el kolu hatası kaydının bulunduğu, Muadil araçta yapılan testlerde bir teknik arıza sonucu otobüs motorunun kendi kendine gaz almaya başladığında fren pedalı vasıtasıyla durdurulamadığı, Aracın hız zaman değişiminde aracın merdiven çıkma, ani manevra gibi olağan üstü koşullara rağmen rastgele değişimin olmaması, durağandan belirli bir hıza ulaşınca sabit kalmasının otobüste teknik bir arıza olabileceğini gösterdiği, Araçtaki herhangi bir arızanın elektronik kaydının alınıp alınmayacağı araç üreticisinin ön görülen senaryo ile araca kodlanmış olması durumunda olabilirken, arıza ile ilgili kodlama yapılmamış olması durumunda arızanın teşhis edilmesinin kayıtlarla çok mümkün olmadığından dolayı sadece hata kayıtlarına bakılarak arızaya ulaşmanın teknik açıdan doğru olmadığı, Araçta aniden oluşan teknik arıza nedeniyle otobüsün aniden hızlanarak yüksek tork değerine ulaşarak merdivene tırmandığı, sürücünün direksiyon hakimiyetini sağlamaya çalışmasına ve frene basmasına rağmen aracı durduramadığı tespit edilmiştir.
29.11.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; ... plakalı otobüste meydana gelen teknik arızanın sonuç üzerinde asli etken olduğu, sürücü ...'un kusursuz olduğu tespit edilmiştir.
11.07.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu aracın ani kalkış yaptığının, frenleme girişimine rağmen aracın istem dışı gaz alması ile hızlanmasının ilişkilendirilebileceği, yazılım sorunu gelişmiş bir araçta olay anında kontrol üniteleri arasında haberleşmenin sağlıklı olmasının beklenmeyeceği, somut olayın sonuçları göz önüne alındığında retarderin işlevini yerine getirmediğinin açık olduğu, İTÜ raporunda tespit edilen 27 kere reterder el kolu sinyal hatası kaydının araç içi haberleşme sorunun olduğuna işaret ettiği, aracın istem dışı gaz yediği anda retarderın devreye girmeyeceği, sürücünün fren ve direksiyon tedbiri haricinde etkin bir tedbir almasının mümkün görülmediğinden, somut olayda sürücünün kusurlu bir davranışının olmadığı, araçtaki üretim hatasından kaynaklı elektrik elektronik sistemindeki yazılımsal işlevsizliğin etken olduğu tespit edilmiştir.
26.05.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; aracın elektronik sistemindeki anlık meydana gelen gaz pedalına sinyal gönderen sensörün arızlanması teknik arızası sonucunda otobüsün hareket ederek hızlanmış olduğu tespit edilmiştir.
07.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda; araca entegre olan arıza teşhis sistemlerinin standart gereği sahip olunması gereken arıza teşhis kodları dışında araç üreticileri tarafından tasarlandığı, daha önceden hata olarak belirlenen teknik şartların oluşumu durumu hata olarak algılanmakta ve sistemlerde hata olarak kayıt altına alındığı, hata olarak nitelenmemiş durumların ise algılanmadığı, yapılan arıza kaydı incelemelerinde yazılım olarak hata kaydının kayıt altına alınmamış olmasının araç üzerinde teknik bir sorun olmadığını göstermeyeceği, araç üzerinde oluşmuş teknik bir sorun sebebiyle sürücü iradesi dışında olaydaki şekli ile hareket ettiği tespit edilmiştir.
24.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda; teknik arızanın kazanın meydana gelmesinde yegane etken olduğu tespit edilmiştir.
Meydana gelen kaza nedeniyle davacı tarafın işleten sıfatıyla hak sahiplerine yaptığı ödemelere ilişkin; 07.10.2022 tarihli banka dekontundan davacının ...'e 2.210.000,00 TL ödeme yapmış olduğu, yapılan ödemenin, %79 beden gücü kayıp oranına göre ... 8 Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. numaralı dosya için bilirkişi... tarafından yapılan hesaplama ile bulunan tazminat miktarının altında olduğu,
04.11.2022 tarihli banka dekontundan ...'in vekiline 32.500,00 TL protokol ile anlaşılan hasar ödemesinin yapılmış olduğu, yapılan ödemenin, ... 41. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E sayılı tazminat davasında trafik kazasında zarar gören ... plakalı araç için bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya uygun olduğu,
21.10.2022 tarihli banka dekontundan davacının ...' e 13.500,00 TL ödeme yapmış olduğu, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ...E sayılı tazminat davasında, trafik kazasında zarar gören ... plakalı araç için sigorta firması ile yapılan protokole göre ödemenin yapılmış olduğu,
30.07.2021 tarihli banka dekontundan davacının ...'e 25.000,00 TL ödeme yapmış olduğu, yapılan öedeminin kazada zarar gören ...plakalı araç için hazırlanan hasar raporunda tespit edilen 27.543,28 TL hasar miktarının altında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacının işleteni olduğu davalının ürettiği dava konusu otobüsün karıştığı trafik kazasından dolayı davacı işletenin üçüncü kişilere ödediği hasar bedelini davalıya rücu edip edemeyeceği ve davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı varsa davacının hak ettiği maddi rücuen tazminat miktarının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.
Bilirkişi ... ve ... tarafından hazırlanan 13/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Araçta meydana gelen anlık teknik bir sorundan dolayı kazanın gerçekleştiğini, anlık olarak gelişen teknik arıza ile ivmelenen aracın sürücünün kontrolünde olmaksızın manevra alması sonucu gerçekleşen kazada otobüsteki teknik sorunun etkili olduğunu, sürücü ...'un kontrolsüz bir şekilde ivmelenen otobüsü kontrol altına alabilme imkanının olmadığından dolayı olayda kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın olan kazadan dolayı üçüncü tarafa verilen zararlar için yapmış olduğu tazminat ödemelerinin, yargılama mercii tarafından görevlendirilen bilirkişiler tarafında yapılan hesaplamaya veya sigorta eksperleri tarafından hazırlanan raporlara uygun olduğunu, zararların olan kaza ile illiyet bağının oluduğu, araçtaki teknik arızanın kazaya etken olmasından dolayı araç üreticisinin zarardan sorumlu olduğunu, davacı tarafın toplam ödemiş olduğu zarar tazminatı olan 2.281.000,00 TL’yi ve dava tarihi olan 09.10.2023 tarihine kadar 313.565,29 TL faizi; zararın oluşmasına neden olan araç üreticisi olan davalıdan talep edebileceği tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, işleteni davacı olan ... plakalı otobüsün, üretim hatası nedeniyle trafik kazasına sebep olması nedeniyle davacı işletenin trafik kazasında zarar gören üçüncü kişilere ödemek zorunda kaldığı maddi tazminatların ticari faizi ile birlikte aracın üreticisi ve satıcısı olan davalıdan rücuen tazminat isteminde bulunulduğu, davalı şirket kazanın aracın kusurlu olmasından kaynaklanmadığını, kusurun sürücüye ait olduğunu, bu nedenle meydana gelen kazada kusur ve sorumlulukları olmadığı savunmasında bulunulduğu, Mahkememizce dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin düzenlenen kusur raporları ile toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, kazanın oluş şekli itibariyle kazaya ilişkin diğer Mahkemelerde ve Soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporlarına bakıldığında, kazanın meydana gelmesinin nedeninin sürücünün kusurundan kaynaklanmadığı, araçtaki teknik arıza nedeniyle kazanın gerçekleştiğinin tespit edildiği, özellikle İTÜ Teknik raporunda belirtilen ve kazaya karışan araçtaki arıza kayıtlarına göre; aracın diagnostik programı ile kayıtlarının incelenmesinde fren pedalına basıldığı, gaz pedalına basılmadığı, motora giden yakıtın 7,45 L/hr ile S4L/Hr arasında değiştiği kaydının olduğu, şanzıman hata kaydı incelemesinde 8 adet elektronik motor kontrolü hatası, 4 adet hız sabitleme hatası ve 27 kere retarder el kolu hatası kaydının bulunduğu, muadil araçta yapılan testlerde bir teknik arıza sonucu otobüs motorunun kendi kendine gaz almaya başladığında fren pedalı vasıtasıyla durdurulamadığı, aracın hız zaman değişiminde aracın merdiven çıkma, ani manevra gibi olağan üstü koşullara rağmen rastgele değişimin olmaması, durağandan belirli bir hıza ulaşınca sabit kalmasının otobüste teknik bir arıza olabileceğini gösterdiği, araçta aniden oluşan teknik arıza nedeniyle otobüsün aniden hızlanarak yüksek tork değerine ulaşarak merdivene tırmandığı, sürücünün direksiyon hakimiyetini sağlamaya çalışmasına ve frene basmasına rağmen aracı durduramadığı yönündeki tespitlerin kazanın oluş şekli itibariyle olaya uygun olduğu, yukarıda incelemesi yapılan çok sayıda teknik rapora göre da kazanın aracın elektronik sistemindeki anlık meydana gelen gaz pedalına sinyal gönderen sensörün arızalanması teknik arızası sonucunda otobüsün sürücüsünün iradesi ve kontrolü dışında hareket etmesi nedeniyle kazanın gerçekleştiğinin anlaşıldığı, davalı tarafça kazanın araçtaki kusurdan kaynaklanmadığı, sürücünün frene basmadığı ve sürücü kusurundan kaynaklandığı yönünde savunma da bulunularak Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna da aynı yönde itiraz da bulunulmuş ise de, İTÜ Teknik raporunda belirtilen aracın arıza kaydındaki araçtaki arızalara ilişkin motora giden yakıtın 7,45 L/hr ile S4L/Hr arasında değiştiği kaydının olması, şanzıman hata kaydı incelemesinde 8 adet elektronik motor kontrolü hatası, 4 adet hız sabitleme hatası ve 27 kere retarder el kolu hatası kayıtları ile kaza anında gaz pedalına basılmadığı frene basıldığına dair tespitler ile davalının savunma ve itirazlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, alınan çok sayıda teknik inceleme raporlarına göre aracın elektronik sistemindeki anlık meydana gelen gaz pedalına sinyal gönderen sensörün arızalanması teknik arızası sonucunda otobüsün sürücüsünün iradesi ve kontrolü dışında hareket etmesi nedeniyle kazanın gerçekleştiği, ayrıca Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor ile de ... plakalı otobüste meydana gelen teknik arızanın sonuç üzerinde asli etken olduğu, sürücü Yüksel Kotuk'un kazada kusursuz olduğu yönündeki tespitler ve sürücü hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kesinleşmiş takipsizlik kararı kapsamında meydana gelen kazanın araçtaki teknik arızadan kaynaklandığının sabit olduğu, davalı tarafın araçta üretim hatası bulunmadığı sürücünün kusurluğu olduğuna yönelik savunmasının ispatlanamadığı, kazanın araçtaki teknik arızadan kaynaklı olması nedeniyle kazaya karışan aracın üreticisi olan davalının ürettiği ve sattığı ayıplı/arızalı araçtan dolayı sorumluluğunun bulunduğu şüphesiz olduğundan, davacı şirket tarafından işleten sıfatıyla kaza nedeniyle mağdur olan hak sahiplerine yaptığı tazminat ödemelerini ayıplı araç imalatından ve satımından dolayı davalı üreticiye rücu etme koşullarının oluştuğu, düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi heyet raporundaki tespitler ile davacı tarafça trafik kazasında zarar gören üçüncü kişiler olan hak sahiplerine yapılan tazminat ödemelerinin uygun ve yerinde olduğunun tespit edildiği açık olup, kazanın araçtaki teknik arızadan dolayısıyla üretim hatasından kaynaklandığı sabit olduğundan davacı işleten şirketin dava dışı hak sahiplerine ödemek zorunda kaldığı cismani zarar ve hasar bedelinden dava konusu ayıplı aracın üreticisi ve satıcısı olan davalı sorumlu olduğunun anlaşılması nedeniyle rücuen tazmin koşulları oluştuğundan davacı işleten şirketin hak sahiplerine ödediği toplam 2.281.000,00-TL rücuen tazminat alacağının 2.210.000,00-TL'sinin ödeme tarihi olan 07/10/2022 tarihinden, 13.500,00-TL'sinin ödeme tarihi olan 21/10/2022 tarihinden, 25.000,00-TL'sinin ödeme tarihi olan 30/07/2021 tarihinden, 32.500,00-TL'sinin taleple bağlı kalınarak 30/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça davalı aleyhine açılan DAVANIN KABULÜ ile; davacı tarafın 2.281.000,00-TL rücuen tazminat alacağının 2.210.000,00-TL'sinin ödeme tarihi olan 07/10/2022 tarihinden, 13.500,00-TL'sinin ödeme tarihi olan 21/10/2022 tarihinden, 25.000,00-TL'sinin ödeme tarihi olan 30/07/2021 tarihinden, 32.500,00-TL'sinin taleple bağlı kalınarak 30/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2- Davacı tarafça yatırılan peşin harcın alınması gereken 155.815,11-TL harçtan mahsubu ile bakiye 111.489,25-TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin haksız çıkan davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4- Davacı tarafça dava açarken yatırılan 269,85-TL başvuru harcı, 38.970,86-TL peşin harç ve tamamlama harcı 5.355,00-TL olmak üzere toplam 44.595,71-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafça yargılamanın yürütülmesi nedeniyle yapılan 10 adet tebligat-posta gideri 713,50-TL, bilirkişi ücreti 14.000,00-TL olmak üzere toplam 14.713,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6- Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nisbi 252.050,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2024
Başkan
e-imza*
Üye
e-imza*
Üye
e-imza*
Katip
e-imza*
*Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.