T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/600 Esas
KARAR NO :2025/275
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:22/03/2023
KARAR TARİHİ:07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi tarafından, 12/03/2020 ile 12/03/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, sigortalı ... ... Turizm İnş. Tic. Ltd. Şti. adına, "... .... Etap, ... Ada, 6 Parsel, ..., İstanbul" tanımlı şantiye için, ... numaralı İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, 11.01.2022 ve 12.01.2022 tarihinde, sigortalı firmaya ait "... .... Etap, ... Ada, 6 Parsel, ..., İstanbul" adreste bulunan şantiyede, 4 bodrum+ zemin + 17 katlı, toplam 72 daire bulunan A Blokta hırsızlık hadisesi meydana geldiğini, yapılan tespitlerde, 11.01.2022 tarihli hırsızlık hadisesinde daire içi aydınlatma, priz kablolarının sıva altından çekilerek çıkarıldığını, uçlarının kesilmiş olduğunu, bir çok katta ve A blok bodrum katında kat panoları ile bodrum kattaki tavalar içerisinde yer alan data, yangın, tv kablosu ile şaft boşluğundaki besleme kablosunun muhtelif yerlerden kesilmek suretiyle kesilen kısımların çalınmış olduğunu, 12.01.2022 tarihli hırsızlık hadisesinde bina üzerinde bulunan sigorta panolarının içerisindeki elektrik kablolarının kesilmiş ve yerinde olmadığını, tavanlarda bulunan elektrik kablolarının kesilmiş olduğunu, duvarların içerisinde bulunan kabloların çekilmiş ve kesilmiş olduğunu, duvar üzerindeki prizlerdeki elektrik kablolarının kesilmiş olduğunu, balkon aydınlatma ampullerinin içerisindeki elektrik kablolarının kesilmiş ve yerinde olmadığını, duvar üzerinde bulunan anahtarların kablolarının kesilmiş ve yerinde olmadığı
tespit edildiğini, olaya ilişkin olarak yapılan inceleme ve alınan ekspertiz raporu ile sigortalının hırsızlık olayı sebebiyle uğramış olduğu zararın teminat dahilinde olduğu değerlendirildiğini, bu kapsamda sigortalının uğramış olduğu zarar toplamı olan 3.000,00 USD'nin müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödendiğini, davalı şirketin, sigortalı şantiyeye ait güvenlik işlerini üstlendiğini, hizmet alım sözleşmesi gereği davalının çalışanları tarafından sigortalı şantiyeye güvenlik hizmeti sağlandığını, söz konusu hırsızlık hadisesi davalı firma çalışanlarının kusuru ile meydana geldiğini, dava öncesi, davalıya oluşan hasarla ilgili rücu ihtarı gönderildiğini, davalı tarafça ödeme yapılmadığını, rücu alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının, borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, bu sebeplerle; borçlunun .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yerleşim yerinin İstanbul ili, ... ilçesi olması sebebiyle mahkemeye konu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkeme olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, huzurdaki davanın yetkisiz Mahkemede açılmasından dolayı yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin davacının ödeme yaptığı beyanındaki şirket ile değil ... ... A.Ş. ile hizmet sözleşmesi olduğunu, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, huzurdaki davanın müvekkili şirket adına husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, davacı tarafın söz konusu icra takibini USD üzerinden açtığını, yabancı para alacağı üzerinden icra takibi yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, davacının davaya konu taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu sebeple zamanaşımı yönünden de itirazları bulunduğunu, davadaki takibe konu alacak kalemine ilişkin olarak alacaklı tarafından daha önce .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edildiğin ve takibe itiraz edildiğini, itirazla takibin durdurulduğunu, bu sebeple bu takibin derdestlik teşkil ettiğini, alacaklı tarafından aynı alacak kalemine ilişkin başlatmış olduğu ikinci icra takibine ilişkin mükerrerlik ve derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin davacının sigortalısı ile imzalanan herhangi bir sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili şirketin, alacaklı tarafa herhangi bir borcu olmadığını, davaya konu .... İcra Müdürlüğünün dosyasında sadece 11.01.2023 tarihli hırsızlık olayına ilişkin takip başlatıldığını, takip talebinde bulunmayan herhangi bir talebin davaya konu edilmesinin mümkün olmadığını, davada talep edilen 11.01.2022 tarihli hırsızlık olayına ilişkin olarak da müvekkili şirketin hukuken herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin, ... ... A.Ş. ile 28.02.2020 tarihinde Özel Güvenlik Hizmeti sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketin taahhüdü, ... ... Projesi Şantiyesi’nde 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri Kanunu kapsamında özel güvenlik hizmetinin sunulması olduğunu, bu nedenle, müvekkili şirketin davacının ödeme yapmış olduğu şirket ... ... Turizm İnşaat Ticaret Limited Şirketi’ne karşı herhangi bir güvenlik hizmeti sunma taahhüt veya yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili şirketin söz konusu hırsızlık olayında herhangi bir kusuru ve ihmali bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından risk raporlarıyla güvenlik açıkları defalarca bildirilmesine rağmen önlem almayan hizmet alan şirketin kusurundan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından hazırlanan risk raporlarında açıkça bildirilmiş hususların düzeltilmediğini, bu durumun hizmet alan şirkete mükerrer defalarca bildirildiğini ve ayrıca müvekkili şirket tarafından hizmet alan şirketin ilgili birimlerine yazılı olarak raporlandığını ancak bu kapsamda gerekli önlemleri almakla yükümlü tarafça bu risklere ilişkin gerekli önlem ve tedbirler alınmadığını, ... ... A.Ş. ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşmenin 14. Diğer Hükümler maddesinin i bendindi açıkça hırsızlık olaylarından müvekkili şirketin sorumlu olmayacağı belirtildiğini, tüm bu sebeplerle; itirazın iptali davasının usulden ve esastan reddine, müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesi gerekmediğinin kabulü ile davacı tarafın % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... Sigorta A.Ş.'den gelen ... numaralı hasar dosyası, ödemeye ilişkin dekont, hasar evrakları ve poliçe, İnşaat Bütün Riskler Sigorta Zeyilnamesi, ... ... Projesi, yapı ruhsatı, Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi, tanık beyanları, bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı nezdinde inşaat bütün riskler sigorta poliçesi kapsamında sigortalı şirketin davalıdan güvenlik hizmeti alıp almadığı, meydana gelen hırsızlık olayında dava dışı şirket ile davalı şirketin kusurlarının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde kusur oranları, dava dışı şirketin zararı ve zarar miktarı, söz konusu zarardan davalı şirketin sorumlu olup olmadığı, davacının dava dışı şirkete yaptığı ödemenin zarar ile uyumlu olup olmadığı ve zarar tarihindeki rayice uygun olup olmadığı, davacının dava dışı şirkete halef olma ve rücu koşullarının oluşup oluşmadığı, dava konusu hırsızlık olayının dava dışı şirket ile davalı arasında yapılan güvenlik hizmet sözleşmesi kapsamında olup olmadığı, söz konusu hırsılık olayının sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinde başlatılan icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/06/2023 tarih, ... sayılı Yetkisizlik kararı üzerine Mahkememize tevzi edilen dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 10/03/2023 tarihli arabuluculuk son oturum tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 3.000,00-USD asıl alacak, 18,86-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.018,86-USD borcun ödenmesi amacıyla 24/01/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 30/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 06/02/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 09/10/2024 tarihli celsesinde davalı tanığı ... beyanında; "Ben güvenlik görevlisiyim, ... Okulları'nda 2 yıl önce Ocak ayında çalışmaya başladım, davalı şirkette 2019 yılında çalışmaya başladım, yaklaşık 4 yıl boyunca çalıştım, bir süre ara verdim, ancak sonra yeniden çalışmaya devam ettim, hala da aynı şirkette çalışıyorum, bana söylemiş olduğunuz adresteki şantiyede Aralık 2019 yılında çalışmaya başladım, hatırladığım kadarıyla 2022 yılında iş bittiğinden dolayı çalışmamız sonlandı, bu yerdeki çalışmamızda 3 vardiyalı çalışıyorduk, gündüz vardiyası sabah 8 akşam 20:00, gece vardiyasında akşam 20:00 sabah 8, üçüncü vardiyayı da dinlenme olarak geçiriyorduk, şantiyenin ilk zamanlarında 3 kapı vardı, her vardiyada 7 veya 8 güvenlik görevlisi vardı, ancak zamanla ...'nin çok fazla çalışanı var diye güvenlik görevlisi 5'e indirildi, zamanla şantiyedeki işler artınca kapı sayısı 5'e çıkarıldı ancak güvenlik görevlisi sayısında herhangi bir artma olmadı, hatırladığım kadarıyla kamera sayısı 33-36 adet civarındaydı, biz çalıştığımız zaman diliminde oluşabilecek hırsızlık vb durumlardan dolayı proje sorumluları ve amirler gerek sözlü gerek yazılı olarak günlük raporlar tutup bunları ...'ye bildiriyorduk, örneğin kapı sayısı 5'e yükseldiğinden güvenlik görevlisi sayısında herhangi bir artış olmamış, tam tersi güvenlik görevlisi sayısı 5'e indirilmiştir, güvenlik görevlisi açısından herhangi bir ihtiyaç olduğunda yerinden ayrıldığı zaman o kapıda boşluk oluşuyordu, benim çalıştığım zaman diliminde şüpheli bir hırsızlık olayı olmamıştır, şantiyenin çevresinde 2 taraflı yol akışı bulunuyordu, yakınında yerleşim yeri vardı, bahsetmiş olduğum güvenlik kameralarının bakımları ...'ye aittir, yine bu kameraların kurulumlarını ... yapmaktadır, şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 29/01/2025 tarihli celsesinde davalı tanığı ... beyanında; "Ben davalı şirkette güvenlik görevlisi olarak çalışıyordum, 2017-2022 yılları arasında çalıştım, biz çalıştığımız süre boyunca 3 vardiya olarak çalışırdık, şantiyede çalışmaya başladığımızda ilk zamanlar sadece 2 kapı vardı, 7-8 ay sonra da 3 tane daha kapı açtılar, toplam 5 kapı oldu, 1 vardiyada 7 kişi çalışıyorduk, pandemi döneminde personel eksilmeye gidildi, daha sonra 1 vardiyada 5 kişi kaldık, kapı sayısı artırıldıktan sonra biz üst yükleniciden personel talep ettik, bu talebimize olumsuz olarak cevap verildi, kullandığımız güvenlik kameraları üst yüklenici firma tarafından kurulmuştur, biz bu kameraların bazen yaklaşık 3-4 gün çalışmadığını, kayıt olmadığını fark edip tutanak tuttuk, tutanakları biz şirkete gönderdik, kamera sayısı 24 adettir, bazen 13 adete kadar düştüğü oluyordu, güvenlik kameralarının bakımı ile üst yüklenici firma olan ...'dir, kapı sayısı arttıktan sonra güvenlik sayısı azaldığı için yiyecek ihtiyacımız olduğunda veya da özel ihtiyaçlarımız olduğunda görevli olduğumuz kapıyı kapatıp bu şekilde ihtiyaçlarımızı karşılıyorduk, bu zaman aralığında o kapalı kapıda duran herhangi bir güvenlik görevlisi olmuyordu, biz çalışma sırasında kameraların çalışmadığı, güvenliğin az olduğu ve ayrıca vardiyalarımızın çalışma şartlarını tutanakla tutup üst yüklenici firmaya gönderiyorduk, tanık ücreti talebim mevcuttur," şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Güvenlik uzmanı bilirkişi ... ve Sigorta uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 12/03/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Davacının Dava dışı sigortalısının; Açıklanan nedenlerle takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere %60 ORANINDA KUSURLU OLDUĞU, Davalı .... Hizmetleri A.Ş. nin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere %40 ORANINDA KUSURLU OLDUĞU, Davacının düzenlenmiş olduğu poliçenin sigorta süresi dahilinde meydana gelen hırsızlık hadisesi nedeniyle meydana gelen zararın, sigorta poliçesi ile temin edilen "HIRSIZLIK" riskinin gerçekleşmesi nedeniyle kaynaklandığı,, Sigorta eksperi tarafından poliçe muafiyeti olan 5000.-USD'ın tenzili sonrası hesap edilen 3.000.-USD hasar tutarının kadri maruf olduğu, RÜCU AÇISINDAN İRDELEME Davacı Sigorta Şirketinin, teminat kapsamı dâhilinde ödemiş olduğu hasar ile ilgili olarak, Sigortalısının haklarına halef olduğu tutarca, hasarın oluşumunda sorumluğu / kusuru bulunan III. Şahıslara rücu kabiliyeti bulunduğu, bu hakkın kullanılabilmesi için, tazminatın geçerli bir Sigorta Sözleşmesinin şartlarına bağlı olarak ödenmiş olması ve tazminatın ödendiğine dair belgelerin bulunması gerektiği, bu anlamda, davacı Sigortacının tazminat ödemesini yapmış olduğu gösterir yönde banka dekontunun dava dosyasında bulunduğu, Davalı tarafın kusurana isabet eden tutarın 1.200.-USD olarak hesap edildiği hukuki münakaşasının ve taktirinin Saygıdeğer Mahkemeye ait olabileceği, Diğer taraftan da gerek Sigorta gerek genel hırsızlık tanımında " hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüsün; 1.1. Kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilerek, 1.2. Araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek, 1.3. Kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açma suretiyle girilerek, 1.4. Sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak, 1.5. Öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle" yapılması halinden bahsedilmektedir. Dava dosyasında yapmış olduğumuz incelemede, davada bahsi geçen "Hırsızılığın" yukarıda bahsedilen eylemlere bağlı olarak gerçekleştiğini gösterir yönde bir bulguya rastlanmamış, bu durumda davacı sigortacının bir lütuf ödemesi yapmış olduğunun kabulü ile herhangi bir rücu kabiliyetinin olmayacağı kanısına varılmış," şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Güvenlik uzmanı bilirkişi ... ve Sigorta uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 07/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; " Sigorta Genel Şartları hırsızlık tanımında " hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüsün; 1.1. Kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilerek, 1.2. Araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek, 1.3. Kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açma suretiyle girilerek, 1.4. Sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak, 1.5. Öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle" yapılması halinden bahsedilmektedir. Dava dosyasında yapmış olduğumuz incelemede, davada bahsi geçen "Hırsızlığın" yukarıda bahsedilen eylemlere bağlı olarak gerçekleştiğini gösterir yönde bir bulguya rastlanmamış, bu durumda davacı sigortacının bir lütuf ödemesi yapmış olduğu değerlendirmesine göre rücu kabiliyetinin olmayacağı kanısına varılmış, hukuki münakaşası ve nihai taktiri Saygıdeğer Mahkeme'ye bırakıldığı, Sayın Mahkeme zararın "hırsızlık olgusu" dahilinde olduğu yönünde taktirde bulunursa, heyetimiz üyesi teknik bilirkişinin tespit etmiş olduğu kusur oranlarına göre poliçe muafiyeti tenzilinden sonra davalı tarafın kusurana (%40) isabet eden tutarın 1.200.-USD olarak hesap edildiği" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip konusu alacağın davacı sigorta şirketinin sigortalısı ile yaptığı sözleşme kapsamında sigortalının şantiyesinde gerçekleşen hırsızlık olayı nedeniyle yapılan ödemeye ilişkin rücuen tazminat alacağına ilişkin olduğu, davalı borçlunun takibe itiraz ederek takibi durduğu, davalının, davacı tarafından açılan itirazın iptali davasında da davacı sigorta şirketinin ödeme yaptığı şirket ile arasında güvenlik hizmet sözleşmesi olmadığını belirterek husumet itirazında bulunduğu, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigorta ettiren ... ... Ticaret Şirketi arasında sözleşme imzalandığı ve inşaat sigortası poliçesinin düzenlendiği, poliçede sigortalının ... ... Turizm İnşaat Ticaret Ltd. Şti.'nin olduğu, davaya konu olayın sigortalının şantiye alanında gerçekleştiği ve davalı güvenlik şirketi ile ... ... Ticaret Şirketi arasında güvenlik sözleşmesi olduğundan ve ... ... Ticaret Şirketinin sigorta sözleşmesinin tarafı olduğundan davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya yapılan ödeme nedeniyle davalı şirkete rücuen tazminat davası açabileceği ve davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ve bilirkişi ek raporunda dava konusu gerçekleşen olaya ilişkin davalı güvenlik şirketinin ve dava dışı sigortalı şirketin güvenlik kapsamında yapması gereken yükümlülüklerin ve dava konusu olaya dair güvenliğe ilişkin eksikliklerin belirtildiği, bu kapsamda davacının dava dışı sigortalısının, ... Mah. 1734 Sok. (... ada 6 parsel) .../İstanbul adresinde bulunan inşaat şantiyesinde meydana gelen hırsızlık olayında, basiretli bir tüccar gibi davranarak, şantiye alanının güvenliğinin sağlanmasında şantiye alanı ve şantiye çevresinde teknik ve fiziki (şantiye çevresinin kapatılması, şantiye alanına kontrollü girişlerin sağlanması, yeterli sayıda kameralar ve takip edilmesi vs.) yönden gerekli tedbirleri almadığı, hırsızlık olayına sebebiyet verdiği yönüyle %60 oranında kusurlu olduğu, davalı .... Hizmetleri A.Ş. ise davacının sigortalısının şantiyesinin var olan fiziki şartlarda korunmasını üstlenmiş olup, her ne kadar Risk Analiz Raporu düzenlemiş olsa da dava konusu hırsızlık olayının meydana geldiği şantiyede, personellerinin dikkatsizliği, duyarsızlığı, davacının sigortalısının şantiyesinde meydana gelen hırsızlık olayını önleyemediği, görev sorumluluk alanında bulunan denetim ve gözetimin sağlanmasında sorumluluklarını yerine getirmediği, bu haliyle %40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, dava konusu olayın, dava dışı sigortalı şirket tarafından savcılığa yapılan şikayette alınan beyanlar, çalındığı belirtilen malzemelerin bulunduğu yerden sökülme biçimi ve olayın gerçekleşme şekli dikkate alındığında sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak yapılan eylem kapsamındaki hırsızlığa girdiği yönünde Mahkememizce kanaat oluştuğu, bu nedenle davacı sigorta şirketinin denetime elverişli ve hükme esas almaya yeterli bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporunda meydana gelen zarar nedeniyle davalı şirketin kusuru oranında tespit edilen 1.200,00 USD alacağı davalı şirkete rücu edebileceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafın başlattığı .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yönelik borçlu davalı tarafından 1.200,00-$(USD) asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin 1.200,00-$(USD) üzerinden USD döviz cinsine kamu bankalarınca uygulanan en yüksek yıllık mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın haksız fiilden kaynaklı alacak olduğu, alacağın yargılama sonucunda belirlendiği ve likit bir alacak olmadığı anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının sigorta sözleşmesine istinaden yaptığı ödeme nedeniyle alacağını halefiyet ilkesi gereğince tahsiline ilişkin takip başlattığı ve davacının dosya kapsamında kötüniyeti tespit edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalının kötü niyet tazminatı talebi yönünden; İcra ve İflas Kanunun 72. maddesinin 5.fıkrasına göre; “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davacı, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.Bu nedenle kötüniyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş ve oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yönelik borçlu davalı tarafından 1.200,00-$(USD) asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 1.200,00-$(USD) üzerinden USD döviz cinsine kamu bankalarınca uygulanan en yüksek yıllık mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b) Takip konusu haksız fiile dayalı olduğu yargılama ile belirlendiği ve likit bir alacak olmadığı anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
c)Davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.563,98-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 983,64-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 580,34-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 1.240,20-TL'sinin davalıdan, geri kalan 1.879,80-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 22.895,28-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 983,64-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.163,54-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 600,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.600,25-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.226,11-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan 100,00-TL tanıklık ücretinden ibaret gider avansının kabul red oranı dikkate alınarak 39,75-TL'lik kısmıının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır