T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/611 Esas
KARAR NO:2025/618
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:12/10/2023
KARAR TARİHİ:15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 16/06/2022 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul araç seyir halinde iken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında plakası tespit edilemeyen aracın ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden 16/06/2022 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %34 oranında malul kaldığını, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu sebeplerle; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 50 TL sürekli iş göremezlik, 25 TL geçici iş görmezlik, 10 TL bakıcı gideri, 15 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Husumetin müvekkili kuruma yöneltilebilmesi için kazaya neden olan aracın müvekkili ... Hesabı’nın sorumluluk kapsamında bulunan araçlardan olması gerektiğini, varlığı netleşmeyen, plakası tespit edilemeyen ve tescile tabi olup olmadığı veya tabi ise tescilinin bulunup bulunmadığı bilinmeyen aracın kazaya neden olduğu sabit olmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkil kuruma eksik/geçersiz evrak ile müracaat yapıldığı tespit edildiğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacı yan olayın iki taraflı bir trafik kazası sonucu gerçekleştiğini iddia ettiğini, bu hususa dair hiçbir delil bulunmadığını, davacı yanın ifadesi dahi net olmadığını, kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, kaza tespit tutanağına göre konu kazanın tek taraflı olup davacının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana geldiğini, davacı yanın iddiasına göre önüne şerit ihlali yapan bir araç çıkması nedeniyle kaza yaptığını, bu iddia ile ortaya konulduğu üzere davacının başka bir aracın teması olmadan kaza yaptığını, bu kapsamda öncelikle illiyet bağının olmaması, aksi takdirde ZMMS Genel Şartları kapsamında temassız kaza sonucu oluşan zararın teminat harici olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili kurumun, kazaya sebep olduğu iddia edilen aracın kusuru oranında, kaza tarihindeki teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu, bu limitin kaza tarihi itibariyle 500.000,00-TL olduğunu, davacı yanın yasaya aykırı ve tek taraflı temin ettiği raporun hükme esas teşkil etmemesini talep ettiklerini, davacı yanın sunmuş olduğu maluliyet raporunda belirtilen oran, süre ve tutarlar fahiş olduğunu, maluliyet tespitinin trafik sigortası genel şartları ile yönetmelik hükümlerine uygun yapılmasını ve kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunun irdelenmesini talep ettiklerini, tazminat miktarının tespiti amacı ile dosyanın bir aktüer bilirkişiye tevdiini talep ettiklerini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri talebinin teminat harici olması nedeniyle davanın bu yönden de reddi gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, bu sebeplerle; usule ilişkin itirazların kabulünü, davanın müvekkili kurum bakımından husumet yokluğu nedeniyle dava şartı eksikliğinden reddini, tüm taleplerin reddini, aksi halde dahi, kusur, maluliyet ve tazminat miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını, müterafik kusur indirimi yapılmasını, faiz talebinin reddini ve her halde yasal faiz uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TALEP ARTIRIM: Davacı vekili tarafından sunulan talep artırım dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla değer artırım dilekçesinin kabulü ile 500.000 TL Sürekli İş Göremezlik ve 13.722,66 TL Geçici İş Göremezlik olmak üzere toplam 513.722,66 TL net tazminat alacağının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, alacak için kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, toplam alacak üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine, değer artırım dilekçesinin davalı tarafa tebliğine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden gelen davacının sosyal ekonomik durum araştırmasını içerir müzekkere cevabı, ... Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait rapor örneği ve hizmet dökümü, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden gelen davacıya ait tedavi evrakları, .... ... Hastanesi'nden gelen davacıya ait tedavi evrakları, ... ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 20/06/2023 tarihli Adli Tıp Kurulu Raporu, ... plakalı araca ait trafik tescil bilgilerini içerir UYAP kayıtları, ... nolu hasar dosyası, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 04/06/2024 tarihli kusur raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulunun 13/01/... karar nolu maluliyet raporu, aktüer raporu ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, 16/06/2022 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacı ...'ın maluliyetinin oluşup oluşmadığı, zarara uğrayıp uğramadığı, bu trafik kazası nedeniyle tarafların kusur durumunun ne olduğu, davacının sürekli, geçici iş göremezlik, tedavi-bakıcı gideri tazminatın varlığı ve miktarı, faiz türü ve başlangıcından ibaret maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/06/2022 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeyken sürücü ve plakası tespit edilemeyen araca çarpmamak için yoldan çıktığını ve kaza yaptığını, kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını, bu nedenle 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 15,00 TL tedavi gideri ve 10,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, davaya konu edilen kazanın olduğuna dair somut delillerle ispatın gerçekleşmediğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, SGK tarafından ödenen bedel var ise bu bedelin mahsup edilmesi gerektiğini, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 27/09/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu trafik kazasının 16.06.2022 günü saat 11.56 sıralarında sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile D.350-01 nolu DKY üzerinde ... istikametine doğru seyir halindeyken olay yerine geldiğinde kontrolünü kaybederek seyir istikametine göre sağ taraftan yol dışı kalması sonucu davaya konu olayın meydana geldiği, kaza neticesinde davacının yaralandığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yatırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabı'na başvurulabileceği öngörülmüştür. ... Hesabı'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; Aynı mahiyetteki düzenleme, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle ... Hesabı'na husumet yöneltilebilmesi için bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.
... CBS 2022/... soruşturma sayılı dosyasının incelemesinde; Olay tarihinde müşteki ...'ın tek taraflı trafik kazası yapmalarına neden olduğu iddia edilen bordo renkli araç sürücüsünün tespitine yönelik yapılan tüm inceleme ve araştırmalara rağmen olayı gerçekleştiren kişi veya kişilerin tespit edilemediği anlaşılmakla; Kimliği tespit edilemeyen ve yakalanamayan şüphelilere isnat olunan suçun 5237 sayılı TCK'nın 89/4 maddesi kapsamında kaldığı, suçun 5237 SY. TCK'nun 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu nazara alınarak soruşturma evrakının daimi aramaya alınmasına yılda bir Cumhuriyet Başsavcılığımıza bilgi verilmesi kararının verildiği anlaşılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 04/06/2024 tarihli kusur raporuna göre; "16.06.2022 günü saat 11.56 sıralarında sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile D.350-01 nolu DKY üzerinde ... istikametine doğru seyir halindeyken olay yerine geldiğinde kontrolünü kaybederek seyir istikametine göre sağ taraftan yol dışı kalması sonucu davaya konu olay meydana gelmiştir. Tüm dosya kapsamı, ... CBS. 2022/... Srş sayılı dosyanın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı, tüm beyanlar, kaza tespit tutanağı, uzman mütalaası raporu incelenmiştir. Dosya içinde sürücü ... ve aracında yolcu ... dışında kazanın oluşumuna dair görgüye dayalı bir beyan bulunmadığı görülmekle kazanın oluşumu bu beyanlar doğrultusunda ele alınmış, yerleşim yeri içinde meydana geldiği belirtilen olayda ... plakalı otomobile ait fren izinin mesafesi de göz önünde tutulduğunda aşağıdaki şekilde kusur oranı izafesi yoluna gidilmiştir. Mevcut verilerle; A) Davacı sürücü ... idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içindeki devlet karayolunda seyir halindeyken olay yeri viraj mahalline yaklaştığında hızını düşürüp seyrine daha kontrollü devam etmesi ve karşı yönünden şerit ihlali ile gelen araca karşı yol içinde kalacak şekilde uygun tedbir alması gerektiği hususlarına riayet etmediği, süratli seyrinin de etkisiyle frenle beraber yol dışı kaldığı olayda kusurludur. B) Plakası belirsiz bordo renkli araç sürücüsü seyri sırasında yola gereken düzeyde dikkatini vermediği, iki yönlü devlet karayolunun sert viraj mahallinde karşı yönünden gelen araç varlığına rağmen karşı yön şeridi içine girdiği ve bulunduğu şerit ihlali ile karşısından yaklaşan otomobil sürücüsünün seyir dengesini olumsuz etkileyerek kazaya sebebiyet verdiği olayda hatalı tutum ve davranışı sonuç üzerinde etkendir." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 13/01/... karar nolu maluliyet raporuna göre; "16.06.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engellilik oranı, bakıcı ihtiyacı olup olmadığı, varsa süresi sorulmaktadır. Mevcut belgelere göre; Mehmet Emin ve Medine oğlu, 10.12.1996 doğumlu, ...’ın 16.06.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; -Kulak Burun Boğaz, D-Yüz, Sınıf 2-Frontal kemikte çökme, kişinin engel oranı %6, -Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Tablo 1.2-Kategori II, kişinin engel oranı %8, Balthazard formülüne göre; 1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %14 (yüzdeondört) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 3. Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3119 E. 2021/2025 K. Sayılı ilamına göre yerleşmiş uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde malûliyetin varlığı ve oranına ilişkin belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kazanın 16/06/2022 tarihinde meydana geldiği ve İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 20/09/2024-16695 karar nolu Maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kullanılarak düzenlendiği ve düzenlenen raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Aktüer Bilirkişi Vedat Aykırı tarafından 30/06/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımca; T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi “nin 2021/4391 E. , 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, T.C. SGK Başkanlığı “nın belgelerinden, dava dışı SGK tarafından davacıya Sürekli İş Göremezlik geliri bağlanmadığı tespit edilmiş olup, davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararından bu açıdan bir tenzil yapılmadığı, T.C. SGK Başkanlığı "nın belgelerinden, dava dışı SGK tarafından davacıya toplamda 8.367,08 TL geçici is göremezlik ödeneği ödendiği tespit edilmiş olup, yapılan ödemenin davalı tarafın kusuru oranında rücuya tabi kısmının davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından tenzil edildiği, Davacı ... 'ın hesaplanan Bakiye Geçici İş Göremezlik zararının 13.722,66 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Tazminatı Limitinin 500.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, Davacı ... 'ın tüm vücut engellilik oranı 9614 ve davalı taraf kusuru %80 esas alınarak hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 1.342.116,84 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 500.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının 842.116,84 TL olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın Yargıtay 17. HD' nin 2020/2598 E. 2021/34 K 14.01.2021 tarihli kararı ve T.C. Yargıtay 17. HD. 2019/3292 E. 2021/1848 K. 24.02.2021 tarihli doğrultusunda, TRH 2010 Yaşama Tablosu ve progresif rant yöntemi olarak adlandırılan hesaplama yöntemi dikkate alınarak düzenlendiği, bilirkişi raporunda sürekli iş göremezlik zararı yönünden pasif dönem açısından eski adıyla AGİ 'ye karşılık gelen vergi istisnası hariç olmak üzere hesaplama yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre zarar gören davacının asgari ücretin üzerinde bir gelir elde ettiğini ispatlayamadığı sürece geliri; bilinen geçmiş dönem için kaza tarihi ile tazminat hesap raporunun hazırlandığı tarih arasında geçen süre boyunca değişen asgari ücretler ile gelecek aktif dönem için tazminat hesap tarihinde geçerli asgari ücret, gelecek pasif dönem için ise AGİ (vergi istisnası / İadesi) dâhil edilmemiş asgari ücret olacağından; bu nedenle pasif dönem için vergi istisnası dahil edilmemiş asgari ücretin dikkate alınması gerektiği Mahkememizce kabul edilmiş olup hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili 29/07/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminat tutarını arttırarak 500.000,00 TL, 25,00 TL geçici iş göremezlik tazminat tutarını artırarak 13.722,66 TL olarak dava değerini belirli hale getirdiği, tamamlama harcını yatırdığı ve talep arttırım dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar yeni genel şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı yasa ile değişik 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır. Bu durumda Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden ötürü sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketinin/ ... Hesabının geçici iş göremezlik ve tedavi gideri zararından sorumluluğu devam etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 2022/2013 E. 2023/540 K. Sayılı ilamı)
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, 16.06.2022 günü saat 11.56 sıralarında sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile...nolu ... üzerinde ... istikametine doğru seyir halindeyken olay yerine geldiğinde kontrolünü kaybederek seyir istikametine göre sağ taraftan yol dışı kalması sonucu davaya konu olayın meydana geldiği, kaza neticesinde davacının yaralandığı, trafik kazasına neden olan aracın ZMMS 'sı bulunmadığından davalı ... Hesabının husumetinin bulunduğu, davacının dava açmadan önce davalı ... Hesabına başvurduğu, kazaya sebebiyet veren kimliği tespit edilemeyen sürücü sevk ve idaresindeki plakası belirsiz bordo renkli araç sürücüsü seyri sırasında yola gereken düzeyde dikkatini vermediği, iki yönlü devlet karayolunun sert viraj mahallinde karşı yönünden gelen araç varlığına rağmen karşı yön şeridi içine girdiği ve bulunduğu şerit ihlali ile karşısından yaklaşan otomobil sürücüsünün seyir dengesini olumsuz etkileyerek kazaya sebebiyet verdiği olayda hatalı tutum ve davranışı sonuç üzerinde etken olduğu, meydana gelen kazada kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla kimliği tespit edilemeyen sürücünün %80 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ... idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içindeki devlet karayolunda seyir halindeyken olay yeri viraj mahalline yaklaştığında hızını düşürüp seyrine daha kontrollü devam etmesi ve karşı yönünden şerit ihlali ile gelen araca karşı yol içinde kalacak şekilde uygun tedbir alması gerektiği hususlarına riayet etmediği, süratli seyrinin de etkisiyle frenle beraber yol dışı kaldığı olayda tali kusurlu olduğu anlaşılmakla meydana gelen kazada %20 oranında kusurlu olduğu, Mahkememizce alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'nun 13/01/... karar nolu maluliyet raporuna göre kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Yönetmelik hükümleri kullanılarak yapılan değerlendirme sonucu davacının tüm vücut engellilik oranının %14 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, raporun mahkememizce hükme esas alındığı, dosyanın hesaplama yönünden bilirkişi raporu alınmak üzere aktüer ve adli tıp uzmanı bilirkişisine tevdii edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararının 500.000,00 TL olduğu, geçici iş göremezlik zararının 13.722,66 TL olduğu, tedavi gideri ve bakıcı gideri zararının hesaplanmadığı, davacının bakıcı gideri talebi yönünden davacı tarafça bakıcı giderinin bulunduğuna dair ispata elverişli belge sunulmadığı dikkate alınarak koşulları oluşmayan bakıcı giderine yönelik tazminat talebinin reddine yapılan maddi zarar hesabının dosya kapsamına uyumlu ve denetime elverişli olduğu hükme esas alındığı, ve maddi zarardan davalı ... Hesabının sorumluluğunun bulunduğu, davacının 20/09/2022 tarihinde davalı ... Hesabına başvuru yaptığı ve 8 iş günü sonrası 30/09/2022 tarihi olduğundan 30/09/2022 tarihinde temerrüde düştüğü ve taleple bağlı kalınarak yasal faiz istenebileceği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan Maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;
a-) 500.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 30/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-) 13.722,66-TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 30/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
c-) Davacının tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatı talebinin ispatlanamadığından REDDİNE
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 35.092,39-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.029,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 33.062,54-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 3.119,85-TL'sinin davalıdan, geri kalan 0,15-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 81.058,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 25,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.760,00-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 2.299,70-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.280,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, 04.06.2024 fatura tarihli 2024/55134 adli tıp nolu 3.250,00-TL adli tıp fatura ücreti, 11.02.2025 fatura tarihli 2024/189766 adli tıp nolu 6.600,00-TL adli tıp fatura ücreti, olmak üzere toplam 16.130,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 16.129,22-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 15/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır