T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/748 Esas
KARAR NO:2025/283
DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:14/12/2023
KARAR TARİHİ:09/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 14/12/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 07.03.2022 tarihli Yüklenici Sözleşmesi'ne istinaden müvekkili şirket yüklenici; davalı ... Mühendislik Ltd. Şti. ise İşveren sıfatı ile İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. 117 Ada 74 Parsel üzerine ... çatı inşaası üzerine anlaştıklarını, sözleşme kapsamında iş bedeli 950.000,00 TL (KDV Hariç) olarak kararlaştırıldığını, işin tamamlanması akabinde müvekkili tarafından davalı şirkete 25.08.2022 tarihli ... numaralı 1.121.000,00 TL (950.000,00 TL + KDV) bedelinde fatura tanzim edildiğini, 07.03.2022 tarihli sözleşmeye göre davacı müvekkili yüklenici davalı ise şirket ise işveren olarak ifade edileceğini, Sözleşmenin 3. Maddesi ile ödeme başlığı altında; ''Sözleşme tarihinde aşağıda belirtilen vadelere göre düzenlenmiş 4 (Dört) adet çek sözleşme ile beraber malzeme ve montaj işleri karşılığı yüklenici'ye verilecektir, 385.600,00 TL (Peşin) Hesaba Havale,175.000,00 TL Sözleşme tarihi itibariyle 60 gün vadeli çek 10.05.2022, 175.000,00 TL Sözleşme tarihi itibariyle 90 gün vadeli çek 10.06.2022, 175.000,00 TL Sözleşme tarihi itibariyle 120 gün vadeli çek 11.07.2022, 210.400,00 TL Sözleşme tarihi itibariyle 150 gün vadeli çek 10.08.2022 yüklenici, 10.08.2022 vadeli çek haricinde almış oldukları çekler ve ödemeler karşılığında tutarı (910.600,00 TL) teminat senedini işveren'e vereceğini, bu teminat senedi, kesin kabul işleminden sonra yüklenici'ye geri iade edilecektir. İşveren kalan çek ödemesini ilk malzemeler sahaya sevk edildiği tarihte, kalan 210.400,00 TL'lik 10.08.2022 vadeli çek ödemesini taşerona yapacaktır.'' şeklinde ödemelere ilişkin hüküm tesis edildiğini, sonrasında ise yüklenici müvekkili şirket, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere çatı inşaatını tamamladığını, son kalan çeki ve teminat senedinin iadesini talep eden müvekkili olumlu karşılık alamadığını, teminat senedini gerekçesiz olarak iade etmeyen ve son ödeme için de çek vermeyen davalı müvekkili telefonlarına çıkmadığını, devamla müvekkili şirket, uzun zaman önce muaccel hale gelen borcun tahsili adına birçok girişimde bulunarak anlayış göstermişse de ödemeler bakiye ödemeyi alamadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 12. Maddesi ile ''İşverenin Sorumlulukları'' başlığı altında ''6. Ödemeleri zamanında ve sözleşme akdine uygun yapmak'' hükmü düzenlendiğini, davalı şirket aynı zamanda sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, müvekkiline ödenmeyen fatura bedelinin tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile icra takibi başlandığını ve davalının itirazı üzerine takip durduğunu, İcra takibinde sehven tüm fatura borcu talep edildiği sonradan fark edildiğini, müvekkilinin dava konusu yapılan sözleşme ve faturadan dolayı alacağı 210.400,00TL olduğunu, zorunlu arabuluculuk süreci başlatıldığını ancak anlaşılamadığını, taraflar arasındaki 07.03.2022 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde davalı 10.08.2022 tarihli çekle ödeme yapmayı taahhüt ettiğini , ancak davalı müvekkilinden aldığı senedini iade etmediği gibi çek de vermediğini, Taraflar arasında kararlaştırılan ödeme tarihine göre davalı 10.08.2022 tarihinde 210.400,00TL'yi müvekkiline ödemesi gerektiğini, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşme ile ödeme tarihi kararlaştırılmış olmakla davalı 10.08.2022 tarihinde temerrüte düştüğünü, 10.08.2022 tarihinden itibaren tircai avans faizi uygulanmasını talep etmek gerektiğini, kısmi alacak davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00TL'nin 10.08.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan 24/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 07.03.2022 tarihli Yüklenici Sözleşmesi'nin 23. Maddesinde belirtilen yetki sözleşmesi kapsamında yetki itirazında bulunacaklarını, dava HMK Madde 107 Uyarınca Belirsiz Alacak Davası İddiasıyla Açıldığını, Davacının Belirsiz Alacak İddiasıyla Dava Açmakta Hukuki Yararı Bulunmadığından Davanın Bu Nedenle Usulden Reddi gerektiğini, davacı tarafından buna mukabil 1.000,00 TL'lik alacak iddiası ile belirsiz alacak davası açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama tarafları arasında imzalanan 07.03.2022 tarihli Yüklenici Sözleşmesine istinaden müvekkili şirket ... Mühendislik Ltd. Şti. işveren sıfatı ile davacı ... İnşaat Mühendislik Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. ise yüklenici sıfatıyla İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. 117 Ada 74 Parsel üzerine ... çatı inşaası üzerine anlaştıklarını, sözleşmenin konusu sözleşmenin 1. Maddesinde İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. 117 Ada 74 Parsel üzerine ... çatı işinin kusursuz yapılmasını içerdiğini, sözleşmenin ikinci maddesinde sözleşme kapsamında ki iş bedeli 950.000,00 TL (KDV Hariç) olarak kararlaştırıldığını, bu bedele malzeme, nakliye, montaj ve sair giderler dahil olduğunu, herhangi bir ad altında ilave giderler ödenmeyeceği yine tereddütsüz belirtildiğini, sözleşmenin dördüncü maddesinde sözleşme kapsamında ki işin süresi belirtilmiş yine yüklenicinin sözleşmede belirtilen süreyi aşması halinde haftalık 10.000,00 TL cezai şartı işverene ödeyeceği madde 21'de açıkça belirtildiğini, müvekkili tarafından sözleşme kapsamında yapılan işlerin bedeli fazlasıyla ödenmiş olmasına karşılık fatura bedelinin tamamının tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı üzerine aldığı işi yarım ve ayıplı bir halde bıraktığını, Çatı revizeli projeye ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı, eksik ve ayıplı imal edildiğinden izalasyonu halen dahi yapılamadığını, müvekkili şirket bu güne kadar yaklaşık 130.000, 00 TL ilave bedel ödemek zorunda kaldığını, su kaçakları henüz sona ermediğinden yargılama sırasında bu bedelin artacağı kanaatinde olduklarını, haksız ve mesnedsiz davanın reddine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde; kısmi alacak davanın kabulüyle, bakiye hak ediş alacağı olan 131.930,00TL'nin 10.08.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile bilikte davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, Arabuluculuk anlaşamama tutanağı, Taraflar arasındaki ÇATI sözleşmesi, tanık, Faturalar, BA/BS formları, İhtarname, Fotoğraf ve videolar dosya arasına alınmış, Ticari defterler incelenerek, mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporları alınmıştır.
Bilirkişi..., Bilirkişi ... ve ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Açık ayıp nitelikli ayıplar nedeniyle, yasal süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususu ile ayıp ve varsa eksik işlerin tamamlanması için, makul bir süre de verilmek suretiyle, Davacı - Yükleniciye ihtarda bulunulup bulunulmadığı hususlarının- takdirinin; tamamen Sn. Mahkemeye ait bulunduğu, Takdiri, Sn. Mahkemeye ait olmak üzere; keşif sırasında tespit edilen ayıplar nedeniyle, KDV dahil 1.121.000 TL tutarındaki götürü sözleşme bedelinden, takdiren yaklaşık % 7 oranında hak ve nefaset kesintisi yapılmak suretiyle, Davacı - Yüklenici Toplam Hak Kesin Hak Ediş Tutarının; KDV dahil, 1.042.530 TL ( = toplam kesin hak ediş bedeli, 1.121.000 TL — %7 hak ve nefaset indirimi, 78.470 TL ) olabileceği, Davacı - Yükleniciye yapılan ödemeler düşüldüğünde ise Davacı - Yüklenicinin; KDV dahil toplam 131.930 TL ( = 210.400 TL - hak ve nefaset indirimi, 78.470 TL ) tutarında bakiye hak ediş alacağı bulunduğunu bildirmişlerdir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkili (her ne kadar dava dilekçesinde Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi belirlenmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 23. Maddesindeki yetki sözleşmesi gereği mahkememiz yetkili olduğundan maddi hata kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur. ) olup incelenen sözleşmeye göre; tarafların taraf ve dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Eser sözleşmesini düzenleyen TBK'nın 470. maddesi uyarınca yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmeyi; iş sahibinin edimi ise, karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesidir.
Eser sözleşmelerini, diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli hususlardan birisi de sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Burada, vekâlet akdindeki gibi sonuç taahhüt edilmeksizin sadece bir işin görülmesi taahhüdü bulunmamakta, bir eserin-sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu borcun altına giren taraf, yani yüklenici, BK'nun 356/1 (TBK'nın 471/1) maddesi ve işin mahiyeti gereği, işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınması anlamını taşır.
Eser, yüklenicinin sanat ve beceriyi gerektiren, bir emek sarfı ile gerçekleştirilen sonuçtur. Yüklenicinin eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmesi, davalı yüklenicinin hem sadakat hem de özen borcunu kapsar. Burada belli bir sonucun ortaya çıkması amaçlanır. Meydana getirilen eserin iş sahibinin beklentisini karşılamaması halinde ise, sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulmuş olur. Bu bakımdan eserin fen ve sanat kurallarına uygun, iş sahibinin beklentilerini karşılar özellikleri taşıması aranır. Aksi halde eserin ayıplı olduğu kabul edilir. Ayıplı eseri meydana getiren yüklenici ise, ortaya çıkan ayıp ve eksiklerden sadakat ve özen borcu nedeniyle sorumludur. Yüklenici, hangi yöntemi kullanırsa kullansın eserin ayıpsız olarak ortaya çıkması gerekmekte olup, diğer bir deyişle eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir.
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.
TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu,TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler uyarınca gerek açık ayıp ve gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay (Kapatılan) 15. H.D., 19.06.2014 gün, 2013/4976 E., 2014/4282 K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Türk Ticaret Kanunun 23 maddesinde: Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.
Dosya kapsamında toplanan delillerden somut olayda; davacı ve davalı arasında imzalanan 07.03.2022 tarih ve Yüklenici Sözleşmesi başlıklı sözleşme ile davacı yüklenicinin, 950.000 TL + KDV veya KDV dahil 1.121.000 TL bedelle, davalı şirkete ait İstanbul ili, ... ilçesi, ... mah. 117 ada 74 parselde sayılı taşınmazın ... Çatı İşlerinin ( malzeme + montaj ) yapımını üstlendiği, davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, sözleşme kapsamında ve gerçekleştirilmesi gereken işler ve bedelleri konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafça bakiye 210.400,00TL alacağın talep edildiği, davalı taraf ise davacı yüklenicinin aldığı işi yarım ve ayıplı olarak bırakıp gittiğini, teslim süresinin 4 ayı geçmesine rağmen işi bitiremediğini, hata ve eksikler sebebi ile 130.000,00TL ilave bedel ödendiğini savunmuştur. Sözleşmede, peşinat olarak 385.600 TL’ nin hesaba havale edileceği, 10.05.2022 vade
tarihli 175.000 TL bedelli çek, 10.06.2022 vade tarihli 175.000 TL bedelli çek, 11.07.2022 vade tarihli 175.000 TL bedelli çek ve 10.08.2022 vade tarihli 210.400 TL bedelli çeklerin verileceği, 10.08.2022 vade tarihli 210.400 TL bedelli çek hariç olmak üzere yükleniciye yapılan ödemeler
ve verilen çekler karşılığı yüklenici tarafından tanzim edilecek 910.000 TL tutarındaki teminat
senedinin İşverene teslim edileceği, kesin kabul işleminden sonra ise anılan teminat senedinin
Yükleniciye iade edileceği, işverenin kalan çek ödemesini malzemeler sahaya sevk edildiğinde ödeyeceği, İşin başlama
tarihinin, sözleşme tarihi olduğu, 60 iş günü içerisinde
malzemelerin sahaya sevk edileceği ve 15 iş gün içerisinde ise montajın tamamlanarak İşverene
teslim edileceği hususlarının kararlaştırıldığı görülmüştür. Tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA-BS formlarında yapılan incelemede, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan 25.08.2022
tarihli ... numaralı 1.121.000,00 TL tutarlı faturanın davalı kayıtlarına işlendiği ve dava konusu faturaya karşılık davacı adına 15.09.2022 tarihinde “Eksik İmalatların
tamamlanması, Sözleşmedeki Gecikme Tutarı” açıklaması ile 109.739,92 TL tutarlı
düzenlendiği, bu fatura davacı defterlerinde kayıtlı değil ise de tarafların incelenen 2022 yılına ait BA-BS formlarında davacı tarafından davalı adına
düzenlenen dava konusu 25.08.2022 tarihli ... numaralı 1.121.000,00 TL
tutarlı ve davalı tarafından davacı adına düzenlenen 15.09.2022 tarihli ...
numaralı 109.739,92 TL tutarlı faturalar yönünden tarafların BA/BS bildirimlerinin
birebir uyumlu olduğu görülmüştür.
yapılan keşif sırasında bir kısım ayıplar tespit edilmiş olup bilirkişiler tarafından %7 oranında hak ve nefaset kesintisi yapılmış ise de davacı tarafın davalı tarafından düzenlenen 15.09.2022 tarihinde “Eksik İmalatların
tamamlanması, Sözleşmedeki Gecikme Tutarı” açıklaması ile 109.739,92 TL tutarlı faturanın BA formu ile Vergi dairesine bildirimde bulunduğu, herhangi bir iade faturası düzenlemediği, yasal süre
içerisinde itiraz etmediği anlaşıldığından fatura miktarı kadar ayıp ve eksik iş sebebi ile sorumlu olduğu kabul edilmiş ve davacının 210.400,00 TL faturadan kaynaklı alacağı – 109.739,92 TL
davalı tarafından ayıplı işler için düzenlenen fatura tutarı = 100.660,08 TL bakiye
alacaklı olduğu anlaşılmış ve 10.08.2022 vade tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: % 76,30 )
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 100.660,08TL alacağın 10.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 6.876,09TL nispi karar harcından peşin harcın ve ıslah harcının mahsubu ile bakiye kalan 4.370,24TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 2.505,85TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00TL'nin 2.380,56TL sinin davalıdan, 739,44TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 21.918,55TL yargılama giderinin kabul oranına göre 16.723,85-TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan toplam 8.366,10TL yargılama giderinin ret oranına göre 1.982,76-TL sinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
9- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa resen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı