T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/750 Esas
KARAR NO:2025/574
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/12/2023
KARAR TARİHİ:30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı taraf arasında 26.12.2019 tarihinde ... Üyelik Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme ile davacı şirketin, davalı tarafın ulusal ve uluslararası ... işlemleri yapabilme, çoklu takas sistemi esasına dayalı ... sistemine dahil ederek ... sistemi içerisinde ticaret yapabilmesini taahhüt ettiğini, bunun karşılığında davalının, sözleşme doğrultusunda üyelik giriş bedelini ve devam eden yıllarda üyelik yenileme bedelini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme neticesinde, davacı şirketin davalı taraftan 306.050,36 TL tutarında alacaklı olduğu hususunun sabit hale geldiğini, davacı şirket tarafından taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun ifa gerçekleştirilmesine rağmen davalı tarafın sürekli olarak ödemeleri geciktirdiğini, son olarak ise tüm taleplere rağmen mütemerrit durumda olduğunu borcunu ödemediğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın, kötü niyetli ve haksız şekilde borca itiraz ederek takibin durdurulduğunu beyan ederek, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında imzalanan ... Üyelik Sözleşmesi gereğince davacının taahhüt etmiş olduğu hizmet "... sistemi üyelerinden satın alınan mal/hizmet bedelinin, yine sistem üyelerine mal ve hizmet satış yoluyla ödenmesi ve satılan mal/hizmet bedelinin sistem üyelerinden mal/hizmet satın alınması suretiyle tahsil edilmesine yönelik" sistemin organizatörlüğü olduğunu, davacının, dava dilekçesinde iddia ettiğinin aksine sözleşmede belirtilen görev ve sorumluluklarını üzerine düşen şekilde yerine getirmediğini, davacının aracı kurum olduğunu, davacının temel görevinin üye temin ederek üyeler arasında takas yöntemi ile mal veya hizmet değiştirilmesine aracılık etmek olduğunu, takas işleminin ise aracı kurum olan davacının sağladığı/sağlamayı taahhüt ettiği "... çeki" olarak isimlendirilen takas aracının çek ile yapıldığını, öte yandan davacı aracı kurumun bir diğer sorumluluğunun ise üyeleri arasında gerekli iletişim ve organizasyonun verimli şekilde kurulup işlemesini temin edecek bir platform oluşturma yükümlülüğü olduğunu, aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının iddia etmiş olduğu gibi borç bulunmuş olsa dahi dava dilekçesinin ekinde sunulan ... Hesap Ekstresinden görülebileceği üzere davalının 2.004.599,00 TL alacağının bulunduğunu, davalının aleyhine doğduğu iddia edilen borcun davalının ... hesabında bulunan 2.004.599,00 TL alacağından mahsup edilmesi yerine icra takibi yoluyla istenilmesinin hakkın kötüye kullanılmasını gündeme getirdiğini, sözleşmenin 2021 yılında sona ermiş olması sebebiyle ve diğer esasa dair itiraz edilen sebeplerle davacının itirazın iptali talebinin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasında akdedilen 26.12.2019 tarihli ... Üyelik Sözleşmesi, davacı şirketin davalı şirketin ticari defter ve kayıtları, .... Noterliğinin 04/10/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, .... Noterliği'nin 04.02.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine İİK 67 maddesi kapsamında ... üyelik sözleşmesinden kaynaklı cari hesaba dayalı açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 26/12/2019 tarihli ... üyelik sözleşmesinin düzenlendiğini, davacının davalıdan 306.050,36 TL cari hesap alacağının bulunduğunu, davalı tarafça ödenmediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve derdestlik itirazında bulunduklarını, davacı tarafından hizmetin yerine getirilmediğini, 2021 yılında sözleşmenin sona erdirildiğini, cari hesaba kaydedilen 181.241,15 TL'nin hangi hizmete dayalı olarak talep edildiğinin açık olmadığını, davalının 2.004.599,00 TL alacağının bulunduğunu, borcu varsa mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine toplam 306.050,36-TL borcun ödenmesi amacıyla 29/09/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 30/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 30/10/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 29/11/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin icra takipleri yönünden derdestlik itirazının her iki icra takibi yönünden talep edilen dönem itibariyle farklılık bulunduğundan derdestlik itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Taraflar arasında 26/12/2019 tarihli ... üyelik sözleşmesi imzalanıp, ticari ilişki bulunduğu ihtilafsızdır. Davalı taraf her ne kadar İcra dairesinin ve Mahkemenin yetkisine itiraz etmişse de taraflar arasında düzenlenen ... üyelik sözleşmesinde İstanbul Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkisi belirlendiğinden HMK 17. Maddesi gereğince itirazın reddine karar verilmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat Sayılı dosyasından davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için alınan mali müşavir bilirkişinin 31/05/2024 tarihli 11 sayfadan ibaret raporunda özetle; "Davacının, 2020, 2021, 2022, 2023 yılı ticari defterlerini T.T.K’nun 64. Ve 67. İle 213. Sayılı V.U.K.’nun 182. ve 225.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak elektronik ortamda tuttukları, Maliye Bakanlığınca yapılan düzenlemeler sonucunda elektronik ortamda tutulan defterler için 1 ve 2 seri nolu elektronik defter genel tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde noter tasdikinin gerekmediği yerine geçecek berat oluşturma işleminin yapılmış olduğu, 2022, 2023 yılı defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil olabilecek özellikte olduğunu, Davalı ile davacı ...Ş. arasında davalının ticari defterlerine göre ticari bir ilişkinin mevcut olduğu davalının ... sisteminin içinde olduğu ve davacı kanalıyla sistem içerisindeki diğer şirketlerle mal alım satımı gerçekleştirdiği bahsi geçen satışlardan dolayı davacı firmadan alacaklı olduğu, diğer taraftan davacının yapmış olduğu hizmet karşılığı davalıya düzenlemiş olduğu faturalardan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğunu, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, 2020, 2021, 2022, 2023 yıllarında “...” sistemi içerisindeki müşterilere satmış oldukları mallardan tahsil edemedikleri tutarlar nedeniyle davacı firmadan alacaklı oldukları tutarlar ile davacının vermiş olduğu hizmete karşılık kesmiş olduğu faturalar ve davalının ödemeleri hep beraber değerlendirilip birbirleri aralarındaki mahsuplaşmalar yapıldıktan sonra davalı şirketin takip tarihi itibari ile davacı şirketten 1.879.789,79 TL alacaklı olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Davacı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ve davalı ticari defter ve kayıtları ile karşılaştırmalı rapor hazırlanması için Mahkememizce alınan mali müşavir bilirkişi ve nitelikli hesaplama konusunda uzman bilirkişinin 06/03/2025 tarihli raporunda özetle; "Davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu ve ... cari hesabı altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmektedir. 120 hesap kodu, muhasebe sistemlerinde genellikle "Alıcılar" olarak adlandırılır ve bir işletmenin mal veya hizmet satışından dolayı müşterilerinden alacaklı olduğu tutarların kaydedildiği bir cari hesaptır. Bu hesap, işletmelerin alacaklarını vade, miktar ve ödeme koşulları gibi detaylarla takip etmelerine olanak tanır. Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesaba konu olan faturalar, muhasebe kayıtlarında 120. Alıcılar hesabı altında işlenmiştir. Tüm faturalar ve yapılan ödemeler, davacının ticari defterlerinde bu hesap kodu altında kaydedilmiştir. Bu kapsamda, faturalar ve ödemelerden kaynaklanan alacaklar dikkate alındığında, davacının 02.10.2023 tarihi itibarıyla davalıdan toplam 306.050,36 TL alacaklı olduğu, öte yandan, davacının ... cari hesabı incelendiğinde, yine 02.10.2023 tarihi itibarıyla davalının cari hesap bakiyesinin 2.004.599,00 TL borçlu olduğu görülmüştür. Yapılan inceleme sonucunda, davacının alacaklı olduğu 306.050,36 TL tutarının, borçlu olduğu 2.004.599,00 TL tutarından mahsubu ile davacının davalıya (2.004.599,00 TL - 306.050,36 TL =) 1.698.548,64 TL borçlu olduğu, tarafların incelenen ticari defterlerinde takip tarihi (02.10.2023) itibarıyla davacı yanın ... cari hesabında davalıya 2.004.599,00 TL tutarında borçlu olup 120. Alıcılar hesabında ise davalıdan 306.050,36 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olmasına karşın davalı kendi ticari defterlerinde davacı yandan 1.879.789,79 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, buna göre cari hesap farklılığının (2.004.599,00 TL - 306.050,36 TL - 1.879.789,79 TL =) 181.241,15 TL olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişki TTK m.89 kapsamında cari hesap sözleşmesi niteliğinde olmadığından, cari hesap alacaklarının nakit cari hesap borçlarına mahsup edilebileceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir.Mahkememizce alınan mali müşavir bilirkişi ve nitelikli hesaplama konusunda uzman bilirkişinin 29/07/2025 tarihli ek raporunda özetle; Taraflar arasındaki sözleşme maddeleri incelendiğinde cari hesap türlerinin ayrıldığı müşahede edilmekle birlikte mahsuplaşma yasağına ilişkin herhangi bir düzenlemeye rastlanılamadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki hukuki ilişki TTK m.89 kapsamında cari hesap sözleşmesi niteliğinde olmadığından, cari hesap alacaklarının nakit cari hesap borçlarına mahsup edilebileceğine dair görüşümüzün muhafaza edildiği, öte yandan taraflar arasındaki ticari ilişkide ... cari ve nakit cari hesaplarının mahsup edilemeyeceğine ilişkin teamüle de rastlanılamadığı, Sayın Mahkemece ... cari ile nakit cari hesaplarının mahsup edilemeyeceği kanaatine varılırsa davalı tarafça davacı adına düzenlenen ve cari hesap farklılığına konu olan 30.09.2023 tarihli ... numaralı iade faturasının kabul edilmemesi durumunda, davacı tarafın 02.10.2023 tarihli takip itibarıyla toplam 306.050,36 TL cari hesap bakiye alacaklı olacağı, Mahkeme tarafından söz konusu iade faturasının (30.09.2023 tarihinde ... numaralı 181.241,15 TL tutarlı) kabul edilmesi halinde ise davacı tarafın 02.10.2023 tarihli takip itibarıyla 124.809,21 TL cari hesap bakiye alacaklı olacağı ifade edilebileceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Davacı ile davalı arasında 26/12/2019 tarihli ... üyelik sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacının 02.10.2023 tarihi itibarıyla davalıdan toplam 306.050,36 TL alacaklı olduğu, davacının ... cari hesabında davalının cari hesap bakiyesinin 2.004.599,00 TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki cari hesap farklılığının, tarafların cari hesap hareketleri karşılaştırıldığında, 181.241,15 TL olduğu, davacı tarafın ilk olarak 06.09.2023 tarihinde 181.241,15 TL tutarında temel bir fatura düzenlediği, davalı tarafın ise buna karşılık 08.09.2023 tarihinde aynı tutarda bir iade faturası düzenlediği, daha sonra davacı, 29.09.2023 tarihinde yine aynı tutarda bir temel fatura düzenlediği ve son olarak, davalı tarafça 30.09.2023 tarihinde düzenlenen ... numaralı "Nakit Komisyon Gecikme Ücreti İade" açıklamalı 181.241,15 TL tutarındaki iade faturası düzenlediği, iade faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafından süresi içerisinde faturaların iade edildiği, bu nedenle 181.241,15 TL fatura kapsamında davacının davalıdan alacaklı olduğu ve faturanın sözleşme kapsamında düzenlendiği hususunda ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacı tarafça düzenlenen faturanın nakit komisyon gecikme ücretine ilişkin olduğu anlaşılsa da gecikme bedelinin hangi alacaklara dayandığına dair davacı tarafça yazılı delil sunulamadığı, davacı tarafça hesaplamalara ilişkin belge sunulmuşsa da hesaplamaların hangi tarihler arasında kaç günlük gecikme yapıldığının belirli olmadığı, yine tabloda "2021 yılından kalan" adı ile iki sütun hesaplama içeriğinde hesaplamaya konu miktarın ne olduğu belli olmadığı, bu nedenle mali müşavir bilirkişi tarafından davacı tarafından düzenlenen faturanın sözleşme kapsamına uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği belli olmadığından davacının davalıdan 181.241,15 TL alacaklı olduğu ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından ispat edilememiştir. Mahkememizce davalı tarafından 30.09.2023 tarihinde ... numaralı 181.241,15 TL tutarlı iade faturası kabul edildiğinden davacı tarafın 02.10.2023 tarihli takip itibarıyla 124.809,21 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı tarafından ... alacağı bakımından mahsup talebinde bulunmuşsa da taraflar arasında düzenlenen ... üyelik sözleşmesinin L. Sözleşme Süresi ve Sona Ermesine İlişkin hükümler başlıklı 6. maddesine göre; üyenin ... sisteminden barterlı alacak hakkı var ise, üye bu alacak hakkını ancak ve ancak alacak miktarı kadar mal veya hizmeti iş bu sözleşme hükümlerine göre ... ile mal ve hizmet satın alarak tahsil edebilir. Üye, barterlı alacak hakkının ancak ... ile tahsil edebileceğini ve hiç bir halde Türk ...'dan nakit olarak talep edilemeyeceğini bilir ve kabul eder." düzenlemesine göre ... ve nakit hesaplar arasında mahsup söz konusu olmadığından mahsup talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 124.809,21 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin 124.809,21 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit ve belirli olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si(24.961,84-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kötüniyet tazminat talebi yönünden; Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.Bu nedenle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 124.809,21 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 124.809,21 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si(24.961,84-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
c)Davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 8.525,72-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan 3.696,33-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 4.829,39-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin kabul red oranına göre 1.272,34-TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 1.847,66-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL başvuru harcı ve 3.696,33-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.966,18-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 558,00-TL posta giderinden ibaret toplam 9.558,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 3.897,75-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
8- Davalı tarafından yatırılan 3.500,00 TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin kabul red oranına göre 2.072,70 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, kalan kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*