T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/779 Esas
KARAR NO: 2024/413
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/12/2023
KARAR TARİHİ: 31/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 27/12/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişkiler sonucunda faturalar düzenlendiğini, ancak davalı tarafından davacıya bugüne kadar cari hesap alacağını ödemediğini, 27.07.2023 tarihinde ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa ihtarname gönderildiği ve davacıya olan borçlarının ödenmesi ihtar edildiğini, davacı herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2023/... sayılı dosyası ile 12.875,00 USD alacak miktarlı icra takibi başlattığını, davalının 23.08.2023 tarihli dilekçesi ile söz konusu icra takibine itiraz ettiğini ve bu sebepten dolayı takibin durdurulduğunu açıklanan nedenlerle davalının borca itirazın iptaline ve takibin devamını, alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 21/02/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket alanında öncü, kurumsal ve köklü bir şirket olup yaptığı tüm işlemleri yasal prosedürler ile ilerlediğini, davalı şirket ile davacı şirket arasında ticari iş kapsamında bir ticari ilişki kurulmuş olup, davacı tarafından davalı şirketin fatura ödemesine aykırı davrandığından bahisle .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmışsa da işbu takip gerçek bir borcun varlığına dayanmadığını, bu sebepten ötürü de tarafımızca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı şirketin dava konusu takibe ilişkin olarak davacı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, davalı şirketin borçlu olduğu iddiaları hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını, davacı taraf işbu davayı ikame ediyorsa da davalı şirketten alacaklı olduğu iddiasını somut veri ve belgelerle ispat etmesi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber, davalı şirket hakkındaki konkordato davası kapsamında ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında 05.01.2024 tarihinde verilen geçici mühlet kararını bildirmekle beraber davalı şirketin ödeme güçlüğünün bulunduğunu, davanın reddini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı icra dosyası, Faturalar, Ticari defter kayıtları, İhtarname, Banka kayıtları, Sözleşme Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 16/08/2023 tarihinde 12.875,00USD cari hesaptan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (23/08/2023) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 23/08/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı oluşan 12.875,00 USD cari hesap alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2023 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı ile olan cari münasebetini ... hesap kodunda TL ve USD olmak üzere iki ayrı hesapta takip ettiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen cari hesaba konu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın takip tarihi (16.08.2023) itibariyle davalı taraftan 181.039,62 TL ve 12.875,00 USD cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalı taraf 11.03.2024 günü saat 14:30'da yapılan incelemeye gelmemiş ticari defter ve belge ibraz etmediği, davacı ... Ltd. Şti. tarafından davalı adına tanzim edilen ve takibe konu cari hesap alacağını oluşturan faturanın E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, 17.04.2023 tarihli ... numaralı, Yurt dışı Konaklama Bedeli açıklamalı 12.875,00 USD tutarlı faturanın ise takibe konu edildiği anlaşıldığı, fatura içeriği olan Konaklama hizmetine ilişkin davacı tarafından konaklama belgeleri ve uçak biletlerinin görüntüleri sunulduğu, yine ödemeye ilişkin sunulan kartı ekstresinde konaklama yapılan otele ödemenin de yapıldığı görülmüş olup fatura konusu hizmetin davalı yana verildiği anlaşıldığı, davalı tarafın takibe konu faturalara takip öncesi 8 günlük yasal süre içerisinde razın olmadığı da anlaşıldığından düzenlenen faturaların davalı taraf bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olduğu, neticeten; Davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu faturalardan kaynaklı davacı tarafın takip tarihi (16.08.2023) itibariyle davalı yandan 181.039,62 TL ve 12.875,00 USD cari hesap bakiye alacaklı olduğu, diğer yandan davacı taraf icra takibinde asıl alacak olarak sadece 12.875,00 USD alacağını talep ettiğinden talebe bağlılık ilkesi gereği davacının davalı taraftan takip tarihi itibariyle 12.875,00 USD alacaklı olacağı,
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki cari hesap nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasında taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan cari hesap ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı temin ettiği hizmetlerden doğan 17.04.2023 tarih ... numara 12.875,00 USD tutarlı faturadan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davalı tarafın verilen süreye rağmen ticari kayıtları sunmadığı görülmüş ve davalı kayıtları incelenememiştir. Davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirket tarafından yurtdışı konaklama bedeli açıklamalı davaya konu 17.04.2023 tarih ... numara 12.875,00 USD tutarlı e-faturayı düzenlediği, konaklama hizmetine ilişkin konaklama bedelleri ve uçak biletlerinin sunulduğu, kart ekstresinde konaklama yapılan otele ödeme yapıldığı, davacı ve davalı şirketler tarafından BA/BS formunun düzenlenerek vergi dairesine bildirildiği, davacının düzenlendiği e-faturaların davalıya teslim edildiği, faturalara itiraz edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, TTK'nun 21/2. Maddesi uyarınca yasal süre içerisinde iade etmediği ve fatura içeriğinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu, anlaşılmakla davalının, davacıya toplamda 12.875,00 usd tutarında asıl alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı icra dosyasında 12.875,00-usd asıl alacağa yönelik borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 12.875,00-usd asıl alacak için takip tarihinden itibaren dolar döviz cinsine kamu bankalarınca uygulanan en yüksek yıllık mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden ödenmek üzere kaldığı yerden DEVAMINA,
2-Asıl alacağın (12.875,00-usd*27,113TL=349.057,98TL'nin) %20'si oranında (69.811,59TL) icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 25.887,30-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 4.717,07-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 21.170,23-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 10.220,82-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 58.845,18-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
8-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 2.340,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 31/05/2024
Katip ...
e-imza *
Hakim ...
e-imza *
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.