T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
"Davanın Reddi"
ESAS NO:2024/123 Esas
KARAR NO :2025/331
DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ:26/02/2024
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... nolu Nakliyat Emtia Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalı dava dışı ... A.Ş.'ye ait cam emtiasının, davalı şirketinin taşıyıcı olduğu Türkiye- Romanya nakliyesi sırasında hasara uğradığını, hasarın mübrez poliçe, konşimento, gümrük beyannamesi, fatura, mal faturaları, beyan yazıları, fotoğraflar ve siper belgelerle sabit olduğunu, dava konusu hasar nedeni ile yapılan araştırma ve görevlendirilen bağımsız eksper raporu dahilinde, taşınan emtiada oluşan maddi zararının 729,82 Euro olarak tespit edildiğini ve dava dışı sigortalıya 29/12/2023 tarihinde ödendiğini, taşıyıcının işbu zarardan sorumlu olduğunu iddia ederek, 729,82 Euro tazminatın ödeme tarihi olan 29/12/2023 tarihinden itiabren işleyecek Devlet Bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranıyla davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Taşıma CMR Konvansiyonu gereğince yapıldığını, CMR Konvansiyonu 32.md maddeye göre zamanaşımı süresi 1 yıl olduğunu, işbu davanın süresi içerisinde açılmadığını, dava dilekçesinin 1. Maddesi ile deliller listesinin 1. Kısmında 2 farklı poliçeden bahsedildiğini, talep konusu yapılan alacak bedelinin nasıl oluşturulduğu, şayet var ise hasarlı emteanın sovtaj değerlendirilmesine tabi tutulup tutulmadığının anlaşılamadığını, müvekkil şirket, ... A.Ş.nin taşıma işlerini organize ederek sürekli şekilde mal nakliyelerini yaptığını, yükleme yapmadığını, mal yüklemesi ... A.Ş. nin kendi personeli tarafından yapıldığını, davacı tarafın bahsettiği hasarın ambalaj hatasından kaynaklanan hasar olduğunu, kusur anlamında bu hasarın müvekkili firma ile hiç bir ilgi ve alakası olmadığını savunarak, davanın zamanaşımı yönünden ve esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
TANIK BEYANLARI
Mahkememizin 19/07/2024 tarihli celsesinde davalı tanığı ... beyanında; "Ben davalı şirkette araç tedarik müdürü olarak çalışıyorum ve hala çalışmaya devam ediyorum, çalıştığım şirket forwarder şirket olup ihale ile iş alıp alt nakliye şirketlerine malın taşınmasını işini gerçekleştirmektedir, biz malı kabul ediyoruz daha sonra gümrük işlemlerini gerçekleştiriyoruz, mal sevk edilene kadar bizim gözetimimiz altında olmaktadır, ... A.Ş. ile davalı şirket arasındaki ... emtiyazının Türkiye'den Romanya'ya yapılan taşıma hizmetinden bilgim vardır, tam olarak tarihini hatırlamadığım bir zamanda yaklaşık birkaç kez ambalaj hatasından kaynaklı olarak şişelerin hasarlandığını biliyorum, şişeler ... A.Ş.'den söz konusu şişeler plastik naylonla kaplı halde tahta palet ile gelmektedir, daha sonra palet ile birlikte taşıma işlemini gerçekleştiren alt nakliye firmasının araçlarına yüklenmektedir, söz konusu yükleme sırasında davalı şirketten kimse bulunmamaktadır, dolayısıyla gözetimimiz altında yüklemem gerçekleşmemektedir, bu nedenle ambalaj hatasının önceden tespit edilip emtiayı gönderen ... A.Ş.'ye ürünün iadesi söz konusu olmamaktadır, sadece ürünün yüklenmesi sırasında ürünün nakliye hizmetini gerçekleştiren alt nakliye firmasına ait şoför bulunmaktadır, söz konusu şişe ürünleri paletin altında ambalajın gevşemesi suretiyle yere düşerek hasar oluşmaktadır, söz konusu hasarın gerçekleşme nedeni ise; paletler yüksek olduğundan ağırlık oluşturmaktadır ve bu durum ambalajın gevşemesine yol açmaktadır, bu nedenle ürünlerin dışarıya çıkmasına sebep olmaktadır, söz konusu hasar ürünlerin taşınıp Romanya'ya ulaştıktan sonra malın sevkiyatı sırasında ortaya çıkmaktadır, buna ilişkin fotoğraflar da mevcuttur, söz konusu fotoğrafları bana malı taşıyan aracın şoförü göndermiştir, bu durumun birkaç kez yaşanması üzerine ... A.Ş. ile görüşme sağladık, ... A.Ş.'den ... Hanım ile mail yazışmaları gerçekleştirdik, öncesinde ziyaret yaptık ve bu durumu ambalaj hatasından kaynaklı olduğunu kendileri de kabul ettiler ve ambalajın kalınlığını 0,26 mm'den 0,50 mm'ye yükselterek bundan sonraki ürünleri bu şekilde belirtilen ambalaj ile gönderdiler, paletlerin üstüne ve şişelerin altına karton tava da kararlaştırılmıştı ancak maaliyetli olduğu gerekçesiyle karton tavadan vazgeçmişlerdir, ancak 0.50 mm kalınlıkta gönderilen ambalajlarda herhangi bir sıkıntı meydana gelmemiştir, ambalajlarda gevşeme olmamıştır, şuanda da sevkiyat sıkıntısız devam etmektedir. bildiklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER: Arabuluculuk son tutanağı, .../.../7
no'lu nakliyat emtea blok sigorta poliçesi, konşimento, gümrük beyannamesi, tanık beyanı, ödeme dekontu, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davanın davacı sigorta şirketi tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı olan emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlanıp hasarlanmadığı, hasarın ambalaj hatasından kaynaklı olup olmadığı, davacının rücuen isteyebileceği tazminat miktarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... A.Ş'ye ait olan cam emtiasının davalının taşıyıcı olduğu Türkiye'den Romanya'ya taşınması sırasında hasarlandığını, davacı tarafından sigortalısına 29/12/2023 tarihinde 729,82 euro hasar tazminatı ödendiğini, davalı taşıyıcının hasardan sorumlu olması nedeniyle ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; CMR Konvansiyonu 32. Maddesi gereğince davanın 1 yıllık süre içerisinde açılmadığını, davacı tarafın bahsettiği hasarın ambalaj hatasından kaynaklı olduğunu, mal yüklemesinin ... A.Ş'nin kendi personelleri tarafından yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 23/02/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
CMR’nin 32/1. maddesinde, sözleşme kapsamındaki taşımalardan kaynaklanan davalar bakımından zamanaşımı süresi bir yıl olarak kabul edilmiş olup emtianın teslim tarihi 26/01/2023 tarihi olduğu, davanın 26/02/2024 tarihinde açıldığı ve arabuluculukta geçen süreler bakımından zamanaşımı süreleri durduğundan arabuluculukta geçen 1 ay 4 günlük süre dikkate alındığında davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Metalurji Mühendisi ..., Sigortacı Bilirkişi ... ve Taşıma Alanında Uzman Bilirkişi ... tarafından 30/10/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davalı taşıyıcı tarafından dava dışı alıcısına kısmi olarak hasarlı teslim edildiği iddia edilen emtiaların hasarıyla ilgili dava dosyasında herhangi bir belge tespit edilemediği, CMR Taşıma Senedine hasar notu düşülmüş olmakla birlikte hasarlı emtialarla ilgili detay bilgi tespit edilemediği, toplam 26 palet üstünde 35.100 adet ürün olduğu bilgisi tespit edilmekle beraber bu ürünlerden kaç tanesinin hasarlı olduğu bilgisi dava dosyasında tespit edilemediği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı göndericisine 29.12.2023 tarihli ve 729,82 EUR’ luk ödeme makbuzu açıklamasında “... nolu hasar ödemesi” tespit edilmiş olup dava dosyasında ... nolu hasar dosyası tespit edilemediği, davacı sigorta firmasının; dava dışı sigortalı göndericisine ödediği ve davalı taşıma şirketinden talep ettiği 729,82 EUR’ luk hasarın ne olduğunun tespit edilemediği, CMR Konvansiyonunun yapılan komple taşımacılıkta genel uygulama ve kabulün; araç yükleme, indirme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme işlerin gönderici tarafından yapılması gerektiği, araç sahibinin/sürücüsünün veya taşıma firması tarafından görevlendirilecek kişinin yükleme, indirme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme işlerinin gözetim/denetleme işinin de taşıyan firmaya ait olduğu yönünde olduğu, davaya konu hasarın istifleme, yükleme, boşaltma esnasında meydana geldiği kanaatimiz oluştuğundan; meydana gelen hasardan Dava Dışı Sigortalı Firma ile Davalı Taşıyıcının müterafik kusurlarının %50’şer olduğu kanaatinin hasıl olduğu, alıcısına kısmen hasarlı olarak teslim edilen yükte hasarlı olarak alıcısına teslim edilen emtianın brüt ağırlık bilgisinin dava dosyasında tespit edilememesinden dolayı davaya konu taşımacılığı yapan taşıma firmasının “Taşıyıcının Sınırlı Sorumluluk Üst Sınırının “ hesaplanamadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Metalurji Mühendisi ..., Sigortacı Bilirkişi ... ve Taşıma Alanında Uzman Bilirkişi ... tarafından 16/04/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre; "Teslimat esnasında kısmen hasarlı olarak teslim edilen cam emtiasının toplam 13.832,00 kg ağırlığında olduğu, CMR m.25 atfı ile CMR m.23/3 gereği hesaplanan taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarı 139.672,43 EUR’ dur. Davaya konu hasar için hazırlanan ekspertiz raporunda tespit edilen hasar tutarı 729,82 EUR’ dur. CMR m.25 atfı ile CMR m.23/3 gereği hesaplanan taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarı; ekspertiz raporunda tespit edilen hasar tutarından daha yüksektir. Bu nedenle; somut olayda taşıyıcının sınırlı sorumluluk uygulamasına yer olmadığı kanaatine varılmış olup davacı sigorta şirketinin talep ettiği 729,82 EUR tutarındaki tazminat talebinin taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarı içerisinde olduğu, davacı sigorta firmasının; dava dışı sigortalı göndericisine ödediği ve davalı taşıma şirketinden talep ettiği 729,82 EUR’ luk hasarın ne olduğunun tespit edilemediği" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Davacı sigorta şirketi tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı olan cam emtiasının Türkiye- Romanya arasında hasarlandığı iddiasına dayalı olarak sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla davanın açıldığı, Türkiye - Romanya arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı yani CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğundan taşıma esnasında meydana gelen hasar ve zıyaına ilişkin ihtilafın öncelikli olarak CMR Konvansiyonu (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği, davaya konu sevkiyat evraklarına emtianın göndericiden teslim alınması sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği davalı taşıyıcının CMR m.17/1 gereği sorumluluğu olduğu, davalı şirketin CMR belgesinde markası ve ticari unvanının bulunması ve CMR belgesini kendi adına düzenlemesi sebebiyle yine akdi taşıyıcı olarak husumetinin bulunduğu, davacı tarafından emtiaların hasarlı olarak teslim edildiği iddiasına ilişkin olarak ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada davacı tarafından sunulan uluslararası taşıma senedinde not düşülmüş olsa da not tercümesinin dosyaya sunulmadığı ve hasarlı olduğu ileri sürülen emtialarla ilgili olarak detaylı bilgi verilmediği, hasara ilişkin olarak ekspertiz raporunun ya da tespite ilişkin yazılı delilin dosyaya sunulamadığı, davacı tarafından sigortalısına yaptığı ödemeye dayanak hasar iddiası davacı tarafça ispatlanamadığından davacı tarafından davalı taraf aleyhine açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 24.558,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 27/05/2025
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*