T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/137 Esas
KARAR NO :2025/779
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:02/03/2024
KARAR TARİHİ:09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 04/02/2022 tarihinde müvekkili elektrikli bisikleti ile seyir halinde iken sürücüsünü ve plakasını bilmediği bir aracın müvekkiline çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin söz konusu kaza nedeniyle ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan 08/01/2024 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %13 oranında malul kaldığını, olayla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında tanınmayan bilinmeyen araçlar davalı ... Hesabı'nın sorumluluğu altında olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin mağdur edildiğini beyan ederek, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla 50 TL Sürekli iş göremezlik,25 TL sürekli bakıcı gideri, 25 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacının ispatlaması gereken temel hususlar olan kazanın plakası belirsiz bir araç tarafından gerçekleştirildiği ve kendisinin kusurunun bulunmadığı yönündeki iddialarını destekleyecek yeterli delil sunmadığını, özellikle olay anını gösteren kamera kaydı, kaza tespit tutanağı, tanık ifadesi veya ambulans kaydı gibi somut verilerin olmadığını, ayrıca, davacının tedavi kayıtlarında "motor kullanırken düşme" ifadesi geçerken, dava dilekçesinde ise elektrikli bisiklet kullanırken kazanın meydana geldiğini belirtmesi, olayın gerçekliği konusunda şüphe uyandırdığını, müvekkili kurumun sorumluluğunun tespiti için öncelikle kazanın varlığının, işleten sorumluluğunun ve zararın bu kazayla bağlantılı olduğunun ispatı gerektiğini ancak plakası tespit edilemeyen araçlar için öngörülen ... Hesabı sorumluluğunun devreye girebilmesi için dahi yeterli delil bulunmadığını, davacının başvuru sürecinde usule uygun başvuruda bulunmadığını, sürekli sakatlık tazminatı dışındaki talepler için başvuru şartını yerine getirmediğini ve davacı tarafça sunulan sağlık raporlarının Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik’e uygun hazırlanmadığı belirtilerek, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Arabuluculuk son tutanağı, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 08/01/2024 tarihli maluliyet raporu, ... numaralı Hasar Dosyası, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalına ait 10/10/2022 tarihli Adli Kurul Raporu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tanzim edilen tedavi evrakları, SGK kayıtları, SED araştırma raporu, bilirkişi kusur raporu, ATK maluliyet raporu, bilirkişi aktüer raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/02/2022 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın seyir halindeyken davacı sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklete çarpması sonucunda davacının yaralandığını, plakası tespit edilemeyen aracın %100 oranında kusurlu olduğunu, bu nedenle 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL sürekli bakıcı tazminatı, 25,00 TL tedavi giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasına plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin davacı tarafça ispatlanamadığını, ... Hesabının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 28/02/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yatırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabı'na başvurulabileceği öngörülmüştür. ... Hesabı'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; Aynı mahiyetteki düzenleme, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle ... Hesabı'na husumet yöneltilebilmesi için bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.
... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyasının incelemesinde dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak daimi arama kararı verildiği anlaşılmıştır.
... Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) talimat yazılmak suretiyle dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği mahalde refakate trafik polisi bilirkişi alınması suretiyle keşif icrası ile kaza anındaki yol durumunu detaylı gösterir kroki üzerinde sürücülerin seyir durumlarına ilişkin bilgilerin yer aldığı ve çarpma noktasının yolun hangi bölümünde olduğunu gösterir davacının beyanları, soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda olay yeri krokisinin düzenlenmesinin ve kazaya karışan araçların hareket yönlerinin, olay mahalli özelliklerinin, olay mahallinde yaya geçidi bulunup bulunmadığı ve çarpma noktasının ölçekli konumuna dair bilgilerin tespit edilmesi ve kazaya karışan tarafların kusur durumunun % olarak belirlenmesinin istenilmesine karar verildiği, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/105 talimat sayılı dosyasından 20/09/2024 tarihinde keşif icra edildiği, keşif sonunda trafik bilirkişi Kadir Akbaba tarafından düzenlenen 30/09/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı elektrikli bisiklet sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun 57/1-C ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 109. Maddesinde yer alan "Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise Motorsuz araç sürücüleri motorlu araçlara motorlu araçlardan soldaki, sağdan gelen araca ilk geçiş hakkı vermemek" kuralına uymadığından bu kazanın oluşumunda %80 oranında kusurlu olduğu, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/A ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 101. maddesinde yer alan "Aracının hızını kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde azaltmamak" kuralını ihlal ettiğinden %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, düzenlenen bilirkişi raporunun olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
ATK 2. İhtisas Kurulunun 03/06/2025 tarihli maluliyet raporuna göre davacı ...'in 04/02/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm liste ve cetveller için 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirmeye göre; Kas-İskelet Sistemi, Alt Ekstremitedeki Uzunluk Farkı, Tablo 3.3’e göre alt ekstremite engellilik oranı %5 olup Tablo 3.2’e göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, kişinin dava konusu yaralanmaya bağlı olarak başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, kişinin özel gereksinimi bulunmadığı tespit edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3119 E. 2021/2025 K. Sayılı ilamına göre yerleşmiş uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde malûliyetin varlığı ve oranına ilişkin belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kazanın 04/02/2022 tarihinde meydana geldiği ve davacının kaza tarihinde çocuk olması nedeniyle 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm liste ve cetveller için 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri kullanılarak düzenlendiği ve düzenlenen raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Dosya aktüerya ve doktor bilirkişisine tevdi edilmiş olup aktüer bilirkişinin 22/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ‘nin2021/4391 E. , 2021/5518 K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, dava dışı SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı görülmüş olup, davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararından bu yönde bir tenzil yapılmadığı, davacı ...‘in olay tarihi itibariyle 14 Yıl 9 Ay 18 Günlükve Geçici iş göremezlik dönemiboyunca efor dönemi içerisinde olduğu görülmüş olup Geçici İş Göremezlik Zararı hesaplanmadığı, hastanelerdeki işlemlere ilişkin tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanmış olduğu, SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen paramedikal/dolaylı(ulaşım, diyet, refakatçi, ek ilaç, pansuman, muayene farkı vb) giderinin; kaza tarihi (2022) ve davacının yaralanması dikkate alındığında yaklaşık 10.000,00 TL (onbin) olarak belirlenmesinin uygun olacağı, davalı tarafın %20kusuruna denk gelen SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen paramedikal zararının 2.000,00 TL(ikibin)olduğu,Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari tedavi giderleri zararının karşılanacağı ZMMS Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 500.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, davacı ...'in davalı tarafın %20kusuru esas alınarak hesaplanan Efor – Sürekli İş Göremezlik zararının; pasif dönemlerde eski adıyla AGİ ‘ye karşılık gelen vergi istisnası hariç asgari ücrete göre 87.619,81 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari sürekli iş göremezlik zararının karşılanacağı ZMMS kişi başı ölüm ve sakatlanma tazminatı limitinin 500.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, pasif dönemde eski adıyla AGİ ‘ye karşılık gelen vergi istisnası dâhil asgari ücrete göre 91.543,85 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari sürekli iş göremezlik zararının karşılanacağı ZMMS kişi başı ölüm ve sakatlanma tazminatı limitinin 500.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın Yargıtay 17. HD' nin 2020/2598 E. 2021/34 K 14.01.2021 tarihli kararı ve T.C. Yargıtay 17. HD. 2019/3292 E. 2021/1848 K. 24.02.2021 tarihli doğrultusunda, TRH 2010 Yaşama Tablosu ve progresif rant yöntemi olarak adlandırılan hesaplama yöntemi dikkate alınarak düzenlendiği, düzenlenen bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu, bilirkişi raporunda sürekli iş göremezlik zararı yönünden pasif dönem açısından eski adıyla AGİ 'ye karşılık gelen vergi istisnası hariç ve dahil olmak üzere seçenekli hesaplama yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre zarar gören davacının asgari ücretin üzerinde bir gelir elde ettiğini ispatlayamadığı sürece geliri; bilinen geçmiş dönem için kaza tarihi ile tazminat hesap raporunun hazırlandığı tarih arasında geçen süre boyunca değişen asgari ücretler ile gelecek aktif dönem için tazminat hesap tarihinde geçerli asgari ücret, gelecek pasif dönem için ise AGİ (vergi istisnası / İadesi) dâhil edilmemiş asgari ücret olacağından; bu nedenle pasif dönem için vergi istisnası dahil edilmemiş asgari ücretin dikkate alınması gerektiği Mahkememizce kabul edilmiş olup sürekli iş göremezlik zararı yönünden bilirkişi raporunda hesap edilen 87.619,81 TL ve tedavi gideri yönünden 2.000,00 TL hükme esas alınmıştır. Davacı tarafından her ne kadar bakıcı gideri tazminatı talep edilmişse de hükme esas alınan ATK ... İhtisas Kurulunun 03/06/2025 tarihli maluliyet raporuna göre davacının dava konusu yaralanmaya bağlı olarak başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edildiğinden bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı tarafından davacının kask ve koruyucu ekipman takmadığı bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği itirazında bulunmuşsa da dosya kapsamında davacının kask ve koruyucu ekipman takıp takmadığı hususunun belirsiz olduğu, yaralanma bölgesi de dikkate alındığında ve ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğu gözetilerek itibar edilmemiştir.
Davacı vekili 11/10/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminat tutarını arttırarak 91.543,85 TL, tedavi gideri bedelini arttırarak 2.000,00 TL olarak dava değerini belirli hale getirdiği, tamamlama harcını yatırdığı ve talep arttırım dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Temerrüt ve faiz yönünden ise; davaya konu edilen zarar doğurucu haksız fiil, trafik kazası şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak haksız fiil faili olan sürücünün eylemi sonucu oluşan zararla ilgili, araç işleteninin sorumluluğunu teminat altına alan trafik sigortacısının, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafın, davadan önce başvurusunun bulunmadığı durumda ise, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Davacının 24/10/2022 tarihinde davalı ... Hesabına başvuru yaptığı ve 8 iş günü sonrası 04/11/2022 tarihi olduğundan 04/11/2022 tarihinde temerrüde düştüğü ve trafik kazasına neden olan araç belli olmadığından yasal faiz istenebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 87.619,81-TL sürekli iş göremezlik, 2.000,00 TL tedavi giderinden kaynaklanan tazminatı olmak üzere toplam 89.619,81-TL tazminatın, temerrüt tarihi olan 04/11/2022 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının bakıcı giderinden kaynaklı tazminat isteminin koşulları oluşmadığından reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 6.121,93-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 857,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.264,33-TL davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin kabul red oranına göre 3.449,16-TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 150,84-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 3.924,04-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, 430,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.285,20-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafından yatırılan 16.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 3.030,30 TL keşif harcı, 1.500,00-TL keşif yol ücreti, 6.600,00-TL ATK fatura bedeli ve 2.001,00-TL posta giderinden ibaret toplam 29.131,30-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 27.910,70-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*