T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/154 Esas
KARAR NO:2024/804
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:12/03/2024
KARAR TARİHİ:11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alımına ilişkin yapılan ihale kapsamında sözleşme imzalandığını, söz konusu davalı şirketlerde ihale kapsamında 09.10.2007-20.10.2013 tarihleri arasında görev yapan ve iş akdi sona ...'un emekli olması nedeniyle idare tarafından kendisine 140.617,86-TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, müvekkili kurum ile davalı arasında yapılan ihale sözleşmesine ekli şartnamelerde söz konusu işçi alacak haklarından yüklenici sıfatıyla davalı şirketlerin sorumlu olduğu belirtildiğini, bu nedenle müvekkili kurumun rücu hak ve yetkisi bulunduğunu, müvekkili idare tarafından ödenen 140.617,86-TL'nin davalı şirketlerden talep edildiğini fakat olumlu cevap alınamadığını, davalı şirketlerle yapılan arabuluculuk görüşmesinin sonuçsuz kaldığını, tüm bu sebeplerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulüne karar verilerek davalı şirketlerin işçisine ödenmiş olan 140.617,86-TL'nin müvekkili kurumun ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte çalıştırma sürelerine göre belirlenecek sorumlulukları oranında davalılardan rücuen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, bir kamu kuruluşu olan davacı tarafın rücuen tazminat iddiasında bulunduğu davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesinin hukuka aykırılık oluşturduğunu, tazminat davasının, tüm davalar için yetkili yer olan davalının ikametgahında, davalı tüzel kişi ise tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, davanın işçilik alacağına dayandığını ve davacının tacir olmadığını, tüm bu sebeplerle yerel mahkeme tarafından başkaca bir araştırma yapılmadan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava dışı işçi ...'un, davacı ... Müdürlüğü nezdinde ihale alan müvekkili şirkette 27/05/2008 - 03/12/2009 tarihleri arasında şoför olarak görev yaptığını, dava dışı işçinin müvekkili şirket nezdindeki çalışmasının fasılalı olduğunu, şahsın asıl işvereni davacı ... Müdürlüğü olduğunu, müvekkili şirketin davacı ... Müdürlüğü'nden almış olduğu ihale kapsamında, ...'nin yürütmekte olduğu kamu hizmetlerini vermek üzere alt işveren olarak çalışmalarda bulunduğunu, müvekkilinin yürütmüş olduğu çalışmalarda, dava dışı işçinin belirli süreli işlerde sözleşmeli olarak yer aldığını, dava dışı işçinin müvekkili şirketten kıdem tazminatı alacağı bulunmadığını, dava dışı işçinin müvekkili işverenlik nezdinde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, dava dışı işçinin müvekkili şirketi ibra ettiğini, dava dışı işçi ...'un kendi el yazısı ve el ürünü olan imzasını taşıyan işten ayrılış yazısı üzerine müvekkili şirket tarafından hak ettiği tüm ödemeler hesaplandığını, bunun üzerine müvekkili şirket ile dava dışı işçi arasında ibraname imzalandığını ve imzalanan ibraname uyarınca dava dışı işçi "27/05/2008 tarihinden beri çalıştığım iş yerinden yukarıda gösterilen şekilde ayrıldım. Çalışmaya başladığım tarihten bugüne kadar geçen çalışma sürem içindeki bütün ücretlerimi ve her türlü sosyal hakkım ile hafta ve genel tatil günlerine ait ücretlerimi ayrıca yapmış olduğum fazla mesai ücretlerim ile yıllık izin ücretimi ve ayrılış esnasında hak etmiş olduğum ve yukarıda belirtilen istihkaklarımı eksiksiz olarak aldım. İşyerinden, Kanun ve Hizmet akdinden doğan hiçbir şekil ve nam altında herhangi bir alacağımın kalmadığını maddi ve manevi herhangi bir hak talebinde bulunmayacağımı beyanla işyerine -geçmişe dönük olarak da- ibra ederim." şeklindeki beyanı kabul ederek müvekkili şirketi ibra ettiğini, kendisine de 2.054,00 TL işyerinden ayrılması nedeniyle hak ettiği alacaklarının ödemesi yapıldığını, tüm bu sebeplerle; öncelikle davanın usule ilişkin itirazları dikkate alınarak görev yönünden reddine, işçilik alacakları yönünden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı ... Müdürlüğü üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Davacı ...'den gelen Hizmet Alım Sözleşmesi ve Şartnameleri gösterir CD, ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden gelen dava dışı işçi ...'a ait hizmet cetveli, iş yeri ünvan listesi, işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerini gösterir müzekkere cevabı, dava dışı işçi ...'a ait özlük dosyası, belirli süreli iş sözleşmesi, ibraname, muhasebe işlem fişi, ödeme emri belgesi, davalı şirkete gönderilen ödemeye ilişkin talepleri içerir yazışmalar, kıdem tazminatı formu, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasında hizmet alımına ilişkin yapılan ihale kapsamında imzalanan sözleşme kapsamında çalışan dava dışı işçi ...'a ödenen kıdem tazminat bedelinin davalılardan rücuen tazminatı talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 12/02/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye emekli olmasına istinaden ödenen kıdem tazminatı bedelinden hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir.
4857 sayılı İş Kanun'unun 2/6 maddesinde, “bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerine sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur" hükmü bulunmaktadır.
Mali Müşavir bilirkişi ...tarafından hazırlanan 07/04/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Dava konusunun, taraflar arasında bulunan alt-üst işverenlik ilişki kapsamında davacı yan tarafından dava dışı işçi ...'a ödenen 139.549,92 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsili talebinden ibaret olduğu, banka dekontlarından davacı asıl işveren ile davalı alt işveren tarafından ödendiği, her bir davalı alt işverenin yasal sorumluluk payına isabet eden bölümü kadar-ödeme tarihi itibariyle- yararı ve kazancı oluşturduğu, davalı asıl işverenin de-ödeme tarihi itibariyle-zararı oluştuğu anlaşıldığından, nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, hüküm altına alınacak rücu alacağına ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, davacı kurum tarafından dava dışı işçi ...'a 25.09.2023 tarihinde “Kıdem tazminatı ödemesi” açıklaması ile 139.549,92 TL tutarlı ödemenin dava dışı işçinin davalı şirketlerde çalıştığı süreler dikkate alınarak aşağıda davalıların sorumlu oldukları tazminat tutarları belirlenmiş olduğu," görüş ve kanaatinde bulunmuştur.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Sözleşmede rücu ve sorumluluk oranları ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığı takdirde işçilik alacak ve tazminatlarının tamamından yükleniciler sorumludur (Yargıtay 6. H.D. 2021/5300 Esas-2022/5935 Karar; Yargıtay 23.H.D. 2017/732 Esas-2020/2372 Karar; 2019/952 Esas-2020/2536 Karar; 2019/1417 Esas-2020/2515 Karar; 2019/782 Esas-2020/1037 Karar sayılı kararları). İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla ve iş davasında taraf olmaları halinde gecikmeden doğan zarardan ayrı bir temerrüt ihtarına gerek olmadan ve ödeme tarihinden itibaren, davalılar tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir (Yargıtay 23. H.D. 2019/296 Esas-2020/340 Karar, 2019/1047 Esas-2020/2188 Karar sayılı kararları)
Dava konusu olayda da, davacı şirket ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak İş Kanun'undan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibari ile müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, İşçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsil sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi taraflara ait olduğu konusunda anlaşma yapabilirler. Borçlar Kanunu 167. maddesinde düzenlenen “aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifa da bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırlabileceği de açıkça belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça dava dışı işçi ...'a ödenen kıdem tazminatının davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkin iş bu davada, asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacaklarının, dava dışı işçilerin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsadığı, dava dışı işçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenlerin sorumluluğunun da sadece kendi dönemi ile sınırlı olması gerektiği, eş söyleyişle tüm işçilik alacaklarından, dava dışı işçilerin çalışmış olduğu alt işverenlerin, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumlu oldukları, somut davada, davacı ile davalılar arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, hizmet alım sözleşmesi kapsamında işçilik alacakları bakımından davalıların sorumluluğunun bulunduğunun kararlaştırıldığı, dosya kapsamında davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, bu durumda her bir davalıya yöneltilen talebin ayrı bir dava konusu olduğu ve her talep yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda dava dışı işçi tarafından ikame edilen işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyalarında hesaplamaya esas alınan dönemler bakımından sorumlu olunan tarih aralıkları ve işçinin bu süreçteki çalışma tarihleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığı ve hesaplanan miktarların denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış olmakla, bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti'nin 65.275,14-TL'den sorumlu olduğu, davalı ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 18.650,04-TL'den sorumlu olduğu, davalı ... Temizlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nin 13.540,44-TL'den sorumlu olduğu, davalı ... Ltd. Şti'nin 41.898,12-TL'den sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş, davacı tarafça yapılan ödeme tarihinden itibaren her iki taraf da tacir olmakla ticari faizi ile tahsiline karar verilmiş ve davacı tarafça davalılar aleyhine açılan rücuen tazminat davasının kısmen kabulü ile davacının toplam 139.363,74 TL rücuen tazminat alacağından; 65.275,14 TL rücuen tazminat alacağının; 25/09/2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 18.650,04 TL rücuen tazminat alacağının; 25/09/2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 13.540,44 TL rücuen tazminat alacağının; 25/09/2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Temizlik Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 41.898,12 TL rücuen tazminat alacağının; 25/09/2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan rücuen tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
1-)Davacının 65.275,14 TL rücuen tazminat alacağının; 25/09/2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
2-)Davacının 18.650,04 TL rücuen tazminat alacağının; 25/09/2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
3-)Davacının 13.540,44 TL rücuen tazminat alacağının; 25/09/2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Temizlik Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
4-)Davacının 41.898,12 TL rücuen tazminat alacağının; 25/09/2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 9.519,94-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.401,41-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 7.118,53-TL harcın 3.334,17-TL'sinin ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den, 952,62-TL'sinin ... ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'den, 691,63-TL'sinin ... Temizlik Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.'den, 2.140,10-TL'sinin ... Ltd. Şti.'den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 33,89-TL'sinin davacıdan, geri kalan 3.766,11-TL'nin 1.763,97-TL'sinin ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den, 503,99-TL'sinin ... ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'den, 365,91-TL'sinin ... Temizlik Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.'den, 1.132,24-TL'sinin ... Ltd. Şti.'den alınarak hazineye irad kaydına,
7-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin 14.051,39-TL'sinin ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den, 4.014,68-TL'sinin ... ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'den, 2.914,77-TL'sinin ... Temizlik Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. 'den, 9.019,16-TL'sinin ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
8-)Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 1.254,12-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye verilmesine,
9-)Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 2.401,41-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.829,01-TL harcın 1.325,05-TL'sinin ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den, 378,59-TL'sinin ... ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'den, 274,86-TL'sinin ... Temizlik Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. 'den, 850,51-TL'sinin ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
10-)Davacı tarafından yapılan; 4.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.047,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.547,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 6.488,61-TL'lik kısmının 3.039,13-TL'sinin ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den, 868,32-TL'sinin ... ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'den, 630,43-TL'sinin ... Temizlik Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. 'den, 1.950,73-TL'sinin ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
11-)Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekillinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır