T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/160 Esas
KARAR NO:2026/450
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:14/03/2024
KARAR TARİHİ:01/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacılar vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;05.04.2019 tarihinde ... ili ... ilçesi dahiline meydana gelen trafik kazasından müvekkilleri ... ... ve ... ...'ın basit müdahale ile giderilmeyecek şekilde ağır derecede yaralandıklarını ve ... ... hakkında organlarından biri sürekli derecede zayıflamış şeklinde rapor düzenlendiğini, kaza sonrası müvekkilleri ... Devlet Hastanesinde tedavi gördüklerini, kaza yeri tespit tutanağı ve ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/... Esas sayılı dosyasında tüm kusur alkollü sürücü davalı ...'e verildiğini, kazaya muhatap ...'in alkollü ve arkadan çarpa kuralını ihlal ile kazaya sebebiyet verdiğini, açıklanan nedenlerle adli yardım talebinin kabulü ile, fazlaya dair hakları saklı ve alacağın belirsiz alacak olarak kabulü ile, müvekkili ... ... için şimdilik 100 TL geçici 100 TL. sürekli iş görmezlik 100 TL. bakım ve tedavi toplam 300 TL. ... ... için şimdilik 100 TL. geçici 100 TL. sürekli iş görmezlik 100 TL. bakım ve tedavi toplam 300 TL. genel toplamda 600 TL maddi tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilsen kaza anından itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, ... ... için 40.000 TL. ... ... için 40.000 TL Toplam 80.000 TL. Manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalı ...’den (sigorta şirketinin manevi tazminat teminatı varsa haklarının saklı olduğunu) kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, mahkeme harç ve masrafları ile dava vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilsen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde ... nolu 11.05.2018 - 11.05.2019 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu ancak sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığını, Kaza Tespit Tutanağı ve ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ile bu durumun sabit olduğunu, kusursuzluk sebebiyle müvekkili şirketin tazminat ödeme yükümlülüğünün doğmadığını, davacının kaza tarihinde çocuk olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı bulunmadığını, davacıların kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduklarını, maluliyet oranının 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, hesaplamaların 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartları ve TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin tedavi giderleri kapsamında değerlendirilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi uyarınca SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacının kaza tarihinde aktif sigortalı olarak çalışmadığını ve bu nedenle geçici iş göremezlik ödeneği için şartların oluşmadığını, tedavi giderlerinden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının kaza esnasında koruyucu kask takmaması nedeniyle %20’den az olmayacak şekilde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle temerrüde düşmediği için olay tarihi itibari faiz talebinin yasal mesnetten yoksun olduğunu, tüm bu sebeplerle; davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
TALEP ARTIRIM: Davacılar vekili tarafından sunulan talep artırım dilekçesinde özetle; 05.04.2019 tarihinde ... ili ... ilçesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili ... ...'ın ağır yaralanıp sakat kaldığını, bu kaza neticesinde ... ... ve ... ... için fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak belirsiz alacak davası kapsamında maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açıldığını, yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporu ile ... ...'ın davalı tarafın %70 kusur oranına göre geçici iş göremezlik zararının 5.705,67 TL, geçici bakıcı gideri zararının 1.790,88 TL ve tedavi gideri zararının 500,50 TL olarak belirlendiğini, aynı raporda ... ...'ın davalı tarafın %100 kusur oranına göre geçici iş göremezlik zararının 7.377,05 TL, geçici bakıcı gideri zararının 1.790,88 TL ve tedavi gideri zararının 525,00 TL olarak hesaplandığı, tespit edilen bu miktarlar ile dava dilekçesindeki talepler arasında fark bulunduğunu, bu sebeple bedel artırım talebinde bulunma zorunluluğunun doğduğunu, ... ... için 5.705,67 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.790,88 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 500,50 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 7.997,05 TL tutarındaki tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin istendiğini, ... ... için ise 7.377,05 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.790,88 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 525,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 9.692,93 TL tutarındaki tazminatın yine olay tarihinden itibaren işleyecek faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiğini, ayrıca manevi tazminat talepleriyle birlikte davanın tümüyle kabulüne karar verilmesinin gerektiği belirtilerek talep etmiştir.
DELİLLER: ... ...Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/... Esas - 2021/... Karar sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nden gelen ... ...'ın geçirdiği kaza ile ilgili olarak 08/04/2019 - 22/06/2019 tarihleri arasında geçici iş göremezlik raporu düzenlendiğini ve toplam 4.205,39 TL rapor ödemesi yapıldığını ancak kazanın iş kazası olarak nitelendirilmediğinden kazaya bağlı rücuya tabi gelir bağlanmadığına dair borç bildirim belgesi, e-rapor ekran görüntüleri, işe giriş bildirgeleri, işten çıkış bildirgeleri, ... Sosyal Güvenlik Mürkezi'nden gelen ... ...'a ait hizmet dökümü ve işe giriş belgesini içerir müzekkere cevabı, dava konusu ... ve ... plakalı araçlara ait eski ve yeni malik bilgilerini gösterir trafik tescil kayıtlarının UYAP sorgusu, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü ... Polis Merkezi Amirliği'nden gelen ... ...'ın sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağını içerir müzekkere cevabı, ... Sigorta Şirketi'nden gelen .../1/2 numaralı hasar dosyası suretini içerir müzekkere cevabı, ... Devlet Hastanesi'nden gelen ... ...'a ait epikriz raporu, ameliyat kağıdı, cerrahi işlem taraf işaretleme formu, CD ve Olcak ...'a ait epikriz raporu, ameliyat kağıdı, cerrahi işlem taraf işaretleme formu, konsültasyon şekli, CD içerir müzekkere cevabı, ... Devlet Hastanesi'nden gelen ... ...'a ait epikriz raporları, genel adli muayene raporu, CD ve ... ...'a ait epikriz raporları, genel adli muayene raporu, CD içerir müzekkere cevabı, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden gelen ... ...'a ait 05/04/2019 tarihi itibariyle sosyal ve ekonomik durum araştırma formunu içerir müzekkere cevabı, Dr. ... ... ... Şehir Hastanesi Başkehikimliği'nden gelen ... ...'a ve ... ...'a ait 16/08/2024 tarihinde çekilen grafilerine ait 2 adet grafi CD'lerini içerir müzekkere cevabı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 20/09/2024 tarihli kusur raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun ... ...'a ait 22/12/2025-20317 karar nolu maluliyet raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun ... ...'a ait 27/11/...-...-A karar nolu maluliyet raporu, aktüer bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, 05.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacıların yaralanmasından kaynaklı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, sürekli bakıcı ve tedavi gideri ve manevi tazmiyat yönünden zarara uğrayıp uğramadığı, uğramışsa bu zararlardan dolayı hak ettiği tazminat miktarı ve davalıların bu tazminat taleplerinden sorumlu olup olmadığından ibaret tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, 05.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanarak malul kaldığını, kazaya neden olan araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle uğradığı zarara ilişkin maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili özetle, sigortalının kusurunun bulunmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve yine poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının adli tıp kurumu tarafından, zararın ise aktüerya bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, geçici maluliyetten ve manevi tazminat taleplerinden sorumluluklarının bulunmadığını tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu trafik kazasının 05.04.2019 günü saat 22:35 sıralarında, davacı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... istikametinden Hayrabolu istikametine doğru seyir halindeyken aracının yakıtının bitmesiyle olay mahalli mevkiide aracını yolun sağ tarafına park ettiği esnada aracının sol arka kısımlarına, kendisiyle aynı istikamette gerisinden gelmekte olan davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili sağ ön kısımlarıyla çarptığı, akabinde ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunup park edilen bu araçtan inerek aracın sağ arka tarafında yaya olarak bulunan davacı yolcu/yaya ... ...'ın ve ... plaka sayılı aracın şoför koltuğunda oturarak beklemekte olan davacı sürücü ... ...'ın yaralanması ile neticelenen dava konusu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kaza neticesinde davacıların yaralandığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 20/09/2024 tarihli kusur raporuna göre; "05.04.2019 günü saat 22:35 sıralarında, davacı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halindeyken aracının yakıtının bitmesiyle olay mahalli mevkiide aracını yolun sağ tarafına park ettiği esnada aracının sol arka kısımlarına, kendisiyle aynı istikamette gerisinden gelmekte olan davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili sağ ön kısımlarıyla çarptığı, akabinde ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunup park edilen bu araçtan inerek aracın sağ arka tarafında yaya olarak bulunan davacı yolcu/yaya ... ...'ın ve ... plaka sayılı aracın şoför koltuğunda oturarak beklemekte olan davacı sürücü ... ...'ın yaralanması ile neticelenen dava konusu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Tüm dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı, tüm ifadeler, 20.11.2020 tarihli bilirkişi raporu, dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve dosya içerisindeki tüm veriler bir bütün halinde incelendiğinde kazanın yukarıda ''Olay'' kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Dava konusu trafik kazasında, davacı sürücüsü ... ...'ın dörtlü ikaz lambaları yanar bir şekilde aracının park ettikten sonra park halinde bulunan aracın şoför koltuğunda bulunduğu sırada yaralanması ile aynı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı ... ...'ın park edilmiş olan araçtan inerek bu aracın sağ arkasında taşıt yolu içerisinde bulunduğu sırada meydana gelen kazada yaralanmalara göre tarafların kusur durumlarının değişeceğinden yaralanmaya konu her bir kişi için ayrı ayrı değerlendirme yapılmış ve aşağıdaki şekilde rapor tanzim edilmiştir. Mevcut verilere göre; 1-) Davacı sürücü ... ...'ın yaralanması üzerinde; A) Davacı sürücü ... ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu yerleşim yeri içerisindeki olay mahalli yol üzerinde seyir halindeyken aracının yakıtının bitmesinin akabinde dörtlü ikaz lambaları yanar bir şekilde aracını yolun sağ tarafına park ederek araç içerisinde bulunduğu sırada meydana gelen olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. B) Davacı yolcu/yaya ... ..., davacı sürücü idaresindeki araçta yolcu olarak bulunup bu aracın park edilmesinin akabinde park halinde bulunan aracın sağ arka tarafında bulunduğu sırada meydana gelen olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. C) Davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu yerleşim yeri içerisindeki olay mahalli yol üzerinde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermesi, önünde daha önceden de gördüğünü beyan ettiği park halinde bulunan araca karşı etkin tedbir alması ve bu mahalden daha dikkatli ve tedbirli bir şekilde geçiş yapması gerekirken anılan bu hususlara riayet etmeksizin seyrettiği sırada davacı sürücü idaresindeki park halinde bulunan araca tedbirsizce arkadan çarptığı anlaşılmakla meydana gelen olayda; kusurludur. 2-) Davacı yolcu/yaya ... ...'ın yaralanması üzerinde; A) Davacı sürücü ... ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu yerleşim yeri içerisindeki olay mahalli yol üzerinde seyir halindeyken aracının yakıtının bitmesinin akabinde dörtlü ikaz lambaları yanar bir şekilde aracını yolun sağ tarafına park ederek araç içerisinde bulunduğu sırada meydana gelen olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. B) Davacı yolcu/yaya ... ..., davacı sürücü idaresindeki araçta yolcu olarak bulunup bu aracın park edilmesinin akabinde araç içerisinden inerek park halinde bulunan bu aracın sağ arka tarafında taşıt yolu içerisinde tedbirsizce bulunmaması gerektiğinden meydana gelen olayda kendi yaralanması üzerinde kusurludur. C) Davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu yerleşim yeri içerisindeki olay mahalli yol üzerinde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermesi, önünde daha önceden de gördüğünü beyan ettiği park halinde bulunan araca karşı etkin tedbir alması ve bu mahalden daha dikkatli ve tedbirli bir şekilde geçiş yapması gerekirken anılan bu hususlara riayet etmeksizin seyrettiği sırada davacı sürücü idaresindeki park halinde bulunan araca tedbirsizce arkadan çarptığı ve aracın arkasında yaya olarak bulunan davacı ... ...'ın yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla meydana gelen olayda; kusurludur. SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; 1-) Davacı sürücü ... ...'ın yaralanması üzerinde; A) Davacı sürücü ... ...'ın kusursuz olduğu, B) Davacı yolcu/yaya ... ...'ın kusursuz olduğu, C) Davalı sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, 2-) Davacı yolcu/yaya ... ...'ın yaralanması üzerinde; A) Davacı sürücü ... ...'ın kusursuz olduğu, B) Davacı yolcu/yaya ... ...'ın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, C) Davalı sürücü ...'in %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun ... ...'a ait 22/12/2025-20317 karar nolu maluliyet raporuna göre; "Mevcut belgelere göre; ... oğlu 22/03/1986 doğumlu, ... ...’ın 05/04/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun ... ...'a ait 27/11/2024-...-A karar nolu maluliyet raporuna göre; "Esad oğlu 20/03/1958 doğumlu, ... ...’ın 05/04/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş oldu-ğu dolayısıyla; 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3119 E. 2021/2025 K. Sayılı ilamına göre yerleşmiş uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde malûliyetin varlığı ve oranına ilişkin belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kazanın 05/04/2019 tarihinde meydana geldiği ve ATK 2. Üst Kurulundan AYM'nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı iptal kararı da nazara alınarak davacının yaralanmasının tarihi itibariyle " Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği" hükümleri uyarınca tazminat hesabına esas olacak şekilde ayrı ayrı yüzdelik dilimde belirlenerek rapor alınmakla düzenlenen rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmıştır.
Adli Tıp Uzmanı Bilirkişi ... ve Aktüerya Uzmanı Bilirkişi ... bilirkişi heyeti tarafından 04/03/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "... ...'ın 05/04/2019 tarihli trafik kazası sonrası sol humerus distal diafiz parçalı kırık nedeniyle kamu hastanesinde yatış ve 08/04/2019 tarihinde cerrahi tedavi gördüğü anlaşılmıştır. Tedavinin kamu/SGK kapsamında yürütülmüş olması nedeniyle; yatış, ameliyat ve ana tanı-tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığı kabul edilmiştir. Bununla birlikte; kontrol muayenelerine ilişkin katılım payları, reçete/ilaç katılım payları ve olası ilaç farkları, taburculuk sonrası dışarıdan temin edilebilecek ortez/kol askısı ve pansuman sarf malzemeleri ile ulaşım giderleri kapsamında SGK tarafından karşılanmayan giderlerin oluşması mümkündür. Dosyada somut ödeme belgesi bulunmadığından (dış alım * çoklu kontrol) kabulü ile; 2019 yılı koşullarında SGK tarafından karşılanmayan olası toplam giderin yaklaşık 312 — 1130 TL aralığında, ortalama 750 TL civarında olabileceği kanaatine varılmıştır. ... ... yönünden; DOSYA KONUSU: SGK Tarafından Karşılanmayan Tedavi Giderlerinin Değerlendirilmesi OLGU: ... oğlu, 22/03/1986 doğumlu ... ... OLAY TARİHİ: 05/04/2019 OLAY YERİ: Tekirdağ 1. TIBBİ SÜRECİN ÖZETİ; 05/04/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası kişinin sol elinde tendon dahil doku kaybı saptanmış, plastik cerrahi konsültasyonu sonrası servis yatışı ile tedavi uygulanmıştır. 08/04/2019 tarihli epikrizde sol el dorsal yüzde 4x4 cm açık yara ve 3.-4. parmak ekstansör tendon kesisi nedeniyle cerrahi onarım yapılmıştır. 29/04/2019-02/05/2019 tarihli yatışta sol ulna şaft kırığı tespit edilmiş, 30/04/2019 tarihinde plak-vida ile cerrahi tespit uygulanmıştır. Tedaviler kamu hastanelerinde gerçekleştirilmişti Il. SGK TARAFINDAN KARŞILANMAYAN OLASI TEDAVİ GİDERLERİ (SENARYO 2) Olgunun tedavileri kamu hastanelerinde SGK kapsamında yürütülmüş olup; ameliyat, yatış, görüntüleme ve ana tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanmış olduğu kabul edilmektedir. Ancak aşağıda belirtilen kalemler SGK tarafından kısmen veya tamamen karşılanmamış olabilir. 1. Muayene Katılım Payları (2-5 başvuru): 12 - 30TL 2. Reçete/İlaç Katılım Payı ve Olası İlaç Farkları: 50 — 200 TL 3. Ortez/Atel ve Medikal Sarf Malzemeleri (dış alım): 150 — 600 TL 4. Ulaşım Giderleri (kontrol ve yatış süreçleri): Tahmini Toplam (2019 yılı Tekirdağ rayiçleri): 300 - 1.130 TL aralığındadır. İli. GEREKÇE; Ulna diafiz kırığı ve ekstansör tendon yaralanması sonrası cerrahi müdahale uygulanmış olup; postoperatif dönemde atel/ortez kullanımı, pansuman malzemeleri ve reçete edilen ilaçlar nedeniyle kişinin katılım payı ve malzeme farkı ödemiş olması mümkündür. Kamu hastanelerinde ana tedavi giderleri SGK tarafından karşılanmakla birlikte; ilaç katkı payları, muayene katılım payları ve dışarıdan temin edilen medikal malzemeler SGK kapsamı dışında kalabilmektedir. IV. SONUÇ VE KANAAT ; Mevcut dosya kapsamı ve tıbbi süreç birlikte değerlendirildiğinde; 05/04/2019 tarihli trafik kazası nedeniyle yapılan tedaviler kamu hastanelerinde gerçekleştirilmiş olup ana tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, katılım payları, ilaç farkları, dışarıdan temin edilen medikal malzemeler ve ulaşım giderleri kapsamında SGK tarafından karşılanmayan giderlerin 2019 yılı koşullarında yaklaşık 300 1.130 TL aralığında olabileceği, ortalama 715 TL olduğu kanaatine varılmıştır. BAKIMA MUHTAÇLIK DEĞERLENDİRMESİ 1. İNCELEME DAYANAĞI 05/04/2019 tarihli trafik kazasında yaralanan ... ... ve ... ...'ın yaralanmaları nedeniyle bakıma muhtaç olup olmadıkları, bakıcı ihtiyacı var ise süresi ve niteliğinin belirlenmesi istenmiştir. Değerlendirme dosya kapsamındaki tıbbi belgeler, epikrizler ve kurul muayene bulguları esas alınarak yapılmıştır. 11. TIBBİ DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ Bakıma muhtaçlık; kişinin günlük yaşam aktivitelerini (yeme, giyinme, kişisel hijyen, tuvalet ihtiyacı, mobilizasyon) tek başına yerine getirip getirememesi esas alınarak değerlendirilir. Tek üst ekstre yaralanmalarında, karşı taraf sağlam ise genellikle sürekli bakıcı ihtiyacı oluşmaz; ancak erken postoperatif dönemde kısmi ve geçici yardım ihtiyacı doğabilir. Ili. ... ... YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME Yaralanma: Sol elde ekstansör tendon kesisi ve sol ulna şaft kırığı. Cerrahi tedavi uygulanmış, 2024 Muayenesinde fonksiyonel araz saptanmamıştır. Tek üst ekstremite yaralanması mevcut olup karşı kol sağlamdır. Alt ekstremiteler etkilenmemiştir. Bu tür yaralanmalarda ameliyat sonrası immobilizasyon ve ağrı nedeniyle özellikle ilk haftalarda inme, banyo ve günlük kişisel bakım aktivitelerinde kısmi yardıma ihtiyaç doğabilir. Tıbbi literatür ve klinik uygulama dikkate alındığında; bu tür kombine üst ekstremite yaralanmalarında kısmi bakıcı ihtiyacı süresi ortalama 21-30 gün olarak kabul edilmektedir. Sonuç (... ...): * Sürekli bakıma muhtaç değildir. * Geçici ve kısmi bakıcı ihtiyacı: 30 gün (1 ay) olarak takdir edilmiştir. IV. ... ... YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME; Yaralanma: Sol humerus distal diafiz parçalı kırığı. 08/04/2019 tarihinde cerrahi tedavi uygulanmış, kaynama sağlanmış ve kalıcı fonksiyon kaybı saptanmamıştır. Tek üst ekstremite kırığı söz konusu olup karşı taraf sağlamdır. Ameliyat sonrası dönemde kol askısı kullanımı ve ağrı nedeniyle özellikle ilk haftalarda günlük aktivitelerde zorlanma beklenir. Bu tür humerus kırıklarında geçici kısmi yardım ihtiyacı ortalama 21 gün olarak kabul edilmektedir. Sonuç (... ...): * Sürekli bakıma muhtaç değildi * Geçici ve kısmi bakıcı ihtiyacı: 21 gün olarak takdir edilmiştir. 4 HESAPLAMALAR GEÇİCİ İş GÖREMEZLİK DÖNEMİ Geçici iş göremezlik tazminatı kişinin çalışmadığı günler dolayısıyla kaybettiği maddi değeri belirtmektedir. Geçici İş Görmezlik Döneminde davacının maluliyet oranı 96100 kabul edilmiştir. Yerleşik Yargıtay kararlarında geçmiş bilinen dönemin kaza tarihinden rapor tarihine kadar geçen süreyi ifade ettiği belirtilmiş olup, olay tarihinin 05.04.2019 rapor tarihinin ise 04.03.2026 olduğu dikkate alınarak, Maluliyet raporlarına istinaden her 2 davacı açısından da geçmiş bilinen dönem içerisinde 05.04.2019 ile 05.08.2019 tarihleri arasının 4 Ay süreyle Geçici İş Göremezlik Dönemi olduğu tespit edilmiştir. BAKICI GİDERİ Sayın Mahkeme “nin 18.03.2025 tarihli ara kararındaki görevlendirmesi “Davacının geçici iş görmezlik zararının tespiti için 1 aktüerya bilirkişisinden rapor alınmasına” şeklinde olsa da, ek rapora mahal vermemek adına Takdir Sayın Mahkeme 'ye ait olmak üzere maluliyet raporundaki değerlendirmeye istinaden; Yargıtay 17. Hukuk Mahkemesi'nin 2016/10548E. , 2019/6480K. No.'lu ilamı incelendiğinde; “ Davacı kazadaki yaralanması nedeniyle, Zonguldak Devlet Hastanesi'nin 18.09.2007 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu raporu gereği davacının %9 oranında tüm vücut fonksiyon kaybı olmasına göre sürekli bakıma muhtaç olduğunun ve bakıcı gideri ödemek zorunda kalacağının kabulü yerinde olmakla birlikte; bakıcı gideri olarak ödenecek bedelin net asgari ücret üzerinden belirlenmesine ilişkin hesaplama doğru değildir. Davacı ...'un bakıcı gideri için yapılacak hesaplamanın, kaza tarihinde yi 'te olan brüt asgari ücret tutarı üzerinden yapılması gerektiği dikkate alınarak bu konuda bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.” denilmek; Bakıcı ihtiyacının olduğu dönem boyunca davacının maluliyetinin %100 olacağı dikkate alınarak; Davacı kazazede ... ... için 30 Gün, ... ... için 21 Gün süre ile kaza tarihinden bakıcı ihtiyacının icret esas alınarak Bakıcı son bulduğu tarihe kadar yürürlükte olan Brüt Asgari Ücret esas alınarak Bakıcı Gideri hesaplanacaktır.T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/14993 E. , 2019/7164 K. Sayılı İlamı incelendiğinde “Mükerrer ödeme ve haksız zenginleşmeyi önlemek için Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından indirilmesi gerekmekte olup kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” Denilmekle; Dosya kapsamındaki belgelerden dava dışı SGK tarafından davacılara Geçici İş Göremezlik ödemesi yapıldığına dair herhangi bir belge tespit edilememiş olup, yapılan hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından bu açıdan bir tenzil yapılmayacaktır. SONUÇ İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımızca; a)- Her iki şahıs yönünden yapılan değerlendirmede; yaralanmaların tek üst ekstremite ile sınırlı olduğu, bilinç kaybı, nörolojik defisit veya alt ekstremite etkilenimi bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle sürekli bakıma muhtaçlık kriterlerinin oluşmadığı, Ancak ameliyat sonrası erken dönemde ağrı, immobilizasyon ve günlük yaşam aktivitelerindeki kısıtlılık nedeniyle geçici ve kısmi bakıcı ihtiyacı doğduğu kanaati ile; ... ...: 21 gün geçici kısmi bakıcı ihtiyacı olduğu, b)- Davacı ... ... "ın davalı tarafın %70 kusur oranına göre hesaplanan; - Geçici İş Göremezlik zararının 5.705,67 TL olduğu, - Geçici Bakıcı Gideri zararının 1.790,88 TL olduğu, - Tedavi Gideri zararının 500,50 TL olduğu, c)- Davacı ... ... "in davalı tarafın %100 kusur oranına göre hesaplanan; - Geçici İş Göremezlik zararının 7.377,05 TL olduğu, - Geçici Bakıcı Gideri zararının 1.790,88 TL olduğu, - Tedavi Gideri zararının 525,00 TL olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir.
... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Sayılı ceza dosyanın incelemesinde ...'in üzerine atılı mağdur ... ..., ... ...'a karşı Taksirle Birden fazla Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan; Sanığın sabit olan eylemine uyan taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan TCK'nın 89/4 maddesi gereğince; suçun işleniş şekli, sanığın olaydaki kusur durumu, müştekilerin yaralanmalarının niteliği nazara alınarak takdiren ve teşdiden 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın alkollü olarak atılı suçu bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından sanığın cezası TCK'nın 22/3 maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında artırılarak 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığın cezasından takdiren TCK'nın 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
karar verildiği ve kararın 04/02/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf trafik kazası nedeniyle uğradığı manevi zararlara ilişkin manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Ayrıca Yargıtay HGK'nın 23.6.2004 tarih ve 2004/13-291E.-2004/370K. sayılı kararında manevi tazminat ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; "Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir." denilmek sureti ile manevi tazminatın belirlenmesine caydırıcılık unsuru ve insan yaşamının önemine özellikle vurgu yapılmıştır.
Tarafların iddia, savunmaları, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 05.04.2019 günü saat 22:35 sıralarında, davacı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... istikametinden Hayrabolu istikametine doğru seyir halindeyken aracının yakıtının bitmesiyle olay mahalli mevkiide aracını yolun sağ tarafına park ettiği esnada aracının sol arka kısımlarına, kendisiyle aynı istikamette gerisinden gelmekte olan davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili sağ ön kısımlarıyla çarptığı, akabinde ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunup park edilen bu araçtan inerek aracın sağ arka tarafında yaya olarak bulunan davacı yolcu/yaya ... ...'ın ve ... plaka sayılı aracın şoför koltuğunda oturarak beklemekte olan davacı sürücü ... ...'ın yaralanması ile neticelenen dava konusu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kaza neticesinde park edilmiş halde bulunan araç içinde ve araç yanında olacak şekilde bekleyen davacıların yaralandığı, Mahkememizce alınan kusur raporunda davacılardan ... ...'ın yaralanmasında davacı sürücü ... ...'ın kusursuz olduğu, davalı sürücü ...'in %100 kusurlu olduğu, yine davacılardan ... ...'ın yaralanmasında davalı ...'in %70 kusurlu olduğu, davacı ... ...'ın ise %30 kusurlu olduğunun tespit edildiği, düzenlenen bilirkişi raporunun kazanın oluşu, kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alındığı, Mahkememizce alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 22/12/2025 ve 03/12/2024 tarihli Adli Tıp Raporuna göre davacıların tüm vücut engellilik oranınının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik süresinin) kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, düzenlenen raporun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve kaza tarihinden sonraki tedavi evrakları esas alınarak düzenlendiği anlaşılmakla hükme esas alındığı, dosyanın aktüerya raporu alınmak üzere aktüer ve davacı yanın talepleri doğrultusunda adli tıp uzman bilirkişi heyetine tevdii edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli heyet raporunda davacıların sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik zararlarının davacı ... ... yönünden 5.705,67-TL olduğu ancak SGK müzekkere cevabına göre davacı ... yönünden 4.205,39-TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı, bu bedelin mahsup edilmesiyle beraber davacı ... yönünden 1.500,28-TL geçici iş göremezlik tazminatının mahkememizce tespit edildiği, davacı ... ... yönünden 7.377,05-TL geçici iş göremezlik tazminatının tespit edildiği, geçici bakıcı giderleri yönünden davacı ... ve ... ... için 1.790,88-TL tazminatın tespit edildiği, tedavi gideri yönünden davacı ... ... için 500,50-TL, ... ... için 525,00-TL tedavi gideri tespitinin yapıldığı, yapılan tespitlerin dosya kapsamına uyumlu ve denetime elverişli olduğu hükme esas alındığı ve bu hususların ispat edildiği anlaşıldığından davacının maddi tazminat taleplerinin artırılan bedel üzerinden kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Manevi Tazminat Yönünden; davaya konu trafik kazası neticesinde, kazanın oluş şekli, kaza tarihi, tarafların kusur oranı, maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacıların yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek kaza nedeniyle davacı tarafta yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alınarak davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... ... yönünden 25.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den olay tarihi olan 05/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacı ... ... yönünden 30.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den olay tarihi olan 05/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Temerrüt ve faiz yönünden ise; davaya konu edilen zarar doğurucu haksız fiil, trafik kazası şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak haksız fiil faili olan sürücünün eylemi sonucu oluşan zararla ilgili, araç işleteninin sorumluluğunu teminat altına alan trafik sigortacısının, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafın, davadan önce başvurusunun bulunmadığı durumda ise, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Davalı sigorta şirketine başvurunun 04/10/2021 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından 14/10/2021 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiş, diğer davalı yönünden ise haksız fiil tarihi olan 05/04/2019 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir, trafik kazasına neden olan araç hususi olduğundan ve gerçek kişi adına kayıtlı olduğundan yasal faiz istenebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminata ilişkin açılan davanın KISMEN KABULÜ ile
Davacı ... ... yönünden; 1.500,28 -TL geçici iş görmezlik tazminatının, 1.790,88-TL geçici bakıcı gideri tazminatının ve 500,50-TL tedavi gideri tazminatının davalı ... açısından olay tarihi olan 05/04/2019 tarihinden, davalı ... Sigorta A.ş açısından 14/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müşetereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalıcı iş görmezlik tazminat talebinin reddine,
Davacı ... ... yönünden; 7.377,05 -TL geçici iş görmezlik tazminatının, 1.790,88-TL geçici bakıcı gideri tazminatının ve 525,00-TL tedavi gideri tazminatının davalı ... açısından olay tarihi olan 05/04/2019 tarihinden, davalı ... Sigorta A.ş açısından 14/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müşetereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalıcı iş görmezlik tazminat talebinin reddine,
2-Manevi tazminata ilişkin davanın KISMEN KABULÜ ile
Davacı ... ... yönünden 25.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den olay tarihi olan 05/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Davacı ... ... yönünden 30.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den olay tarihi olan 05/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince maddi tazminat yönünden alınması gereken 921,13-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 238,47-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince manevi tazminat davası yönünden kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 3.757,05-TL karar ve ilam harcının davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.600,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 1.219,64-TL'sinin davalılardan müştereken müteselsilen, geri kalan 380,36-TL'sinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Maddi tazminat yönünden; Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 13.484,59-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
7-Manevi tazminat yönünden; Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00 vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine,
8-Maddi tazminat yönünden; Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 4.205,39-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
9-Davacılar tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 921,13 TL Harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
10-Davacılar tarafından yapılan; 18.000,00-TL, 26.09.2024 fatura tarihli 2024/116771 adli tıp nolu 7.350,00-TL adli tıp fatura ücreti, 07.01.2025 fatura tarihli 2024/... adli tıp nolu 13.050,00-TL adli tıp fatura ücreti, 20.01.2026 fatura tarihli 2025/... adli tıp nolu 6.200,00-TL adli tıp fatura ücreti, Bilirkişi ücreti, 3.278,00 Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 47.878,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 36.496,10-TL lik kısmanın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacılar üzerinde bırakılmasına,
11-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... Sigorta vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilerek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 01/07/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır