T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/262 Esas
KARAR NO :2025/306
DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:06/05/2024
KARAR TARİHİ:16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 06/05/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkil şirket arasında 11/12/2023 tarihinde yapılan sözleşmeye istinaden, yükleme adresi ... A.Ş. / ..., boşaltma adresi ... ... olan üç taşıma işi için 15/12/2023 tarihinde davalı şirkete 6.000 Euro avans ödemesi yapıldığını, ancak davalının taşıma işlemini gerçekleştirmediğini ve müvekkilin bilgisi dışında işi üçüncü bir firmaya devrettiğini, üçüncü firmaya da ödeme yapmadığını, müvekkilin bu durumu üçüncü firmadan öğrendiğini, malın taşınabilmesi için müvekkilin zorunlu olarak 20/12/2023 tarihir öncü firmaya 7.850 Euro ödeme yapmak zorunda kaldığını, böylece davalının taşıma görevini yerine getirmediği gibi avans ödemesini de iade etmediğini, müvekkilin 6.000 Euro avans ve 1.700 Euro fark olmak üzere toplam 7.700 Euro alacağı bulunduğunu, ihtarname çekilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle 7.700 Euro alacağın ilgili tarihlerden itibaren devlet bankalarının Euro mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili tarafından sunulan 24/05/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf, müvekkil şirket ile 11/12/2023 tar yapılan sözleşme gereği mal taşıma hizmeti için anlaşma sağlandığını, ancak müvekkil şirketin sözleşmeyi ihlal ederek malları üçüncü bir şirkete taşıttığını ve bu şirkete ödeme yapılmadığı için malların taşınmadığını iddia ederek 7.700,00 Euro alacak talebiyle dava açtığını, ancak bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, taşıma sözleşmesinin 12/12/2023 tarihinde güncellendiğini, malların müvekkil şirketin belirlediği araçlarla taşındığını ve taşımayı üçüncü bir şirketin yapmasının sözleşmeye aykırı olmadığını, taşıma hizmetinin eksiksiz yerine getirildiğini, taşıma işlemiyle ilgili faturaların ve malların teslimine ilişkin CMR belgesinin sunulduğunu, davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, aksine anlaşma gereği 600 Euro borçlu olduğunu, bu nedenle hukuka aykırı şekilde açılan davanın reddi gerektiğini belirterek, haksız davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ... Bankasına ve tarafların bağlı bulunduğu vergi dairesine BA-BS formları için müzekkere yazılmış ve bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi ... ve bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Dava konusu, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında, davacı şirketin davalı yandan 7.700,00 Euro alacağının tahsili talebinden ibaret olduğu Davacı defterlerini, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2023 yılında E-Defter kullanıcısı olup, 2023 yılında tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, mevcut haliyle davacının 2023 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre, Davacı taraf, davalı tarafa 15.12.2023 tarihinde 189.622,80 TL karşılığında 6.000,00 Euro ödeme yapmış olup, bu ödemenin karşılığında davalı tarafından davacı adına 15.12.2023 tarihli ... numaralı, Yurt Dışı Satış açıklamalı 208.585,08 TL (6.660,00 Euro) tutarında bir fatura düzenlenmiş, ayrıca 31.12.2023 tarihinde 582,06 TL tutarında kur değerleme işlemi gerçekleştirilmiş olup, davacının kendi ticari kayıtları ve muhasebe kayıtları incelendiğinde, 31.12.2023 tarihi itibarıyla davalı tarafa olan cari hesap borcunun 19.544,34 TL olduğu tespit edildiği, Davacı taraf, ... Lojistik Ulus. Taşımacılık firmasına 20.12.2023 tarihinde 248.565,54 TL karşılığında 7.850,00 Euro ödeme yapmış olup, bu ödemenin karşılığında ... Lojistik Ulus. Taşımacılık firmasına tarafından davacı adına 19.12.2023 tarihli ... numaralı, Yurt Dışı Navlun Bedeli açıklamalı 248.565,54 TL (7.850,00 Euro) tutarında bir fatura düzenlenmiş, ayrıca 31.12.2023 tarihinde 641,35 TL tutarında kur değerleme işlemi gerçekleştirilmiş olup, davacının kendi ticari kayıtları ve muhasebe kayıtları incelendiğinde, 31.12.2023 tarihi itibarıyla ... Lojistik Ulus. Taşımacılık firmasına cari hesap olarak borç ve alacağının bulunmadığı tespit edildiği, Davalı yan tarafından dava dosyasına davacı ile olan Muavin Defter dökümü sunulmuş, Davacı taraf, davalı tarafa 15.12.2023 tarihinde 189.622,80 TL karşılığında 6.000,00 Euro ödeme yapmış olup, bu ödemenin karşılığında davalı tarafından davacı adına 15.12.2023 tarihli ... numaralı, Yurt Dışı Satış açıklamalı 208.585,08 TL (6.660,00 Euro) tutarında bir fatura düzenlenmiş olup, davalının muavin defter dökümüne göre 31.12.2023 tarihi itibariyle davacı taraftan 18.962,28 TL alacaklı olduğu tespit edildi; Tarafların ticari defter kayıtları birbirleriyle uyuşmakta olduğu, Davacı asıl taşıyıcı ile davalı alt taşıyıcı arasında 11.12.2023 tarihinde 3 ayrı taşıma sözleşmesi imzalanıp sözleşmelere taşımayı gerçekleştirecek araç plakalarının yazıldığı, Davalı alt taşıyıcı tarafından taşımayı gerçekleştirecek araçların değişmesi nedeniyle taraflar arasında 12.12.2023 yeni araç plakalarına göre yeniden sözleşme imzalandığı beyan edilmiş olmakla birlikte taraflar arasında 12.12.2023 tarihinde imzalandığı beyan edilen taşıma sözleşmelerinin dava dosyasında tespit edilemediği, Davacı asıl taşıyıcı, davalı alt taşıyıcının kendilerinin izini olmadan yükün fiili taşımacılığını farklı bir firmaya verdiğini beyan ettiği, taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesinde taşımanın 3. firmaya (fiili taşıma firmasına) devredilmesi için davalı alt taşıyıcının davacı asıl taşıyıcıdan onay alması gerektiğine dair bir hüküm tespit edilemediği, bu nedenle; davalı alt taşıyıcının davacı asıl taşıyıcıdan devir aldığı yükü taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesine göre 3. firmaya (fiili taşıma firmasına) devretmesinin sözleşme hükümleri ile çelişmediği kanaatine varıldığı, Dava dosyasına taraflarca sunulan belgelerle sınırlı olmak koşulu ile yapılan değerlendirmede; Davalı alt taşıyıcı tarafından dava dosyasına sunulan 3 adet Teslim CMR Taşıma Senedi incelendiğinde davaya konu taşımaların davalı alt taşıyıcı tarafından taşıttırıldığı, yüklerin alıcısına tam, zamanında ve hasarsız olarak teslim edildiği kanaatine varıldığı, Davacı asıl taşıyıcı yüklerin kendileri tarafından ödeme yapılarak teslim ettirildiğini ve dava dosyasına Teslim CMR Taşıma Senetlerini sundukları beyan ettiğini, davacı asıl taşıyıcı tarafından dava dosyasına sunulduğu beyan edilen Teslim CMR Taşıma Senetlerinin dava dosyasında tespit edilemediği, Davacı asıl taşıyıcı tarafından taşımacılığın gerçekleştirilmesi için fiili taşıyıcı olduğu beyan edilen ... Lojistik Ulus. Taşımacılık firmasına 20.12.2023 tarihinde 7.850,00 Euro ödendiği beyan edilip dava dosyasına ödeme dekontunun sunulduğu, ödeme dekontunda herhangi bir açıklama olmadığından bu ödemenin davaya konu taşımacılıklar için yapılıp yapılmadığı konusunda herhangi bir kanaate varılamadığı.." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ve yapılan mükerrer ödemenin tahsiline ilişkin alacak davasıdır. Taraflar tacir olduğundan mahkememiz görevli ve yetkilidir.
Davacı taraf dava dilekçesi ile, davalı taraf 11/12/2023 tarihinde yapılan sözleşmeler gereği yükleme adresi ... Anonim Şirketi / ..., boşaltma adresi ... olan 3 adet taşıma için 6.000.-Euro avans ücreti yatırıldığını, davalı şirketin davacı şirketin haberi olmaksızın yükü 3. Bir firmaya taşıttığını, taşıma yapan firmanın ücretinin ödenmemesi sebebi ile davacı şirketin aynı yük taşıması için 7.850,00euro mükerrer ödeme yaptığından bahisle yapılan fazla ödemenin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iade isteminde bulunulabilmesi için, bir tarafın malvarlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. Buna göre sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Zenginleşen, başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır (TBK m.77/1).
Uyuşmazlık, davalı firmanın aralarındaki sözleşme gereği taşıma işini yerine getirip getirmediği, davacı tarafından yapılan mükerrer ödeme bulunup bulunmadığı, yapılan fazla bir ödeme var ise davalıdan istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yükleme adresi ... A.Ş. / ..., boşaltma adresi ... olan 3 adet taşıma için ayrı ayrı 11.12.2023 tarihli Nakliye Sözleşmesi imzalandığı, tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davacı ve davalı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda, davacı taraf, davalı tarafa 15.12.2023 tarihinde 189.622,80 TL karşılığında 6.000,00 Euro ödeme yapmış ve ödemenin karşılığında davalı tarafından davacı adına 15.12.2023 tarihli ... numaralı, Yurt Dışı Satış açıklamalı 208.585,08 TL (6.660,00 Euro) tutarında bir fatura düzenlenmiş yine 31.12.2023 tarihinde 582,06 TL tutarında kur değerleme
işlemi gerçekleştirildiği, 31.12.2023 tarihi itibarıyla davalı tarafa olan cari hesap borcunun 19.544,34 TL olduğu, ... Lojistik Ulus. Taşımacılık firmasına 20.12.2023 tarihinde 248.565,54 TL karşılığında 7.850,00 Euro ödeme yaptığı, bu ödemenin karşılığında ... Lojistik Ulus. Taşımacılık firmasına tarafından davacı adına 19.12.2023 tarihli ... numaralı, Yurt Dışı Navlun Bedeli açıklamalı 248.565,54 TL (7.850,00 Euro) tutarında bir fatura düzenlenmiş, ayrıca 31.12.2023 tarihinde 641,35 TL tutarında kur değerleme işlemi gerçekleştirildiği anlaşılmış olup davacının davalı tarafından düzenlenen 15.12.2023 tarihli ... numaralı (6.660,00 Euro) faturayı defter ve kayıtlarına işlediği, mükerrer ödeme yaptığını iddia ettiği 20.12.2023 tarihinde dava dışı ... Lojistik Ulus. Taşımacılık firmasına 248.565,54 TL karşılığında 7.850,00 Euro ödeme yaptığı, mükerrer ödeme yapıldığı tarih ve yükün teslim edildiği tarih dikkate alındığında davalının düzenlenen faturaya itiraz süresi varken itiraz veya iade faturası düzenlemediği görülmüştür. Davalı alt taşıyıcı tarafından dava dosyasına sunulan 3 adet Teslim CMR Taşıma Senedinden davaya konu taşımaların davalı alt taşıyıcı tarafından taşıttırıldığı, yüklerin alıcısına tam, zamanında ve hasarsız olarak teslim edildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesinde taşımanın 3. firmaya (fiili taşıma firmasına) devredilmesi için davalı alt taşıyıcının davacı asıl taşıyıcıdan onay alması gerektiğine dair düzenlemenin bulunmadığı, ... Lojistik Ulus. Taşımacılık firmasına yapılan 7.850,00 Euro ödeme dekontunda herhangi bir açıklama olmadığından bu ödemenin
davaya konu taşımacılıklar için yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı görülmüş olup davalının defter ve kayıtlarına işlediği ve TTK'nun 21/2. Maddesi uyarınca yasal süre içerisinde iade etmediği ve fatura içeriğinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davalı tarafça kanıtlanmış olduğu, davacının faturayı defterlerine kaydetmesi sebebi ile davalının alacağını HMK 222 gereği ispat ettiği, davacının mükerrer ödeme iddiasını ve davalının bu ödemeden sorumlu olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 3.947,54-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 42.750,40-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştikten sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
16/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı