T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/264 Esas
KARAR NO :2025/141
DAVA:Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/05/2024
KARAR TARİHİ:11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket, elektrik enerjisi üretim tesisi kurulması, işletmeye alınması, kiralanması, elektrik enerjisi üretimi, üretilen elektrik enerjisinin ve/veya kapasitesinin müşterilere satışını yaptığını, şirketin sermayesi; Şirket Anasözleşmesi'nde, 50.000-TL olarak belirlenmiş olup, söz konusu sermayenin her biri 25.00-TL (yirmibeş) değerinde olması ve 2.000 hisseden oluşması ön görüldüğünü, 28.10.2011 tarihli genel kurul toplantısında sermaye artırımına gidilerek şirketin sermayesi, 32.000.000.- TL'ye yükseltilmiş ve sermayenin her biri 16.000.-TL olan 2.000 hisseden oluşması kararlaştırıldığını, ... A.Ş.'nin 16.05.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında şirketin 32.000.000,00-TL olan sermayesi yeniden artırılarak 51.056.000,00-TL olduğunu, şirketin işbu sermayesinin beheri 1,00-TL değerinde 51.056.000 adet nama yazılı paya bölünmesi kararlaştırıldığını, işbu sermaye artırımında davalı ..., 1.920.000,00-TL sermaye tutarı karşılığında 1.920.000 pay ve % 3,7606 pay oranına sahip olduğunu, önceki sermayeyi teşkil eden 32.000.000,00-TL tamamen ödenmiş olup, artırılan 19.056.000,00- TL ortaklar tarafından sahip oldukları paylar oranında nakden ve her türlü muvazaadan ari olarak tamamen taahhüt edildiğini, nakden taahhüt edilen sermayenin 1/4'üne denk gelen 4.764.000,00- TL sermaye artırımının tescilinden önce ödenmiş olup, kalan 3/4'e karşılık gelen 14.292.000- TL'nin 24 ay içinde ödenmesi ilgili pay sahiplerince taahhüt edildiğini, ... A.Ş.'nin 16.05.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımı kararı gereğince, davalı tarafından ödenmesi öngörülen sermaye artırımında % 3,7606 oranında paya karşılık gelen 540.000,00-TL, yine aynı kararda öngörülen 24 ay içinde ödenmediğini iddia ederek, sermaye koyma borcundan kaynaklanan 540.000,00TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesi adı altında 14/06/2024 tarihli dilekçesini ibraz etmişse de dava dilekçesinin davalı tarafın vasisine 14/05/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra verildiği anlaşıldığından Mahkememizce cevap dilekçesi olarak değerlendirilmemiş, beyan dilekçesi olarak kabul edilmiştir, Davalı vekilinin mahkememize verdiği beyan dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından ıskat hakkı kullanılmış olup, huzurunuzdaki işbu dava ile sermaye koyma borcunu talep etmesi açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğunu, 03.07.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine bakıldığında ilanın başlığı "Rüçhan Hakkı - İhtar- Iskat olduğunu, söz konusu Yönetim Kurulunun almış olduğu 6 ve 7 numaralı kararlar uyarınca sermaye taahhüdünü yerine getirmeyen pay sahibine yönelik ıskat işleminin yapılacağı düzenlendiğini, aynı düzenlemeye paralel olarak davacı şirket tarafından davalıya keşide edilen ihtarda da bu husus belirtildiğini, gerek söz konusu yönetim kurulu kararı ve gerek ihtarname uyarınca davacı şirket davalıyı katılmadığı sermaye taahhüdü oranınca ıskat hakkını kullanmayı seçtiğini, Iskat hakkını kullanmayı seçen davacı şirketin tekrar davalı aleyhine işbu davayı ikame etmesi açıkça hem hukuka aykırı ve hem de alınan 2019-008 numaralı yönetim kurulu kararına aykırı olduğunu, davalının davacı şirkette bulunan hissesinin tamamı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2021/2528 Esas 2023/182 Karar sayılı ilamı ile müsaderesine karar verildiğini, Davalının davacı şirkette hissesi kalmadığını, Türk Ticaret Kanunu 501/3. madde hükmü uyarınca payını devreden kimse 2 fıkra hükmüne tabi değilse iktisap edenin pay defterine kaydedilmesi ile borcundan kurtulacağı düzenlendiğini, Mahkeme kararı uyarınca davalının hissesi Hazineye devredilmiş ve devir Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, Ticaret Sicil Gazetesinde pay devri yayınlanmış olmakla şirket pay defterinde de devir işleminin yapıldığını, dolayısıyla davacı şirket davalıdan TTK 501. madde hükmü uyarınca sermaye taahhüdünün yerine getirilmesini talep edemeyeceğini savunarak, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Arabuluculuk son tutanağı, .... Noterliği'nin 04/07/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, davacı şirketin ticari sicil kayıtları, ticari defterleri,16.05.2014 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı, 07.05.2014 tarihli Yönetim Kurulu Kararı, ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacının davalıdan sermaye payı borcunun ödenmemesinden kaynaklı olarak alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 16.05.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımı kararı gereğince, davalı tarafından ödenmesi öngörülen sermaye artırımında % 3,7606 oranında paya karşılık gelen 540.000,00-TL'nin 24 aylık süre içerisinde ödenmediğini, ... 10. Noterliğinin 05.01.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödenmeyen sermaye payı borçlarının 16.01.2017 tarihi mesai saati bitimine kadar ödenmesi hususunun davalı tarafa ihtar edildiği ancak ödenmediğini belirterek bu nedenle sermaye koyma borcundan kaynaklanan 540.000,00TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı, davalı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin ıskat hakkını kullandığını bu nedenle sermaye borcunu talep etmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 17/01/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin zamanaşımı definin süresi içerisinde ileri sürülmediğinden reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı vekilinin harca ilişkin itirazlarının 690 Sayılı KHK'nın 73/6 maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Ticaret Alanında Nitelikli Hesaplama Konusunda Uzman Bilirkişi ... tarafından 10/12/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "Dava konusu olan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilen 16.05.2014 tarihli Genel Kurul Toplantı tutanağına göre, şirketin 32.000.000,00 TL olan sermayesinin 51.056.000,00 TL’ye çıkarılmasına karar verildiği, bu yeni sermaye, her biri 1,00 TL nominal değere sahip 51.056.000 adet nama yazılı paya bölündüğü ve bu sermaye artırımı sonucunda, davalı ..., 1.920.000,00 TL sermaye karşılığında 1.920.000 adet pay sahibi olmuş ve şirketin %3,7606 oranında ortağı haline geldiği, davacı şirket olan ... A.Ş.’nin 16.05.2014 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nda şirket sermayesinin artırılması kararlaştırıldığı, bu toplantıda şirketin 32.000.000,00 TL olan mevcut sermayesinin, 19.056.000,00 TL artırılarak 51.056.000,00 TL’ye çıkarılmasına karar verilmiş ve yeni sermaye toplamda 51.056.000 adet, beheri 1,00 TL nominal değerinde nama yazılı paya bölündüğü, söz konusu sermaye artırımı kapsamında, artırılan 19.056.000,00 TL sermaye, şirket ortakları tarafından sahip oldukları pay oranlarında taahhüt edildiği, Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde nakden taahhüt edilen bu sermayenin 1/4’üne denk gelen 4.764.000,00 TL, sermaye artırımı tescilinden önce ödenmiş; geriye kalan 3/4’lük kısım olan 14.292.000,00 TL’nin ise 24 ay içinde ödenmesi taahhüt edildiği, davalı ..., sermaye artırımında 1.920.000 TL’lik bir sermaye taahhüdü ile şirkette %3,7606 oranında paya sahip olduğu, ancak yapılan incelemeler sonucunda, davalı ...’ın bu taahhüt edilen sermayenin kendi payına düşen 540.000,00 TL’lik kısmını, taahhüt edilen 24 aylık süre içinde ödemediği anlaşıldığı, davacı şirketin ticari defter kayıtları ve 500. Sermaye - 501. Ödenmemiş Sermaye hesapları dahil tüm muhasebe kayıtları detaylı bir şekilde incelendiği, yapılan bu inceleme sonucunda, davalı ...’ın şirkette sahip olduğu 1.920.000 adet payına (%3,76 oranında) karşılık gelen 540.000,00 TL’lik ödenmemiş sermaye borcunun mevcut olduğu, yapılan inceleme ve tespitler, davalı ...’ın, 16.05.2014 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nda alınan sermaye artırımı kararına uygun olarak üzerine düşen sermaye borcunu belirtilen süre içinde ödemediğini açıkça ortaya koyduğu, davalı, ihtarlara rağmen ödemelerini gerçekleştirmemiş ve gerekçe olarak malvarlığı üzerindeki hukuki tedbirleri öne sürdüğü, davacının ihtarları ve kayıtları dikkate alındığında, davalının bu borçtan sorumlu olduğu ve borcunu yerine getirmediği anlaşıldığı, sonuç olarak, rapor içeriğinde yapılan mali inceleme doğrultusunda, dava konusu olan ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilen 16.05.2014 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı ve buna bağlı olarak alınan kararlar ile davacı şirketin incelenen ticari defter ve kayıtları nezdinde, davalı ...’ın şirkette sahip olduğu toplam 1.920.000 adet paya (şirketin toplam sermayesi üzerinden %3,76 oranında) karşılık gelen 540.000,00 TL tutarında ödenmemiş sermaye borcunun bulunduğu, ayrıca, bu ödenmemiş sermaye borcuna ilişkin olarak 631.126,85 TL işlemiş faiz hesap edilmiş olup, durumun hukuki değerlendirilmesi ve nihai karar verilmesi hususları Mahkemenizin takdirine bırakıldığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Davacı şirket olan ... A.Ş.’nin 16.05.2014 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nda şirket sermayesinin artırılması kararlaştırıldığı, bu toplantıda şirketin 32.000.000,00 TL olan mevcut sermayesinin, 19.056.000,00 TL artırılarak 51.056.000,00 TL’ye çıkarılmasına karar verildiği ve söz konusu sermaye artırımı kapsamında, artırılan 19.056.000,00 TL sermaye, şirket ortakları tarafından sahip oldukları pay oranlarında taahhüt edildiği, Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde nakden taahhüt edilen bu sermayenin 1/4’üne denk gelen 4.764.000,00 TL, sermaye artırımı tescilinden önce ödenmiş; geriye kalan 3/4’lük kısım olan 14.292.000,00 TL’nin ise 24 ay içinde ödenmesi taahhüt edildiği, davalı ...'ın sermaye artırımında 1.920.000 TL’lik bir sermaye taahhüdü ile şirkette %3,7606 oranında paya sahip olduğu, ancak davalının taahhüt edilen sermayenin kendi payına düşen 540.000,00 TL’lik kısmını, taahhüt edilen 24 aylık süre içinde ödemediği, davacı tarafından sermaye artırımı kapsamında ödenmeyen sermaye borçlarının tahsili için 05.01.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı ... 10. Noterliği ihtarnamesiyle davalıya bildirimde bulunduğu, ihtarnamenin davalıya 16/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği ve ihtarnamede 16/01/2017 mesai bitimine kadar süre verildiği anlaşılmakla davalının 16/01/2017 tarihinde temerrüdünün gerçekleştiği, davalı hakkında ıskat prosedürünün işletilmeye başlanılması sermaye borcundan kaynaklı olarak sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki davacı şirket tarafından davalı hakkında alınan bir ıskat kararının da bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın itirazları yerinde görülmemiş olup düzenlenen bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış ve davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacının 540.000,00 TL alacağının 16/01/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; davacının 540.000,00 TL alacağının 16/01/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken 36.887,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 36.459,80-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 85.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ve 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 414,00-TL posta giderinden ibaret toplam 9.414,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep edilmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*