T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/280 Esas
KARAR NO :2025/105
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/05/2024
KARAR TARİHİ:21/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 13/05/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; 1) müvekkili şirketin davalı yandan olan faturaya dayalı alacakları sebebiyle davalı şirket aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliği üzerine davalı icra takibindeki borca süresinde itiraz ettiğini ve icra takibinin haksız olarak durmasına sebebiyet verdiğini, davalı yanın borca haksız itirazı sebebiyle iş bu davayı ikame edebilmek amacıyla öncelikle taraflarınca ...Anadolu Arabuluculuk Bürosu'nun 2024/... Büro Dosya Numaralı, 2024/... Arabuluculuk Numaralı dosyası ile Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Şartı olarak başvuru yapıldığını, fakat arabuluculuk sürecinde karşı yan anlaşma sağlanamadığını, davalı yanın .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı icra takip dosyasındaki borca itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili ile davalı yan arasındaki ticaret sonucu müvekkili şirket, davalı yana malzemeleri satarak teslim ettiğini ve karşılığında fatura düzenlendiğini, fakat bu alım satım sonucu müvekkile ödenmesi gereken bedeli davalı taraf ödemediğini, müvekkili şirket davalı şirketten alacaklı olduğunu, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılıı dosyasındaki haksız ve hukuka aykırı borca itirazın iptaline, davalının kötü niyetli itirazı sebebiyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan10/06/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve süregelen bir ticari ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını, alacak doğurur davacı tarafından davalıya verilmiş bir hizmet veya teslim edilmiş bir mal da bulunmadığını, dolayısıyla faturanın onu teslim alan muhatabı borç altına sokabilmesi için her şeyden önce borç doğurucu bir hukuki ilişkinin mevcudiyeti ve faturanın da bu ilişki nedeni ile düzenlenmiş olması gerektiğini, davacı ile davalı arasında imzalanmış bir cari hesap sözleşmesi de bulunmadığını, davacı tarafından gerek sözleşmesel gerekse de cari ilişki nedeniyle teslim veya ifa edilmiş bir mal/hizmet bulunmadığı ve sonuç itibariyle de bir teslim edilmeyen ve var olmayan ticari ilişki mesnet gösterilerek talep edilebilecek bir alacak da söz konusu olmadığını, davaya dayanak yapılan faturalardaki malların davalı firmaya teslim edildiği de davacı tarafından ispatlanamadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine, kötü niyetli alacaklı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :
.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyası, bilirkişi raporu, fatura, BA/BS formları ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün 2024/...32 esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında toplam 101.561,42TL faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (19/02/2024) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 20/02/2024 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen ticari ilişki kapsamında davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 01.05.2023 tarihli ... numaralı 54.001,52 TL tutarlı fatura, 26.05.2023 tarihli ... numaralı 6.308,28 TL tutarlı fatura, 26.05.2023 tarihli ... numaralı 41.251,62 TL tutarlı fatura alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacı, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2023 yılı E-Defter kullanıcısı olup, 2023 yılı tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ilgili yıllara ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip ettiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu 01.05.2023 tarihli ... numaralı 54.001,52 TL tutarlı fatura, 26.05.2023 tarihli ... numaralı 6.308,28 TL tutarlı fatura, 26.05.2023 tarihli ... numaralı 41.251,62 TL tutarlı faturalar bu hesap üzerinden işlendiği, tüm faturalar davacının ticari defterlerinde 120 hesap kodu altında kaydedilmiş olup, takibe konu faturalardan kaynaklı, davacının davalıdan takip tarihi (06.02.2024) itibarıyla toplam 101.561,42 TL alacaklı olduğu, Davalı yan 23.09.2024 günü saat 14:15'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış olup ticari defter ve belge ibraz etmedi Davalı tarafın 2023 yılına ait BA formunda; Davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen 3 adet KDV Hariç 86.069,00 TL bedelli faturanın davalı tarafından Maliyeye bildirimde bulunulduğu, Davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında verilen ürün bedeli muhteviyatında düzenlenmiş olup faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ayrıca takibe konu 3 adet olan faturaların tamamı yönünden davacının BS, davalının da BA bildiriminde bulunduğu görülmüş olup ayrıca fatura üzerlerinde “İrsaliye yerine geçer.” ibaresinin yer aldığı, takibe konu edilen faturalara karşı davalının takipten önce somut bir itirazı görülmediği, öte yandan (Ticari e-Faturalar, faturanın alıcıya gönderilmesinden itibaren 8 gün içinde alıcının reddetmesi durumunda iptal edilebilir ve bu durumda iade faturası düzenlenmesine gerek yoktur. Eğer alıcı 8 gün içinde faturayı reddetmezse ve fade etmek isterse, iade faturası düzenlenmesi gerekmektedir.) davalı tarafından düzenlenen herhangi bir iade faturası da görülmediği, bu bağlamda takibe konu düzenlenen tüm faturaların davalı yanın bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu kanaatine varıldığı, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 01.05.2023 tarihli ... numaralı 54.001,52 TL tutarlı fatura, 26.05.2023 tarihli ... numaralı 6.308,28 TL tutarlı fatura, 26.05.2023 tarihli ... numaralı 41.251,62 TL tutarlı faturalardan kaynaklı davacı yanın takip tarihi (06.02.2024) itibarıyla davalı yandan 101.561,42 TL alacaklı olduğu raporlanmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve HMK 6 gereği yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraflar arasındaki sözleşme kapsamında temin ettiği hizmetlerden toplam 101.561,42 TL tutarlı faturalardan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davalının verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirket tarafından davalı şirkete takibe konu e-faturaları düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturayı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, faturalara itiraz edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, dava konusu faturaların davalı tarafa teslim edildiği ve davalının 8 gün içerisinde itiraz etmediğinin tespiti edildiği faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği ancak bu yönde ispata yarar bir delil sunulmadığı, davalı şirket verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edilebileceğinden mahkememizce verilen kesin süreye rağmen kayıtlar sunulmadığından davacı kayıtları davalı kayıtları ile uyumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş ayrıca takibe konu faturaların davacı ve davalı tarafından BA/BS formları ile vergi dairesine bildirildiği görülmekle davalının, davacıya toplamda 101.561,42-TL tutarında asıl alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,
2- Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 20.312,28TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 6.937,66-TL harçtan peşin olarak alınan 1.226,61-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.711,05-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı, peşin harç, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 6.445,01TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereği hesaplanan 30.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 21/02/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı