T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/29 Esas
KARAR NO:2025/778
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:13/01/2024
KARAR TARİHİ:09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 25 Ekim 2022 tarihinde davalılardan ... Ticaret A.Ş.'ye ait, davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, davacının yaya geçidinden karşıya geçtiği sırada çarparak müvekkilinin ciddi şekilde yaralanmasına neden olduğunu, kaza sonrasında müvekkilinde %56 beden gücü kaybı olduğunu, .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/... esas sayılı dosyasında alınan adli tıp raporuna göre sürücünün kavşakta dönüş öncesi yayayı gözardı ederek kontrolsüz manevra yaptığı ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bahse konu kazanın gerçekleşmesinden sonra ... plakalı aracın sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 02/08/2023 tarihinde maddi zararların tazmini konusunda başvuru yapıldığını, yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanmadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere HMK'nın 107. maddesine göre belirlenecek kazanç kaybı, ekonomik geleceğin sarsılmasının yol açacağı zarar, tedavi giderleri, bakıcı giderleri, tedavi amaçlı yapılan yol giderleri vs. dahil şimdilik 5.000-TL maddi tazminat bedelinin işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılardan tahsiline, ayrıca 100.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme işleten ve sürücü tarafından davacılara ödenmesine, işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde... poliçe numaralı ve 19.04.2022-2023 vade tarihli trafik sigortası kapsamında sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin sigortalı aracın kusurunun ispatı ve maddi zararın varlığı halinde, poliçe limitleri dahilinde ve teminat dışı kalmayan kalemler yönünden kusur oranında sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, söz konusu kazada kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacının sürekli maluliyet durumu Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin raporuyla belirlenmeli, sosyal güvenlik kurumundan yapılan ödemeler araştırılmalı ve rücu edilebilir tutarlar mahsup edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplanırken Yargıtay 17. HD'nin 14.01.2021 tarihli kararıyla belirlenen TRH 2010 yaşam tablosu esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri teminat dışı olduğundan reddine karar verilmesini, Karayolları Trafik Kanunu Md. 98 ve sigorta genel şartları A.5/b maddesi uyarınca sağlık giderleri (tedavi, protez, bakıcı vb.) Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda bulunduğundan bu taleplerin de reddine karar verilmesini gerektiğini beyan ederek, ederek, davanın hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğu belirtilerek reddi ile mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Ulaştırma Hiz. Tic. A.Ş. vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin ... Büyükşehir Belediyesi iştiraki olup 5216 sayılı kanun ve diğer ilgili mevzuat çerçevesinde şehir içi ulaşım faaliyetlerini yürüttüğünü, davacının 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi ve ZMMS Genel Şartları uyarınca sigorta şirketine önceden başvurmadığını, gerekli evrakları sunmadığını ve kanuni süreyi beklemediği için dava şartlarının oluşmadığını, kusur durumuna ilişkin davacının sunduğu 16.06.2023 tarihli raporun kabul edilemez olduğunu, araç içi kamera kayıtları ve trafik tutanağına göre davacının yaya geçidi yerine trafik kurallarına aykırı hareket ederek kazaya sebebiyet verdiğini, bu nedenle kusur oranının yeniden belirlenmesinin gerektiğini, değer kaybı tazminatının ZMMS limitleri dahilinde olduğu, ancak sigorta şirketine başvuru yapılmadığı için temerrüt oluşmadığından faizin kaza tarihinden değil yargılama sürecinden itibaren hesaplanması gerektiğini, manevi tazminat talebinin tarafların sosyoekonomik durumları ve olayın özellikleri dikkate alınarak hakkaniyet ölçülerinde belirlenmesi gerektiğini, talep edilen tutarın zenginleşme amacı taşıdığını ve hukuka aykırı olduğunu belirtilerek, davanın usul ve esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sevk ve idaresindeki belediye otobüsü 25.10.2022 tarihinde trafik ışıklarında durmuş ve kontrollü şekilde sola dönüş için beklerken, davacı ... ile eşi otobüsün kör noktasından aniden önüne çıkarak kazaya sebep olduğunu, kazanın oluşumunda davacının tam kusurlu olduğunu, zira 14 km/s gibi düşük hızla hareket eden otobüsün kalkış anında davacının gereksiz risk alarak koştuğunu, hatta kafasını bilinçli şekilde otobüsün ön camına yönelttiği kamera kayıtlarıyla sabit olduğunu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden maluliyet raporu alınmasını, maddi-manevi tazminat talepleri, davacının uğradığı zararı aşan ve haksız zenginleşme amacı taşıyan fahiş tutarlar olduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca, tazminatın huzur telafisi sınırını aşmaması ve kusur oranına göre belirlenmesi gerektiğini beyan ederek, kazada davacının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine, .... Asliye Ceza Mahkemesi 2023/.... E. sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/... esas sayılı dosyası, ... plakalı aracın trafik tescil kayıtları, davacıya ait SED araştırma raporu, ...-1 no'lu hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, SGK kayıtları, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından davacı hakkında tanzim edilen sağlık raporları, tedavi evrakları, ATK 2. İhtisas Kurulu'nun maluliyet raporları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf 25/10/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak kazanç kaybından kaynaklı 1.000,00 TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı 1.000,00 TL, tedavi giderinden kaynaklı 1.000,00 TL, bakıcı giderinden kaynaklı 1.000,00 TL, yol giderinden kaynaklı 1.000,00 TL olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen toplam 5.000,00 TL maddi tazminat ve aracın işleteni ve sürücüsünden 100.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 03/01/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketi; zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olup, sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle de davanın TTK 4/1-a maddesi gereğince mutlak ticari dava olduğu bu nedenle Mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşılmıştır.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
18/07/2023 günü saat 20:30 sıralarında sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi üzerinde araçların gidiş istikametinin tersi yönünde seyir halinde olduğu sırada gidiş istikametine göre sağında bulunan ... Sokak kesişimine (kavşağına) geldiğinde motosikleti ile ... Sokak içerisinden ... Caddesine katılım yapan sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu iki araçlı, yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir.
25.10.2022 günü saat 19.10 sıralarında sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı belediye otobüsü ile ... Caddesinden ... Sokağa katılmak üzere sola doğru dönüşe geçtiği esnada idaresindeki aracın ön kısımlarıyla, sağından yolun karşı tarafına geçiş yapmak isteyen yaya ...'a çarpışması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir.
... CBS'nin 2022/... numaralı soruşturma dosyasının incelemesinde; Şüpheli ... aleyhine müşteki ...'a yönelik olarak taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı iddianame düzenlendiği ve kamu davası açıldığı, ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... E. Sayılı ceza dosyasında yapılan yargılamada alınan ATK Trafik İhtisas Kurulunun 16/06/2023 tarihli raporunda sanık sürücü ... idaresindeki belediye otobüsü ile olay mahali kavşakta sola doğru dönüşe geçmeden önce manevra alanını kontrol altında bulundurması, dönüş istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girip kavşak girişindeki yaya geçidinden yolun karşı tarafına geçiş yapmak isteyen müşteki yayaya durarak ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip görüş alanını kontrol altında bulundurmadan kontrolsüz bir şekilde sola doğru dönüşe geçerek yolun karşısına geçiş yapmakta olan müşteki yayaya önlemsizce çarptığı olayda; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile %100 oranında asli kusurlu olduğu, müşteki yaya ... kavşak girişindeki yaya geçidini kullanarak yolun karşı tarafına geçiş yapmak istediği esnada kendi yürüyüş yönüne göre karşısından gelmekte iken kontrolsüz bir şekilde sola doğru dönüşe geçen sanık sürücü idaresindeki belediye otobüsünün çarpmasına maruz kaldığı olayda; atfı kabil bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, düzenlenen raporun kaza tespit tutanağı ile uyumlu ve dosya kapsamına uygun olduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
ATK 2. İhtisas Kurulunun 27/03/2025 tarihli maluliyet raporuna göre davacının 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; I.Kulak Burun Boğaz, İşitme, Tablo 1.a’ya göre işitme kaybı %9.1, Tablo 2’ye kişinin engel oranı %6, II.Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, el bileği eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.6’ya (%2+%3) ve Şekil 2.7’ye (%2+%2) göre üst ekstremite engellilik oranı %9, Tablo 2.3’e göre kişinin engel oranı %5, Balthazard formülüne göre; %10,7, kişinin tüm vücut engellilik oranının %11 (yüzdeonbir) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 3 (üç) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği tespit edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3119 E. 2021/2025 K. Sayılı ilamına göre yerleşmiş uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde malûliyetin varlığı ve oranına ilişkin belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kazanın 25/10/2022 tarihinde meydana geldiği ve 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmakla; düzenlenen rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Dosya aktüerya ve doktor bilirkişisine tevdi edilmiş olup bilirkişi heyetinin 09/07/2025 tarihli raporunda özetle: "T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ‘nin 2021/4391 E. , 2021/5518K. Sayılıve benzerkararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosukullanılarak Progresif Rant Yönteminegöre 2025 yıl asgari ücret verisi dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, 01.03.2024 tarihli SGK Hizmet Dökümünden Geçici İş Göremezlik Dönemi boyunca davacının prime esas brüt kazançlarında bir eksilme olmadığı görülmüş olup, davacının Geçici İş Göremezlik Zararı oluşup oluşmadığına dair takdir Sayın Mahkeme ‘ye ait olmak üzere hesaplama yapıldığı, dava dışı SGK tarafından davacıya 25.10.2022tarihinde geçirmişolduğu trafik kazası nedeniyle, 25.10.2022- 31.03.2023 tarihler arası almışolduğu istirahat karşılığı 43.562,99 TLgeçici is göremezlik ödemesi yapıldığı görülmüş olup, yapılan ödemenin davalı tarafın kusuru oranında rücuya tabi olan kısmı davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından tenzil edildiği, davacı ... ‘ın hesaplanan Bakiye Geçici İş Göremezlik zararının 168.613,08 TL, Geçici Bakıcı Gideri zararının 29.356,80 TL, Tedavi Gideri zararının 20.000,00 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik + Geçici Bakıcı Gideri + Tedavi Gideri zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 500.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemleri toplamı yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, davacı ... ‘ın hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 817.794,58 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Teminatı Limitinin 500.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının 317.794,58 TL olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamanın Yargıtay 17. HD' nin 2020/2598 E. 2021/34 K 14.01.2021 tarihli kararı ve T.C. Yargıtay 17. HD. 2019/3292 E. 2021/1848 K. 24.02.2021 tarihli doğrultusunda, TRH 2010 Yaşama Tablosu ve progresif rant yöntemi olarak adlandırılan hesaplama yöntemi dikkate alınarak düzenlendiği, düzenlenen raporun hükme ve denetime elverişli olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı vekili 02/10/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile 5.000 TL olan maddi tazminat talebini 862.151,38 TL arttırarak toplamda 867.151,38 TL (817.794,58 TL sürekli işgöremezlik + 20.000,00+ 29.356,80 bakım ve tedavi gideri) maddi tazminatın davalılardan işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte, 100.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi ile işleten ve sürücü tarafından davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ettiği, tamamlama harcını yatırdığı ve talep arttırım dilekçesinin davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, 25.10.2022 günü saat 19.10 sıralarında sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı belediye otobüsü ile ... Caddesinden Lojman Sokağa katılmak üzere sola doğru dönüşe geçtiği esnada idaresindeki aracın ön kısımlarıyla, sağından yolun karşı tarafına geçiş yapmak isteyen yaya ...'a çarpışması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, Mahkememizce hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Kurulunun 16/06/2023 tarihli raporunda davalı sürücü ... idaresindeki belediye otobüsü ile olay mahali kavşakta sola doğru dönüşe geçmeden önce manevra alanını kontrol altında bulundurması, dönüş istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girip kavşak girişindeki yaya geçidinden yolun karşı tarafına geçiş yapmak isteyen davacı yayaya durarak ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip görüş alanını kontrol altında bulundurmadan kontrolsüz bir şekilde sola doğru dönüşe geçerek yolun karşısına geçiş yapmakta olan davacı yayaya önlemsizce çarptığı olayda; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile %100 oranında asli kusurlu olduğu, düzenlenen raporun kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle hükme esas alındığı, Mahkememizce hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Kurulunun 27/03/2025 tarihli maluliyet raporuna göre; davacının 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında yapılan değerlendirilmesinde, tüm vücut engellilik oranının %11 (yüzdeonbir) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 3 (üç) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceğinin tespit edildiği, dosyanın hesaplama yönünden bilirkişi raporu alınmak üzere aktüer ve doktor bilirkişisine tevdi edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararının 817.794,58 TL, geçici bakıcı gideri zararının 29.356,80 TL tedavi gideri tazminatının 20.000,00 TL olarak tespit edildiği, yapılan maddi zarar hesabının dosya kapsamına uyumlu ve denetime elverişli olduğu hükme esas alındığı, meydana gelen zarardan davalı ...'in ... plakalı araç sürücüsü olarak davalı ... Ticaret Anonim Şirketi'nin araç işleteni olarak, davalı ... Sigorta A.Ş'nin ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olarak sorumluluğunun bulunduğu, davacının sürekli iş göremezlik zararı 817.794,58 TL olarak tespit edilmişse de davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti olan 500.000,00 TL üzerinden sorumluluğu bulunduğundan sürekli iş göremezlik zararı bakımından davalı sigorta şirketi yönünden 500.000,00 TL esas alınarak hüküm kurulmuştur. Davacı tarafından yol gideri tazminatı talebinde bulunulmuşsa da dosya kapsamına zararını ispatlamaya elverişli delil sunulmadığından talebin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar yeni genel şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı yasa ile değişik 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır. Bu durumda Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden ötürü sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketinin geçici bakıcı gideri zararından sorumluluğu devam etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 2022/2013 E. 2023/540 K. Sayılı ilamı )
Temerrüt ve faiz yönünden ise; davaya konu edilen zarar doğurucu haksız fiil, trafik kazası şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak haksız fiil faili olan sürücünün eylemi sonucu oluşan zararla ilgili, araç işleteninin sorumluluğunu teminat altına alan trafik sigortacısının, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafın, davadan önce başvurusunun bulunmadığı durumda ise, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Davacı tarafça 02/08/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, 8 iş günü sonrası olan 15/08/2023 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir, trafik kazasına neden olan ... plakalı araç ticari olmakla yasal faiz istenebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı taraf trafik kazası nedeniyle uğradığı manevi zararlara ilişkin davalı sürücü ... ve davalı araç işleteni ... Ticaret Anonim Şirketi'nden manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Ayrıca Yargıtay HGK'nın 23.6.2004 tarih ve 2004/13-291E.-2004/370K. sayılı kararında manevi tazminat ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; "Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir." denilmek sureti ile manevi tazminatın belirlenmesine caydırıcılık unsuru ve insan yaşamının önemine özellikle vurgu yapılmıştır.
Davaya konu somut olay anılı yasal düzenlemeler ve yukarıdaki ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazası neticesinde, kazanın oluş şekli, kaza tarihi, tarafların kusur oranı, maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek kaza nedeniyle davacı tarafta yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alınarak davacının manevi tazminat davasının kabulü ile, davacının 100.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 25/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Tic. A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile,
a.)Davacının 817.794,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25/10/2022 tarihinden itibaren(davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 15/08/2023 temerrüt tarihinden itibaren ve 500.000,00 TL poliçe teminat limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b.)Davacının 29.356,80 TL geçici bakıcı tazminatının 25/10/2022 tarihinden itibaren (davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 15/08/2023 temerrüt tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
c.)Davacının 20.000,00 TL tedavi tazminatının 25/10/2022 tarihinden itibaren (davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 15/08/2023 temerrüt tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
d.)Davacının yol gideri talebinin reddine,
2-Davacının manevi tazminat davasının KABULÜ ile, davacının 100.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 25/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Tic. A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan maddi tazminat davası yönünden hesaplanan 59.235,11-TL ve manevi tazminat yönünden hesaplanan 6.831,00-TL nisbi karar harcı olmak üzere toplam 66.066,11-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.737,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 62.328,51-TL harcın (davalı ... Sigorta A.Ş'nin 33.788,96 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin kabul red oranına göre 3.595,68 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4,32 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Maddi tazminat yönünden Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 136.072,71-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş 87.897,09-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Maddi tazminat yönünden Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
7-Manevi tazminat yönünden Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Tic. A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 3.310,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.165,20-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
9-Davacı tarafından yatırılan 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 5.850,00-TL ATK fatura bedeli ve 945,00-TL posta giderinden ibaret toplam 16.795,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 16.774,85 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
10-12/11/2024 fatura tarihli ... seri no'lu, 4.650,00-TL ATK fatura ücretinin tahsili için tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile yazı işleri müdürü tarafından 4.644,42 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ve 5,58 TL'sinin davacıdan tahsili için harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
11-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Ulaştırma vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*