T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/338 Esas
KARAR NO:2025/789
DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/06/2024
KARAR TARİHİ:12/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 07/06/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı, davacının Türkiye'de sadece kendisine özgü tasarımı olan mağzasının iç ve dış tasarımlarını yani ticari formlarını ayırt edilemeyecek kadar taklit ettiğine taklit edilen dış cephe unsurları, yazı tipi, yazı boyutu, yazı rengi, arka planda yer alan çizgiler, mermer kaplama"iç cephe unsurları ise, banko ve tezgah yerleşimi, bu tezgahlarda yer alan camların kıvrmlı olması, yer zeminlerinin aynı olması, aydınlatma panelleri ve avizeleri, ürün raflarının kemer şeklinde olması“ gibi unsurlar olduğu ve halk arasında, aynı işletmenin farklı şubesi sanılacak oranda benzerlik gösterebileceği, davacının firmasının müşteri çevresinde kafa karışıklığına yol açacak aynı zamanda davacının oluşturduğu güven ve itibar duygusundan faydalanabileceği, davacının firması olan ... dükkanın tamamlanması ile ... dükkanın restorasyon arasında yaklaşık 1 yıl gibi bir süre bulunduğundan ötürü kopyalanan iç ve dış tasarımlar kötü niyet ile yapıldığı, hatta Davalı şirket davacının tasarım için çalıştığı mimar Sayın ... ile görüşmüş ve aynı eseri kendi mağzasında kullanma talebinde bulunduğu fakat talebin mimarca reddedildiği, davacı tarafından kullanılan özgün tasarımın kötü niyet ile davacı şirket aleyhine haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürülerek haksız rekabetin tespiti ve menine, maddi ve manevi tazminat talebine davacının hak kaybı ve zararın büyümesini engellemek için ihtiyati tedbir kararında,vekalet ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 29/07/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin ileri sürdüğü haksız rekabete dayalı tazminat talebinin hukukta karşılığı olmayacağı çünkü bu talep için bir zarar veya zarar tehlikesi yaratılmış olması gerektiği davalının da kusuru olmadığını söylediği ve bu varsayılan zararın somut kanıtlarla delil olarak dosyada gösterilmediği, haksız rekabette arana diğer ilkerden illiyet bağının dükkan isimlerinin farklı oluşu ve dükkanların yakın konumlarda olmamalarını öne sürerek ayırt edilir olduklarını, eşi benzeri görülmemiş diye bahsettiği tasarmın Türkiyede birçok kuyumcuda daha kullanıldığı ayrıca bahsedilen çoğu benzerliğin aslında gerçek hayatta ayırt edilebilir olduğu, ayrıca Davalı şirketin ... ve çevresinde tanınan ve güvenilir bir kuyumcu olduğu ve zaten hali hazırda bir müşteri çevresi olduğu bunun yüzünden de müşteri çevresi kazancına ihtiyacı olmadığı, mimar ... ile görüşmelerinde ise ne iç ve dış dekarsyon taklit etmek istediğini ne de bunun yönünde bir talimat veya ihtar yapmadığını mimar ... kendi tecrübesi ve bilgisine dayanarak fikir sunması ile dükkan tasarımının gerçekleştiği ve benzeme nedenlerinin ise aynı mimar ile çalışmış olduklarını söyleyerek davanın reddini, yargılama ve vekalet ücretlerinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, İşletmelere ilişkin fotoğraflar,... yapılan ödemeye ilişkin dekont ve yazışmalar, ticari defter ve kayıtları, Tanık, Bilirkişi raporu, Bilirkişi Ek Raporu, Bilirkişi 2. Ek Raporu ve tüm dosya kapsamı.
Mimar bilirkişi ...ve ticaret hukuku alanında uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Teknik yönden yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; Davacı ve davalı işletmelerinin, kuyumculuk sektöründe yer aldığı, farklı bir söylem ile, tarafların aynı alanda tüketiciye hizmet sunduğu, görülmüş olup, her iki işletmede de sunulan/ uygulanan genel konsept ve tasarımlar , ana temada fikirde, sunumda, benzerlikler gösterdiği, birbirini takip ettiği, ayırt edicilik yönünden, işletmelerde kullanılan tüm objeler, tasarımlar bire bir karşılaştırıldığında, gerek iç tasarımın konseptin, gerekse dış tasarım konseptin, detaylarda farklılık gösterse de, genelde, bütünde, tasarımın konseptin, özünde birleştiği, ana fikrinin birbirinin devamı olduğu, ana konsept fikrinin, mantığının, algısının korunduğu, her iki mağazada dükkanda da, ön plana çıkan, hakim olan, genel tasarımdaki ana fikrin kavramın konseptin, bir biri ile örtüştüğü, ortalama tüketici tarafından, detaylardaki farklılığın ilk anda fark edilemeyeceği, ön planda olmayacağı, geride kalacağı, bütüne bakıldığında ise, tarafların kuyumcu Mağazalarında uygulanan, genel konseptin kavramın, tasarımdaki ana fikrin aynı olduğu, bir birinin tekrarı benzeri olarak algılanacağı yorumlanacağı, taraf işletmelerinin kuyumcu sektörü içinde yer aldığı, içinde bulunulan sektör dikkate alındığında, ortalama tüketici tarafından, tarafların mağazalarında, aykırı, özgün bir tasarım olarak anlaşılacak, yorumlanacak herhangi bir hususun mevcut olmadığı, mevcut durum itibari ile, taraf işletmelerinde kullanılan, tüm obje ürün tasarımları ile mağaza, konsept ana fikir oluşumunun, taraflara veya taraflardan birine özgün olduğu yönünde her hangi bir görüş ve kanaate varılmayacağının,
Haksız rekabet hukuku yönünden yapılan değerlendirme neticesinde: Davacı tarafın kendi ticari işletmesinde kullandığı mağaza tasarımının aynısının davalı tarafından kullanıldığını, bu eylemin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürdüğü, somut olaydaki mağaza tasarımının ticari form kapsamında değerlendirileceği, TTK m. 55/1,a-4 uyarınca, emek sarf edilerek oluşturulan unsurlar üzerinde, bunların aynı zamanda ayırt edici hale geldiği durumda onu oluşturan teşebbüsün korunmaya değer haklı bir menfaatinden bahsedilebileceği, ayırt edici nitelik taşımayan ticari formun bent kapsamında korumadan yararlanamayacağı, raporun teknik kısmında, davacı tasarımının özgün olduğu yönünde bir değerlendirme yapılamayacağı sonucuna varıldığı, bu halde ayırt edici ve özgün nitelik taşımayan davacı ticari formun TTK m. 55/1,a-4 kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı ve somut olayda bir haksız rekabetten bahsedilemeyeceği, Mahkememiz aksi kanaatte olunması ve davacı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği sonucuna varılması durumunda davacının maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mimar bilirkişi ...ve ticaret hukuku alanında uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi ek raporuna göre; Teknik yönden huzurdaki dava dosyasının tekrar incelenmesi akabinde, 06.01.2025 Tarihli Kök Raporunda yer verilen ; teknik yönden oluşan görüş ve kanaatleri, dosya içeriğine göre değişikliği gerektiren bir hususa rastlanmaması nedeni ile bilirkişi kök raporunda yer alan görüş ve kanaatler aynen korunduğunu,
Haksız rekabet hukuku yönünden; Bilirkişi raporumuzun teknik kısmında yer alan belirlemeler çerçevesinde, somut olay bakımında bilirkişi kök raporunda yer alan görüş ve kanaatlerden sapılmasını gerektirir farklı bir bilgi veya belgenin mevcut olmadığı bu itibarla kök rapordaki görüş ve kanaatlerin aynen korunduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mimar bilirkişi ...ve ticaret hukuku alanında uzman bilirkişi ...tarafından hazırlanan bilirkişi 2. ek raporuna göre; Bilirkişi kök ve ek raporlarında varılan görüşlerin aynen korunduğu, dosya kapsamındaki belirlemeler çerçevesinde, ayırt edici ve özgün bir nitelikte olmayan ticari formun TTK m. 55/1,a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil etmeyeceği ve yine özgün olmayan ve bu itibarla sahibinin hususiyetini taşıdığından bahsedilemeyecek bu çalışmanın eser olarak nitelendirilemeyeceği, ancak söz konusu mimari projenin eser niteliğinde olup olmadığı ve eğer bir eser söz konusu ise hak ihlali nedeniyle açılacak davalarda görevli Mahkeme FSEK m. 76/1 uyarınca Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri olacağının görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; haksız rekabetin tespiti, men'i ile haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
TTK'nın 54/2' maddesinde ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde ise haksız rekabet sayılan bazı haller, sınırlayıcı olmamak üzere sayılmıştır. Bu nedenle sayılan haller dışındaki eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.
"Zararın ve kusurun ispatı" başlıklı TBK'nın 50. maddesi "(1. fıkra) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2. fıkra) Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklinde düzenlenmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı yana ait Bayrampaşa'da bulunan ... Kuyumculuk mağazasındaki iç ve dış tasarımların davalı yana ait ... tabela unvanlı mağazada kullanıldığı iddiasıyla haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat talepli iş bu dava açılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir bilirkişi kök ve ek raporlarında belirlendiği üzere, Taraf işletmelerinin kuyumcu sektörü içinde yer aldığı, içinde bulunulan sektör dikkate alındığında , ortalama tüketici tarafından , tarafların mağazalarında, aykırı, özgün bir tasarım olarak anlaşılacak, yorumlanacak herhangi bir hususun mevcut olmadığı , her kuyumcunun farklı ilçelerde olup yakınlık teşkil etmediği, mevcut durum itibari ile taraf işletmelerinde kullanılan, tüm obje / ürün tasarımları ile , Mağaza , konsept / ana fikir oluşumunun , taraflara ve / veya , taraflardan birine özgün olduğu, ( yalnız kendine özgü bir niteliği olan, kopya olmayan , ilk kez yapılmış olan, ) yönünde her hangi bir görüş ve kanaate varılmayacağının tespit edildiği, davacı yanın iç ve dış dekorda kullandığı malzemelerin özel tasarım niteliğinde olmadığı, davalı yanın iç dekor, dış dekor ve tabela kullanımının haksız rekabet teşkil etmediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 67,70-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra karar kesinleştiğinde davacı tarafa resen iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/12/2025
Katip ...
e-imza*
Hakim ...
e-imza*