T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/361 Esas
KARAR NO :2025/765
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:25/06/2024
KARAR TARİHİ:03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kurulu bulunduğu adreste personel ve öğrenci servis taşımacılığı işinde faaliyet gösteren ve adına kayıtlı birçok servis aracı bulunan bir firma olduğunu, bu kapsamda, davalı şirketin de içinde bulunduğu bir kısım şirketlerle imzalamış olduğu ve en son 28.12.2023 tarihinde yenilenen sözleşme ile bu firmaların personel taşımacılığı işini üstlendiğini, müvekkili şirketin, sözleşme ile yüklendiği edimlerini bihakkın yerine getirdiğini ve sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde taşımacılığını üstlendiği şirketlerin personel sayısı üzerinden belirlenen ve varılan mutabakat çerçevesinde her bir şirket için ayrı ayrı olmak üzere belli aralıklarla fatura düzenleyip sözleşme mümzisi bu firmalara gönderdiğini, davalı şirketçe önceleri bir kısım düzensiz ödemeler yapıldığını sonrasında ise herhangi bir ödeme yapılmadığını, fatura bedellerinin ısrarlı bir şekilde ödenmemesi üzerine davalı şirketle görüşmeler yapıldığını ve bu görüşmelerden herhangi bir sonuç alınamadığını, bunun üzerine davalı şirket aleyhine, sözleşmede taraflarca yetkili olarak belirlenen .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçlu şirkete tebliğinin hemen akabinde şirket tarafından, yetki sözleşmesi belirlenmesine rağmen icra dairesinin yetkisine hem de herhangi bir borçlarının olmadığından bahisle icra takibine konu alacağa tamamen kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, itiraz sonrası dava şartı arabuluculuk yoluna müracaat edildiğini, yapılan görüşmelerden de herhangi bir sonuç alınamadığını, tüm bu sebeplerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı şirketin bu zamana kadar ki tutum ve davranışları sebebiyle mal kaçırma ihtimalinin çok yüksek olması karşısında müvekkilinin alacağının tehlikeye düşmemesi ve mal kaçırılmasının önlenmesi için uygun teminat ile davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulü ile davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, davalı borçlu şirket aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının alacakları 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan, talep ettiği alacaklarının zamanaşımına uğradığından bu taleplerin reddi gerektiğini, davacı tarafın, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında personel taşımacılığından kaynaklı alacağı olduğu iddiasının yerinde olmadığını, müvekkili şirket ve davacı arasında imzalanan personel taşımacılık sözleşmesi gereğince, davacı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmeden kaynaklı müvekkili şirketin ödeyeceği hiçbir borcu olmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen Taşımacılık Sözleşmesi Madde 3.2 -“Taşıyanın tahsiz edeceği araçların 2010 ve üzeri modelde boya, camlar, iç döşeme ışıklandırma, temiz, yeterli ısıtma kapasitesine sahip vb. yönlerden tamamen mükemmel ve fonksiyonel durumda olacaktır.” gereğince, davacı tarafından tahsis edilen araçların modelleri sözleşmede belirtilen modelden düşük olduğu gibi araç içleri bakımsız, kirli ve yolcu taşınmasına uygun olmadığını, araçlarda yaz/kış ısıtma problemi yaşandığını, sözleşmede belirtilenin aksine personellerin konforu sağlanmadığını, bu sebeple davacı şirketin sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan mutabakat mailleri incelendiğinde, yazışmaların davacı ve müvekkili şirket haricindeki şirketler arasında yapıldığı görüldüğünü, bu sebeple davacının takibe dayanak olarak sunduğu faturaların müvekkili şirketle ilgisi olmayan ve müvekkili şirket haricindeki şirketlerin mail yazışmalarına dayandırıldığı orta olduğunu, davacının açıkça kötü niyetli olarak ortada hiçbir borç mevcut değilken müvekkili şirketin borçlu olduğundan bahisle icra takibine başvurduğunu, müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmadığından hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali davasının esastan reddine, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında alacağın %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, mahkeme masrafı ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalı şirketin 2023-2024 yıllarını içerir BA-BS formları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacı şirketin 2023-2024 yıllarını içerir BA-BS formları, 28.12.2023 tarihli sözleşme, faturalar ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tarafların dava konusu uyuşmazlık üzerinde sulh oldukları, davacı tarafın davasından feragat ettiği, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığı, daha önceki duruşmaların sulh sebebiyle ertelendiği ön inceleme duruşmasının yapılmadığı bu sebeple ön inceleme duruşmasının 03/12/2025 tarihinde tarafların yokluğunda yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili 03/12/2025 tarihli mazeret dilekçesi ile; karşı taraf ile sulh olunmuş olduğunu, karşı vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığını, dosyadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili 03/12/2025 tarihli mazeret dilekçesi ile; karşı taraf ve müvekkili şirketin dosyadan feragat edildiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiştir.
Her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine itirazın iptali davası açılmış ise de; davacının dosyada mevcut vekaletnamesinin incelenmesinde davacı vekilinin feragata ilişkin yetkisinin bulunduğu ve taraflarca feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığı anlaşıldığından, feragat beyanı kesin hükmün sonuçlarını doğuran irade beyanı olduğundan, davaya konu hakkın özüne ilişkin vaki feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Feragat nedeniyle DAVANIN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davadan feragat muhakemenin ilk celsesinde vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte biri olan 205,13-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 9.509,82-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Taraflar karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadığı için bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı.03/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.