T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/375 Esas
KARAR NO :2025/122
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:01/07/2024
KARAR TARİHİ:26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalının kullanımında bulunan ... hizmet numaralı, "... Mahallesi, ... Sokak, No:19/2 K:1 .../İstanbul" adresinde bulunan tüketim noktasında 30.03.2022 tarihinde müvekkil şirket saha ekiplerince kontrol gerçekleştirilmiş olup işbu kontrol neticesinde önceden enerjisi kesilen sayacı kullanıma açmak suretiyle elektrik enerjisi kullandığı tespit edildiğini, izaha çalışılan sebeplerle davalı aleyhine Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenmiş olup daha önce de 03.03.2022 tarihinde yapılan kontroller neticesinde davalı aleyhine H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının tanzim edildiğiniİşbu kaçak kullanım tespit tutanağına istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda 24.02.2022 - 30.03.2022 tarihleri arası 32.174,4 kwh karşılığı 176.278,61-TL kaçak elektrik kullanım faturası düzenlendiğini, davalı adına tanzim edilen işbu faturalar neticesinde davalı borçlu aleyhine yukarıda izah ettiğimiz kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 177.498,93-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderilmiş olup davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, öncelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, davalı/borçlunun .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin, örme ve tekstil işiyle uğraştığını, uzun yıllardır birçok firmaya hizmet verdiğini, piyasada güvenirliğiyle ve hizmet kalitesiyle tanındığını, firmanın yaklaşık 13 yıldır aynı adreste ve aynı tesisat numaralarıyla üretim yaptığını, her ay düzenli olarak faturalarının ödendiğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu işletmesinde ... Örme San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olan 2 adet (...- ...) numaralı elektrik tesisat bulunduğunu, şirket adına kayıtlı ... numaralı tesisattaki kurulu gücü 40 kw iken kurum bu gücü 65 kw kullandığını tespit ettiğini ve güç artırım için ihbarname kâğıdını elektrik panomusunun içerisine güç arttırımı yapılması gerektiğini belirten uyarı kağıtlarını panoya bıraktıklarını, müvekkili şirketin, davacının verdiği sürenin bitmesine son 4 gün kala komşusunun bu ihbarname kağıdını tesadüfen bulup getirmesi üzerine aynı gün şirketin elektrik işlerini yapan ve davacı ile bağlantılı mühendis ...'a evrak teslim edilmek sureti ile hızlı bir şekilde işlemlere başlandığını, acilen projeyi çizdirip hemen kuruma verdirdiğini, yapılan proje teslimden sonra kurumdan ... nolu tesisattan onay beklerken, 18.02.2022 tarihinde, şirket adına kayıtlı olan ... numaralı ve 110 kw sözleşme gücü olan diğer tesisatı davacı kurum yetkilileri aniden kesmeye geldiğini, nedeni sorulduğunda güç aşımı yapıldığı beyan edildiğini, bu durumun kesme ekibinden o gün öğrenildiğini, kurumca elden herhangi bir evrak verilmediğini söylendiği halde enerjiyi kesmek için panoyu açtıklarında 2 adet güç aşımı bilgi kağıdını kendileri de panoyu açtıklarında görüldüğünü, müvekkilinin olaylardan bu şekilde o gün vakıf olunduğunu, müvekkillinin gelen kesme ekibine ihracatçı firmalara üretim yaptığını ve elektrik kesintisi olursa ürünler yetişmeyeceğini ve ihracat malı olması sebebiyle çok büyük reklamasyonlar kesileceğini belirttiğini, buna rağmen enerjiyi kesme yoluna gidildiğini, müvekkillinin kurum anlaşmalı mühendisileri ...’ı aracılığıyla ... numaralı sayaca güç arttırımı çalışmalarına acilen başlandığını, müvekkillinin tüm bu sıkıntılı ve ani gelişen hadiseler karşısında iyiniyetli olarak çözüm aradığını, kurumun ... numaralı tesisattaki 65 kw artırılmasını istemişken müvekkilinin 100 kw güç artırımına giderek sayaçta takılı 37 kw kompresörü ... nolu sayaçtan alıp ... numaralı sayaca aktardığını, bu aktarım esnasında sayacın 185 kw enerji çektiğini ancak hepsinin kayıtlara geçtiğini, asla kaçak enerji kullanılmadığını, sayaç dışı kullanım olmadığını, kurum anlaşmalı firma mühendisinin bu şekilde kullanımın birim fiyatının çok pahalı olacağını belirtmesi üzerine ... numaralı ve 110 kw gücü olan sayaç tamamen devre dışı bırakılarak mühendis eşliğinde bu tesisatın tüm sisteminin ... numaralı sayaca aktarıldığını, müvekkilinin, davacı ile anlaşmalı mühendisi tekrardan gelip kurumun testinden geçen daha büyük akım trafosu takmasına rağmen kurumdan ekip gelerek tutanakla hatalı şekilde tuttuklarını, davacı kurum kullanılan elektriğin kaçak olmadığını enerjinin sayaçtan geçtiğini tespit ettiğini, yalnız proje dışı olması hasebiyle tutanak tutulduğunu, durumun dilekçelerle kuruma bildirildiğini ancak sonuç alınmadığını, bu tutanağa istinaden müvekkili şirkete ... tarafından kaçak elektrik enerjisi tüketimi yaptığını düşündüklerine istinaden haksız şekilde ceza miktarı 339.935,00-TL ve 319.968,62-TL olmak üzere toplamda 659.903,62-TL kaçak enerji kullanımı cezası kesildiğini, her iki faturanın ödeme tarihli 08/04/2022 tarihli olduğunu, 11/04/2022 tarihinde müvekkilinin elektriğinin kesildiğini, bu faturalar açısından ... Ticaret Mahkemesinin ... D.İş ve başkaca bir faturadan ... Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasından tedbir istendiğini ve tedbir kararı verildiğini, devamında elektriği açıldığını, müvekkiline haksız tutanak tutulduğunu, bu tutanağa istinaden ceza faturasının usulsuz bir şekilde aboneliği olmayan şirket müdürü müvekkiline fatura edildiğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirkete ait söz konusu iş yerinde "..." enerji kullanımı veya aboneliği olmadığından ve tüm sayaçların ... Örme San. ve Tic. Ltd. şti adına kayıtlı olduğundan husumet itirazında bulunduklarını, bu konuda Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında karar verildiğini, tüm bu sebeplerle; öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, davanın usul ve esastan reddi ile davacı aleyhine %20 az olmamak kaydı ile icra inkar kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ...Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalının gerçek kişi tacir işletme kaydı bulunmadığına ilişkin müzekkere cevabı,...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalının ... Örme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin %100 ortağı ve müdürü olduğunu ve yıllık gelir vergisi beyannamesi, vergi bildirimi, ayrıntılı bilançoları içerir müzekkere cevabı, ...'tan gelen kaçak elektrik tespit tutanağı, güç aşımı ihbarı, güç aşımı kesme ihbarı, kaçak tahakkuk hesap bülteni, fatura suretlerini içerir müzekkere cevabı ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret İtirazın İptali davasıdır.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır.
Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir:
"MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir."
6100 Sayılı HMK'nın 2. maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde;
"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir.
Somut olayda, eldeki davanın kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı ödenmeyen faturalardan doğan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davalardan olduğu anlaşılmış olup uyuşmazlık konusu TTK’da düzenlenmediğinden mutlak ticari dava niteliğinde değildir, ancak taraflardan her ikisinin de tacir olması halinde, davanın nispi ticari dava olduğu kabul edilecek Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olacaktır. Davacı tarafın tacir olduğu sabitse de davalının celp edilen vergi kayıtlarına göre tacir olmadığı, davanın nisbi ticari dava olması için her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi gerektiğinden somut olayda, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 05/07/2024 tarihli müzekkere cevabında davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının mahkememize bildirildiği ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 08/07/2024 tarihli müzekkere cevabında davalının %100 ortağı ve müdürü olduğu ... vergi numarasında kayıtlı ... Limited Şirketi ...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün mükellefi olduğu, yine ...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 19/12/2024 tarihli müzekkere cevabında mükellefin 26/03/2008 tarihinde... Vergi Dairesinden nakil geldiği ve "Örgü ve Tığ İşi Kumaşların İmalatı (Penye ve Havlı Kumaşlar ile Raschel veya Benzeri Makineler ile Örülen Tül, Perde, vb. Örgü veya Tığ İle Örülmüş Ürünler Dahil)” faaliyetinden dolayı mükellefiyetini tesis ettirdiği ve 31/12/2009 tarihinde mükellefiyetinin diğer terk olarak terkin edildiği anlaşıldığı, ödevlinin mükellefiyetinin bulunduğu dönemlerde Ticari Kazanç elde ettiği, Bilanço Esasına göre defter tuttuğu ve 2009 dönemi Yıllık Gelir Vergisi beyannamesini Bilanço Esasına göre hesaplandığının anlaşıldığı, ancak bu tarihten sonra davalının ticari kazanç elde ettiğine dair kaydın bulunmadığı, davaya konu kaçak elektrik tutanağının 2022 tarihli olduğu, ayrıca ödevlinin ... Vergi Dairesinde 24.09.2019 tarihinden itibaren mükellefiyet kaydı bulunan ...vergi kimlik numaralı ... Örme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu anlaşılmış olup, şirketin hissedarı olmak tek başına kişinin tacir olacağı anlamı taşımayacağı, bu nedenle davalının tacir olmadığı anlaşılmakla; eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, somut olayda; 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanamayacağı ve uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı kuşkusuzdur. Genel görevli mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yargıtay içtihatları, yasal düzenlemeler ve tüm bu açıklamalar uyarınca Mahkememizin görevli olmaması, eldeki davaya ilişkin aksine bir düzenleme bulunmadığından Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olması sebebiyle davanın görev yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır