T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/467 Esas
KARAR NO:2025/588
DAVA:Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ:14/08/2024
KARAR TARİHİ:08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmeleri imzalandığını, söz konusu faturalarda hizmet alım sözleşmesi kapsamında görev yapan ve iş akdi feshedilen dava dışı işçi ... .... İş Mahkemesinde 2019/... Esas sayı ile müvekkili idare aleyhine işçi alacakları talepli dava ikame ettiğini, mahkeme tarafından 2019/... Esas 2021/... Karar sayılı 09/12/2021 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiğini, mahkeme ilamı, .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası ile müvekkili idare aleyhine takibe konulduğunu, idarece ilgili icra dosyasına cebri icra yoluyla 22.568,58-TL ödeme yapıldığını, müvekkili kurum ile her bir davalı arasında imzalanan ihale sözleşmesi ve şartnamelerde söz konusu işçi alacak ve haklarından yüklenici sıfatıyla davalı şirketlerin sorumlu olduğunun belirtildiğini, bu nedenle müvekkili kurumun rücu hak ve yetkisi bulunduğunu, SGK kayıtlarına bakıldığında dava dışı işçinin ilgili şirketlerin işçisi olarak çalıştığı görüleceğini, müvekkili idare tarafından ödenen miktarın davalılardan talep edildiğini ancak sonuç alınamadığını, davalı şirketlerle yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı şirketlerin işçisi olarak çalışan ... isimli işçiye müvekkili tarafından yapılan toplam 22.568,58-TL işçilik alacağı ödemesinden, dava dışı işçinin hizmet alım ihale sözleşmeleri kapsamında işvereni olmaları sebebiyle; müvekkili idare arasındaki sözleşmesi hükümleri, SGK kayıtları ve bu konudaki yargıtay içtihatları doğrultusunda davalı şirketlerin sorumlu olduğunu, bu sebeplerle; davanın kabulüne, davalı şirketlerin işçisine ödenmiş olan 22.568,58-TL'nin müvekkili kurumun ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte çalıştırma sürelerine göre belirlenecek sorumlulukları oranında davalılardan rücûen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin adresinin "..." olduğnu, huzurdaki davanın Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesinin yetki alanına girdiğini, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçi, işyerinin 696 Sayılı KHK kapsamında kamuya devri neticesinde kamuda çalışmaya başladığını, iş akdi de bu şirket nezdinde çalışmaktayken sona erdiğini, dava dışı işçi tarafından kamuya geçiş esnasında 375 Sayılı Kanunun Hükmündeki Kararnamenin geçici 23. maddesinde gereğince, en son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan ettiğini, işçi yazılı başvurusu üzerine 01.04.2018 tarihi itibarıyla davacı nezdinde çalışmaya başladığını, davacı tarafından, Kanunun Hükmündeki Kararnamenin 23. Maddesi uyarınca, daimi işçi kadrosuna geçirildiği 01.04.2018 tarihinden sonraki döneme işçin kıdem tazminatı ödenmesi gerekirken, işçinin önceki çalışmaları için ödeme yapması hatalı olduğunu, davalı idarenin kusurlu davranarak ödediği bedeli iade kapsamında tahsil etmeksizin işe başlatması idarenin takdirinde olduğunu bu alacağı rücu etme imkanı bulunmadığını, kıdem tazminatından sorumluluğun ilgili kamu kurum veya kuruluşlarında olduğunu ve onlar tarafından ödenmesi gerektiği emredici düzenlemelerle hüküm altına alındığını, davacı ile müvekkili arasında ise ihale süresini kapsayan belirli süreli personel temini sözleşmesi imzalandığını, dava dışı işçi de bu kapsamda müvekkili şirket bünyesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, sözleşme müvekkili şirkete işin devamı süresince personelin SGK primleri, vergileri, ücreti, yol, yemek ücreti v.s. gibi düzenli ve sürekli verilen haklarının teslimiyle ilgili sorumluluk verdiğini, feshe bağlı olan kıdem tazminatı gibi ücretlerden müvekkili şirketin bir sorumluluğu olmadığını, müvekkili şirket ihale bedeli kapsamında bu bedellerin karşılığını da almadığını, müvekkili şirket sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, işçinin iş akdi kamu kurumu tarafından sona erdirildiğini, davacı tarafından dava dışı işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğini ancak dava dışı işçiye ödenen bu bedelin karşılığı ihale kapsamında müvekkili şirkete ödenmediğini, müvekkili şirketin karşılığını almadığı bir bedeli davacıya ödemesi, davacının sebepsiz zenginleşmesine, müvekkili şirketin ise zarara uğramasına sebebiyet vereceğini, sözleşme lafzında müvekkili şirkete yalnızca iş ilişkisinin devamı sırasında ödenecek haklar ile ilgili sorumluluk yükletildiğini, davacı tarafından iddia edildiği gibi sözleşme ile tüm sorumluluğun müvekkili şirkete yüklendiği varsayılsa dahi, iş bu sözleşmeler müzakereye açık olarak imzalanmadığından Borçlar Kanunu ve Sözleşmeler hukukunda yer alan genel işlem koşullarının uygulanması gerekeceğini, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden gelen dava dışı işçi ...'e ait hizmet döküm cetveli, iş yeri unvan dökümü, iş yeri tescil bilgileri ve aylık prim ve hizmet belgeleri, ...'den gelen ihale sözleşme ve şartnameleri ile ödeme belgelerini gösterir CD, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kapsamında imzalanan hizmet sözleşmesi sonrasında davacı yan tarafından dava dışı işçi ...'e ödenen kıdem ve ihbar tazminatı bedelinin üst işveren sıfatıyla davalılardan talep edebilip edemeyeceğinden ibaret Alacak davasıdır.
Dava, taraflar arasında hizmet alımına ilişkin yapılan ihale kapsamında imzalanan sözleşme kapsamında çalışan dava dışı işçi ...'e ödenen kıdem ve ihbar tazminat bedelinin davalılardan rücuen tazminatı talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 06/08/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye işten çıkmasına istinaden ödenen kıdem ve ihbar tazminatı bedelinden hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir.
4857 sayılı İş Kanun'unun 2/6 maddesinde, “bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerine sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur" hükmü bulunmaktadır.
İş Mevzuatından Kaynaklı Nitelikle Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişi ... tarafından 05/02/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "T.C. ... İş Mahkemesi ... sayılı kararında net 3.586,73TL kıdem tazminatının, 1.836,38TL ihbar tazminatının davacıdan alınarak dava dışı işçi ...'e verilmesine karar verilmiştir. Hükmedilen alacak kalemlerinin toplam tutarı 3.586,73 + 1.836,38 = 5.423,11TL'dir. T.C. .... İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı icra dosyasına ait tahsil harç makbuzlarında davacı tarafından 848,61TL, 92,20TL, 21.230,00TL, 40TL ödeme yapıldığı görülmektedir. Davacıya İcra Müdürlüğünün 2022/12877E numarasıyla icra yoluyla toplam 22.210,81TL ödeme yapılmıştır. Ödeme tutarı toplam alacak kalemlerine oranlandığında; 22.210,81 / 5.423,11 = 4,09558537444 oranı çıkmaktadır. Toplam ödenen tutar faiz, mahkeme masrafları vb. kapsadığından mahkemece hükmedilen tutarlar bu oran ile çarpılarak hesaplanmıştır. Kıdem Tazminatı: 3.586,73 x 4,09558537444 = 14.689,76 TL, İhbar Tazminatı: 1.836,38 x 4,09558537444 = 7.521,05TL Kıdem Tazminatı Yönünden Hesaplamalar Kıdem Tazminatı için ödenen tutar 14.689,76 TL hesaplanmıştır. ..., 12.02.2009-11.02.2010 tarihleri arasında(365Gün) ... Ltd Şti unvanlı işyerinde, 12.02.2010-11.02.2011 tarihleri arasında(365Gün) ... Hizmetleri A.Ş. unvanlı işyerinde, 12.02.2011-07.06.2011 tarihleri arasında(116Gün) ... Ltd Şti'de çalışma kaydı mevcuttur. ...'ün toplam çalışma süresi 846 gündür. ...'ün davalı firmalarda çalışma süresi oranında kıdem tazminatı sorumluluğu hesaplanmıştır. ... Güvenlikte çalışma süresi 116 gün, ... Güvenlikte 365 gün, ... Güvenlikte 365 gündür.
İhbar Tazminatı Yönünden Hesaplamalar
İhbar Tazminatı alacağından son işveren sorumlu olduğundan ... Güvenlik'in sorumlu olduğu tutar 7.521,05TL'dir.
Davacı vekili ve davalı ... Holdingi A.Ş. vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları doğrultusunda dosyanın ek rapor düzenlenmek üzere tekrar bilirkişiye tevdi edildiği, İş Mevzuatından Kaynaklı Nitelikle Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 12/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; kök raporda yapılan tespitlerin aynısına yer verildiği, herhangi bir değişikliğin mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulması gerektiği de dikkate alınarak her bir davalı açısından sorumluluk miktarları belirlenmiştir. Bilirkişi raporu açık ve ayrıntılı olup, hükme esas alınmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Sözleşmede rücu ve sorumluluk oranları ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığı takdirde işçilik alacak ve tazminatlarının tamamından yükleniciler sorumludur (Yargıtay 6. H.D. 2021/5300 Esas-2022/5935 Karar; Yargıtay 23.H.D. 2017/732 Esas-2020/2372 Karar; 2019/952 Esas-2020/2536 Karar; 2019/1417 Esas-2020/2515 Karar; 2019/782 Esas-2020/1037 Karar sayılı kararları). İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla ve iş davasında taraf olmaları halinde gecikmeden doğan zarardan ayrı bir temerrüt ihtarına gerek olmadan ve ödeme tarihinden itibaren, davalılar tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir (Yargıtay 23. H.D. 2019/296 Esas-2020/340 Karar, 2019/1047 Esas-2020/2188 Karar sayılı kararları)
Dava konusu olayda da, davacı şirket ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak İş Kanun'undan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibari ile müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, İşçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsil sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi taraflara ait olduğu konusunda anlaşma yapabilirler. Borçlar Kanunu 167. maddesinde düzenlenen “aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifa da bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırlabileceği de açıkça belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça dava dışı işçi ...'e ödenen kıdem ve ihbar tazminatının davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkin iş bu davada, asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacaklarının, dava dışı işçilerin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsadığı, dava dışı işçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenlerin sorumluluğunun da sadece kendi dönemi ile sınırlı olması gerektiği, eş söyleyişle tüm işçilik alacaklarından, dava dışı işçilerin çalışmış olduğu alt işverenlerin, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumlu oldukları, somut davada, davacı ile davalılar arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, hizmet alım sözleşmesi kapsamında işçilik alacakları bakımından davalıların sorumluluğunun bulunduğunun kararlaştırıldığı, dosya kapsamında davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, bu durumda her bir davalıya yöneltilen talebin ayrı bir dava konusu olduğu ve her talep yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda dava dışı işçi tarafından ikame edilen işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyalarında hesaplamaya esas alınan dönemler bakımından sorumlu olunan tarih aralıkları ve işçinin bu süreçteki çalışma tarihleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığı ve hesaplanan miktarların denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış olmakla, bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ... Ltd. Şti'nin 9.535,25-TL'den sorumlu olduğu, davalı ... Ltd. Şti'nin 6.337,78-TL'den sorumlu olduğu, davalı ... A.Ş'nin 6.337,78-TL'den sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş, davacı tarafça yapılan ödeme tarihinden itibaren her iki taraf da tacir olmakla avans faizi ile tahsiline karar verilmiş ve davacı tarafça davalılar aleyhine açılan rücuen tazminat davasının kısmen kabulü ile davacının toplam 22.210,81 TL rücuen tazminat alacağından; 9.535,25-TL rücuen tazminat alacağının; 25/08/2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 6.337,78-TL rücuen tazminat alacağının; 25/08/2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 16.337,78-TL rücuen tazminat alacağının; 25/09/2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan rücuen tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
1-)Davacının 9.535,25-TL rücuen tazminat alacağının; 25/08/2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
2-)Davacının 6.337,78-TL rücuen tazminat alacağının; 25/08/2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
3-)Davacının 6.337,78-TL rücuen tazminat alacağının; 25/09/2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
4-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.517,22-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.089,62-TL harcın 467,78-TL'sinin ... Ltd. Şti'den, 310,92-TL'sinin ... Ltd. Şti'den, 310,92-TL'sinin ... A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına,
5-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 60,24-TL'sinin davacıdan davalıdan, geri kalan 3.739,67'nin 1.605,50-TL'sinin ... Ltd. Şti'den, 1.067,13-TL'sinin ... Ltd. Şti'den, 1.067,13-TL'sinin ... A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına,
6-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 22.210,81-TL vekalet ücretinin 9.535,25-TL'sinin ... Ltd. Şti'den, 6.337,78-TL'sinin ... Ltd. Şti'den, 6.337,78-TL'sinin ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine.
7-)Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 357,77-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
8-)Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 855,20-TL harcın 367,14-TL'sinin ... Ltd. Şti'den, 244,03-TL'sinin ... Ltd. Şti'den, 244,03-TL'sinin ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
9-)Davacı tarafından yapılan; 4.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 3.067,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.567,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7.447,04-TL'lik kısmının 3.197,06-TL'sinin ... Ltd. Şti'den, 2.124,99-TL'sinin ... Ltd. Şti'den, 2.124,99-TL'sinin ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
10-)Davacı tarafça yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra karar kesinleştiğinde davacı tarafa resen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda dava değeri itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 08/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır