T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/483 Esas
KARAR NO :2025/759
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:21/08/2024
KARAR TARİHİ:02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında, muhtelif futbol takımlarının müvekkilin işlettiği otelde konaklaması için e-posta yoluyla bir anlaşma yapılmış ve ödemelerin ... ... tarafından yapılacağı kararlaştırıldığını,. Müvekkil, ... takımlarına KDV dahil olarak toplam 245.300 TL tutarında dört fatura kestiğini ve bu faturalar e-fatura sistemiyle davalıya iletildiğini, ancak davalının faturaları ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak davalı tarafça icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, daha sonra, taraflar arasında sulh görüşmeleri yapılmış ve 07.05.2024 tarihli protokolle borcun 290.234,78 TL’nin üç taksitte ödenmesi kararlaştırılmış, ancak ilk taksit dışında ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalının .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin devamına, alacağın tahsili için ihtiyati haciz kararı verilmesini ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, faturanın tek başına akdi ilişkiyi ispatlayamayacağını ve müvekkilinin faturada imzasının bulunmadığı gibi faturanın müvekkile gönderildiği de ispat edilemediğini, davacının borcun kaynağını ve nedenini açıkça belirtmediğini savunarak, davanın usulden reddine, aksi halde haksız ve kötü niyetli davanın esastan reddine, alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine açılan .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı dosyasında davalı tarafça icra dosyasında ödenmeyen bakiye yönünden itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı taraf ile muhtelif futbol takımlarının davacı tarafından işletilen otelde konaklanması için anlaşma sağlandığını, konaklama hizmetinin yerine getirildiğini ancak ... takımlarının konaklama hizmeti için toplamda 4 adet e-fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilmesine rağmen fatura bedellerinin ödenmediğini, 07.05.2024 tarihli protokol ile davaya konu icra dosyasının tahsiline yönelik karşılıklı mutabakata varıldığını, 100.000 TL ilk taksidin 21.05.2024 tarihinde ödendiğini, icra dosyasına haricen tahsil bildirimi yapıldığını ancak protokolde belirtilen vade tarihleri gelmesine rağmen ilk taksit dışında davacı şirkete ödeme yapılmadığını belirterek bu nedenle .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı dosyasında davalı tarafça icra dosyasında ödenmeyen bakiye yönünden itirazın iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, taraflar arasında akdi ilişkinin bulunmadığını, faturanın tek başına alacağın varlığını ispat etmeye yeterli olmadığını belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 22/08/2024 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, kararın davacı tarafça istinaf edildiği ve istinaf incelemesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 09/10/2024 tarihli 2024/1443 E. 2024/1280 K. Sayılı kararı ile; davacı şirketin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257. maddesi uyarınca kabulü ile 187.731,71 TL'nin % 15'i oranında hesap edilen 28.159,75 TL teminat tutarı, davacı tarafça nakit olarak yatırıldığında yada kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edildiğinde 187.731,71 TL alacakla sınırlı olmak kaydıyla davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verildiği, davacı tarafça teminatın yatırıldığı ve ihtiyati haciz kararının uygulandığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafın icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazın; dava konusu alacağın para alacağından kaynaklı olması ve HMK 10 ve TBK 89 maddeleri gereğince davacı/alacaklının yerleşim yeri icra dairesi de yetkili olduğundan reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
.... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 245.300,00 TL borcun ödenmesi amacıyla 07/03/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 17/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 14/03/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 05/07/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını Mahkememizce belirlenen inceleme gününde sunması için ihtaratın yapıldığı ancak davalının ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi tarafından 27/01/2025 tarihli düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip ettiği, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu olan dört fatura, davacının ticari defterlerinde "120 hesap kodu" altında kaydedilmiştir. takip tarihi (07.03.2024) itibarıyla davacının davalıdan 245.300,00 TL alacağı olduğu belirlenmiştir. Daha sonra, davalı 21.05.2024 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yapmış ve bu ödeme, 16.08.2024 tarihli icra kapak hesabında yer alan 38.795,00 TL vekalet ücretine mahsup edildikten sonra, 61.205,00 TL olarak cari hesaba işlenmiş olup, 24.05.2024 ekstre bitim tarihi itibariyle davacının davalıdan kalan cari hesap alacağı 184.095,00 TL olarak tespit edildiği, davalı yan 09.12.2024 günü saat 14:10'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış olup ticari defter ve belge ibraz etmediği, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların E-Fatura olarak düzenlendiği görülmekle, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında konaklama hizmetine dair olduğu ve faturaların alt kısmında rezervasyon bilgilerinin yer aldığı, söz konusu faturaların tamamının davacının ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu tespit edilmiştir. Faturaların davalıya teslimine ilişkin herhangi bir belge sunulmamış olmakla birlikte, davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...arasında 07.05.2024 tarihinde akdedilen Sulh ve İbra Protokolü'nde, davalının ana para borcunu 3 taksit halinde ödeyeceğine dair taahhütte bulunduğu ve ilk taksit olarak 100.000,00 TL ödendiği göz önüne alındığında, takibe konu faturaların davalının bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu kanaatine varıldığı, neticeten rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturalardan kaynaklı takip tarihi (07.03.2024) itibarıyla davacının davalıdan 245.300,00 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, akabinde davalı yan takipten sonra 21.05.2024 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yapmış ve bu ödeme, 16.08.2024 tarihli icra kapak hesabında yer alan 38.795,00 TL vekalet ücretine mahsup edildikten sonra, 61.205,00 TL olarak cari hesaba işlenmiş olup, 24.05.2024 ekstre bitim tarihi itibariyle davacının davalıdan 184.095,00 TL cari hesap bakiye alacaklı olacağı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Davalı tarafından icra takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan kısmi ödemenin, TBK 100. maddesi gereğince icra vekalet ücreti, icra masrafları, ödeme tarihine göre alınan icra tahsil harcı ve takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen faizin hesap edilerek öncelikle icra takibinin ferilerinden mahsup edilerek davacının talep edebileceği alacak miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiği, Mali Müşavir Bilirkişi tarafından 24/07/2025 tarihli düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre; "Davalı tarafından 21.05.2024 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yapılmış olup Mahkemeniz ara kararı boyutunda davalı tarafından yapılan ödemenin öncelikle icra ve feri masrafların mahsup edilerek yapılan hesaplamada, davacının dava tarihi (21.08.2024) itibariyle davalı yandan 188.852,84 TL bakiye alacaklı olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken itiraza konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak, dava açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle duran takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşeceğine göre gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar olmayacaktır. Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenen miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yarar yoktur. (Yargıtay HGK'nın 2017/11-80 Esas, 2017/889 Karar sayılı ve 03/05/2017 tarihli; 2011/19-532 Esas, 2011/640 Karar sayılı ve 19/10/2011 tarihli; 2011/13-29 Esas, 2011/56 Karar sayılı ve 09/02/2011 tarihli kararları) İcra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK'nın 100. maddesine göre, yapılan kısmi ödemelerin öncelikle takipten önce ki işlemiş faiz +takipten ödemeye kadar işleyecek faiz, icra vekalet ücreti, harç ve takip masraflarına mahsup edilmesi gerekir.
Somut olayda; sunulan e-faturalar, ödeme talimatları, taraflar arasında yapılan mail yazışmaları (konaklama yapacak kişilere, ne tür oda tahsis edileceği ve hangi hizmetlerin verileceğine, bedele yönelik bir kısım yazışmalar), taraflar arasında düzenlenen protokol icra takip tarihinden sonra yapılan kısmi ödeme, davacının ticari defter ve kayıtlarına faturaları ve alacak tutarını kaydettiği dikkate alındığında fatura konusu hizmetin davacı tarafından verildiği Mahkememizce kabul edilmiştir.
Dava dilekçesinde kalan 187.731,72-TL alacak miktarı için itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Yukarıda belirtilen Yargıtay HGK kararında ilkeleri belirlendiği üzerine dava tarihi itibariyle kısmen ödenen alacak için de itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığından kısmi ödemelerden sonra dava tarihi itibariyle kalan alacağın TBK'nın 100 maddesi uyarınca hesabı gerekmektedir. Mahkememizce bilirkişiden TBK nın 100 madde uyarınca hesaplama yapılması istenilmiş olup düzenlenen bilirkişi ek raporunda TBK 100 maddesi uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davacının dava tarihi itibariyle 188.852,84 TL bakiye alacaklı olduğu tespit edildiğinden düzenlenen bilirkişi ek raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınarak ve davacının talebi ile bağlı kalınarak davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasındaki; borçlu davalı tarafından 187.731,72 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalı yönünden belirtilen miktar yönünden dava (21/08/2024) tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte kaldığı yerden devamına, asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın (187.731,72-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- a.) Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasındaki; borçlu davalı tarafından 187.731,72 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin borçlu davalı yönünden belirtilen miktar yönünden dava (21/08/2024) tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte kaldığı yerden devamına,
b.)Asıl alacağın (187.731,72-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 12.823,95-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan 3.205,99-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 9.617,96-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ve 3.205,99-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.633,59-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 147,00-TL posta giderinden ibaret toplam 5.147,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan teminatın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
8-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya re'sen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/12/2025
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*