T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/499 Esas
KARAR NO :2025/258
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/08/2024
KARAR TARİHİ:29/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili yapmış olduğu hizmet gereği davalı şirketten ... no lu 36.550,50 TL bedelli, ... no'lu 46.374,00 TL bedelli, ... no'lu 41.300,00 TL bedelli faturalara istinaden alacaklı olduğunu, davalı tarafça ödeme yapılmadığını, buna istinaden davalı şirket aleyhine .... İcra Dairesi ... Esas esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu beyan ederek; davalının .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun itirazının kötü niyetli olarak yapmasından dolayı, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER: .... Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, davacının 2023 yılına ait ticari defter ve kayıtları, .... Noterliğinin 22/07/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturadan kaynaklanan alacak nedeniyle İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf dava dilekçesi ile müvekkili tarafından verilen hizmet gereği hazırlanan video/filmin hala kullanılmakta olduğunu, alınan mal ve hizmete karşı düzenlenen faturalar ile birlikte ödeme emrinin davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı tarafın borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa usul ve yasaya uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş ve davayı inkar etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 23/11/2023 tarihli arabuluculuk son oturum tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 124.224,00 TL borcun ödenmesi amacıyla 25/09/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 01/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 05/10/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını Mahkememizce belirlenen inceleme gününde sunması için öninceleme duruşmasında ihtaratın yapıldığı ancak belirlenen inceleme gününde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığından ticari defter ve kayıtlarına dayanmaktan vazgeçtiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından 30/01/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre;" Davalının, 6102 sayılı kanun uyarınca tutulması zorunlu olan 2023 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla mevcut haliyle davalının 2023 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip ettiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu 21.06.2023 tarihli ... numaralı 36.550,00 TL tutarlı fatura yevmiye defterinin ... yevmiye maddesinde, 06.04.2023 tarihli ... numaralı 1.300,00 TL tutarlı fatura yevmiye defterinin 00115 yevmiye maddesinde ve 12.05.2023 tarihli ... numaralı 46.374,00 TL tutarlı fatura yevmiye defterinin ... yevmiye maddesinde kayıtlı olup takibe konu faturalardan kaynaklı, davacının davalıdan takip tarihi (25.09.2023) itibarıyla toplam 124.224,00 TL alacaklı olduğu, davalı yan 09.12.2024 günü saat 14:05'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış olup ticari defter ve belge ibraz etmediği, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların e-fatura olarak düzenlendiği görülmekle, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında verilen ışık kiralama bedeli muhteviyatında düzenlenmiş olup faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların davalı yana teslimine ilişkin herhangi bir belge sunulmasa da faturalar üzerlerinde "e-irsaliye yerine geçer." ibaresinin yer aldığı görüldüğü, takibe konu edilen faturalara karşılık davalının takipten önce somut bir itirazı görülmediği, öte yandan davalı tarafından düzenlenen herhangi bir iade faturası da görülmediği, bu bağlamda takibe konu düzenlenen tüm faturaların davalı yanın bilgisi dahilinde olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 21.06.2023 tarihli, ... numaralı, 36.550,00 TL tutarındaki faturanın vade farkı bedeline ilişkin olduğu görülmekle birlikte, taraflar arasında vade farkı uygulanabileceğine dair yazılı bir anlaşmanın dosyada bulunmadığı, ayrıca davacının daha önce düzenlediği başka bir vade farkı faturasının da olmadığının tespit edildiği ayrıca söz konusu faturada vade farkı hesaplamasına dair herhangi bir bilginin yer almadığı görülmüş olup, faturanın kabul edilip edilmeyeceği konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu, neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu 21.06.2023 tarihli ... numaralı 36.550,00 TL tutarlı, 06.04.2023 tarihli ... numaralı 41.300,00 TL tutarlı fatura ve 12.05.2023 tarihli ... numaralı 46.374,00 TL tutarlı faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup davacı kendi defterlerinde bu faturalardan kaynaklı davacı yanın takip tarihi (25.09.2023) itibarıyla toplam 124.224,00 TL alacaklı olduğu," şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ışık kiralama hizmetine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacının faturalara dayalı alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacının alacağına dayanak olan 12/05/2023 tarihli ... numaralı 46.374,00 TL tutarlı ve 06/04/2023 tarihli ... numaralı 41.300,00 TL tutarlı faturaların e-fatura niteliğinde olduğu, ve faturaların davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafça faturalara itiraz olmadığı, faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, söz konusu faturalarda taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında düzenlendiği, faturaların alt kısımlarında “irsaliye yerine geçer.” ibaresinin yer aldığı görülmekle davacı tarafça ispat yükünün yerine getirildiği, davalının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği gibi borcun bulunmadığı ve borcun ödendiği hususunda ispata yarar delil de ibraz edemediği anlaşılmıştır. Ancak, 21/06/2023 tarihli ... numaralı 36.550,00 TL tutarlı vade farkına ilişkin olarak düzenlenmiş olan fatura yönünden taraflar arasında davacı tarafından davalıdan zamanında ödenmeyen fatura için vade farkı talebinde bulunulabileceğine dair bir düzenleme olmadığı gibi, taraflar arasında süregelen ticari ilişkide defter kayıtlarına göre böyle bir uygulama ile teamülün oluştuğu da davacı tarafından kanıtlanamamış olduğu anlaşılmakla bu faturaya ilişkin ispat yükünün davacı tarafından yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Bu haliyle davacı tarafın takip konusu faturalardan dolayı davalı taraftan kısmen alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla bu hususta hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda yapılan tespit hükme esas alınarak davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında dava konusu faturalardan kaynaklı olarak 87.674,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 87.674,00 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin 87.674,00 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine hükmolunan asıl alacağın %20'si(17.534,80-TL) oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine karar verilmiştir.
Davalının kötü niyet tazminatı talebi yönünden; İcra ve İflas Kanunun 72. maddesinin 5.fıkrasına göre; “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davacı, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.Bu nedenle kötüniyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş ve oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 87.674,00 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 87.674,00 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si(17.534,80-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
c) Davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 5.989,01-TL harçtan daha önceden ödenen 1.500,32-TL peşin harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.488,69-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin kabul red oranına göre 2.202,01-TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 917,99-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ve 1.500,32-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.927,92-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 54,50-TL posta giderinden ibaret toplam 5.054,50-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 3.567,46-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 29/04/2025
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*