T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/5 Esas
KARAR NO :2025/167
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/01/2024
KARAR TARİHİ:21/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 02/01/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete olan borçlarının ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış ancak davalı şirketlerin borca itiraz etmesi sebebi ile takip durduğunu, davacı şirket ile davalı şirketlerin oluşturduğu ... İnş. A.Ş.-... Taş. İnş. Enr. Gıda Tem. İth. İhr. Tic. ve San. A.Ş. İş Ortaklığı arasında ...” adresinde bulunan ... 3000 Kişilik Öğrenci Yurt Kompleksi projesi için 18 adet asansörün müvekkil şirketi tarafından temin, montaj ve teslimi hususunda 2014 yürürlük tarihli Satış Sözleşmesi, ...” adresinde bulunan ... 3000 Kişilik Öğrenci Yurt Kompleksi projesinde mevcut 18 adet asansörün servis ve bakımı hususunda 21.09.2022 yürürlük tarihli Temel Bakım Sözleşmesi ve Temel Arıza Hizmet Protokolü imzalandığını, davacı şirket, ilgili sözleşme ile üstlendiği asansörlerin temini, montajı ve teslimine ilişkin yükümlülüklerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmiş ve asansörleri davalı tarafa teslim ettiğini, söz konusu asansörlere ilgili Kurumlardan yeşil etiket belgeleri ile ilgili Belediye'den ruhsatları da alındığını, asansör kabul tutanağından da açıkça görüleceği üzere davacı şirket, 29.09.2020 yürürlük tarihli satış sözleşmesinde bulunan tüm yükümlülüklerini sözleşmeye uygun yerine getirmiş ve asansörleri davalı tarafa teslim ettiğini, davalılar, bu sözleşmeden doğan bakiye 361.353,55 TL'yi ödemediğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar vekili tarafından sunulan 01/02/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlü olduğunu, taraflardan birinin sözleşme ile yüklendiği unsurları yerine getirmemiş olması sözleşmeye uyulmadığını ortaya koyduğunu, davalı şirketler davalı şirket ile imzaladıkları sözleşme gereğince yükümlülüklerini tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, yapım İşleri Geçici Kabul Tutanağında davacı şirket tarafından yüklenilen işlerin eksik ve kusurlu olarak yapıldığı tutanak ile tespit edilmiş ve tutanak da belirtilen eksik ve kusurlu işlerin yapılması için davalı iş ortaklığına 16-09-2022 tarihine kadar süre verildiğini, geçici kabul tutanağında belirtilen eksikliklerin tamamlanması için davalı iş ortaklığı tarafından davacı şirket ihbar edilmiş ve yüklenilen işin sözleşme, şartname ve geçici kabul komisyonu tarafından belirtilen eksikliklerin giderilmesi istendiğini, ancak davacı şirket bu hususta yükümlülüklerini yerine getirmemiş eksik ve kusurlu işlerini tamamlamadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin İşin Teslim Süreleri Başlıklı 3-6. Maddesi "Yüklenici işi, iş programında belirlenen süreye uygun olarak bitirmeyi, sözleşmeye uygun olarak bitirmeyi, sözleşmeye uygun olarak monte etmeyi, işler vaziyette işverene teslim etmeyi kabul ve taahhüt eder.” demekte olup davalılar sözleşme ile yükümlendikleri hususlarda üstlerine düşeni tamamıyla yerine getirmesine rağmen davalı üstlendiği işleri eksik ifa etmiş, müvekkillerin her türlü uyarısına rağmen eksik ifa edilen işleri fen, sanat ve sözleşmeye uygun yapmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, satış sözleşmesi, ihtarname cevabı, yapım işleri geçici kabul tutanağı, asansör periyodik kontrol raporu, asansör teslim tutanağı, temel bakım sözleşmesi, kabin onay formu, asansör tescil belgesi, ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlular hakkında 29/09/2023 tarihinde 362.533,55TL sözleşmeden kaynaklı asıl alacak ve 3.575,67TL işlemiş faizin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ edildiği, davalı borçluların süresi içinde (02/10/2023) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 02/10/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Kesin Kabul tutanağı eki Artış-Azalış listesinde tespit edilen 189.909,54 TL tutara neden olan malzeme ve işçiliğin davacı tarafından giderildiğine dair dava dosyasına davacı tarafından belge sunulmamış olması nazara alındığında yukarıda "1-A" maddesinde yazılı davacının davalı yevmiye kayıtlarına göre bakiye alacak tutarı olan 361.353,55 TL den İhale makamınca düzenlenen azalış tutarı 189,909,54 TL düşüldüğünde davacının bakiye alacağının; 361.353,55 - 189.909,54 = 171.444,01 TL olarak gerçekleştiği. Davalılar tarafından davacıya söz konusu faturadan ötürür bir ödeme yapılmadığı. Davalıya ait 2022 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresinde yaptırılmış olması nedeniyle 6100 Sayılı HMUK 222. Maddesi 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 64-65 Maddeleri ile 213 Sayılı Vergi Usul Kanun Mevzuatı hükümlerine uygun olarak ibraz edilen Ticari defter ve eki belgelerin Yasal mevzuat ve Yargıtay yerleşmiş kararlarına göre Kesin Delil Olarak kabul edilebileceği. İhale makamının Kesin Kabul tutanağında eksik işler nedeniyle belirttiği tutar ve davalı tarafından yukarıda yazılı cevabi ihtarnamesinde belirttiği hususlar bir arada değerlendirildiğinde davacı taraf her ne kadar akdi % 24,75 oranındaki faiz talebinde bulunmaktaysa da kesinleşen bir ödeme mevcut olmadığından , talep edilen alacaktan bir kısmının eksik-arızalı iş nedeniyle alacak tutarından indirilmesi göz önüne alındığından uygulanacak faiz oranının % 9 Kanuni Faiz olacağının düşünüldüğü. Davacının talep ettiği % 20 ' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi hususunun sayın mahkemenin takdirinde bulunduğu..." görüş ve kanaatini bildirmiştir
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Dosya içeriğinden bulunan bilgi ve belgelerin incelemesi ile 24/05/2024 tarihinde dava konusu asansörlerin bilirkişi heyeti tarafından yerinde incelenmesi sır ıda 29.09.2020 tarihli Asans leşmesi dava konusu asansörlerde mekanik-elektrik-inşaat açısından herhangi bir eksik bulunmadığı..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve ticari ilişki kapsamında davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı oluşan alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2022 yılında E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, davacı, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2022 yılında E- Defter kullanıcısı olup, 2022 yılında tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ilgili yıllara ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip ettiği, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesaba konu faturalar bu hesap üzerinden işlenmiştir. Tüm faturalar ve ödemeler davacının ticari defterlerinde 120 hesap kodu altında kaydedilmiş olup, bu fatura ve ödemelerden kaynaklanan alacaklar nedeniyle, davacının davalıdan takip tarihi (29.09.2023) itibarıyla toplam 362.533,55 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalı ... İnş. A.Ş.-... Taş. İnş. Enr. Gıda Tem. İth. İhr. Tic. ve San. A.Ş. İş Ortaklığı'nın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için Mahkemece yazılan talimat yazısı neticesinde, aldırılan 12.08.2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; “..Yukarıda da görüldüğü üzere Gelir/Kurumlar Vergisi Stopajı ve KDV Tevkifatı sonrası davacının kalan bakiye alacağının 361.353,55 TL olduğu, Kesin Kabul tutanağı eki Artış-Azalış listesinde tespit edilen 189.909,54 TL tutara neden olan malzeme ve işçiliğin davacı tarafından giderildiğine dair dava dosyasına davacı tarafından belge sunulmamış olması nazara alındığında yukarıda "1-A" maddesinde yazılı davacının davalı yevmiye kayıtlarına göre bakiye alacak tutarı olan 361.353,55 TL den İhale makamınca düzenlenen azalış tutarı 189,909,54 TL düşüldüğünde davacının bakiye alacağının; 361.353,55 - 189.909,54 - 171.444,01 TL olarak gerçekleştiği...” şeklinde tespit yapıldığı, Tarafların incelenen ticari defterlerinde takip tarihi (29.09.2023) itibarıyla davacı yanın 362.533,55 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olmasına karşın davalı kendi ticari defterlerinde davacı yana 361.353,55 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu, buna göre cari hesap farklılığının (362.533,55 TL + 361.353,55 TL) = 1.180,00 TL olduğu, Taraflar arasındaki cari hesap farklılığının, davacı yan tarafından davalı taraf muhatap alınarak düzenlenen 25.11.2022 tarihli ... numaralı 590,00 TL bedelli ve 25.11.2022 tarihli ... numaralı 590,00 TL bedelli fatura olmak üzere toplamda 1.180,00 TL tutarlı faturanın davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından kaynaklandığı, Davacı yan tarafından davalı adına tanzim edilen cari hesap farklılığına konu faturaların E-fatura sistemi üzerinden usulüne uygun olarak düzenlendiği görülmekle, Davacı tarafa ait ihtilaflı faturaların, davacının ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, ancak davalının ticari defterlerinde bu faturaların kayıtlı olmadığı, söz konusu faturaların, mesai saati bedeli üzerinden düzenlendiği ve faturaların alt kısmında “arıza müdahale bedeli” şeklinde bir açıklamanın bulunduğu görüldüğü, Taraflar arasında imzalanan 21.09.2022 tarihli Temel Arıza Hizmet Protokolü'nde, “..(Mesai saatleri Pazartesi - Cuma 08:30/18:00) çalışma günleri ve mesai saatleri dışında arıza müdahale talep edilmesi halinde Müşteriye 400,00 TL + KDV fatura edilecektir...” hükmünün yer aldığı anlaşıldığı, Bu kapsamda, ihtilaflı faturaların davalıya teslimine dair somut bir belge sunulmamış olsa da, faturaların alt kısmında “e-arşiv izni kapsamında elektronik ortamda iletilmiştir.” ibaresinin bulunduğu, ayrıca, davalı tarafın, takip öncesinde bu faturalara karşı yasal süre içerisinde herhangi bir somut itirazda bulunmadığı, sonuç olarak, tüm bu değerlendirmeler ışığında, cari hesap farklılığına konu olan faturaların kabul edilip edilmeyeceği hususunda nihai karar Sayın Mahkemenin takdirine bırakıldığı, Neticeten, rapor içeriğinde yapılan incelemeler doğrultusunda, davacı tarafça davalı adına düzenlenen ve cari hesap farklılığına konu olan 25.11.2022 tarihli ... numaralı 590,00 TL bedelli ve 25.11.2022 tarihli ... numaralı 590,00 TL bedelli faturaların kabul edilmesi durumunda, davacı yanın takip tarihi (29.09.2023) itibariyle davalı yandan 362.533,55 TL asıl ve 5.721,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 368.254,63 TL alacaklı olacağı..." görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz davanın konusu nedeniyle görevli ve taraflar tacir olduğundan yetki sözleşmesi (HMK 17) gereği yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki asansör satış, montaj sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçlulara 0 tebliğ edilmiştir. Davalı borçlular yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Eser sözleşmesini düzenleyen TBK'nın 470. maddesi uyarınca yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmeyi; iş sahibinin edimi ise, karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesidir.
Eser sözleşmelerini, diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli hususlardan birisi de sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Burada, vekâlet akdindeki gibi sonuç taahhüt edilmeksizin sadece bir işin görülmesi taahhüdü bulunmamakta, bir eserin-sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu borcun altına giren taraf, yani yüklenici, BK'nun 356/1 (TBK'nın 471/1) maddesi ve işin mahiyeti gereği, işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınması anlamını taşır.
Eser, yüklenicinin sanat ve beceriyi gerektiren, bir emek sarfı ile gerçekleştirilen sonuçtur. Yüklenicinin eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmesi, davalı yüklenicinin hem sadakat hem de özen borcunu kapsar. Burada belli bir sonucun ortaya çıkması amaçlanır. Meydana getirilen eserin iş sahibinin beklentisini karşılamaması halinde ise, sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulmuş olur. Bu bakımdan eserin fen ve sanat kurallarına uygun, iş sahibinin beklentilerini karşılar özellikleri taşıması aranır. Aksi halde eserin ayıplı olduğu kabul edilir. Ayıplı eseri meydana getiren yüklenici ise, ortaya çıkan ayıp ve eksiklerden sadakat ve özen borcu nedeniyle sorumludur. Yüklenici, hangi yöntemi kullanırsa kullansın eserin ayıpsız olarak ortaya çıkması gerekmekte olup, diğer bir deyişle eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir.
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.
TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu,TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler uyarınca gerek açık ayıp ve gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay (Kapatılan) 15. H.D., 19.06.2014 gün, 2013/4976 E., 2014/4282 K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Türk Ticaret Kanunun 23 maddesinde: Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; 29/09/2020 tarihinde taraflarca imzalanan asansör satış, montaj ve 21/09/2022 tarihli bakım sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden doğan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, taraflar arasında 29/09/2020 tarihinde asansör satış, montaj sözleşmesi ile 21/09/2022 tarihli bakım sözleşmesi imzalandığı, davacı ve davalı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davalı defterlerine göre; davacının kalan bakiye alacağının 361.353,55TL olduğu, Kesin Kabul tutanağı eki Artış-Azalış listesinde tespit edilen 189.909,54 TL tutar düşüldüğünde davacının bakiye alacağının 171.444,01 TL olduğu tespit edildiği, davacı defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi (29.09.2023) itibarıyla toplam 362.533,55 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği görülmüş olup taraflar arasındaki montaj sözleşmesi gereğince işin eksik, kusurlu olup olmadığı noktasında talimat yolu ile rapor alınmış olup alınan bilirkişi raporu ile dava konusu asansörlerde mekanik-elektrik-inşaat açısından herhangi bir eksik, ayıp bulunmadığı tespit edilmiş olup savunmada belirtilen 22/06/2022 tarihli tutanağın incelenmesinde ise davacı tarafından yapılan asansör işi yönünden açık bir ayıp ve kusur tespiti yapılmadığı, 16. Maddesinde proje ve şartnameye uymayan kalemlerinin YİGŞ 23 maddesi kapsamında değerlendirilmesi şeklinde bir ibarenin bulunduğu ancak alınan bilirkişi raporu ile asansörlerin proje ve şartnamelere uygun olduğu tespit edilmiş ayrıca davacı şirket tarafından davalı şirkete arıza müdahale bedeli açıklamalı e-faturaları düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturayı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, davalı şirketin TTK'nun 21/2. Maddesi uyarınca yasal süre içerisinde iade veya itiraz etmediği ve fatura içeriğinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu, alınan bilirkişi raporu ile asansörün ayıpsız ve eksiksiz bir şekilde çalışır halde teslim edilip bakımları yapıldığı anlaşılmakla davalıların, davacıya 362.533,55TL asıl alacak ve 3.575,67TL işlemiş faiz yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,
2-Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 72.270,71TL icra inkar tazminatının davalılardan* alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 25.008,92-TL harçtan peşin olarak alınan 4.421,69-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.587,23-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı, peşin harç, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 59.603,99TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereği hesaplanan 58.577,47-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 21/03/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı