T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/503 Esas
KARAR NO :2025/238
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03/09/2024
KARAR TARİHİ:24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 03/09/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, yapı kimyasalları ile inşaat ve endüstriyel imalat sektörlerinde kullanılan muhtelif yapıştırıcıların üretim ve ticareti ile iştigal ettiğini, müvekkilinin, ticari ilişki kapsamında davalıya ürünler satmışsa da, davalı bu ürünlerin bedelini ödenmemiş olduğundan, müvekkiline 3.216.167,30 TL borcu kaldığını, bu tutardan ödeme için verdiği çek ayrıca icraya konulduğu için bakiye 1.966.167,30 TL açık hesap alacağı bulunduğunu, TTK’nın 21/2. hükmü ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olduğunu, süresinde itiraz edilmemekle içeriğindeki hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine teşkil ettiği düzenlendiğini, faturaya itirazın, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılması gerektiğini, davalının işbu faturaya yasal süresi içinde itiraz etmeyerek, TTK’nın 21/2 hükmü gereği içeriği kabul etmiş sayıldığını, davanın gereksiz yere uzamaması için faize itirazı kabul etiklerini; itirazın ana para yönünden iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerden dolayı; davalı/borçlunun yukarıda belirtilen icra dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın anapara yönünden iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin ve arabuluculuk yasal vekalet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
Davalı vekili duruşmada; "Davanın reddini talep ederiz, karşı tarafın icra inkar tazminatına yükletilmesini talep ediyoruz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER : .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası, Faturalar, İrsaliyeler Cari Hesap Ekstresi, Ticari defter ve kayıtlar, Vergi Dairesi kayıtları, Arabuluculuk son tutanağı, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlu Fehmi Kinin aleyhine fatura ve cari hesaptan kaynaklı 1.966.167,30-TL asıl alacak, 11.150,59-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.977.317,89-TL alacağa ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına kararı verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ...tarafından hazırlanan tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin 2021-2022-2023-2024 (11. Ay) yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalı şirketin dosya kapsamına evrak sunmadığından ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığını, davacı şirketin ticari defterlerinde Davalı şirketten 31.12.2024 tarihine kadar 9.577.286,55 TL alacaklı olduğu, Davacı şirket ticari defterlerinde Davalı şirketten 23.07.2023 icra tarihine kadar 3.105.096,55 TL alacaklı olduğu, ancak Davacı şirket 1.966.167,30 TL tutarında kısmi alacak başlattığı, davacı şirketin davalı şirketten 1.966.167,30 TL tutarında alacak talebinin yerinde olduğu ancak bu alacak talebini oluşturan faturalardan kaynaklı işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varmışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davacı tarafça davalı ile aralarındaki ticari alım satım ilişkisinden kaynaklı açık hesap alacağının davalı yandan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf müvekkil ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya satılan ve teslim edilen ürün bedelleri davalı tarafından ödenmediğinden, ürün bedellerinden kaynaklı alacağa ilişkin başlattıkları icra takibinde asıl alacağa yönelik borçlu davalı yönünden yapılan haksız itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş ve son celse duruşmaya katılan davalı vekili davanın reddini ve davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava konusu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlu... aleyhine fatura ve cari hesaptan kaynaklı 1.966.167,30-TL asıl alacak, 11.150,59-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.977.317,89-TL alacağa ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına kararı verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisi kapsamında açık hesap alacağından kaynaklı, davacının davalı tarafa sattığı ürünlerden dolayı alacaklı olup olmadığı varsa alacak miktarı hususundan kaynaklıdır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 16/08/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların görüşme sonrası anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan Mali Müşavir Bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; Davacı şirketin 2021-2022-2023-2024 (11. Ay) yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalı şirketin dosya kapsamına evrak sunmadığından ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığını, davacı şirketin ticari defterlerinde Davalı şirketten 31.12.2024 tarihine kadar 9.577.286,55 TL alacaklı olduğu, Davacı şirket ticari defterlerinde Davalı şirketten 23.07.2023 icra tarihine kadar 3.105.096,55 TL alacaklı olduğu, ancak Davacı şirket 1.966.167,30 TL tutarında kısmi alacak başlattığı, davacı şirketin davalı şirketten 1.966.167,30 TL tutarında alacak talebinin yerinde olduğu ancak bu alacak talebini oluşturan faturalardan kaynaklı işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip, bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek, hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme, cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Somut olayda, taraflar arasında açık hesap ilişkisi mevcuttur. Açık hesap ilişkisi, önceki borçların tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın, hesaplaşma yaptıkları anlaşılmakla, taraflar arasındaki hukuku ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2018 tarih, 2017/19-1634E. 2018/633K. sayılı ilamı).
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça davalı ile aralarındaki ticari alım satımdan kaynaklı açık hesap alacağına ilişkin başlatılan icra takibine yönelik yapılan itirazın iptali istemiyle eldeki dava açılmış olup, davalı tarafça davaya cevap verilmeyerek ve duruşmadaki beyanlarla davanın reddi gerektiği yönünde savunmada bulunulduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları ile alınan bilirkişi raporuna göre; davacı şirket ile davalı arasında mal alım satımından kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmasa da açık hesap ilişkisi kapsamında davacı şirket tarafından davalıya satılan ürün bedellerine ilişkin faturalar düzenlendiği, davalı tarafça dava reddedilmiş ise de davalı tarafından davacı şirket ile aralarında ticari ilişki bulunmadığına ilişkin bir itiraz ve buna ilişkin bir delil sunulmadığı, aksine davacı tarafın incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre davalı tarafça aradaki açık hesaba ilişkin ticari ilişki kapsamında yapılan ödemeler göz önüne alındığında taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişkinin bulunduğu açık olup, davacı şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında satılan mallardan kaynaklı düzenlenen faturalara ilişkin vergi kayıtlarına göre BA-BS formlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davalı tarafından davacı tarafça açık hesap ilişkisi kapsamında düzenlenen faturalara yönelik bir itirazda da bulunulmadığı ve davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar bilirkişi incelemesine ibraz edilmediği gibi borçlu olmadığını ispata yarar başkaca delil sunulmamış ve bu hususa ilişkin ispat yükümlülüğü yerine getirilmemiştir.
Bu haliyle davacı tarafın ticari defter ve kayıtları, faturalar, irsaliyeler, BA-BS formları ile tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket ile davalı arasındaki mal alım satımından kaynaklı olarak ticari ilişkiye dayanan açık hesap ilişkisi kapsamında davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı tarafın davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle dava konusu icra takibinden dolayı davacı tarafın davalıdan takip tarihi itibariyle 1.966.167,30-TL alacaklı olduğu, davacı tarafça icra takibinde talep edilen işlemiş faizin dava konusu edilmediği, davalı tarafça davacıya borçlu olmadığı veya borcun ödendiğine ilişkin ispata elverişli delil sunulmadığı, bu haliyle borçlu davalı tarafından 1.966.167,30-TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptali ile takibin belirlenen asıl alacak üzerinden borçlu davalı yönünden takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamı gerektiği, ayrıca alacağın likit ve takibe itirazın haksız olması nedeniyle asıl alacağın (1.966.167,30-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında;
a) Borçlu davalı tarafından 1.966.167,30-TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirlenen asıl alacak üzerinden borçlu davalı yönünden takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamına,
b) İtiraz ve dava konusu olan asıl alacağın (1.966.167,30-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2- Davacı tarafça dava açılırken yatırılan peşin harcın alınması gereken 134..308,89-TL harçtan mahsubu ile bakiye 110.427,83-TL karar harcının borçlu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin haksız çıkan taraf olan davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 23.881,06-TL peşin harç olmak üzere toplam 24.308,66-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5- Davacı tarafça yargılamanın yürütülmesi nedeniyle yapılan 12 adet tebligat-posta gideri 1.309,00-TL, bilirkişi ücreti 7.500,00-TL olmak üzere toplam 8.809,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6- Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nisbi 276.278,40-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7- Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2025
Başkan ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Üye
e-imza*
Katip ...
e-imza*
*Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.