T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/545 Esas
KARAR NO : 2025/170
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/09/2024
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 22/09/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ... tarihinde maddi hasarlı bir trafik kazasına karıştığını, kazanın oluşumunda ... Plakalı aracın şoförü kusurlu olduğunu, müvekkili kusursuz olduğunu, müvekkiline ait araç 2020 Model ... olup KM'si 27.000 de olduğunu, oluşan kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta 26.255 TL 'lik maddi zarar oluştuğunu, müvekkilinin aracında ilgili kaza sebebiyle ayrıca değer kaybı zararı meydana geldiğini, 07 Ağustos 2023 T.de davalı tarafa değer kaybı için başvuruda bulunulduğunu 17 Ağustos 2023 T.de ise değer kaybı olarak 51628.00 TL tarafımıza ödendiğini, ancak bahse konu ödeme araçta meydana gelen gerçek değer kaybını karşılamadığı için arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, hasar gören parçalar orijinal parçaları ile değiştirilseler bile araç kazalı bir araç kabul edileceğinden dolayı aracın satış değeri düşeceğini ve değer kaybına uğrayacağını şimdilik 100 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili tarafından sunulan 28/10/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, pasif husumet yokluğu her ne kadar mahkemece re'sen gözetilecek olsa dosyada derdestlik itirazlarının bulunduğunu, dava dosyası kapsamında müvekkili şirket tarafından; 08/11/2022 tarihinde Tazminat-tazminat 20.300,00-TL ...'e, 29/08/2023 tarihinde Tazminat-tazminat 20.000,00-TL ...'e 09/11/2022 tarihinde tazminat-tazminat 431,00-TL ... Tic. A.Ş.'ye, 09/11/2022 tarihinde tazminat-tazminat 2.061,31-TL...Dış Tic. L'ye, 14/11/2022 tarihinde tazminat-tazminat 22.250,00-TL ...'na, 11/11/2022 tarihinde tazminat-tazminat 10.939,07-TL Malcı ...'ye 11/11/2022 tarihinde tazminat-tazminat 528,33-TL Kazancı ... ŞTİ.'ye, 11/11/2022 tarihinde tazminat-tazminat 743,40-TL ... LTD. ŞTİ.'ye 17/08/2023 tarihinde tazminat-değer kaybı 51.628,00-TL ...'a ödendiğini, teminat limitinin 100.000,00-TL olduğunu, poliçe limiti dahilinde müvekkili şirket üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, dava konusu 22.09.2022 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı aracın trafik sigorta poliçesi müvekkili şirketçe temin edildiğini, işbu trafik sigorta poliçe muhteviyatına göre şahıs başına daimi sakatlık ve ölüm teminatı ve maddi hasara yönelik karşı tarafa ödenebilecek tazminat tutarı sınırlandırıldığını, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :
Eksper raporu, kasa tespit tutanağı, fotoğraf, dekont, hasar dosyası. Poliçe, ödeme evrakları, ruhsat, mahsup fişi ve tüm dosya kapsamı.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE
Dava, davacıya ait ... plakalı aracına davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın çarpması neticesinde meydana gelen değer kaybı talebinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememiz dava konusu sebebi ( sigortaya ilişkin hükümler TTK da düzenlendiğinden) ile görevli ve davalının yerleşim yeri itibari ile yetkilidir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... plakalı aracın 22.09.2022 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracına çarptığını ve maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün kaza nedeniyle %100 kusurlu olduğunu belirterek değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
HMK 190. maddesinde: İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
Türk Borçlar Kanunun 49. maddesinde: Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve güvence hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." düzenlemesi gereğince taraflar arasında maddi zarara ilişkin alacak talebinin belirli olmadığı ve uyuşmazlık bulunduğu, davacıdan maddi zararının ne kadar olduğunun tam ve kesin olarak bilmesinin mümkün olmadığı ve yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda belli olacağından davanın belirsiz alacak davası olduğunun kabulü gerekmiştir.
Somut olayda; davacı tarafa 15/11/2024 tarihli celsede bilirkişi ücretini yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği ancak 2 haftalık kesin süre içerisinde ücreti yatırmadığı yine bir sonraki duruşmanın bırakıldığı 14/02/2025 tarihine kadar da bilirkişi ücretini yatırılmadığı ve celse talikine sebep olunduğu, davacı tarafça bilirkişi ücretinin celse talikine sebep olunduktan sonra 20.03.2025 tarihinde yatırıldığı anlaşılmakla davalı taraf beyanlarında süresinde sonra yatırılan bilirkişi ücretinin kabul etmediklerini beyan ettiğinden kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması sebebi ile bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Dosya kapsamında kaza sonrası araçta meydana gelen değer kaybı hesaplanması teknik bilgi gerektirdiği ve yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda belli olacağı, maddi zararının mahkemece ne kadar olduğunun tam ve kesin olarak tespiti mümkün olmadığı, davacı tarafça da süresi içerisinde delil avansının yatırılmaması sebebi ile bilirkişi incelemesi yaptırılamadığından HMK 190. maddesi, TMK 6. Maddesi ve TBK 50. Maddesi gereğince ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE
2-Alınması gereken harç 615,40TL olmakla peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereği bulunan 100,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 21/03/2025
Katip
¸e-imzalı
Hakim
¸e-imzalı
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.