T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
"Kısmen Kabul - Kısmen Red"
ESAS NO:2024/554 Esas
KARAR NO:2025/291
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :25/09/2024
KARAR TARİHİ:13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında yapılan sözlü anlaşma doğrultusunda davacı tarafından davalıya havalandırma panjuru satışı gerçekleştirildiğini, düzenlenen faturalar üzerinde bedellerin faturaların düzenlenme tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ödeneceği belirtildiğini, ancak davacının defalarca talep etmesine ve uzun zaman geçmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, Türk Ticaret Kanunu’nun 1530. maddesi uyarınca, ticari işlemler kapsamında mal ve hizmet tedarikine ilişkin fatura alacaklarında ihtara gerek kalmaksızın faiz işletilebileceği açıkça belirtildiğini, kanun gereğince, faturaların düzenlenme tarihinden itibaren 30. gün sonrası alacağın muaccel hale geleceği ve bu tarihten itibaren faiz işlemeye başlayacağı açık olduğunu, bu doğrultuda, davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas numaralı dosyası ile icra takibine başlatıldığını ancak davalı taraf davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını öne sürerek borca ve fer’ilerine itiraz ederek takibin durdurulduğunu, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu iddia ederek; davalının .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %50'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Faturanın alacağı ispatlanması noktasında tek başına yeterli olmadığını, fatura tek başına bir akit niteliğinde olmadığı gibi malın gereği gibi teslim edildiğini veya hizmetin görüldüğünü de ispatlamamakta olduğunu, faturayı düzenleyen davacı yan sözleşmesel ilişkinin varlığını kanıtlamak zorunda olduğu gibi malın teslimi veya hizmetin eksiksiz bir şekilde tamamlandığını da kanıtlamak zorunda olduğunu savunarak, davanın reddine, davacı yanın mahkemece reddolunan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyası, arabuluculuk son tutanağı, davacı şirketin ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtları, tarafların 2024 Yılı BS/BA formu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura alacağından kaynaklı İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında havalandırma panjuru ve işlerine ilişkin olarak ticari ilişki bulunduğunu, davalı lehine düzenlenen faturaların ödenmediğini, TTK 1530 maddesi hereğince işlemiş faiz alacağının da bulunduğunu belirterek bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; salt faturanın düzenlenmiş olmasının alacağın varlığını kanıtlamadığını, davacının malın teslimi veya hizmetin eksiksiz bir şekilde tamamlandığını kanıtlamak zorunda olduğunu, takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair delilin bulunmadığını, alacağın likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini belirterek davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 08/08/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi raporu alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 136.971,38 TL borcun ödenmesi amacıyla 30/06/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 06/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 05/07/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ...tarafından 10/03/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davacı defterlerini, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2024 yılında E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, E-Defter uygulamasında yalnız Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davacının 2024 yılı Envanter defterinin açılış tasdikini yasal süresi içerisinde yaptırmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davacının 2024 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlen ve takibe konu edilen 6 adet faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının takip tarihi (30.06.2024) itibariyle takibe konu 6 faturadan kaynaklı 130.926,00 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, davalı defterlerini, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2024 yılında E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, E-Defter uygulamasında yalnız Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davalının 2024 yılı Envanter defterinin açılış tasdikini yasal süresi içerisinde yaptırmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davalının 2024 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlen ve takibe konu edilen altı adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının takip tarihi (30.06.2024) itibariyle takibe konu altı faturadan kaynaklı davacıya 130.926,00 TL borçlu olduğu, davacı yan tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu aşağıdaki tablodaki 6 adet fatura incelendiğinde, davacı tarafından düzenlenen beş faturanın tamamı davalı tarafın bilgisi ve tasarrufu dahilinde olup, fatura bedellerine ilişkin ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerektiği değerlendirildiği, davalı tarafın, faturaların içeriğine ilişkin itirazlarını süresi içinde yapmaması ve defter kayıtlarına yönelik herhangi bir somut delil sunmaması, borcun varlığına ilişkin karinenin davacı lehine oluştuğunu gösterdiği, özellikle, altı faturanın her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olması, ticari ilişki çerçevesinde fatura bedellerinin kabul edildiğini ortaya koyduğu kanaati edinildiği, tarafların 2024 Yılı Nisan, Mayıs Dönemi Karşılaştırmalı BA/BS formları incelendiğinde takibe konu 6 adet KDV hariç 108.580,00 TL tutarlı faturanın davacı ve davalı tarafından Maliyeye Bildirimlerinin yapıldığı, tarafların BA/BS formlarının birebir uyumlu olduğu görüldüğü, neticeten; rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, Mahkemece davacı tarafın davasında haklı bulunması halinde, incelenen ticari defter kayıtlarına göre davacının, davalıdan icra takibine konu altı adet fatura kapsamında takip tarihi (30.06.2024) itibarıyla 130.296,00 TL Asıl, 6.675,39 TL işlemiş faiz olmak üzere Toplamda 136.971,39 TL alacaklı olacağı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Taraflar arasında havalandırma panjuru ve tesisat işlerinden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davacı tarafından faturaların düzenlendiği, davacının ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturaların ve alacağın davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, ve davacı ve davalı tarafından faturaların maliyeye bildiriminin yapıldığı, bu durumda davalının bu faturaların içeriği malı ve hizmeti teslim aldığına dair karine oluştuğu, aksini ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının TTK 21/2 maddesi gereği süresinde faturaları iade etmediği faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edemediği, bu haliyle davacı taraf takip konusu fatura alacağından dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu fatura alacağından kaynaklanan 130.296,00 TL alacağının bulunduğu sabit olmuştur.
TTK'nın 1530. maddesi, sadece mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. Maddede, borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmesi ve alacaklının faize hak kazanması öngörülmüştür. Ancak söz konusu hüküm mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi bulunmadığından TTK 1530. maddesinin somut olayda uygulanması mümkün değildir. Bu halde davalı takip öncesinde temerrüte düşmediğinden işlemiş faiz talep edilemez.Faturada belirtilen vade de ancak alacağın muacceliyetini sağladığından davacı tarafından talep edilen takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 27/03/2025 tarihli 2025/465 E. 2025/507 K. Sayılı ilamı)
Davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 130.296,00 TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin 130.296,00 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile devamına, temerrüt koşulları oluşmadığından faize yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si(26.059,20-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kötüniyet tazminat talebi yönünden; Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.Bu nedenle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 130.296,00 TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 130.296,00 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile devamına, temerrüt koşulları oluşmadığından faize yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine,
b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si(26.059,20-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
c) Davalının kötü niyet tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 8.900,52-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.654,27-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 7.246,25-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin kabul red oranına göre 3.424,68-TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 175,32-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 6.675,38-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 1.654,27-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.081,87-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 67,00-TL posta giderinden ibaret toplam 5.067,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 4.820,23-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/05/2025
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*