T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/560 Esas
KARAR NO :2025/621
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/09/2024
KARAR TARİHİ:15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin müşterilerine bağımlı çalışan, ancak müşterilerinden gelen iş talepleriyle ticari hayatını yürütebilen, "nitelikli" ve her müşterisine "özel" çağrı merkezi hizmeti veren bir şirket olduğunu, şirket müşterilerinden gelen iş talepleriyle ticari hayatını yürütebildiğini ve her müşteriye "özel" çağrı hizmeti verdiğini, müvekkili şirket ile davalı-borçlu şirket arasında yürürlük tarihi 25.01.2021 olan Ana Hizmet Sözleşmesi ve bu sözleşmenin ayrılmaz eki olan yazılı ve sözlü mutabakatlar akdedildiğini, taraflar arasındaki bu ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin davalı/borçlu şirkete nitelikli çağrı merkezi hizmeti sağladığını, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında mutabık kalınan edimsel yükümlülükler müvekkili şirket tarafından zamanında, tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, sunulan hizmet kapsamında müvekkili şirketin 14.02.2024 fatura tarihli, ... fatura numaralı, KDV dahil 480.675,00- TL, 29.02.2024 fatura tarihli, ... fatura numaralı, KDV dahil 465.951,18- TL, 25.06.2024 fatura tarihli, ... fatura numaralı, KDV dahil 327.045,05- TL, 25.06.2024 fatura tarihli, ... fatura numaralı, KDV dahil 164.052,91- TL bedelli faturaları düzenlediğini ve bu faturaları da davalı/borçlu şirkete tebliğ ettiğini, davalı/borçlunun faturalara 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 21/2 maddesinde belirtilen yasal süre içesinde itiraz etmediğini, fatura içeriğinde yer alan edimsel yükümlülüklerin müvekkili şirket tarafından tam, eksiksiz ve zamanında yerine getirildiğini kabul ettiğini, davalı/borçlunun söz konusu faturalara karşılık davacı/alacaklı müvekkili şirkete 936.251 TL tutarında kısmi ödeme de yaptığını, davalı/borçlunun hizmet bedellerini ödeme de temerrüde düşmesi üzerine ilk aşamada .... Noterliğinin 16.07.2024 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini ve kısmi ödemeye binaen kalan bakiye borç tutarı olan 501.473,14- TLnin ödenmesi ihtar edildiğini, davalı/borçlu tarafça kendisine tayin olunan süre zarfında herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin, bu kez yukarıda detayları belirtilen hizmet faturalarına istinaden davalı/borçlu .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile faturaya dayalı cari hesap alacağına dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, uyuşmazlık konusu hizmet bedeli ile ilgili zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu sebeplerle; davalı tarafın .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile icra takibinin devamına, fazlaya dair hakları saklı tutarak haksız itirazdan mütevellit davalının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından başlatılan takibe konu ve .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinin tebliğ edildiğini, tebliğ sonrası müvekkili şirket kayıtları kontrol edildiğini ve davacının müvekkili şirket uhdesinde herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı tespit edildiğini, davacı firmanın alacağı bulunmadığından da borca, faiz ve tüm ferilerine haklı olarak ve süresinde itiraz edildiğini, müvekkili şirketin bu itirazının yerinde olduğunu, dava konusu tutarda başlatılan icra takibinin haksız olduğunu ve davacının alacağı bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesi ile iddia ettiği şekilde hizmet verdiğini ispat edemediğini, davacı tarafın verdiğini iddia ettiği hizmeti vermemiş olduğu halde müvekkili şirketin üzerinde düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinden bahisle müvekkili şirket aleyhine icra takibi ve bu davayı başlattığını iddia ettiğini, müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının müvekkili şirket uhdesinde herhangi hak ve alacağı bulunmadığını, davacı yan talebine konu hizmeti ve yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmiş olduğunu bu dava dosyası ile ispat edemediğini, davacı tarafından fatura düzenlenmiş olması hiçbir suretle alacağın ispatı niteliği taşımadığını, davacı tarafından talep edilen %20 oranında icra inkâr tazminatı talebinin kabulünün mümkün olmadığını, bu sebeplerle; fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, cevaplarının kabulü ile, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, her durumda davacı tarafından talep edilen haksız ve hukuka aykırı kötü niyet tazminatının reddi ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, .... Noterliği'nden gelen ... yevmiye numaralı, 16.07.2024 tarihli ihtarname ve buna ilişkin şerhli tebligat parçasının onaylı örneği, taraflar arasında akdedilen Ana Hizmet Sözleşmesi, faturalar, taraflar arasında akdedilen Fesih Protokolü, e-posta yazışmaları, davacı delillerini içerir flash bellek, taraflara ait ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı tarafa nitelikli çağrı merkezi hizmeti verildiğini, verilen hizmet karşılığında fatura düzenlendiğini, davalı tarafın kısmi ödeme yaptığını ancak davalı tarafın sözleşme kapsamında bakiye kalan ödeme edimini yerine getirmediğini, bu nedenle sunulan hizmetin karşılığı bedelin davalıdan tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın bahsetmiş olduğu hizmeti verdiğini kanıtlayamadığını, sözleşme yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini kanıtlayamadığını tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 04/09/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalılar/borçlular aleyhine 501.473,14 TL borcun ödenmesi amacıyla 05/08/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlulara çıkartılan ödeme emrinin 10/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 08/08/2025 tarihinde süresi içinde icra takibine itiraz ettikleri, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Bilgisayar Mühendisi Bilirkişi ... tarafından 23/07/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; " Dava konusu, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 4 adet faturadan kaynaklı oluşan toplam 501.473,14 tutarındaki cari hesap bakiye alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, davacı 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davalı tarafından davacı şirket adına düzenlenen ve İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2020/12183 Esas sayılı dosyasındaki takibe konu edilen; toplam 4 adet faturanın, davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı görülmüştür. Takibe konu faturalara karşılık davalı tarafından 23.05.2024 tarihinde 936.251,00 TL ödeme yapıldığı görülmüş olup, bu işlemler neticesinde davacının takibe konu 4 adet faturadan kaynaklı takip tarihi (05.08.2024) itibariyle davalıdan 501.473,14 TL tutarında bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği, Davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, davalı 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının incelenen ticari defterlerine göre, davalı 320. Satıcılar hesap kodu altında davacı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, Davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından düzenlenen takibe konu 4 adet faturalardan sadece; 14.02.2024 fatura tarihli, ... fatura numaralı, KDV dahil 480.675,00 TL ve 29.02.2024 fatura tarihli, ... fatura numaralı, KDV dahil 465.951,18 TL, tutarlı faturaların 320. Hesap kodunda kayıtlı olduğu, yapılan işlemler sonucunda davalının takip tarihi (05.08.2024) itibariyle davacı yan ile borç veya alacak bakiyesinin bulunmadığı tespit edildiği, Takip tarihi olan 05.08.2024 itibariyle davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 501.473,14 TL tutarında alacaklı olduğu görülmektedir. Buna karşın davalı tarafın ticari defterlerinde, davacı ile arasında herhangi bir borç/alacak bakiyesi yer almamaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki cari hesap farklılığının toplamda 501.473,14 TL olduğu, Söz konusu cari hesap farklılığının iki temel nedene dayandığı anlaşılmaktadır: Davalının Kayıtlarında Yer Almayan Satış Faturaları; Davacı taraf tarafından davalı adına düzenlenmiş olan aşağıdaki iki adet satış faturası, davalının ticari defterlerine kaydedilmemiştir: a. 25.06.2024 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 327.045,05 TL tutarındaki fatura, b. 25.06.2024 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 164.052,91 TL tutarındaki fatura. Bu iki faturanın toplamı 491.097,96 TL olup, cari hesap farkının büyük bölümünü oluşturmaktadır. Davacının Kayıtlarında Yer Almayan İade Faturaları. Davalı taraf, kendi kayıtlarına göre aşağıdaki iki adet iade faturası düzenlemiştir. Ancak bu iade faturaları davacı tarafın ticari defterlerinde yer almamaktadır: 21.05.2024 tarihli, ... numaralı, 4.269,50 TL tutarındaki iade faturası, 21.05.2024 tarihli, ... numaralı, 6.105,60 TL tutarındaki iade faturası. Bu iki iade faturası toplamda 10.375,10 TL tutarındadır. Sonuç olarak; davacı tarafın defterlerine kaydedilen ancak davalının defterlerinde yer almayan satış faturaları ile, davalı tarafın defterlerine kaydedilen ancak davacının defterlerinde yer almayan iade faturaları nedeniyle, taraflar arasında (491.097,96 TL + 10.375,10 TL=) 501.473,14 TL tutarında cari hesap farkı oluştuğu, Taraflar arasında yürürlük tarihi 25.01.2021 olan Ana Hizmet Sözleşmesi ve işbu Sözleşmenin ayrılmaz eki olan yazılı mutabakatlar akdedilmiş olup; davacı tarafından davalı yana çağrı merkezi hizmeti verilmesi hususları kararlaştırıldığı, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, Yapılan incelemeler neticesinde, davacı tarafından 25.06.2024 tarihli olmak üzere düzenlenen ... numaralı, KDV dahil 327.045,05 TL tutarındaki fatura ile yine aynı tarihli ... numaralı, KDV dahil 164.052,91 TL tutarındaki faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak bu iki faturanın davalının ticari defterlerinde yer almadığı, Buna karşılık yine, davalı tarafından 21.05.2024 tarihli olarak düzenlenen ... numaralı 4.269,50 TL tutarındaki iade faturası ile ... numaralı 6.105,60 TL tutarındaki iade faturasının ise yalnızca davalının defterlerinde yer aldığı, davacının ticari defterlerinde bu iade faturalarının kayıtlı olmadığı, Davacı, kendi defterlerinde kayıtlı olan bu iki satış faturasının, mevcut ticari ilişkiye ve sözleşmeye dayanılarak düzenlendiği ve bu faturaların verilen çağı merkezi hizmet bedeli karşılığında oluşturulduğu, Davalı tarafın dosyaya sunduğu cevap dilekçesi ve beyanları incelendiğinde, gerek kendi defterlerinde yer almayan davacıya ait satış faturaları, gerekse kendisi tarafından düzenlenmiş olup davacı defterlerinde yer almayan iade faturaları bakımından ayıplı ifa, hizmet verilmemesi gibi bir açıklamada bulunulmadığı, bu faturalara yönelik açık bir itirazda da bulunulmadığı, Bu nedenle, söz konusu faturaların geçerliliği ve hükme esas alınıp alınmayacağı hususu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler çerçevesinde takdir edilmek üzere sayın mahkemenin değerlendirmesine bırakılmıştır Netice olarak, rapor içeriğinde yapılan incelemeler doğrultusunda, davacı ve davalı tarafın ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamındaki belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen cari hesap farklılığına konu; 25.06.2024 fatura tarihli, ... fatura numaralı, 25.06.2024 fatura tarihli, ... fatura numaralı, olmak üzere 2 adet faturanın Mahkemece kabul görmesi halinde/olasılığında, bu faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi (05.08.2024) itibariyle davalıdan 501.473,14 TL tutarında bakiye alacaklı olduğu, Buna karşılık, mahkemenin söz konusu faturaların geçerli durumunda, bu durumda davalının ticari defterlerine itibar edilmesi gerekecek olup, bu takdirde davacının takip tarihi itibarıyla herhangi bir alacağının mevcut olmayacağı, Teknik incelemeler yönünden yapılan tespit ve değerlendirmelerde ise; * Taraflar arasında 25.01.2021 tarihinde imzalanan sözleşme konusu olan çağrı merkezi hizmetinin, davaya konu faturalar dönemi olan Ocak — Şubat — Mart — Nisan 2024 döneminde de kesintisiz biçimde sunulmaya devam ettiği tespit edildiği, * İncelenen çağrı merkezi yazılım kayıtları, sistemli şekilde yapılan dış aramalar; ses dosyalarının düzenli aralıklarla oluşması ve arayüz ekran görüntüleri, hizmetin sözleşme kapsamında aktif olarak yürütüldüğünü gösterdiği, bu çağrılar yalnızca gelen aramaların karşılanmasıyla sınırlı olmayıp, hizmet sağlayıcı tarafın (davacı şirketin) davalı şirket adına dış aramalar yaparak müşteri etkileşiminde bulunduğunu gösterdiği, * Ayrıca, kurumsal e-posta yazışmalarında teknik sorunlara dair karşılıklı ilendirmelerin yer aldığı, çağrı merkezi sisteminin sürekliliğini temin etmeye yönelik hızlı teknik destek müdahalenin yapıldığı ve bu kapsamda CRM sistemine erişim problemlerinin giderildiği, yalnızca başlatılmış olmakla kalmayıp, operasyonel olarak da sürdürüldüğünü ve taraflar arasında koordinasyonun sağlandığını gösterdiği, * Bu bağlamda, tüm bu teknik deliller bir arada değerlendirildiğinde, sözleşme konusu çağrı merkezi hizmetinin ilgili fatura dönemleri boyunca kesintisiz olarak verildiği ve davalı bu hizmetten etkin şekilde yararlandığı," şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Davacı ile davalı arasında 25/01/2021 tarihli hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı yanın hizmet sözleşmesinden kaynaklı davalı yan adına düzenlemiş olduğu faturalardan kaynaklı alacağının bulunduğu, alacağın ödenmemesi üzerine davacı tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığı, davalı tarafından borca itiraz edilmesi üzerine davacı tarafından itirazın iptali davasının açıldığı, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı ve davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, bilirkişi heyeti tarafından yapılan bilirkişi incelemesinde takibe konu faturalara karşılık davalı tarafından toplam 936.251,00-TL ödeme yapıldığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 501.473,14-TL tutarında alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde sadece takibe konu faturalardan 480.675,00-TL ve 465.951,18-TL tutarlı faturaların kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacıya karşı herhangi bir borcunun kalmadığı, taraflar arasındaki hesap farklılığının davalı tarafından düzenlenen ve davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturaları ile 327.045,05-TL tutarındaki fatura ile 164.052,91-TL tutarındaki faturanın oluşturduğu, hesap farklılığına sebep olan faturaların taraflar arasındaki mevcut sözleşmeye göre düzenlendiği ve faturaların verilen çağrı merkezi hizmet bedel karşılığı düzenlendiği, Bilişim Konusunda Uzman teknik bilirkişi tarafından yapılan tespitlere göre davacı tarafından düzenlenen faturaların Ocak-Şubat-Mart ve Nisan 2024 dönemini kapsadığı ve bu döneme ait hizmetin kesintisiz verildiğinin bilirkişi tarafından da belirlendiği sabit olmakla düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan toplam 501.47314-TL alacaklı olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 501.473,14 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin cari hesap alacağı üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, asıl alacak likit ve belirli olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si(100.294,62-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 501.473,14-TL cari hesap alacağı üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına,
b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (100.294,62-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 34.255,63-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 6.056,54-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 28.199,09-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 79.221,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 6.056,54-TL Peşin/nisbi Harcı, 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 107,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.591,14-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır