T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/569 Esas
KARAR NO :2025/307
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:02/10/2024
KARAR TARİHİ:16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 02/10/024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket uzun süreli filo şeklinde araç kiralama işi ile iştigal ettiğini, bu kapsamda müvekkilinin sahibi bulunduğu ... plakalı araç, uzun dönemli olarak kiralandığını, mezkur araç kiracı kullanımında iken, 23.12.2023 tarihinde davalı taraf ... Turizm Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin kazanın meydana geldiği mevkide yaptığı inşaat çalışmasına ait bina önünden yola doğru taşmış bulunan inşaat demirlerinin araç alt kısmına saplanması ve araçtan yola yakıt akması sonucunda tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağından da kaza ... Turizm Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin 2918 sayılı KTK'nın 14/1-A (taşıt yoluna, trafiği tehlikeye sokacak şekilde bir şey koymak, atmak, dökmek bırakmak) maddesini ihlal etmesi sebebiyle davalı şirketin %100 kusuru neticesinde kaza meydana geldiğini, müvekkili şirkete ait ... plakalı araç sürücünün kusuru bulunmadığını, bu kapsamda .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyası ile 07.06.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine borçlu tarafından haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz edildiğini davaya konu alacak haksız fiilden kaynaklandığını, davalı ... Turizm Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin kazanın gerçekleştiği mevkide inşaat çalışması yaptığını, inşaat çalışması esnasında kullanılan malzemeler yola bırakıldığını, bu sebeple kusurlu olduğu sabit olduğunu, ... Turizm Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi, müvekkili şirketin aracında meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, kaza tarihi 23/12/2023 olduğunu 07/06/2024 tarihinde yapılan icra takibi ile zamanaşımı kesildiğini ve 2 yıllık zamanaşımı süresi 07/06/2026 tarihine kadar uzadığını, dolayısıyla zamanaşımı kesildiğinden söz konusu alacakları zamanaşımına uğramadan işbu dava ikame edildiğini, mahkemeniz huzurunda görülmekte olan haklı davanın kabulüne, Davalı üzerine kayıtlı araç ile UYAP sorguları yapılarak üzerlerine kayıtlı olduğu anlaşılacak menkul ve gayrimenkul malları, 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine borç konusu değerinde ihtiyati haciz konulmasına, davalının icra takibine yaptığı itirazın davada talep edilen fazlaya dair hakları ve ıslah hakkımız saklı kalmak kaydıyla, hasar bedeli için şimdilik 72.107,64-TL asıl alacağa ve 3.147,05-TL geçmiş gün faizi olmak şimdilik toplam 75.254,69-TL asıl alacağa ve fer'ilerine karşı itirazın iptaline ve takibin bu bedel ile işleyecek faizi üzerinden devamına, Davalı taraf aleyhine takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan 29/10/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf Müvekkili şirketin hakkında asılsız iddialarda bulunduğunu, olaya konu tutanakları müvekkilinin yokluğunda bir nevi tiyatro şeklinde kurgulandığını ve tutanak altına alındığını, söz konusu olayın gerçekleştiği sokakta ters istikamete giren davalı şirket sürücüsü müvekkilinin kendi inşaatının kaldırımında bulunan demirleri karşıdan araç gelmesi nedeniyle haksız olduğu için müvekkilinin şantiye alanına girecek şekilde arabasını sokmuş ve kendi hatası nedeniyle kendi arabasına zarar verdiğini, ancak içinde bulunduğu korku ve telaşla arabasının yönünü haklı olmak amacıyla diğer yöne çevirerek polis memurlarını aradığını ve müvekilinin demirleri yolun ortasındaymış gibi tutanak tutturduğunu, o demirler yolun ortasında olsa hiçbir araç geçemeyeceğini ve bütün araçlar zarara uğrayabileceğini, müvekkiline ait demirler aylardır kendi şantiyesinde bulunduğunu, hiçbir şekilde trafiği tehlikeye atmadığını ve hiçbir olay meydana gelmediğini ve müvekkili uzun yıllardır bu bölge de tanınmış turizm faaliyeti yapan 5 adet oteli olan bir iş adamı olduğunu, dava haksız fiil davası olup her iki taraf tacir olsada ticari işletmesi ile ilgili olmaması nedeniyle huzurdaki dava da görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu olay Ticari iş olmaması nedeniyle talep edilebilecek faiz ancak yasal faiz olacağını, öncelikle müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının görevsiz mahkemede açılması nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddiyle birlikte takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, kaza tespit tutanağı, fotoğraf, fatura, ruhsat, servis bilgi formu, tanık beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 72.107TL ( 23/12/2023 tarihli kaza da ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli) asıl alacak ve 3.147,05TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde ( 13/06/2024) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi Hakan Karadağ tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Hukuki durumun değerlendirilmesi ve delillerin taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere: Olan trafik kazasında, Davalı ... Turizm San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. firmasının % 75 (Yüzde Yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...' un % 25 (Yüzde Yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, Dava konusu ... plakalı aracın markası, modeli ve dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan incelemeye göre; hasar faturasında ifade edilen 72.107,64 TL (KDV) hasar miktarının makul olduğu, Davacının, kaza tarihi itibarıyla iştirak olunan 72.107,64 TL hasar miktarı için, davalının %75 kusuruna denk gelen ( 72.107,64 TL * %75=) 54.080,73 TL (KDV) 'yi talep edebileceği..." görüş ve kanaatini bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve tarafların yerleşim yeri itibari ile yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı 23/12/2023 tarihli kazada ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedelinin kusurlu ve sorumlu olan davalıdan tahsili amacı ile icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
HMK 190. maddesinde: İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
Türk Borçlar Kanunun 49. maddesinde: Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı 23/12/2023 tarihli kazada ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedelinin kusurlu ve sorumlu olan davalıdan tahsili amacı ile icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile 23.12.2023 tarihinde ...' un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, ... üzerinde seyir halinde ilerlerken, No:35-37-39 adresinin önünde bulunan inşaata ait, inşaat demirlerinin yola doğru taşmış olmasından dolayı, demirlerin üzerinden aracı ile geçtiği esnada, inşaat demirlerinin araç alt kısımlarına çarpıp, aracının altından yakıt deposuna saplanması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği tespit edilmiş olup davalı taraf ... plakalı aracın ters yönden gelip, karşıdan gelen araca yol vermek için yolun kenarında bulunan inşaat demirlerinin üzerine çıktığı, polis memurları çağrılmadan kazanın oluş şekli değiştirilerek aracın yönünün değiştirildiğini, inşaat demirlerinin yolun üzerine doğru uzatılarak kurgu yapıldığını savunmuş ise de davalının iddiasını ispata yarar herhangi bir delil sunmadığı, kaza sonrası çekilmiş fotoğraflardan, inşaat demirlerinin uç kısımlarının aracın geliş istikametine doğru olması, demirlerin açıkta olan uç kısımının, aracın üzerinden geçmesi ile aracın altında bulunan yakıt deposuna saplanmış olması dikkate alındığında kazanın kaza tespit tutanağında anlatıldığı gibi olduğu iddia edildiği gibi araç ters istikametten gelmiş olması halinde inşaat demirlerinin konumu dikkate alındığında demirlerin aracın altında bulunan yakıt deposuna saplanması mümkün olmayacağı anlaşılmakla davalının savunmalarına itibar edilmemiş ve mahkememizce resen yapılan değerlendirmeler sonucunda davalının 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 14/a maddesini ( karayolu yapısı üzerine, trafiği güçleştirecek, tehlikeye sokacak veya engel yaratacak, trafik işaretlerinin görülmelerini engelleyecek veya güçleştirecek şekilde bir şey koymak, atmak, dökmek, bırakmak ve benzeri hareketlerde bulunmak yasaktır.') ihlal ettiği anlaşıldığından %90 oranında kusurlu olduğu, davacının görüş açısında olan demirlerin üzerinden geçerken daha dikkatli ve yavaş seyretmesi gerekirken yola gereken dikkat ve özeni göstermemesi sebebi ile %10 oranında kusurlu olduğu, kusur oranlarının kaza tespit tutanağına ve kazanın oluş şekline uygun olduğu ve hükme, denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, hasarın kaza ile illiyet bağının olduğu, kaza tarihi itibariyle dava konusu ... plakalı aracın dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre, aracın onarımı için zorunlu olarak değiştirilmesi ve tamiri gereken parçalar dikkate alındığında toplam hasar miktarının KDV dahil 72.107,64 TL olduğu, davalının %90 oranında kazaya etkisinden dolayı, 64.896,88TL (72.107,64 TL*90/100) hasar bedelinden sorumlu olduğu anlaşılmakla davalının, davacıya 64.896,88TL hasar bedeli ve 2.832,35TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.729,23TL tutarında alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın kısmen iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: %90 )
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 64.896,88TL asıl alacak ve 2.832,35TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.729,23TL üzerinden takip talebindeki şartlarda kaldığı yerden DEVAMINA,
2- Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 12.979,37TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Alınması gereken harç 4.626,58TL olduğundan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 3.717,68TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 908,90TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk başvuru dosyasından yapılmış olan 3.600,00-TL yargılama masrafının 3.240,00TL sinin davalıdan, 360,00TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı kendisini vekil marifetiyle temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava kısmen reddedildiğinden ve davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 7.525,46TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri, tanık gideri ve posta giderinden ibaret toplam 5.250,40TL yargılama giderinin kabul oranına göre 4.725,36TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
16/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı